Sanat Araştırmaları Dergisi PDF Free Download

1 / 101
0 views101 pages

Sanat Araştırmaları Dergisi PDF Free Download

Sanat Araştırmaları Dergisi PDF free Download. Think more deeply and widely.

Journal Of Art Research
Cilt 01 | Sayı 02
Aralık 2024
ISSN: 3023-526X
Sanat Araştırmaları Derg/s/, 2 (2024 Aralık)
SANAT ARAŞTIRMALARI DERGİSİ
ISSN: 3023-526X
__________________________________________________________________________________________
İMTİYAZ SAHİBİ
Ankara Hacı Bayram Vel0 Ün0vers0tes0 adına
Rektör Prof. Dr. M. Nac0 BOSTANCI
EDİTÖR
Prof. B0rsen ÇEKENAnkara Hacı Bayram Vel0 Ün0vers0tes0
EDİTÖR YARDIMCILARI
Doç. Merve ERSAN Ankara Hacı Bayram Vel0 Ün0vers0tes0
Öğr. Gör. Burhan ŞOHOĞLU Ankara Hacı Bayram Vel0 Ün0vers0tes0
YAYIN KURULU
Prof. Dr. Gültek0n AKENGİNTürk0ye
Prof. B0rsen ÇEKENTürk0ye
Prof. Dr. M0that YILMAZTürk0ye
Dr. Far0z HALİLLİAzerbaycan
Doç. Dr. Hab0be ALİYEVAAzerbaycan
Prof. Dr. Erteg0n SALAMZADE Azerbaycan
Dr. Neerja PETERSH0nd0stan
Dr. Oguljeren HACİYEVATürkmen0stan
Prof. Dr. Nehat BEQİRİMacar0stan
DANIŞMA KURULU
Prof. Dr. Çağatay AKENGİN
Prof. Dr. Fat0h BAŞBUĞ
Prof. Dr. Levent MERCİN
Prof. Dr. Bülent SALDERAY
Prof. Dr. Ahmet Ş0nas0 İŞLER
Prof. Dr. Nad0re Şule ATILGAN
Prof. Dr. Alaybey KAROĞLU
Prof. Dr. Al0 Atıf POLAT
Prof. Dr. Mehmet ÖZKARTAL
Sanat Araştırmaları Derg/s/, 2 (2024 Aralık)
Prof. Dr. Ra0f KALYONCU
Prof. Dr. Uğur ATAN
Prof. Dr. Uğurcan AKYÜZ
Prof. Dr. Mustafa Cevat ATALAY
Prof. Dr. Meltem DEMİRCİ KATIRANCI
Prof. Dr. Canan DELİDUMAN
Prof. Dr. Mutluhan T
Prof. Dr. Mustafa BULAT
Prof. Dr. Gültek0n AKENGİN
Prof. B0rsen ÇEKEN
Prof. Dr. M0that YILMAZ
Doç. Dr. Asuman AYPEK ARSLAN
Doç. Dr. Çağrı GÜMÜŞ
Doç. Dr. Sem0h BÜYÜKKOL
Doç. Dr. H0kmet ŞAHİN
Doç. Dr. Att0la DÖL
Doç. Dr. Leyla KODAMAN
Doç. Sem0h DELİL
Dr. Öğr. Üyes0 Seza SOYLUÇİÇEK VURGUN
Dr. Far0z HALİLLİ - Azerbaycan
Doç. Dr. Hab0be ALİYEVA - Azerbaycan
Prof. Dr. Erteg0n SALAMZADE - Azerbaycan
Dr. Neerja PETERS - H0nd0stan
Dr. Oguljeren HACİYEVA - Türkmen0stan
Prof. Dr. Nehat BEQİRİ - Makedonya
İLETİŞİM
sanatarast0rmalar0@hbv.edu.tr
Ankara Hacı Bayram Vel0 Ün0vers0tes0 Gölbaşı Kampüsü
Sanat ve Tasarım Fakültes0
Gölbaşı/ANKARA
Sanat Araştırmaları Derg/s/, 2 (2024 Aralık)
EDİTÖRDEN
Sevgili Okuyucular,
Sanat ve tasarımın dünyasında birlikte ilerlediğimiz bu yolculukta, ikinci sayımızla sizlerle
buluşmanın heyecanını yaşıyoruz. İlk sayımızda olduğu gibi, bu sayıda da sanatın ve tasarımın
farklı yönlerini keşfetmeye, yeni perspektifler sunmaya ve ilham verici içerikler paylaşmaya
devam ediyoruz.
Sanat ve tasarım, yalnızca estetik bir ifade biçimi olmanın ötesinde, toplumsal değişimlerin,
bireysel duyarlılıkların ve kültürel etkileşimlerin de güçlü bir yansımasıdır. Bu sayımızda,
sanatın dönüştürücü gücünü ele alırken, tasarımın hayatımızdaki işlevselliğini ve estetikle nasıl
buluştuğunu inceliyoruz. Usta sanatçıların ve genç yeteneklerin bakış açılarıyla şekillenen
yazılarımız, sanatın ve tasarımın evrensel diline dair yeni kapılar açmayı amaçlıyor.
Sanat Araştırmaları Dergisi olarak, sanatın sadece izlenen ya da tüketilen bir olgu değil, aynı
zamanda düşünmeye, sorgulamaya ve üretmeye teşvik eden bir alan olduğunu vurgulamaya
devam edeceğiz. Bu sayımızda da sizleri, ilham verici eserler, derinlikli analizler ve ufuk açıcı
söyleşilerle dolu bir içerikle buluşturuyoruz.
Sanat ve tasarımın sonsuz potansiyelini birlikte keşfetmeye devam ederken, katkılarınız ve
görüşlerinizin bu yolculuğu daha da zenginleştirdiğini unutmayın. Yeni keşifler, yeni ilhamlar
ve yeni bakış açılarıyla bir sonraki sayıda görüşmek dileğiyle.
Saygılarımla...
Prof. Birsen ÇEKEN
Sanat Araştırmaları Dergisi Editörü
Sanat Araştırmaları Derg/s/, 2 (2024 Aralık)
İÇİNDEKİLER
___________________________________________________________________________
AFİŞ TASARIMINDA EJDERHA MİTİ: KÜLTÜRLERARASI BİR YAKLAŞIM
Çağrı GÜMÜŞ, Alya Ayşegül ÇETİN........................................................................................................................1
MİNİMALİST AMBALAJ TASARIMLARININ GESTALT PRENSİBİ ÜZERİNDEN
İNCELENMESİ: GRANOLA VE YULAF EZMESİ ÜRÜNLERİ ÖRNEĞİ
Burhan ŞOHOĞLU, Beyza ÖZUZUN.....................................................................................................................19
MOBİL OPERATÖR REKLAMLARININ TÜKETİCİ ALGISINA ETKİSİ
Beyda ULUSOY, Burhan ŞOHOĞLU......................................................................................................................44
FALLOUT 76 VE FALLOUT 4 OYUNLARININ MENÜLERİNDEKİ KULLANICI
DENEYİMİ (UX) VE KULLANICI ARAYÜZÜ (UI) TASARIMLARININ
KARŞILAŞTIRMALI ANALİZİ
Ozan KÜÇÜKUSTA, Tutku GÜNDÜZ....................................................................................................................61
İNDİRİM MARKETLERİ REKLAMLARININ TÜKETİCİNİN SATIN ALMA
EĞİLİMİNE ETKİSİ
Eda ULUTÜRK, Ozan KÜÇÜKUSTA.....................................................................................................................80
___________________________________________________________________________
1
AFİŞ TASARIMINDA EJDERHA MİTİ: KÜLTÜRLERARASI BİR
YAKLAŞIM
Çağrı GÜMÜŞ*, Alya Ayşegül ÇETİN**
ÖZ
Mitolojik unsurlar, tarih boyunca kültürel anlatıların ve kolektif hafızanın aktarımında önemli bir rol oynamakta
ve grafik tasarım ürünlerinde varlığını sürdürmektedir. Ejderha miti hem Doğu hem de Batı kültürlerinde tarihsel
köklere ve zengin sembolik anlamlara sahiptir. Bu mit, bir yandan gücün, bilgeliğin ve koruyuculuğun simgesi
olarak ele alınırken, diğer yandan kaos, tehlike ve yıkımın bir temsili olarak da görülmektedir. Bu çalışma, afiş
tasarımında ejderha mitinin kullanımlarını kültürlerarası bir bağlamda ele almaktadır. Araştırmada, ejderhanın
mitolojik anlamlarının farklı kültürlerdeki temsilleri incelenerek, bu mitin afiş tasarımında bir tasarım unsuru
ötesinde, kültürel mesajların aktarımında bir iletişim aracı olarak nasıl konumlandığı analiz edilmektedir. Bu
çalışma, Doğu ve Batı tasarım anlayışlarının ejderha miti üzerinden karşılaştırmalı bir analizini sunmaktadır.
Araştırma, ejderha mitinin afiş tasarımında hem estetik hem de anlatı odaklı bir unsur olarak kullanıldığını
göstermektedir.
Anahtar Kelimeler: Afiş tasarımı, ejderha miti, grafik tasarım, kültür, mitoloji
THE EFFECT OF MOBILE OPERATOR ADVERTISEMENTS ON CONSUMER
PERCEPTION
ABSTRACT
Mythological elements have played a significant role throughout history in the transmission of cultural narratives
and collective memory, maintaining their presence in graphic design products. The dragon myth holds historical
roots and rich symbolic meanings in both Eastern and Western cultures. This myth is perceived, on one hand, as
a symbol of power, wisdom, and protection, and on the other, as a representation of chaos, danger, and
destruction. This study examines the uses of the dragon myth in poster design within an intercultural context.
The research investigates the representations of the mythological meanings of dragons in different cultures and
analyzes how this myth is positioned in poster design as a communication tool beyond being a mere design
element. This study provides a comparative analysis of Eastern and Western design approaches through the lens
of the dragon myth. The research demonstrates that the dragon myth is utilized in poster design as both an
aesthetic and narrative-oriented element.
Keywords: Culture. dragon myth, graphic design, mythology, poster design
Makale Bilgisi / Article Info Geliş/Received: 04.04.2024, Kabul/Accepted: 20.04.2024.
Bu makale bilimsel etik ve kurallara uygun hazırlanmış ve intihal incelemesinden geçirilmiştir. Etik kurul onayı
gerektirmemektedir.
© 2024 Sanat Araştırmaları Dergisi. Bu makale Creative Commons Attribution (CC BY-NC-ND) 4.0 lisansı ile yayımlanmaktadır.
* Doçent Doktor, KTO Karatay Üniversitesi Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi Grafik Tasarımı Bölümü, cagri.gumus@karatay.edu.tr
** Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Lisansüstü Eğitim Enstitüsü Grafik Tasarımı Yüksek Lisans Programı Öğrencisi
ayse.cetin@hbv.edu.tr
2
Gümüş, Ç. & Çetin, A. A. (2024). Afiş Tasarımında Ejderha Miti: Kültürlerarası Bir Yaklaşım. Sanat Araştırmaları Dergisi, 2 (2024 Aralık):
s. 1-18
1. GİRİŞ
Ejderha figürü, mitolojide ve kültürel ifade biçimlerinde farklı anlam katmanlarına sahip
bir sembol olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu figür, yalnızca mitolojik bir karakter ya da hikâye
unsuru değil, aynı zamanda toplumların değer sistemlerini, inançlarını, estetik yaklaşımlarını
ve sanatsal ifadelerini anlamada yardımcı bir metafordur. Özellikle Doğu ve Batı kültürlerinde
ejderha miti, belirgin bir şekilde farklı anlam ve çağrışımlar taşımaktadır. Bu farklılıklar,
kültürlerin doğa, insan ve kozmos arasındaki ilişkiyi kavrayış biçimlerinden kaynaklanmakta
ve bu kavrayışlar, grafik tasarım gibi görsel iletişim alanlarına da yansımaktadır.
Doğu kültürlerinde ejderha, bilgelik, güç, doğayla uyum ve bereketin olumlu bir sembolü
olarak algılanmaktadır. Çin, Japonya ve Kore gibi kültürlerde ejderha miti, doğanın enerjisi ve
yaşam döngüsünün bir temsili olarak kabul edilmektedir. Geleneksel Çin ejderhaları, genellikle
su, rüzgâr, yağmur gibi doğa unsurlarıyla ilişkilendirilmekte ve toplumun doğaya olan saygısını
ve bağımlılığını vurgulamaktadır. Bu figür, Çin kültüründe imparatorluğun gücünü ve
meşruiyetini sembolize etmekle kalmayıp, aynı zamanda bayraklar, tapınak süslemeleri, tekstil
ürünleri ve diğer sanatsal formlarda estetik bir motif olarak da kullanılmaktadır. Doğu
kültürlerinde ejderhanın görsel temsili, genellikle kıvrımlı ve akışkan bir formda, doğanın
enerjisini yansıtan bir zarafetle tasvir edilmektedir. Buna karşın, Batı kültürlerinde ejderha,
kaos, kötülük ve yıkımın bir temsili olarak görülmektedir. Orta Çağ Avrupa’sında ejderha,
genellikle fethedilmesi gereken bir düşman ya da aşılması gereken bir engel olarak hikâyelerde
yer almaktadır. Hristiyanlık etkisiyle de ejderha figürü çoğunlukla kötülüğün, günahın ve
kaosun bir sembolü haline gelmiştir. Bu anlamda, Saint George’un ejderhayı öldürdüğü efsane,
Batı kültüründe ejderhayı kötülüğün simgesi olarak göstermektedir. Batı sanatında ejderha,
savaş, zafer, kahramanlık ve insanın doğaya hâkimiyetini vurgulayan bir metafor olarak
kullanılmaktadır. Görsel olarak Batı ejderhası, genellikle kanatlı, korkutucu bir yaratıktır ve
genellikle bir tehdit unsuru olarak tasvir edilmektedir.
Bu çalışma, Doğu ve Batı kültürlerinde ejderha mitinin görsel temsillerinin karşılaştırmalı
bir analizini yapmayı amaçlamaktadır. Bu bağlamda, farklı kültürel afişler incelenerek, ejderha
figürünün nasıl yorumlandığı ve görsel diller aracılığıyla nasıl ifade edildiği ele alınacaktır. Bu
araştırma, kültürler arası anlam farklılıklarının grafik tasarım üzerindeki etkisini anlamaya
yönelik bir katkı sağlamayı hedeflemektedir. Ayrıca, ejderha mitinin evrensel bir sembol olarak
nasıl çeşitlilik kazandığını ve bu çeşitliliğin görsel iletişimde hangi yaklaşımlarla kullanıldığını
ortaya koymayı amaçlamaktadır.
2. MİT NEDİR?
Mit, insan topluluklarının tarih boyunca geliştirdiği, genellikle kutsal veya metafizik
bağlamda ortaya çıkan anlatılar bütünüdür. Bu anlatılar, toplumların inanç sistemlerini, dünya
görüşlerini, etik ve estetik değerlerini yansıtarak, bireylerin ve toplulukların yaşamlarına anlam
kazandırmaktadır. Mitler, bir yandan insanın anlam arayışını desteklerken, diğer yandan da
kolektif bir hafıza ve kültürel kimlik işlevi görmektedir. Eliade (1963), mitleri kutsallığın ve
profan yaşamın birbirine karıştığı anlatılar olarak tanımlamakta, bu anlatıların insan yaşamında
zaman ve mekân ötesi bir anlam taşıdığını vurgulamaktadır. Claude Levi Strauss’a göre,
toplumların anlamlandırmaya çalıştığı en önemli sınır, doğa ile kültür arasındaki ilişkidir.
Kültürel oluşumlar için toplumlar, kendilerini doğadan farklılaştırdıktan sonra doğa ile
karşılaştırma yapmaktadırlar. Mitler kültürel olanı doğallaştırmakla beraber toplulukların
hayatı anlamlandırma ve birlik oluşturma çabalarının bir yansımasıdır. İlkel mitlerde olduğu
gibi modern mitler de ikili karşıtlıkların doğurduğu çelişkileri gidermeye yardımcı olmaktadır
(Dağtaş, 2003: 91-92).
3
Gümüş, Ç. & Çetin, A. A. (2024). Afiş Tasarımında Ejderha Miti: Kültürlerarası Bir Yaklaşım. Sanat Araştırmaları Dergisi, 2 (2024 Aralık):
s. 1-18
Mitlerin yapısal özellikleri ve işlevleri üzerine yapılan analizler, bu anlatıların evrensel
bir dile sahip olduğunu göstermektedir. Campbell (1949), mitlerin arketipsel bir yapıya sahip
olduğunu savunarak, farklı kültürlerde benzer temaların tekrarlandığını ifade etmektedir.
Örneğin, yaratılış mitleri, evrenin kökenine dair açıklamalar sunarken, kahramanlık mitleri
bireyin zorluklarla yüzleşip zafer kazanma sürecini sembolize etmektedir. Bu temalar, insan
deneyiminin ortak yönlerini yansıtarak, bireyler arasında bir bağ kurmaktadır. Lévi-Strauss
(1964), mitlerin, toplumsal yapılar arasındaki ilişkileri çözümlemek için bir tür zihinsel harita
sunduğunu öne sürmektedir. Ona göre, mitler, toplumsal sorunları sembolik bir düzlemde ele
alarak, bireylerin ve grupların bu sorunlarla başa çıkmalarına yardımcı olmaktadır. Bu
bağlamda, mitlerin yalnızca bir toplumun değil, insanlık tarihinin kolektif zihinsel yapısını
yansıttığı söylenebilmektedir. Mitolojinin modern dünyadaki yansımaları da dikkat
çekmektedir. Barthes (1972), modern toplumlarda mitlerin, medya, popüler kültür ve
reklamcılık gibi alanlarda yeniden üretildiğini belirtmiştir. Modern mitler, genellikle bireylerin
kimlik oluşturma süreçlerinde etkili olan sembolik anlatılar şeklinde karşımıza çıkmaktadır.
Reklamcılıkta kullanılan idealize edilmiş yaşam biçimleri veya kahramanlık temaları, günümüz
dünyasında mitlerin nasıl biçimlendirildiğine dair örneklerden bazılarıdır.
Mitlerin bireysel ve toplumsal düzeydeki etkileri çeşitlidir. Bireyler, mitler aracılığıyla
yaşamlarına anlam kazandırırken, topluluklar ise bu anlatılarla ortak değerlerini ve hedeflerini
ifade etmektedir. Mitler, tarihsel bağlamda bir kültürel aktarım aracı olarak işlev görmüş ve bu
süreç günümüzde de devam etmektedir. Mitlerin modern toplumlarda hem bireysel hem de
toplumsal yaşamın bir parçası haline gelmesi, bu anlatıların dinamik ve sürekli evrilen yapısına
işaret etmektedir. Sonuç olarak, mitler, insanlık tarihinin her döneminde ve her kültüründe
görülen, bireysel ve toplumsal yaşamın temel taşlarından biridir. Geçmişten günümüze değişen
biçimlerine rağmen, mitlerin işlevi ve önemi, insanlığın kimlik ve anlam arayışının zamansız
bir göstergesidir.
3. EJDERHA MİTİ
Ejderha miti, farklı coğrafya ve kültürlerde karşımıza çıkmaktadır. Bu mit, tarih boyunca
insanlığın kolektif hayal gücünde yer edinmiş ve zaman içinde çeşitli anlamlar kazanmıştır.
Ejderhalar genellikle güç, bilgelik ve tehlikeyi sembolize ederken, farklı toplumlarda çoğu
zaman çelişkili görüntülerle temsil edilmişlerdir (Smith, 2020). Bu çelişkili görünüm, ejderha
mitinin toplumsal ve kültürel anlamlarının çok boyutluluğuna işaret etmektedir.
Doğu kültüründe ejderha miti, kutsallık, bilgelik ve bereketin sembolü olarak derin bir
saygıyla karşılanmaktadır. Çin mitolojisinde ejderhalar, doğa olaylarını kontrol eden göksel
varlıklar olarak görülmektedir. Li’ye (2019) göre, Çin ejderhaları göksel ve bereketli bir sembol
olarak toplumun refahını temsil etmektedir. Bu figür, özellikle Çin Yeni Yılı kutlamalarında
önemli bir yere sahiptir. Ejderha temalı afişler, toplumsal birliği ve kutlama ruhunu yansıtmak
için bir araç olarak kullanılmaktadır. Sektörel anlamda Doğu ejderhaları, markalaşma
çalışmalarında kültürel kimliği vurgulamak için sıkça tercih edilmektedir. Örneğin, Asya
merkezli birçok şirket, logolarında ejderha figürünü kullanarak geleneksel değerleri ve otantik
hikâyelerini modern dünyaya taşımaktadır. Hsu (2020), Çin ejderhalarının logolarda
kullanılmasının, markaların kültürel köklerini güçlendiren stratejik bir araç olduğunu
belirtmektedir. Çin çay markaları, restoranlar ve lüks otel zincirleri gibi sektörlerde, ejderha
figürü hem güven hem de prestij simgesi olarak kullanılmaktadır. Ayrıca turizm sektöründe,
ejderha temalı hediyelik eşyalar ve destinasyon tanıtım materyalleri, yerel kültürü öne çıkaran
etkili bir tasarım unsuru haline gelmiştir. E-ticaret ve dijital tasarım dünyasında da Doğu
ejderhaları, estetik ve kültürel bağlamlarıyla öne çıkmaktadır. Örneğin, Çin Yeni Yılı’na özel
dijital içeriklerde, sosyal medya kampanyalarında ve mobil uygulama arayüzlerinde ejderha
teması, kutlama havasını güçlendirmek için sıkça kullanılmaktadır (Wong, 2021). Bu figür,
4
Gümüş, Ç. & Çetin, A. A. (2024). Afiş Tasarımında Ejderha Miti: Kültürlerarası Bir Yaklaşım. Sanat Araştırmaları Dergisi, 2 (2024 Aralık):
s. 1-18
yalnızca geleneksel değerleri değil, aynı zamanda modern Asya kültürünün küresel etkisini de
yansıtmaktadır.
Batı kültüründe ejderha miti, korku, yıkım ve güçle özdeşleştirilmektedir. Hıristiyan
ikonografisinde ejderhalar genellikle kötülüğün, şeytanın veya kaosun simgesi olarak
betimlenir. Johnson’a (2018) göre, ejderhanın yenilmesi, iyiliğin kötülüğe karşı kazandığı
zaferi temsil etmektedir. Bu bağlamda ejderha, Batı mitolojisinin temel bir unsuru olarak kabul
edilir ve zamanla bu figür, fantastik hikâyelerle modern kültürde daha derin bir yer edinmiştir.
Batı’da ejderha miti, özellikle eğlence sektörü ve popüler kültür ürünlerinde belirgin bir şekilde
kullanılmaktadır. Fantastik edebiyat, film ve oyun sektörleri, ejderha figürünü yaratıcı ve çok
katmanlı bir şekilde ele almaktadır. Game of Thrones gibi popüler kültür ürünlerinde ejderha
hem tehdit unsuru hem de güç dengesini temsil eden çok katmanlı bir figür olarak tasvir
edilmektedir (Smith, 2020). Aynı şekilde, The Elder Scrolls ve Dragon Age gibi oyun
serilerinde ejderhalar, oyuncuların hem mücadele ettiği hem de güç kaynağı olarak gördüğü
karakterlerdir. Bu figürler, oyuncuların macera duygusunu artırmak ve hikâye anlatımını
derinleştirmek için kullanılmaktadır (Jones, 2021). Batı ejderhalarının tasarımı, özellikle grafik
tasarımda güçlü bir görsellik sunmaktadır. Film afişleri, dijital oyun kapakları ve kitap
illüstrasyonlarında, ejderha figürü genellikle cesaret, zorluklarla yüzleşme ve keşif duygularını
teşvik eden bir sembol olarak karşımıza çıkmaktadır. Örneğin, aksiyon ve macera temalı
filmlerin afişlerinde, ejderha tasvirleri tehditkâr ve karanlık tonlarda sunularak izleyicide
heyecan ve merak uyandırmaktadır (Taylor, 2019).
Pazarlama ve reklam sektörlerinde de ejderha figürü stratejik olarak kullanılmaktadır.
Özellikle dijital oyun sektöründe, agresif ve mistik ejderha tasarımları, oyunların güçlü ve
etkileyici bir deneyim sunduğunu vurgulamak için tercih edilmektedir. Ayrıca, lüks ürünlerde
ve aksiyon sporları markalarında Batı ejderhaları, cesaret, dayanıklılık ve macera ruhunu temsil
eden bir ikon haline gelmiştir (Brown, 2020). Örneğin, ekstrem spor ürünleri veya enerji
içecekleri markaları, ejderha figürünü güçlü bir marka kimliği yaratmak için kullanmaktadır.
Son olarak, ejderha figürü Batı’da tematik festivallerde ve etkinliklerde de yer almaktadır. Orta
çağ temalı festivallerde, ejderha figürleri dekoratif ögelerden sahne gösterilerine kadar farklı
alanlarda kullanılarak kültürel mirasla modern etkinliklerin bağını kurmaktadır (Evans, 2019).
Bu figür hem eğlence hem de tarihsel anlatılar açısından önemli bir yere sahiptir.
Ejderha miti, toplumsal dönüşümler ve kültürel etkileşimlerle çeşitlenmiş ve yeni anlam
katmanları kazanmıştır. Özellikle modern dönemde ejderhalar, fantastik edebiyat ve sinema
aracılığıyla popüler kültürde yeniden şekillenmiştir. Bu yeni temsiller, ejderhaların sadece
tehdit veya bilgelik simgesi olarak değil, aynı zamanda kahramanın yoldaşı veya empati
kurulabilir karakterler olarak algılanmasına olanak sağlamıştır (Martin, 2006). Ejderhaların
popüler kültürdeki yeniden şekillenmesinin ötesinde, mitin akademik ve arkeolojik açıdan
incelenmesi de yeni bulgular sunmaktadır. Arkeolojik buluntular, çoğu zaman ejderha
motiflerinin tarih öncesi sanat eserlerinde veya antik yazıtlarda yer aldığını ortaya koymaktadır.
Bu bulgular, ejderha mitinin insanların tarih öncesi korkularını ve çevresel tehdit algılarını
yansıttığını desteklemektedir (Brown, 2022). Çinli tarihçi Chang Qu, MÖ 4. yüzyılda, Sichuan
Eyaleti'nde bulduğu dinozor fosilini, ejderha fosili olarak tanımlamıştır. Antik kültürlerden
modern döneme kadar gelen ejderha miti, toplumsal değişimlerin ve çatışmanın bir sembolü
olarak dikkat çekmektedir. Özellikle çatışma öykülerinde ejderhalar, kaosu ve bilinmezi temsil
ederken kahramanların bu yaratıklarla mücadeleleri, insanlığın düşmanlarına ve kendi
dünyasındaki korkulara karşı zafer arayışını sembolize etmektedir (Campbell, 2004). Mitlerin
anlatımsal yapıları incelendiğinde ejderhaların, çoğu zaman kahramanın dönüşümüne aracılık
ettiği görülmektedir.
5
Gümüş, Ç. & Çetin, A. A. (2024). Afiş Tasarımında Ejderha Miti: Kültürlerarası Bir Yaklaşım. Sanat Araştırmaları Dergisi, 2 (2024 Aralık):
s. 1-18
Ejderha miti insanlığın hem korkularını hem de umutlarını yansıtan çok yönlü bir anlatı
olarak değerlendirilebilmektedir. Mitin kültürel farklılıklarını anlamak, çeşitli toplumların
dünya görüşlerini ve değerlerini kavramayı sağlamaktadır. Bununla birlikte, mitin modern
kültürel temsilleri, eski inançlarla yeni anlatılar arasında bir köprü kurarak kolektif bilinçteki
yerini korumaktadır.
4. AFİŞ TASARIMI
Afiş, insanlık tarihinin çeşitli dönemlerinde önemli iletişim araçlarından biri olarak
kullanılmıştır. Toplumsal olaylardan ticari faaliyetlere kadar birçok alanda karşımıza
çıkmaktadır. Afiş tasarımının tarihsel kökenleri, 15. yüzyılda matbaanın icadına kadar
uzanmaktadır. Johannes Gutenberg’in matbaası ile basılı malzemelerin yaygınlaşması, afişlerin
bilgi ve duyuruları hızlı bir şekilde yayma aracı haline gelmesini sağlamıştır. 19. yüzyılda
sanayi devrimi ile afiş tasarımları, reklamcılık sektöründe önemli bir rol oynamaya başlamıştır.
Bu dönemde, tasarımcılar sanat ve teknolojiyi birleştirerek görsel anlamda çarpıcı ve etkileyici
eserler ortaya koymuştur (Lupton, 2014). 20. yüzyılda modern akımların etkisiyle afiş
tasarımları sadeleşmiş, fonksiyonel ve minimal bir tarz benimsemiştir. Bu dönemde
tasarımcılar, tipografi, renk ve kompozisyon unsurlarını etkin bir şekilde kullanarak mesajların
net bir şekilde iletilmesini hedeflemiştir (Tufte, 2001). Postmodern dönemde ise afiş tasarımı
daha çok katmanlı anlatılar, çeşitli stil ve tekniklerin birleştirilmesi yoluyla yeni bir boyut
kazanmıştır.
Afişler geleneksel olarak matbaa teknolojilerinin gelişimiyle birlikte yaygınlaşsa da
dijitalleşme süreciyle birlikte yeni bir boyut kazanmıştır (Meggs & Purvis, 2016). Günümüzde
afiş tasarımı, bireysel farkındalık oluşturmak, toplumsal mesajlar vermek ve ticari çıkarları
desteklemek gibi amaçlarla kullanılmaktadır. Bu amaçlar, tasarım sürecinin temelini oluşturan
estetik, anlamsal ve teknolojik unsurların dengeli bir şekilde birleştirilmesiyle etkili hale
gelmektedir. Etkili bir afiş tasarımı, tasarımcının estetik ve fonksiyonel unsurları bir araya
getirmesiyle oluşmaktadır. Tipografi, bir afişin okunabilirliği ve mesajın etkili bir şekilde
iletilmesi açısından önemlidir. Doğru font seçimi ve metin hiyerarşisi, izleyicinin dikkatini
çekmek ve mesajı vurgulamak için önemlidir (Lupton, 2014). Renk kullanımı ise hem estetik
hem de duygusal bir etki yaratarak izleyicinin duygu durumunu etkileyebilmektedir.
Araştırmalar, renklerin insanlar üzerindeki psikolojik etkilerini ve algıyı şekillendirme gücünü
ortaya koymuştur (Hall, 1997). Kompozisyon, afiş tasarımında görsel unsurların bir araya
gelme biçimini ifade etmektedir. Düzgün bir kompozisyon, izleyicinin gözünü doğru
yönlendirerek mesajı net bir şekilde iletmektedir. Bu kapsamda, görsel hiyerarşiyi doğru bir
şekilde kurgulamak, izleyicinin ilgisini en önemli unsura yoğunlaştırmasına yardımcı
olmaktadır (Tufte, 2001). Negatif alan kullanımı, tasarımın karmaşadan uzak, sade ve etkileyici
olmasını sağlamaktadır.
Teknolojinin ilerlemesiyle birlikte afiş tasarımları dijital platformlara taşınmış, bu da yeni
olanakları ve zorlukları beraberinde getirmiştir. Dijital afişler, hareketli grafikler, interaktif
unsurlar ve dinamik içerikler gibi çağdaş tasarım trendlerini içermektedir (Manovich, 2001).
Bu tasarımlar, sosyal medya gibi hızlı tüketim mecralarında yaygın bir şekilde kullanılmakta
ve izleyicinin dikkatini saniyeler içinde çekmeyi hedeflemektedir. Araştırmalar, dijital
platformlarda renklerin, hareketli görsellerin ve çarpıcı mesajların çok daha fazla dikkat
çektiğini ortaya koymaktadır (McCloud, 1993). Dijital afiş tasarımlarında dikkat edilmesi
gereken bir diğer unsur, çoklu cihaz uyumluluğudur. Mobil cihazlar, tabletler ve bilgisayar
ekranları gibi farklı boyutlardaki ekranlar için optimize edilen tasarımlar, hedef kitlenin daha
geniş bir yelpazede etkili bir şekilde ulaştırılmasını sağlamaktadır. Dijital afişlerin etkileşimli
hale getirilmesi, izleyicinin aktif bir katılımcı olmasını sağlayarak mesajın daha kalıcı hale
gelmesine yardımcı olmaktadır (Kotler & Keller, 2016).
6
Gümüş, Ç. & Çetin, A. A. (2024). Afiş Tasarımında Ejderha Miti: Kültürlerarası Bir Yaklaşım. Sanat Araştırmaları Dergisi, 2 (2024 Aralık):
s. 1-18
Hedef kitle analizi, afiş tasarımında önemli faktörlerden biridir. Tasarımcının, hedef
kitlenin yaş, cinsiyet, sosyoekonomik durum ve kültürel arka plan gibi özelliklerini anlaması,
mesajın algılanabilirliğini artırmaktadır. Genç bir hedef kitlenin dikkatini çekmek için daha
canlı renkler, dinamik kompozisyonlar ve modern grafik unsurlar kullanılabilir. Buna karşın,
kurumsal bir hedef kitleye yönelik tasarımlar daha sade ve profesyonel bir dil benimseyebilir
(Hall, 1997). Hedef kitleye yönelik tasarımlarda, yerel ve kültürel unsurları ön planda tutmak
da önemlidir. Evrensel simgelerin kullanılması geniş bir kitleye ulaşmaya olanak tanımaktadır.
Bununla birlikte, yerel renk paletlerinin ve geleneksel motiflerin tasarıma dahil edilmesi,
mesajın hedef kitle tarafından daha iyi benimsenmesini sağlayabilmektedir (Kotler & Keller,
2016).
Afiş tasarımı, tarihsel gelişiminden günümüz dijital platformlarına kadar çok yönlü bir
alan olarak ön plana çıkmaktadır. Tasarımcıların estetik, fonksiyonel ve teknolojik unsurları bir
araya getirerek etkili mesajlar iletmesi, afişlerde belirleyici rol oynamaktadır. Gerek geleneksel
gerekse dijital mecralarda, hedef kitle analizi ve doğru tasarım ilkelerinin uygulanması, afiş
tasarımlarının çarpıcı ve akılda kalıcı olmasını sağlamaktadır.
5. EJDERHA MİTİNİN AFİŞLERDE KULLANIMI
Ejderha miti, afiş tasarımında çok yönlü bir metafor olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu
mitolojik varlık, batı kültürlerinde genellikle korkutucu ve kaotik bir figür olarak tasvir
edilirken, doğu kültürlerinde bilgelik, refah ve iyi talihin simgesi olarak kabul edilmektedir
(Jones, 2018). Bu ikili anlam, ejderhanın tasarımda farklı anlatıları birleştirme potansiyelini
artırmakta ve izleyicinin dikkatini çekmek için etkili bir araç haline getirmektedir (Smith,
2020). Afiş tasarımlarında ejderha mitinin kullanımı, özellikle sinema, tiyatro ve oyun
sektöründe, öne çıkmaktadır. Tanaka (2017), Japon sinema afişlerinde ejderhaların, geleneksel
Şinto sembolizmi ile modern pop kültürün birleştirilerek kullanıldığını vurgulamaktadır. Bu tür
tasarımlar, izleyicinin kültürel bir miras hissi ile yeni bir deneyim yaşama arzusu arasında bir
köprü oluşturmaktadır. Aynı zamanda, ejderha motifi, farklı renk ve form diline sahip çizim
teknikleriyle izleyicide merak uyandırma ve ilgi çekme gibi estetik amacı karşılamaktadır
(Miller, 2019). Reklam afişlerinde ejderha mitinin kullanımı ise genellikle gücü ve ütopyayı
temsil etmektedir. Örneğin, Batı kültürlerinde ejderhaların birer tehdit unsuru olarak sunulması,
aksiyon filmleri veya fantastik hikâyelerle ilgili afişlerde yoğun bir şekilde görülmektedir
(White, 2021). Bu tür afişlerde, koyu renk tonları ve sert çizgilerle ejderhanın tehlike
potansiyeli vurgulanmaktadır. Buna karşın, Çin kültüründen ilham alan tasarımlarda,
ejderhaların zarif hareketleri ve parlak tonların kullanılması, izleyiciye prestij ve özleşmiş bir
çekicilik sunmaktadır (Lee, 2016). Kültürel miras ve modern tasarım tekniklerinin
birleştirilmesiyle, ejderha mitinin afişlerde kullanımı sadece estetik bir unsur olmaktan çıkarak,
izleyiciyi hikâyesine dahil eden bir anlatı unsuru haline gelmektedir.
7
Gümüş, Ç. & Çetin, A. A. (2024). Afiş Tasarımında Ejderha Miti: Kültürlerarası Bir Yaklaşım. Sanat Araştırmaları Dergisi, 2 (2024 Aralık):
s. 1-18
Görsel 1. Başkent Dragon Bot Yarışı Afişi, 2024.
Kaynak: Capital City Dragon Boat Race - Women's Center of Greater Lansing
Ejderha miti, özellikle Doğu Asya kültürlerinde, Batı kültürlerinden farklı bir anlam
taşımaktadır. Batı mitolojisinde genellikle korkutucu, yıkıcı veya savaşçı bir figür olarak tasvir
edilen ejderha, Doğu kültüründe bilgelik, barış, doğa ile uyum, güç ve koruma gibi olumlu
kavramlarla ilişkilendirilir. Çin mitolojisinde ejderha, imparatorun bir sembolü olarak
görülmekte ve kozmik düzeni temsil etmektedir. Bu bağlamda, ejderhalar genellikle su, yağmur
ve tarımsal bereket ile ilişkilendirilmektedir.
Bu afişte ejderha, hem suyla ilişkili bir figür hem de kültürel bir sembol olarak karşımıza
çıkmaktadır. Dragon Boat Race (Ejderha Teknesi Yarışı) gibi geleneksel etkinlikler, bu mitin
sosyal hayattaki yansımasıdır. Ejderha figürünün merkezde konumlandırılması ve oldukça
ayrıntılı bir şekilde işlenmesi, bu mitin hem estetik hem de anlam olarak ana tema olduğunu
vurgulamaktadır. Özellikle ejderhanın ağzından çıkan dil ve hareketli çizgiler, ejderhanın güçlü
ve dinamik bir figür olduğunu görsel olarak ifade etmektedir. Ejderha mitinin su ile
ilişkilendirilmesi, aynı zamanda doğa ile insan arasındaki uyumu ve bu uyumun kutlanmasını
ifade etmektedir. Dragon Boat yarışları gibi etkinlikler, ejderha figürünü modern toplumla
buluştururken, eski gelenekleri canlı tutmaya ve kültürel bağları korumaya yönelik bir işlev
üstlenmektedir.
Çin kültüründe kırmızı, mutluluk, şans ve hayatta başarıyı temsil eden bir renktir. Bu
afişte kırmızı, dikkat çeken bir vurgu rengi olarak ejderhanın detaylarında ve diğer unsurlar
üzerinde yoğun bir şekilde kullanılmıştır. Turuncu ve sarı tonları ise altın sarısının refah ve
serveti ifade eden anlamını taşırken, turuncu tonları ejderhanın enerjisini ve gücünü
pekiştirmektedir. Su ejderhası temasına uygun olarak kullanılan mavi ve turkuaz tonları, hem
görsel derinlik hem de ejderhanın suyla olan bağlantısını vurgulamaktadır. Afişte soğuk ve
sıcak renklerin kontrastı, dinamik bir enerji sunarken aynı zamanda dikkat çekici bir
kompozisyon oluşturmuştur.
8
Gümüş, Ç. & Çetin, A. A. (2024). Afiş Tasarımında Ejderha Miti: Kültürlerarası Bir Yaklaşım. Sanat Araştırmaları Dergisi, 2 (2024 Aralık):
s. 1-18
Ejderha figürü, afişin ortasında büyük bir şekilde konumlandırılmıştır ve bu yerleşim,
tasarımın merkezinde bu mitolojik figürün yer aldığını ortaya koymaktadır. Arka planda ise
geleneksel ve modern unsurların bir araya geldiği görülmektedir. Geleneksel tapınak mimarisi,
modern şehir silüetleriyle harmanlanmış ve bu bağlamda kültürel miras ile modern yaşam
arasındaki bağlantı görsel olarak ifade edilmiştir. Bunun yanında, ağaçlar, dalgalar ve diğer
organik formlar gibi doğal unsurlar, ejderhanın doğayla olan bağlantısını ve etkinliğin su temalı
yapısını vurgulamaktadır.
Afişte sağ üst köşede yer alan Çin logogramları, afişin kültürel bağlamını güçlendiren bir
detay olarak öne çıkmaktadır. Bu yazı stili, Doğu kültürüne özgü görsel bir ipucu sunarken,
aynı zamanda afişin kültürel özgünlüğünü de vurgulamaktadır. Afişin alt kısmında kullanılan
modern yazı tipi ise etkinliğin hem geleneksel hem de modern bir hedef kitleye hitap ettiğini
göstermektedir. Bu tipografik tercih, afişin mesajını farklı izleyici kitlelerine etkili bir şekilde
iletmesini sağlamaktadır.
Ejderhanın tasarımı, mitolojik bir figür olmasına rağmen çağdaş grafik tasarım diliyle
yeniden yorumlanmıştır. Afişteki ejderha, geleneksel Çin ejderhalarına ait özelliklere sahiptir.
Uzun kıvrımlı bir vücut, yeleli bir kafa ve keskin dişler görülmektedir. Bu özellikler, modern
tasarım yaklaşımlarıyla daha sade ve simetrik bir şekilde stilize edilmiştir. Ejderhanın
gözlerindeki canlılık ve ağzındaki dil hareketi, tasarımda bir hareket hissi yaratmaktadır. Bu,
izleyicinin dikkatini çeken bir dinamizm sağlamakta ve etkinliğin enerjik atmosferine
dayanmaktadır.
Dragon Boat yarışları, Çin kültürünün dünya genelinde tanıtıldığı önemli festivallerden
biridir. Bu afiş, etkinliğin sadece bir yarış olmadığını, aynı zamanda kültürel bir kutlama
olduğunu ifade etmektedir. Etkinlik afişinin İngilizce olarak hazırlanmış olması, kültürel
değerlerin uluslararası bir kitleye hitap etmeyi amaçladığını göstermektedir. Dragon Boat
yarışları gibi etkinlikler, doğa ile uyum temasını vurgulamaktadır. Bu, ejderhanın suya yakınlığı
ve su elementine olan bağlılığıyla ifade edilmiştir. Afişteki dalgalar ve doğal formlar, bu mesajı
destekler niteliktedir. Sonuç olarak, bu afiş sadece bir etkinlik duyurusu değil, aynı zamanda
Doğu kültürünün zengin mitolojik geçmişini ve modern bağlamdaki uygulamalarını yansıtan
estetik bir tasarım ürünü olarak değerlendirilebilir.
9
Gümüş, Ç. & Çetin, A. A. (2024). Afiş Tasarımında Ejderha Miti: Kültürlerarası Bir Yaklaşım. Sanat Araştırmaları Dergisi, 2 (2024 Aralık):
s. 1-18
Görsel 2. Triu Lê Yeni Ürün Posteri, 2022.
Kaynak: https://mx.pinterest.com/pin/934074778974902160/
Afişte merkez odaklı bir kompozisyon tercih edilmiştir. Ejderha figürü, tasarımın ana
odak noktası olarak konumlandırılmış ve dikkat çekici bir görsel unsur oluşturmuştur. Bulut ve
dalga motifleri, kompozisyonun çevresel unsurları olarak tasarlanmış ve izleyicinin gözünü
ejderhanın etrafında döndürerek hareket hissi yaratmaktadır. Bu düzen hem dinamik bir görsel
sunmakta hem de dengenin korunmasını sağlamaktadır. Afişte kullanılan renk paleti,
geleneksel Doğu Asya estetiğiyle uyumlu şekilde seçilmiştir. Koyu yeşil arka plan sakinlik ve
sofistike bir hava katarken, turuncu, kırmızı ve sarı gibi sıcak renkler enerji ve dinamizm
sağlamaktadır. Doğu kültürlerinde bu renkler, mutluluk, güç ve refah gibi pozitif anlamlar
taşımaktadır. Renkler arasındaki kontrast, tasarımın dikkat çekiciliğini artırırken mesajın
iletimini destekler niteliktedir. Tipografi seçimi ise modern tasarım anlayışını ve geleneksel
unsurları birleştiren bir yaklaşım benimsemektedir. "Triệu Lê" yazısı tırnaklı bir fontla büyük
puntolarda verilmiş ve böylece tarihsel bir derinlik ve ciddiyet kazandırılmıştır.
Afişte görsel ve metinsel unsurlar arasında bir hiyerarşi oluşturulmuştur. Ejderha figürü
tasarımın merkezi odak noktasıdır ve detaylı çizimiyle izleyicinin dikkatini çekmektedir.
Yazılar, daha az dikkat çekmektedir. Sol üst köşedeki marka adı ve sağ alttaki tarih bilgisi gibi
detaylar, izleyiciye bilgi verir niteliktedir. Asimetrik bir düzen olmasına rağmen, tüm unsurlar
dengeli bir kompozisyon oluşturmaktadır. Afişte hareket hissi, dalga ve bulut motiflerinin
akışıyla sağlanmıştır. Ejderhanın kıvrımlı duruşu, bu motiflerle uyum içinde bir dinamizm
yaratmaktadır. Bu düzenleme, tasarımda süreklilik hissi oluşturmakta ve izleyicinin gözünü
yönlendirmektedir. Görsel ritim, afişin dinamik yapısına katkıda bulunmaktadır.
Ejderha figürü, Doğu Asya kültürlerinde kutsal ve güçlü bir sembol olarak önemli bir
yere sahiptir. Çin, Japonya ve Vietnam gibi kültürlerde ejderha; güç, bilgelik, koruma ve doğa
üzerindeki hâkimiyet gibi anlamlarla ilişkilendirilir. Bu afişte yer alan ejderha, Doğu kültürüne
özgü estetik bir dil kullanılarak tasarlanmıştır. Pul detayları, ejderhanın fiziksel gücünü ve doğa
unsurları üzerindeki hâkimiyetini vurgulamaktadır. Bulut ve dalga motifleri, ejderhanın hem
10
Gümüş, Ç. & Çetin, A. A. (2024). Afiş Tasarımında Ejderha Miti: Kültürlerarası Bir Yaklaşım. Sanat Araştırmaları Dergisi, 2 (2024 Aralık):
s. 1-18
gökyüzü hem de su ile olan bağlantısını temsil etmektedir. Ejderha, yalnızca bir mitolojik
sembol olarak değil, aynı zamanda bir pazarlama unsuru olarak da işlev görmektedir. Doğu
kültürlerinde ejderha, şans, refah ve liderlik gibi pozitif değerlerle ilişkilendirilmektedir. Bu
figür, afişte kullanılan ürünün benzersizliğini ve üstünlüğünü görselleştirmektedir. Ejderhanın
güçlü duruşu, markaya dair güven ve prestij algısını güçlendirmek için stratejik olarak
konumlandırılmıştır. Afişte kullanılan ejderha figürü, hedef kitlenin kültürel değerleriyle
uyumlu olacak şekilde tasarlanmıştır. Bu tür kültürel motiflerin modern bir tasarımla
birleştirilmesi, geleneksel ile çağdaş arasında bir bağ kurmaktadır. Ejderha figürü, tarihi,
modern grafik tasarım estetiğiyle birleşerek zamansız bir görsel dil oluşturmaktadır.
Görsel 3. HBO House of the Dragon Film Afişi, 2022.
Kaynak: https://www.log.com.tr/game-of-thrones-dizisi-house-of-the-dragon-icin-yeni-poster-geldi/
Bu afiş, "House of the Dragon" serisini tanıtmak için tasarlanmış bir görsel iletişim
örneğidir. Afiş, hem dramatik bir atmosfer yaratmak için görsel unsurlar hem de tematik olarak
ejderhanın Batı kültüründeki sembolizmini kullanarak etkileyici bir kompozisyon
oluşturmuştur. Afiş, merkez odaklı bir kompozisyona sahiptir. Ejderhanın yüzü, afişin tam
merkezinde yer alarak izleyicinin dikkatini tamamen üzerine çekmektedir. Ejderhanın gözleri
ve ağız bölgesi, görsel olarak en belirgin odak noktalarıdır ve tasarımda gücü ve tehditi
simgelemektedir. Yukarıda yer alan metin bilgileri, dikkat dağıtmamak için minimal bir
düzende sunulmuştur. Afişte kullanılan renk paleti, karanlık ve dramatik bir atmosfer
yaratmaktadır. Siyah ve gri tonları, fon olarak karanlık bir zemin sunarken, ejderhanın
gözlerindeki kızıl tonlar ve alt kısımdaki ateş öğeleri dikkat çekici kontrast oluşturmaktadır. Bu
renk seçimi, Batı kültüründe ejderhanın kaos, yıkım ve ateşle ilişkilendirilen doğasını
yansıtmaktadır. Altın rengi, başlıkta ve sembollerde kullanılarak soyluluk, güç ve prestij
duygusunu artırmaktadır. Tipografi, serinin dramatik ve epik temasını destekler niteliktedir.
“House of the Dragon” yazısı, tırnaklı bir yazı tipiyle yazılmış ve altın renginin tonlarıyla
vurgulanmıştır. Serif tipi, geleneksel bir his yaratırken, altın rengi ve keskin hatları ile modern
ve güçlü bir estetik sunmaktadır. "Fire Will Reign" sloganı, daha küçük puntolarla yerleştirilmiş
ve mesajı güçlendiren bir alt metin görevi görmüştür.
Ejderha figürü, tasarımın görsel odağını oluştururken, başlık ve diğer metin unsurları bu
figürün altına yerleştirilmiştir. İzleyicinin gözü, önce ejderhanın yüzüne, ardından başlığa ve
11
Gümüş, Ç. & Çetin, A. A. (2024). Afiş Tasarımında Ejderha Miti: Kültürlerarası Bir Yaklaşım. Sanat Araştırmaları Dergisi, 2 (2024 Aralık):
s. 1-18
nihayetinde HBO logosuna yönlendirilmektedir. Bu görsel akış, seriyi tanıtmaya yönelik işlev
görmektedir. Hareket hissi, ejderhanın vücut detaylarında ve alttaki ateş motifinde
oluşturulmuştur. Ateş hem fiziksel hem de metaforik olarak tasarımın ana unsurlarından biridir.
Ejderhanın gözlerindeki kırmızılık ve ağız bölgesindeki tehditkâr duruş, tasarıma enerji ve
dinamizm kazandırmaktadır. Bu hareketli unsurlar, izleyicide hem merak uyandırmakta hem de
gerilim duygusunu artırmaktadır. Orta Çağ Avrupası'ndan itibaren ejderha, kötülüğün bir
sembolü olarak tasvir edilmiştir. Mitolojide ejderha, çoğu zaman kahramanlar tarafından
fethedilmesi gereken bir düşman olarak sunulmaktadır. Afişteki ejderha da bu geleneği takip
ederek tehditkâr, güçlü ve yok edici bir imge sunmaktadır. Ejderhanın yoğun detaylara sahip
yüz hatları, Batı kültüründe ejderhaya atfedilen vahşiliği ve korkutuculuğu temsil etmektedir.
Gözlerin kırmızı tonu, saldırganlık ve yıkımı sembolize ederken, alttaki ateş unsuru, ejderhanın
Batı mitolojisindeki "ateş püskürtme" özelliklerine doğrudan bir göndermedir. Afişteki bu
sembolik kullanım, izleyicinin ejderhayı tehlikeli ve güçlü bir figür olarak algılamasını
sağlamaktadır. Afişte kullanılan ejderha figürü, sadece bir mitolojik yaratık olarak değil, aynı
zamanda güç ve kaosun bir metaforu olarak işlev görmektedir. Ejderha, “House of the Dragon”
serisinin teması olan taht mücadelesi ve aile içi çatışmayı sembolize etmektedir. Ateş unsuru
ise hem ejderhanın gücünü hem de yok edici doğasını temsil etmektedir. Bu mit, yalnızca
dramatik bir estetik unsur değil, aynı zamanda güçlü bir pazarlama unsuru olarak da dikkat
çekmektedir. Ejderha, serinin hikayesindeki merkezî temaları yansıtarak izleyicinin ilgisini
çekmek için stratejik olarak seçilmiştir. Bu figür, hem serinin gücünü ve yoğunluğunu
vurgulamakta hem de izleyicide bir beklenti ve heyecan yaratmaktadır. Ateş ve ejderha
motiflerinin birleşimi, izleyicinin seriyi merak etmesini sağlayacak güçlü bir görsel metafor
oluşturmaktadır. Batı kültüründe ejderhanın kaos, yıkım ve güç sembolizmi, afişteki diğer
tasarım unsurlarıyla birleşerek hem estetik hem de tematik bir derinlik sunmaktadır.
Görsel 4. The Hobbit: The Battle of the Five Armies Film Afişi, 2014.
Kaynak: https://listofdeaths.fandom.com/wiki/The_Hobbit:_The_Battle_of_the_Five_Armies
"The Hobbit: The Battle of the Five Armies" filmine ait bu afiş, epik bir hikâyeyi dramatik
bir görsellikle sunmayı amaçlamaktadır. Afiş, çok katmanlı bir kompozisyon yapısına sahiptir.
Ön planda, baş karakter Bilbo Baggins yer almakta ve dikkat odağını oluşturmaktadır.
12
Gümüş, Ç. & Çetin, A. A. (2024). Afiş Tasarımında Ejderha Miti: Kültürlerarası Bir Yaklaşım. Sanat Araştırmaları Dergisi, 2 (2024 Aralık):
s. 1-18
Karakterlerin yerleşimi, izleyicinin gözünü afişin farklı katmanlarına yönlendiren bir üçgen
kompozisyon oluşturmaktadır. Bu tasarım, ana karakterin hikâye üzerindeki önemini
vurgularken, diğer karakterlerin rolünü destekleyici bir şekilde sunmaktadır. Arka planda
ejderha Smaug ve savaş sahneleri yer almakta, bu da hikâyenin temel çatışmalarını
özetlemektedir. Alt kısımda, savaşın kaotik yapısını yansıtan geniş bir kompozisyon
bulunmaktadır. Bu yapı, görsel akışı yukarıdan aşağıya doğru yönlendirerek izleyicinin
dikkatini sırasıyla hikâye unsurlarına çekmektedir. Hiyerarşi hem görseller hem de metinler
arasında dikkatle oluşturulmuştur. Bilbo Baggins’in yüzü, afişin en büyük ve en net unsuru
olarak yer almakta ve izleyicinin dikkatini çekmektedir. Diğer karakterler, Bilbo'nun arkasında
ve çevresinde yer alarak hiyerarşik düzeni destekler niteliktedir. Metin hiyerarşisi de bu düzeni
takip etmektedir. Başlık altın renkli, büyük puntolarla verilmiş ve görsel unsurlarla uyumlu bir
şekilde yerleştirilmiştir. “The Battle of the Five Armies” alt başlığı ise daha küçük boyutlarda
sunulmuş, böylece görsel odak metne kaydırılmıştır.
Renk kullanımı, epik bir atmosfer yaratmak için sıcak tonlar ve soğuk tonlar arasında bir
denge kurmuştur. Sıcak tonlar savaşın yıkıcılığını ve ejderhanın ateşini simgelerken, soğuk
tonlar umutsuzluk ve gerilimi ifade etmektedir. Bu zıtlık, afişin dramatik etkisini artırmakta ve
izleyicinin duygusal bağ kurmasına yardımcı olmaktadır. Altın renginin başlık ve bazı
detaylarda kullanılması, hikâyenin fantastik temalarını yansıtmaktadır. Afişin genelindeki
karanlık tonlar, hikâyenin tehlikeli ve belirsiz doğasına vurgu yapmaktadır. "The Hobbit"
başlığı, orta çağ estetiğini yansıtan tırnaksız bir yazı tipine sahiptir. Bu seçim, hikâyenin
fantastik kökenlerini ve Tolkien'in orijinal eserine olan bağlılığını temsil etmektedir. Alt
başlıklar ve diğer metinler, okunabilirliği artırmak için daha sade bir yazı tipiyle sunulmuştur.
Bu sade yaklaşım, görsel unsurların karmaşıklığını dengelemeye yardımcı olur niteliktedir.
Afişteki hareket hissi, savaş sahnesinin kaotik doğası ve ejderhanın tehditkâr duruşuyla
sağlanmıştır. Alt kısımdaki savaş detayları ve alevler, izleyicide gerilim ve heyecan duygusu
yaratmaktadır. Bilbo’nun yüzündeki odaklı ve ciddi ifade, hikâyenin karakter üzerindeki
etkisini yansıtmakta ve afişe duygusal bir derinlik katmaktadır. Ejderha Smaug’un varlığı ve
yukarıdan aşağıya doğru yayılan kompozisyon, izleyicinin gözünü tüm detaylara yönlendiren
dinamik bir düzen oluşturmaktadır. Batı mitolojisinde ejderha, güç ve yıkımın sembolü olarak
görülmektedir. J.R.R. Tolkien'in hikâyesindeki Smaug, bu geleneksel sembolizmi mükemmel
bir şekilde yansıtmaktadır. Smaug, bir hazinenin koruyucusu ve aynı zamanda bir yıkım figürü
olarak hikâyede önemli bir yer tutmaktadır. Smaug’un yukarıda tehditkâr bir şekilde yer alması,
onun hikâyedeki merkezi rolünü vurgulamaktadır. Ejderha figürü, izleyicide hem korku hem
de hayranlık uyandıran bir arketip olarak kullanılmıştır. Smaug’un silüeti ve alevler, izleyicinin
zihninde yıkım ve tehlike temalarını çağrıştırmaktadır.
Ejderha, Batı kültüründe genellikle kahramanın yenmesi gereken bir düşman veya zorluk
olarak tasvir edilmektedir. Smaug hem fiziksel hem de metaforik bir engel olarak, hikâyenin
kahramanlarını sınamaktadır. Bu afişte ejderhanın görsel temsili, kahramanlık temasını
güçlendirmekte ve izleyiciyi kahramanların karşılaşacağı zorluklara hazırlamayı
amaçlamaktadır. Afişte Smaug’un tehditkâr duruşu ve Bilbo’nun kararlı ifadesi, hikâyenin
dramatik çatışmasını tek bir karede sunmaktadır. Bu sembolizm, izleyicinin hikâyeye olan
merakını artırarak pazarlama stratejisi açısından güçlü bir araç olarak kullanılmıştır. Ejderhanın
yerleşimi ve görsel büyüklüğü hem hikâyenin temasını hem de filmin görsel ihtişamını
vurgulamaktadır. "The Hobbit: The Battle of the Five Armies" afişi, grafik tasarım ilkelerinin
ve Batı kültüründeki ejderha sembolizminin başarılı bir birleşimidir. Ejderhanın Batı
mitolojisindeki yıkım ve güç sembolizmi, afişin dramatik ve tematik derinliğini artırmıştır. Bu
afiş hem hikâyeyi tanıtmak hem de izleyicinin ilgisini çekmek açısından etkili bir tasarım örneği
sunmaktadır.
13
Gümüş, Ç. & Çetin, A. A. (2024). Afiş Tasarımında Ejderha Miti: Kültürlerarası Bir Yaklaşım. Sanat Araştırmaları Dergisi, 2 (2024 Aralık):
s. 1-18
Görsel 5. Zindanlar ve Ejderhalar: Hırsızlar Arasındaki Onur Film Afişi, 2023.
Kaynak: https://www.serantes.com/eu/agenda/dungeons-dragons-honor-entre-ladrones-2/
Calabozos & Dragones: Honor Entre Ladrones afişi, fantastik bir dünyayı tanıtmak ve
izleyiciyi görsel olarak bu dünyaya çekmek amacıyla tasarlanmıştır. Afiş, renk, kompozisyon,
hiyerarşi ve tipografi gibi grafik tasarım ilkelerini etkili bir şekilde kullanarak filmi tanıtırken,
ejderhanın Batı kültüründeki sembolizmini öne çıkarmaktadır. Afiş, katmanlı bir kompozisyona
sahiptir ve her katman izleyicinin dikkatini farklı unsurlara yönlendirecek şekilde
tasarlanmıştır. En ön planda karakterlerin yüzleri, özellikle başroldeki oyuncu Chris Pine’ın
yüzü, izleyicinin ilk olarak dikkat ettiği görsel unsurdur. Karakterlerin savaş ekipmanları,
duruşları ve ifadeleri, aksiyon dolu ve dramatik bir hikâyeyi vurgulamaktadır. Arka planda yer
alan kırmızı kanatlı ejderha, hikâyenin fantastik doğasını ve ana çatışma unsurlarını
simgelemektedir. Ejderhanın altında görülen şehir manzarası, hikâyenin geçtiği büyülü dünyayı
yansıtmaktadır. Kompozisyon hem karakter merkezli hem de ortam odaklı bir anlatımı dengeler
niteliktedir. Chris Pine’ın yüzü, afişin merkezinde ve diğer karakterlerden daha büyük bir
boyutta sunularak ana karaktere dikkat çekmektedir. Ejderha, izleyicinin gözünü afişin alt
kısmına yönlendiren ikinci dikkat çekici unsurdur. Diğer karakterler daha küçük ölçeklerde
gösterilmiştir, ancak duruşları ve aksesuarlarıyla hikâyede önemli bir role sahip olduklarını
açıkça belirtmektedir. Metinler, görsel unsurların dikkat dağıtmadan okunabilir olmasını
sağlayacak şekilde yerleştirilmiştir.
Afişte kırmızı, altın ve turuncu tonlar ağırlıklı olarak kullanılmıştır. Bu renkler, hem
fantastik bir dünyanın sıcak ve tehlikeli atmosferini hem de ejderhanın gücünü ve tehlikesini
temsil etmektedir. Kırmızı renk, başlıkta ve ejderhanın kanatlarında baskın bir şekilde yer
alarak görsel bir odak oluşturmaktadır. Arka planda kullanılan mavi ve mor tonları, kırmızı ve
turuncu ile kontrast oluşturarak görsel bir denge sağlamaktadır. Bu kontrast, fantastik dünyaya
dair hem büyülü hem de tehlikeli bir atmosfer yaratmaktadır. Afişte kullanılan tipografi,
fantastik bir hikâyenin tematik özelliklerini yansıtmaktadır. Alt başlık, daha sade ve küçük
puntoyla yazılmıştır, böylece başlıkla rekabet etmeden hikâyeye dair bilgi vermektedir. Afişte
hareket hissi, karakterlerin savaş pozisyonları ve ejderhanın tehditkâr duruşu ile
oluşturulmuştur. Ejderhanın açık kanatları ve aşağı bakan bakışları, izleyicide gerilim ve
aksiyon hissi uyandırmaktadır. Karakterlerin silahları ve duruşları, hikâyede yer alacak
14
Gümüş, Ç. & Çetin, A. A. (2024). Afiş Tasarımında Ejderha Miti: Kültürlerarası Bir Yaklaşım. Sanat Araştırmaları Dergisi, 2 (2024 Aralık):
s. 1-18
çatışmaları vurgulamaktadır. Arka plandaki şehir ve ejderhanın ateşi, hikâyenin geçtiği dünyayı
ve bu dünyada meydana gelen olayların büyüklüğünü göstermek için kullanılmıştır. Hareketli
unsurların bu şekilde bir araya gelmesi, izleyicinin hikâyeye dair beklentilerini artırmaktadır.
Ejderha, Batı mitolojisinde genellikle yıkıcı bir güç, tehlike ve kahramanlık temalarının
bir sembolüdür. Bu afişte yer alan kırmızı kanatlı ejderha, gücü ve tehdidi açıkça temsil
etmektedir. Ejderhanın şehri tehdit eder şekilde konumlandırılması, hikâyede kahramanların
üstesinden gelmesi gereken büyük bir tehlikeye işaret etmektedir. Batı kültüründe ejderhalar
aynı zamanda zenginlik ve korunan hazinelerle ilişkilendirilmektedir. Afişte ejderhanın
büyüklüğü ve duruşu, onun hikâyedeki merkezi rolünü vurgulamakta ve kahramanların bu
yaratıkla yüzleşeceğini ima etmektedir. Batı anlatılarında ejderha genellikle kahramanın
karşısına çıkan bir zorluk ya da engeldir. Bu afişte ejderha, kahramanların bir araya gelerek
üstesinden gelmek zorunda kalacakları bir tehdit olarak tasvir edilmiştir. Ejderhanın varlığı,
izleyicide hem korku hem de hikâyeye dair merak uyandırmaktadır. Ejderha figürü, yalnızca
hikâyenin fantastik doğasını temsil etmekle kalmaz, aynı zamanda filmin pazarlama
stratejisinin de önemli bir parçasıdır. Ejderhanın güçlü ve dikkat çekici tasarımı, izleyiciyi filmi
izlemeye teşvik eden görsel bir cazibe merkezidir. Ejderha, izleyicilere aksiyon dolu, destansı
bir macera vaat etmektedir. Renk kullanımı, kompozisyon, tipografi ve dinamik unsurlar hem
hikâyeyi tanıtan hem de izleyiciyi filme çeken bir görsel iletişim sunmaktadır. Ejderhanın yıkıcı
ve tehditkâr varlığı, Batı kültüründeki geleneksel ejderha anlatılarına uygun bir şekilde,
kahramanlık ve zorluk temalarını görsel olarak temsil etmektedir.
Görsel 6. Altıncı Savaş Tahvili Propaganda Afişi, 1917.
Kaynak: https://www.austrianposters.at/2019/10/26/war-posters-and-their-influence-on-the-visual-culture-of-
the-political-propaganda-in-the-first-austrian-republic/
Bu afiş, 1914-1917 yılları arasında Almanya'da yayımlanmış bir propaganda afişidir ve
savaş ekonomisine destek çağrısında bulunmaktadır. Afiş, tasarımıyla hem görsel hem de
psikolojik olarak güçlü bir etki bırakmayı amaçlamaktadır. Kompozisyon, tipografi, renk
kullanımı ve semboller üzerinden analiz edilmiştir.
Afişin kompozisyonu, merkez odaklı yapıya sahiptir. Beyaz bir at üzerinde gösterilen
zırhlı bir savaşçı, afişin görsel odağını oluşturmaktadır. Bu figür, izleyiciyi harekete geçmeye
teşvik eden güçlü ve lider bir semboldür. Ejderha figürleri ise savaşın tehlikelerini, düşmanları
15
Gümüş, Ç. & Çetin, A. A. (2024). Afiş Tasarımında Ejderha Miti: Kültürlerarası Bir Yaklaşım. Sanat Araştırmaları Dergisi, 2 (2024 Aralık):
s. 1-18
veya üstesinden gelinmesi gereken zorlukları simgelemektedir. Kompozisyondaki dairesel
çerçeve, figürlerin dinamik hareketlerini vurgulamak için kullanılmıştır. Bu, izleyicinin gözünü
merkeze yönlendiren bir düzen sağlamaktadır. Dairesel yapı aynı zamanda tasarımda bir odak
noktası oluşturarak kompozisyonun dengeli kalmasını sağlamaktadır. Afişte kullanılan
tipografi, gotik yazı tipine sahiptir. Bu yazı tipi, Almanya’nın kültürel geçmişine ve tarihine
atıfta bulunmaktadır. Yazının ağır ve keskin hatları, afişin genel tonu olan ciddiyet ve kararlılığı
destekler niteliktedir. Başlık kısmındaki yazılar, metin hiyerarşisini oluşturmakta ve izleyicinin
dikkatini çekmektedir. Tipografinin tasarıma entegrasyonu hem estetik hem de mesajın etkili
bir şekilde iletilmesi açısından başarılıdır. Kriegsanleihe kelimesinin büyük puntolarla
yazılması, mesajın doğrudan vurgulanmasını sağlamaktadır. Renk paleti, sarı, kahverengi ve
kırmızı gibi sıcak tonlardan oluşur. Bu renkler hem geçmişin tarihi dokusunu hem de savaşın
dramatik atmosferini yansıtmaktadır. Kahverengi tonları, tasarıma nostaljik bir hava katarken,
kırmızı, güç ve tehlikeyi vurgulamaktadır. Beyaz atın kullanımı, saflık ve kahramanlık gibi
pozitif anlamlar taşımaktadır. Bu figür, savaşçıya kutsal bir görev yükleyerek onun tarafını
haklı ve ilahi bir çerçevede sunmaktadır. Ejderhaların koyu renklerde tasvir edilmesi ise
tehlikeyi ve düşmanlığı simgelemektedir. Afişte hareket hissi, savaşçının mızrağı ile ejderhaları
hedef alması ve ejderhaların kıvrımlı duruşları ile sağlanmıştır. Bu dinamik unsurlar, afişin
dramatik etkisini artırmakta ve izleyicinin dikkatini çekmektedir. Mızrak hareketi, güçlü ve
kararlı bir saldırıyı temsil ederken, ejderhaların savunmacı duruşu, düşmanların zayıflığını
vurgulamaktadır. Hiyerarşi, görsel unsurlar ve metinler arasında net bir şekilde kurulmuştur.
Zırhlı savaşçı ve atı, kompozisyonun merkezinde yer alırken, izleyicinin dikkatini ilk çeken
unsurlardır. Afişin alt kısmında yer alan metin, görsel unsurların ardından dikkat çekmekte ve
mesajın aktarılmasını sağlamaktadır.
Ejderha, Batı kültüründe genellikle tehlike, kötülük ve kaosun sembolüdür. Afişte
ejderhaların kötü ve düşman bir figür olarak tasvir edilmesi, bu kültürel sembolizmi
yansıtmaktadır. Savaşçı figürünün ejderhalarla mücadelesi, Batı mitolojisindeki kahramanlık
ve kötülüğe karşı zafer temasına bir göndermedir. Bu bağlamda, ejderha figürleri düşmanı veya
tehditleri temsil etmektedir. Afişte savaşçının ejderhalarla mücadelesi, savaşın haklı bir dava
olduğu mesajını güçlendirmeyi amaçlamaktadır. Savaşçının zafer kazanmak üzere olduğu
tasvir, izleyicide motivasyon yaratmakta ve savaş tahvillerine destek verilmesi gerektiği algısını
oluşturmaktadır. Ejderha, savaş propagandasında sıklıkla düşmanı demonize etmek için
kullanılan bir semboldür. Bu afişte ejderhalar, izleyicinin korkularını harekete geçirerek
düşmanın kötülüğünü sembolize etmektedir. Savaşçının ejderhalarla mücadelesi, kahramanlık
ve fedakârlık duygularını pekiştirir niteliktedir. Bu tasvir, izleyiciyi doğru taraf olarak
gösterilen savaşın bir parçası olmaya teşvik etmektedir. Zırhlı savaşçı, Batı mitolojisinde
yaygın olan kurtarıcı veya kahraman arketipini temsil etmektedir. Beyaz at üzerindeki savaşçı,
ejderhalarla mücadele ederken, ahlaki üstünlüğü simgelemektedir. Bu sembolizm, savaşın haklı
ve gerekli olduğu mesajını güçlendirmek için kullanılmıştır. Kompozisyonun merkezindeki
kahraman figürü, cesaret ve liderlik mesajını aktarırken, ejderhaların düşman olarak tasviri,
savaşın haklılığını ve zorunluluğunu vurgulamaktadır. Renk paleti, tipografi ve hareket
unsurları, izleyiciyi hem görsel hem de duygusal olarak etkilemektedir. Bu afiş, yalnızca bir
propaganda aracı değil, aynı zamanda dönemin sanatsal anlayışını ve kültürel sembollerini
yansıtan bir tasarım olarak değerlendirilmelidir. Hem estetik hem de mesaj iletme açısından
başarılı bir çalışma örneği sunmaktadır.
SONUÇ
Ejderha figürü, Doğu ve Batı kültürlerinde yüzyıllardır taşıdığı farklı anlamlar ve
sembolik değerlerle, kültürlerin dünya görüşlerini, doğaya bakış açılarını, insan-kosmos
ilişkisini ve toplumsal değerlerini yansıtan çok katmanlı bir mitolojik simge olmuştur. Bu
sembol, grafik tasarım gibi görsel iletişim alanlarında estetik bir unsur olmanın ötesine geçerek,
16
Gümüş, Ç. & Çetin, A. A. (2024). Afiş Tasarımında Ejderha Miti: Kültürlerarası Bir Yaklaşım. Sanat Araştırmaları Dergisi, 2 (2024 Aralık):
s. 1-18
kültürel kimliklerin ve toplumsal anlatıların taşıyıcısı rolünü üstlenmiştir. Doğu kültürlerinde
bilgelik, güç ve doğayla uyum gibi pozitif değerlerle ilişkilendirilen ejderha; Batı kültürlerinde
kaos, tehlike ve kötülüğün bir temsili olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu iki farklı bakış açısı,
ejderhanın afiş tasarımlarındaki görsel ve anlamsal kullanımında da belirgin şekilde kendini
göstermektedir.
Doğu kültürlerinde ejderha, geleneksel olarak doğanın enerjisini, yaşam döngüsünü ve
doğa ile insan arasındaki uyumu temsil etmektedir. Bu figür, özellikle Çin, Japonya ve Kore
gibi kültürlerde, su, rüzgâr ve yağmur gibi doğa unsurlarıyla ilişkilendirilerek doğanın
döngüselliği ve insanın buna uyum sağlama zorunluluğunu yansıtan bir metafor olarak
karşımıza çıkmaktadır. Çin kültüründe ejderha, yalnızca mitolojik bir varlık değil, aynı
zamanda imparatorluğun gücünü ve meşruiyetini sembolize eden bir unsurdur. Bayraklardan
mimariye, tekstilden sanat eserlerine kadar geniş bir yelpazede kullanılan ejderha figürü,
tasarımda estetik bir zarafet ve doğanın enerjisini vurgulayan bir dinamizm sunmaktadır.
Doğu’daki ejderha temsillerinin kıvrımlı ve akışkan formları, doğal güçlerin estetik bir biçimde
yansıtılmasını sağlarken, bu figürün tasarımdaki rolü, doğa ile insanın uyumuna dikkat çeken
bir kültürel öğe olarak şekillenmiştir.
Buna karşın, Batı kültürlerinde ejderha figürü, insanın doğaya karşı verdiği mücadeleyi
ve bu mücadeledeki zaferini simgeleyen bir unsur olarak ortaya çıkmıştır. Orta Çağ
Avrupası’nda ejderha, genellikle kötülüğün, kaosun ve aşılması gereken engellerin bir temsili
olarak görülmüş ve Hristiyanlık etkisiyle günah ve ahlaki yozlaşmanın simgesi haline gelmiştir.
Özellikle Saint George efsanesinde ejderhanın öldürülmesi, insanın kötülüğe karşı kazandığı
zaferi ve ahlaki üstünlüğü vurgulayan bir sembol haline gelmiştir. Batı sanatında ejderhanın
tasvirleri, genellikle kanatlı, korkutucu ve tehditkâr yaratıklar olarak şekillenmiş, savaş,
kahramanlık ve insanın doğaya hükmetme arzusunu yansıtan bir metafor olmuştur. Tasarımda
bu figür, güçlü bir görsellik ve dramatik bir etki yaratmak için sıkça kullanılmıştır.
Araştırma bulguları, ejderha figürünün grafik tasarımda kültürlerarası bir diyalog aracı
olarak potansiyel taşıdığını ortaya koymaktadır. Doğu ve Batı tasarım anlayışları arasındaki
farklılıklar, tasarımcılara estetik ve anlatı odaklı yenilikler geliştirme fırsatı sunmaktadır.
Ancak, bu figürün kullanımı, yalnızca estetik bir tercih değil, aynı zamanda kültürel bağlamın
ve hedef kitlenin hassasiyetlerinin göz önünde bulundurulmasını gerektirmektedir. Örneğin,
Batı odaklı bir afişte ejderha figürünün tehditkâr bir unsur olarak kullanımı, dramatik bir
atmosfer yaratırken; Doğu kültüründe bu figürün olumlu anlamlarını yansıtan zarif bir tasarım,
toplumsal aidiyet duygusunu pekiştirebilir. Bu bağlamda, tasarımcıların, ejderha figürü gibi
güçlü sembollerin kullanımında, hedef kitlenin kültürel değerlerini ve algılarını dikkate alması
önem taşımaktadır. Bu yaklaşım, sadece tasarımların estetik etkisini artırmakla kalmaz, aynı
zamanda kültürlerarası anlam taşıyan görsel bir dil geliştirilmesine katkıda bulunmaktadır.
Sonuç olarak, ejderha miti, evrensel bir sembol olarak grafik tasarımda kültürlerarası
anlam farklılıklarının nasıl yaratıcı biçimlerde ifade edildiğini göstermekte ve görsel iletişim
stratejilerinin kültürel bağlamla nasıl şekillendiğini ortaya koymaktadır. Doğu ve Batı
kültürlerinde taşıdığı farklı anlamlar, bu figürün hem yerel hem de küresel bağlamda
zenginleştirici bir rol üstlenmesini sağlamıştır. Bu çalışmanın bulguları, ejderha figürünün
grafik tasarımda yalnızca estetik bir kaygı taşımadığını, aynı zamanda kültürel anlatıların görsel
bir dili olarak işlev gördüğünü vurgulamaktadır. Bu bağlamda, ejderha miti, geleneksel ile
moderni, yerel ile evrenseli birleştiren, kültürel zenginlikleri yeniden yorumlayan bir sembol
olarak afişlerde ve diğer grafik tasarım ürünlerinde karşımıza çıkmaktadır.
17
Gümüş, Ç. & Çetin, A. A. (2024). Afiş Tasarımında Ejderha Miti: Kültürlerarası Bir Yaklaşım. Sanat Araştırmaları Dergisi, 2 (2024 Aralık):
s. 1-18
KAYNAKLAR
Aydın, Ö. (2014). Çin ve Türk işlemelerindeki ejderha motifi. Akdeniz Sanat Dergisi, 7(13), 12.
Barthes, R. (1972). Mythologies. Hill and Wang.
Bazyar, C. K. (2016). Mitoloji ve çağdaş sanat. Sanat Tarihi Dergisi, 2016(Aralık), 113130.
Brown, A. (2022). Archaeological insights into mythical creatures. Cambridge Archaeological Review, 14(1), 34
56.
Campbell, J. (1949). The hero with a thousand faces. Princeton University Press.
Dağtaş, B. (2003). Reklamı okumak. Ütopya.
Eliade, M. (1963). Myth and reality. Harper & Row.
Erzincan, M. (2023). Kültürel farklılıklar ve toplumsal hafızanın afiş tasarımına etkisi: Film afişleri üzerinden bir
inceleme. İdil, 12(110), 16911702. https://doi.org/10.7816/idil-12-110-05
Freud, S. (1919). The uncanny. Penguin Classics.
Gardin, N., & Olorenshaw, R. (2021). Larousse semboller sözlüğü (B. Akşit, Çev.). Bilge Kültür Sanat.
Gönüllü, A. B. (2017). Türk kültüründe ejderha figürü ve bir fakülte amblemi olarak uygulanması. International
Symposium of Silk Road Academic Studies Full Text Book.
Hall, S. (1997). Representation: Cultural representations and signifying practices. Sage Publications.
Johnson, R. (2018). Dragons and Christian symbolism: A cultural history. Cambridge University Press.
Jones, M. (2021). Mythical beasts: Origins and evolution. Oxford University Press.
Kara, B. (2019). Mitoloji ve toplumsal cinsiyet: Şahmeran miti [Yüksek lisans tezi, İstanbul Üniversitesi Sosyal
Bilimler Enstitüsü].
Karakurt, D. (2011). Türk mitoloji ansiklopedisi: Gözden geçirilmiş ansiklopedik versiyon. Deniz Karakurt
Yayınları.
Kim, J., & Park, H. (2022). Integrating mythological motifs in digital poster design: AR applications. Digital
Design Quarterly, 8(2), 3449.
Lee, S. (2016). Cultural symbolism in Chinese dragon posters. Asian Art and Design Review, 9(4), 6778.
Lehimler, Z. (2018). Afiş tasarımının geleceği. Akademik Sosyal Araştırmalar Dergisi, 6(83), 163176.
Lévi-Strauss, C. (1964). Mythologiques: The raw and the cooked. University of Chicago Press.
Li, H. (2019). The celestial dragon: A Chinese perspective. Journal of Mythological Studies, 22(3), 4560.
Lupton, E. (2014). Thinking with type: A critical guide for designers, writers, editors, & students (2nd ed.).
Princeton Architectural Press.
Manovich, L. (2001). The language of new media. MIT Press.
Martin, G. R. R. (2006). A world of fire and ice: Dragons in modern fantasy. HarperCollins.
McCloud, S. (1993). Understanding comics: The invisible art. Harper Perennial.
Meggs, P. B., & Purvis, A. W. (2016). Meggs' history of graphic design (6th ed.). Wiley.
Miller, T. (2019). Aesthetics and audience engagement in mythical creature posters. Visual Communication
Design, 11(2), 2340.
18
Gümüş, Ç. & Çetin, A. A. (2024). Afiş Tasarımında Ejderha Miti: Kültürlerarası Bir Yaklaşım. Sanat Araştırmaları Dergisi, 2 (2024 Aralık):
s. 1-18
Smith, L. (2020). Global dragon myths: Comparative studies in folklore. Folklore Quarterly, 45(2), 7893.
Tanaka, H. (2017). Japanese cinema posters: Dragons as a symbol of national identity. Japanese Visual Culture,
14(1), 7892.
Tufte, E. R. (2001). The visual display of quantitative information (2nd ed.). Graphics Press.
Varol, T. E. (2022). Kültürel sürdürülebilirlik bağlamında bilgisayar oyunlarında ejderha. Akademik Sosyal
Araştırmalar Dergisi, 10(130), 99118.
White, P. (2021). Fantasy and fear: Dragons in Western poster art. Journal of Popular Culture Design, 7(3), 56
71.
19
MİNİMALİST AMBALAJ TASARIMLARININ GESTALT PRENSİBİ
ÜZERİNDEN İNCELENMESİ: GRANOLA VE YULAF EZMESİ
ÜRÜNLERİ ÖRNEĞİ
Burhan ŞOHOĞLU*, Beyza ÖZUZUN**
ÖZ
Bu çalışmada, minimalist ve maksimalist ambalaj tasarımlarının Gestalt prensibi çerçevesinde incelenmesi
amaçlanmaktadır. Bu amaç doğrultusunda sağlıklı ürünler çerçevesinde belirlenen maksimalist ve minimalist
tasarım yaklaşımı ile tasarlanmış ve seçilen 12 adet yulaf ezmesi ve granola ürünlerinin değerlendirme sürecine
geçilmiştir. Çalışma iki aşamadan oluşmaktadır. İlk aşama da incelemesi yapılacak olan Bahs, Diyet Market,
Windy Valley, Eti Lifalif, Kelly’s Performance, Güzel Gıda markalarının minimalist ve maskimalist yaklaşım ile
tasarlanmış ambalajlara sahip yulaf ezmeleri ve Ahola Sunrise Granola, Aubergine Kitcihen, Kahve Dünyası,
Hippie Snacks, Zbarz ve Kellogg’s markalarının minimalist ve maskimalist yaklaşım ile tasarlanmış ambalajlara
sahip granolaları incelenmek üzere belirlenmiştir. İkinci aşamada, belirlenen bu ürünler Gestalt prensibi ile
analiz edilmiştir.
Anahtar Kelimeler: Ambalaj tasarımı, Gestalt algı kuramı, Maksimalizm, Minimalizm
INVESTIGATION OF GRANOLA AND OATMEAL PRODUCTS THROUGH THE
GESTALT PRINCIPLE OF MINIMALIST PACKAGING DESIGNS
ABSTRACT
This study aims to examine minimalist and maximalist packaging designs within the framework of the Gestalt
principle. For this purpose, the evaluation process of 12 oatmeal and granola products designed and selected with
maximalist and minimalist design approach determined within the framework of healthy products was started.
The study consists of two stages. In the first stage, oatmeal products of Bahs, Diyet Market, Windy Valley, Eti
Lifalif, Kelly's Performance, Güzel Gıda brands with minimalist and maximalist packaging and granola products
of Ahola Sunrise Granola, Aubergine Kitcihen, Kahve Dünyası, Hippie Snacks, Zbarz and Kellogg's brands with
minimalist and maximalist packaging were selected to be examined. In the second stage, these products were
analyzed using the Gestalt principle.
Keywords: Gestalt theory of perception, Maximalism, Minimalism, packaging design
Makale Bilgisi / Article Info Geliş/Received: 25.07.2024, Kabul/Accepted: 09.10.2024.
Bu makale bilimsel etik ve kurallara uygun hazırlanmış ve intihal incelemesinden geçirilmiştir. Etik kurul onayı
gerektirmemektedir.
© 2024 Sanat Araştırmaları Dergisi. Bu makale Creative Commons Attribution (CC BY-NC-ND) 4.0 lisansı ile yayımlanmaktadır.
* Öğretim Görevlisi, Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Sanat ve Tasarım Fakültesi Grafik Tasarımı Bölümü,
burhan.sohoglu@hbv.edu.tr
** Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Lisansüstü Eğitim Enstitüsü Grafik Tasarımı Yüksek Lisans Programı Öğrencisi
ozuzun.beyza@ogr.hbv.edu.tr
20
Şohoğlu, B. & Özuzun, B. (2024). Minimalist Ambalaj Tasarımlarının Gestalt Prensibi Üzerinden Granola ve Yulaf Ezmesi Ürünlerinin
İncelenmesi. Sanat Araştırmaları Dergisi, 2 (2024 Aralık): s. 19-43.
1. GİRİŞ
Ambalaj, TDK'da ürünü dış etkenlerden koruyan, içine konan ürünleri bir arada tutarak
taşıma, depolama, dağıtım, tanıtma, reklam gibi işlemleri kolaylaştıran, kâğıt, mukavva, tahta,
plastik vb.nden yapılan malzeme olarak tanımlanır. Günümüzde tüketim toplumunun da
etkisiyle daha çok hedef kitle ile duygusal bir bağ kurma, rafta rakiplerinden ayrışma,
markalaşma adına kaliteli bir ürün algısı yaratma ve satış pazarlamada önemli bir amaç haline
gelmiştir. Bu amaçlar göz önüne alındığında ambalaj tasarımının önemi ortaya çıkmaktadır.
Sağlıklı ürünlerin ambalaj tasarımları da birçok açıdan kritik bir önem taşımaktadır. Ambalajda,
ürünün içeriğinin sağlıklı ve doğal olduğunu belirtirken, marka mesajını da başarılı bir şekilde
iletmesi gerekir. Bu durum tasarımda kimi zaman minimalist yaklaşım kimi zaman da
maksimalist yaklaşım benimsenerek sağlanabilir.
Minimalizm, özellikle son yirmi yılda ambalajlarda, web tasarımında, kıyafetlerde ve
tasarımlarda yeniden kullanılmaya başlanmış bir tasarım trendidir. Aynı zamanda
popülaritesini halen koruyan ve gelecekte de koruyacak olan bir sanat ve tasarım tarzıdır
(Andrews, 2020). Ambalaj tasarımlarında ise trendleri yönlendirmek açısından önemli bir yere
sahip olan minimalizm; nesnelliği, sadeliği ve yalınlığı da vurgulamaktadır. Bu tutumu ile
raflarda hedef kitle tarafından kolayca algılanmada önemli bir rol oynar. Aynı etkiyi yaratabilen
fakat bu yaklaşımın tam tersi olan maksimalizm, popüler kültürün etkisi ile yalınlıktan uzak,
yoğun, abartı ve karmaşık bir üslubu benimser. Son yıllarda ambalaj tasarımı, resim, seramik,
müzik gibi birçok alanda etkili olmuştur (Alkanoğlu, 2018:61).
Her iki yaklaşımda “temiz”, “doğal içerikli” mesajlar vermek adına sağlıklı ürünlerin
ambalajlarında kullanılmış olup hedef kitlenin raflarda dikkatini çekmeyi başarmış ve satın
alma kararlarına etkileri olmuştur. Bu etki kabiliyetini arttırabilmek adına Gestalt kuramı da
tasarıma kazandırdığı farklı boyut ve bakış açısı ile tasarımlarda önemli bir etken haline
gelmiştir (Erdal, 2020, s:34). Tasarımda işlevselliği artırmanın en etkili yollarından biri, Gestalt
prensiplerini derinlemesine anlamaktan geçer. İşlevselliği çok fazla olan bir objeye tasarım
olarak bakmanın yanı sıra yaratıcı veya yaratıcı tasarım olarak bakmakta doğrudur (Erdal,
2020:34).
Bu çalışma, minimalist ve maksimalist ambalaj tasarımlarının Gestalt ilkeleri
çerçevesinde incelemeyi amaçlamaktadır. Bu incelemede, her iki yaklaşımında ambalaj
tasarımındaki rolünü, ilerlemesini ve sağlıklı ürünlerdeki etkisini görmek hedeflenmektedir.
2. MİNİMALİZM VE MAKSİMALİZM KAVRAMLARI
2.1 Minimalizm
“Minimalizm” terimi, Fransızca kökenli “minimum” anlamındaki “minimal”
kelimesinden türetilmiştir. Sözlükte “birey için gerekli olan en az veya en küçük miktarlarda”
olarak tanımlanır (Türk Dil Kurumu [TDK], 1988). 1960’lı yıllarda ABD’de kullanılmaya
başlandığı bilinen minimalizm, "Az ama öz" ilkesine dayanan, sadeliği ve nesnelliği ön plana
alınmış, gereksiz ayrıntılardan arındırılmış estetik bir anlayış prensibi sunmaktadır.
14.yüzyıldan günümüze kadar gelen bu akım, günümüzde de etkili bir biçimde kullanımını
sürdürmektedir. Minimalist sanat, herhangi bir dış gerçeklik, duygu ya da deneyimi temsil
etmeden, izleyicinin yalnızca sanat nesnesine tepki vermesini ister. Bu akım, sanatın kendi
varlığını öne çıkarır ve başka bir şeyi taklit etmemesini savunur (Ersan, 2021:1194). Yalınlığı
savunan minimalizm, abartılı ögelerden kaçınan ve nesnenin sadece nesne olma özelliğini
21
Şohoğlu, B. & Özuzun, B. (2024). Minimalist Ambalaj Tasarımlarının Gestalt Prensibi Üzerinden Granola ve Yulaf Ezmesi Ürünlerinin
İncelenmesi. Sanat Araştırmaları Dergisi, 2 (2024 Aralık): s. 19-43.
vurgulayarak, geometrik unsurların birim tekrarlarını kullanarak elit bir estetik biçim kavramını
sadelik ile sürdürmüştür. Eserlerde var olan renkleri ve biçimleri yok denecek kadar az kullanım
düşüncesini prensip edinen minimalizm, eserleri objektif çıkarımlardan uzak tutmayı
benimsemiştir (Bürge, 2020:276). Minimalizm, sadeliği ön planda tutarak uyum ve dengeyi
yaratır. Bu süreç başarılı bir şekilde işlendiğinde hem işlevsel hem de estetik açıdan hoş bir
görünüm sunar. Ayrıca kullanılan öğelerin doğrudan kullanılması ve eksiksiz ve her detayı en
küçük ayrıntıya kadar düşünülmesi bakımından zamansızdır (Ersan, 2021:1195). Bu
yaklaşımlar, minimalizmin sade, anlam yüklü ve zamansız estetik anlayışını pekiştirerek hem
sanat dünyasında hem de tasarım alanında derin bir etki yaratmıştır. Günümüzde minimalizm,
modern tasarım akımlarıyla uyumlu hale gelerek, maksimalizmin aksine daha sade ve etkili bir
görsel dil sunmaktadır. Bu bağlamda ambalaj tasarımında maksimalizm yaklaşımına karşın
başarılı bir görsel üsluptur.
2.2 Maksimalizm
Anlamı Fransızca kökenli “maksimum” kelimesinden gelen maksimalizm, gösterişli,
karmaşık, abartılı ve yoğun kullanım olarak tanımlanan bir fikir ve sanat akımıdır (Alkanoğlu,
2018:40). Aynı zamanda maksimalizm, yoğun ve ayrıntılı unsurları bir araya getirerek zengin
görsel ifadeler sunmayı amaçlayan bir sanat ve tasarım anlayışıdır. Bu akım, sadelikten
uzaklaşarak, renk, doku, desen ve süslemeler gibi öğelerin aşırı kullanımıyla dikkat çeker.
Maksimalizm, estetik zenginlik ve gösteriş arayışını temsil ederken, bir öğenin dikkat çekici bir
şekilde vurgulanmasına olanak tanır. Maksimalist tasarım üslubunun, anlam itibariyle
minimalist anlayışın stilistik özelliklerine tepki olarak ortaya çıkmıştır.
Maksimalizm, minimalizmin tam karşıtıdır. Maksimalist bir tasarım estetiği, desen, doku,
renk, katmanlar ve dekoratif unsurlar gibi birçok öğeyi tasarıma dahil etmeyi ifade eder. Bu
yaklaşım, ilk bakışta karmaşık ve dikkat dağıtıcı görünebilir, ancak maksimalizm de kendi
içinde bir tasarım disiplinine sahiptir ve öğelerin dengeli bir kompozisyon oluşturması için
özenli bir planlama gerektirir. Kaotik bir düzen olarak tanımlanabilecek bu stil, aynı zamanda
çeşitli tasarım sorunlarını çözme kapasitesine sahiptir (Andrews, 2020:8). Zamanla oluşan
kapitalist kültür ve bilgi çağının ile minimal yaklaşım bazı marka ve tasarım içerikleri için
yetersiz kalmış ve hedef kitlenin ilgisini çekmek amacıyla maksimalist bir şekilde
tasarlanmıştır. Kapitalizmin popüler kültür anlayışını, maksimalist yaşam tarzını destekleyerek,
toplumda gösteriş ve görünürlük odaklı tüketim neredeyse zorunlu bir davranış haline gelmiştir.
Maksimalist üslup, tasarım öğelerini genellikle bir "hikâye" kurgusu oluşturma amacıyla
kullanır. Bu üslupta, görsel ayrıntılar hedef kitlede belirli duyguları uyandırmak ve farklı
deneyimler sunmak için tasarlanır (İnanlı ve Yazar, 2023:20). Bu bağlamda maksimalist
tasarım, günümüz kültürünün ve ekonomik dinamiklerinin bir yapısı olarak, estetikten öte
anlam ve duygu yaratmayı kapsayan bir yaklaşım olarak önem kazanmaktadır. Bu yaklaşımla
görsel ifadeyi zenginleştirirken, markaların hedef kitleleriyle daha derin bağları kurmasına
olanak tanır.
3. AMBALAJ TASARIMINDA MİNİMALİST VE MAKSİMALİST YAKLAŞIMLAR
3.1 Ambalaj ve Ambalaj Tasarımı
Ambalaj, bir ürünün korunmasını sağlayan ve çeşitli malzemelerden üretilen taşıyıcılar
ile bu taşıyıcıların yer aldığı kutuların yanı sıra, bu kutuları da içeren ve hepsini bir arada tutan
daha büyük paket, kutu veya sandıklar için kullanılan genel bir terimdir (Becer, 2014:15).
Ambalaj, ürünü dış etkenlerden korurken hedef kitleye ürünle ilgili temel bilgiler sunan bir
araçtır. Ürünün ne olduğu, kimlere hitap ettiği, içeriği, kullanım şekli, üretim yeri, üretici
bilgileri, son kullanma tarihi ve benzerlerinden farkı nedir? gibi sorulara yanıt vermelidir
(İlisulu, 2019a:197). Ambalaj, yapılan tanımlardaki işlevlerinin yanı sıra günümüzde hedef
22
Şohoğlu, B. & Özuzun, B. (2024). Minimalist Ambalaj Tasarımlarının Gestalt Prensibi Üzerinden Granola ve Yulaf Ezmesi Ürünlerinin
İncelenmesi. Sanat Araştırmaları Dergisi, 2 (2024 Aralık): s. 19-43.
kitle ile doğrudan iletişim kuran bir araç olarak öne çıktı ve bu durum, tüketim toplumunun
önemli bir parçası haline gelirken, hedef kitlenin ilgisi üründen çok, ambalaja yönelmiş oldu
(Polat, 2022:1855). Bir markanın hedef kitle ile ilk etkileşimi ambalajdır (Ağca, Ersan ve
Çeken, 2018:1126). Dolayısıyla bütün ürünlerin bir ambalaja sahip olması önemlidir ve bu
noktada bir ürünün satışında artış sağlanması o ürünün ambalaj tasarımının başarısına bağlıdır
(İlisulu, 2019a:197). Bu durum ambalaj tasarımcılarının daha estetik, yaratıcı ve dikkatli bir
ambalaj çözümleri geliştirmesini zorunlu kılar.
Ambalaj ve tasarım, birbirleri ile uyum içerisinde gelişen ve birbirini tamamlayan iki
önemli ögedir ve tasarımı olmadığında, ambalaj yalnızca şekil ve malzemeden ibaret olurken,
asıl değerini sahip olduğu tasarım belirler (Kayalar, 2022:2). Aynı zamanda ambalaj, hızlı
tüketim ürünlerinin satış noktalarında hedef kitle davranışlarını etkileyebilecek görsel çekicilik
ve hayal gücüne hitap eden bir tasarım niteliği taşır (Durmaz, 2009:24). Ambalaj tasarımının
temel amacı, bir tüketim ürünün kimliğini veya işlevini belirgin bir biçimde yansıtarak, ürün
ile ilgili pazarlama sorunlarına çözüm sunmaktır (Becer, 2014:18). Sunduğu bu çözümler
doğrultusunda ambalaj tasarımı, form, yapı, malzeme, tipografi, renk ve görsel öğeler gibi
bilgiyi ileten tasarım unsurlarını bir araya getirerek yaratıcı bir süreç ortaya koyar (Bürge,
2020:277). Bu bağlamda ambalaj tasarımı markanın temsilcisi olarak önemli bir işlev üstlenir.
Farklı bir ifade ile ambalaj, ürünü kendi başına tanıtabilmelidir. Bu koşul ürünle ilgili bilgileri
açık ve anlaşılır bir biçimde sunan, hedef kitleyle etkileşim kuran ve aynı zamanda marka
kimliğini güçlü bir şekilde ortaya koyan tasarımların gerekliliğini doğurur (Ağca, Ersan ve
Çeken, 2018:1126).
Ambalaj tasarımını oluştururken, görsel ögelerin dışında dikkate alınması gereken birçok
öge vardır ve bu ögeler ambalajı raflarda diğer ambalajlardan ayırır (Polat, 2022:1859).
Ambalaj tasarımında, bir ürün hem estetik açıdan çekici olabilir hem de işlevsel gereksinimleri
karşılamalıdır. Bu dengeyi kurmak başarılı çözümler getirmektedir (Becer, 2014:19). Bir
tasarımcı, ambalajı oluştururken markanın temsil ettiği kavramı duygusal bir etkiyle öne
çıkarmalı ve bu iletişimi hedef kitle ile etkileşim artırıcı bir şekilde kurmaya özen göstermelidir
(İlisulu, 2019a:200). Bu iletişimi kolay ve doğru bir şekilde yapabilmek için tasarımcının hedef
kitlesinin farklı yetişme biçimine, ilgi alanlarına ve deneyimlerine hakim olup her türlü insanla
iletişim kurabilecek donanıma sahip olması gerekir (Becer, 2014:19). Bu bağlamda hedef
kitleyi anlamak ve onlarla bağ kurmak, başarılı ambalaj tasarımının temel unsurlarındandır.
Tasarım dünyasında minimalizm ve maksimalizm gibi akımlar, ambalaj tasarımı üzerinde
farklı estetik yöntemler sunmaktadır. Minimalizm, sadelik ve temel unsurların ön planda olduğu
bir tasarım anlayışını benimserken, maksimalizm zengin detaylar ve yoğun görsel ifadelerle
dikkat çekiyor. Bu iki tasarım yaklaşımı, hedef kitle üzerinde farklı etkiler yaratmaktadır.
3.2 Ambalaj Tasarımında Minimalist Yaklaşım Örnekleri
Ambalaj tasarımında minimalist yaklaşım 1990'lı yıllarda belirginleşmeye başlamıştır.
1960'lardaki geleneksel ambalaj tasarımları ise oldukça farklıdır; bu dönemde aşırı renk
kullanımı, parlak materyaller ve birden fazla yazı tipi tercih edilmiştir. Minimalist ambalajlar,
yalınlığı ön planda tutarken, geleneksel ambalaj tasarımlarındaki aşırılıklardan uzaklaşmak,
markalar için yeni seçenekler sunmuştur (Madan ve İpek, 2024:27). Minimalist ambalajın sade
yapısı, geleneksel ambalaj tasarımlarındaki yoğunluktan kaçınmak isteyen marka ve ürünler
için etkili bir alternatif sunmaktadır (Ersan, 2021:1195).
23
Şohoğlu, B. & Özuzun, B. (2024). Minimalist Ambalaj Tasarımlarının Gestalt Prensibi Üzerinden Granola ve Yulaf Ezmesi Ürünlerinin
İncelenmesi. Sanat Araştırmaları Dergisi, 2 (2024 Aralık): s. 19-43.
Görsel 1. Rxbar Markasının Coconut Chocolate Ürünü
Ambalaj tasarımında genellikle sınırlı yüzey alanı ve verilmesi gereken fazla bilgi
nedeniyle beyaz alanların kullanımı sınırlıdır. Bunun yanı sıra çoğu ambalaj tasarımında
beyazın fazlaca görüldüğünü söylemek mümkündür. Beyaz alan, ambalajda yüksek kalite algısı
yaratırken, görsel öğelerle doldurulabilecek ya da ürünle ilgili detaylar verilebilecek bu
boşluklar, minimalist bir tasarım anlayışıyla ürünün daha zarif, farklı ve özgün bir görünüm
kazanmasını sağlar. Minimalist unsurlar ve beyaz alanların birleşimi, ambalaj tasarımına
ürünün kalitesini ve özel değerini vurgulayan bir etki yaratır, böylece ürünün hedef kitlenin
gözündeki değerini artırır (Türkyılmaz, 2019:76-77). Bu niteliklere sahip olan ve mesajını
hedef kitleye başarıyla ileten tasarımlar hem güven hem de samimiyet oluşturarak
sürdürülebilirlik ve zamansızlık açısından önemli bir değer taşır (Bürge, 2020:279). Örneğin
görsel 1’de ki ambalajın zemininde sade bir krem rengi kullanılmış bu da doğal ve temiz bir
ürün olduğuna dair bir mesaj vermiştir. Ürün markanın protein bar kategorisinde yer
almaktadır. Dolayısıyla ürünün içerisinde yer alan protein bileşenlerinden kaç tane olduğunu
gösteren yani içeriğini büyük puntolarla direkt anlatan bir kompozisyon ile gereksiz detaylardan
kaçınılmış bu da ürünün kolay anlaşılabilmesini sağlamıştır. Marka logosunu görünür bir
şekilde yukarıya koyarak marka bilinirliğini artırırken, aynı zamanda ürünün adına altta bir
dikdörtgen içerinde yer verilmesi ise diğer ögelerden öne çıkmasını sağlamıştır. Ambalajda
krem üzerine beyaz ve sarı renklerinin kullanılması sade ve anlaşılır bir ürün olmasını
sağlamıştır. Bu tasarımda minimalist yaklaşım benimsenerek genel olarak krem ağırlıklı az renk
paleti olması sade ve doğal bir ürün olduğu mesajını verilirken, az bilgi ile hedef kitleye işlevsel
ve pratik bir ürün olduğu hissi verilmiştir.
Görsel 2. Patagonia Provisions Markasının Smoked Mussels Ürünü
24
Şohoğlu, B. & Özuzun, B. (2024). Minimalist Ambalaj Tasarımlarının Gestalt Prensibi Üzerinden Granola ve Yulaf Ezmesi Ürünlerinin
İncelenmesi. Sanat Araştırmaları Dergisi, 2 (2024 Aralık): s. 19-43.
Minimalist yaklaşım ile tasarlanmış ambalajların etkili olabilmesi için gereksiz ögelerden
kaçınılması gerekmektedir. Bu yaklaşım ambalaja bakan hedef kitlenin mesajı hızlı ve kolayca
kavramasını sağlar. Böylece iletilmek istenen ana fikir, karmaşık görsellerden arındırılarak
başarılı bir şekilde ifade edilmiş olur (İlisulu, 2019b:18). Görsel 2’de ki ambalajın tasarımında
sade ve uyumlu bir renk paleti kullanılmış olup, sıcak-soğuk renk tonlarının birbiriyle zıt uyumu
başarılı bir şekilde yansıtmaktadır. İki farklı sans serif yazı tipi detaya girmeden önemli olan
bilgileri vererek kullanılmış ve her ikisi de okunaklı ve sade oluşu ile hedef kitlenin ürünü
kolayca anlamasını sağlamıştır. Ambalajda sadece ürünün içeriğine ait olan midye görseline
yer vererek, odak noktası oluşturulmuş ve bu da ilk bakışta ürünün ne olduğunu anlamakta
oldukça kolaylık sağlamıştır. Bu minimalist yaklaşımlar ürüne estetik bir görünüm
kazandırırken, bilgilerin kolay ve net bir şekilde anlaşılır olması hedef kitlenin ürünle hızlı bir
şekilde bağ kurmasını sağlamaktadır.
Görsel 3. Nespresso ve Blue Bottle Markasının Coffee Blend No.1 Kapsülü
Ambalajları minimalist bir yaklaşımla tasarlanmış ürünler hedef kitleye doğru mesajı
ileterek pazaryeri ortamında daha yüksek satış potansiyeline sahip olduğu görülmektedir ve
minimalist ambalajlar, özellikle hızlı karar verme eğilimindeki tüketiciler üzerinde,
mesajlarının sadeliği ile etkili bir izlenim bırakmaktadır (Ersan, 2021:1196). Örneğin Görsel
3’te beyaz zemin üzerine kullanılan mavi ve siyah renk paleti ile gözü yormayan estetik bir
görünürüm sağlanmıştır. Ürünün ismi küçük puntolarla sade bir font ile yazılmış bu durum
markanın modern olduğunu vurgulamıştır. Az sayıda grafik ögelere yer verilip, logoların ortaya
paralel bir biçimde konumlandırılması hedef kitlenin dikkatinin dağılmadan ürüne
odaklanmasını sağlarken aynı zamanda markaları da öne çıkarmaktadır böylelikle hedef
kitlenin tanınan bir markanın ürününü aldığını hissettirir. Bu durumlar ele alındığında bu ürün
raftaki diğer ürünlerden kolayca ayırt edilebilirken markanın imajını da güçlendirir ve hedef
kitlenin hızlı karar verebilmesinde etkili olur.
25
Şohoğlu, B. & Özuzun, B. (2024). Minimalist Ambalaj Tasarımlarının Gestalt Prensibi Üzerinden Granola ve Yulaf Ezmesi Ürünlerinin
İncelenmesi. Sanat Araştırmaları Dergisi, 2 (2024 Aralık): s. 19-43.
Görsel 4. RightRice Markasının Orijinal Ürünü
Minimalist ambalajların odak noktası bazen yalnızca tipografi, bazen de etkili, sade bir
görsel veya şeffaf malzeme kullanımı aracılığıyla ürünün kendisi olabilir. Ambalaj tasarımına
bu açıyla yaklaşmak, ürünün hedef kitlenin gözünde kendisini ifade etmesine olanak tanırken,
aynı zamanda akılda kalıcılığa da katkı sağlamaktadır (İlisulu, 2019b:18). Görsel 4’de bu
duruma örnek olarak gösterilebilir. Ambalaj üzerinde yarım daire şeklinde şeffaf bir alana yer
verilirken, ürünün kendisi gösterilmek istenmiştir ve ürünün rengi ambalajın geneline göre daha
canlı olduğu için ilk bakışta odak noktası haline gelmiştir. Aynı zamanda pozitif bir yüz
ifadesini anımsatan bu basit kullanım hedef kitle üzerinde olumlu anlamda etkiler
yaratmaktadır. Ambalajda siyah zemin üzerine beyaz renk kullanımı ile görsel karmaşadan
uzak sade ve net bir görünüm sağlanmıştır. Ürünün üzerinde yer alan tipografilerde açık ve
okunaklı iki farklı yazı tipi kullanılmış, bu durum hedef kitle ve ürün arasındaki iletişimi
kolaylaştırmıştır. Bu minimalist yaklaşımlar hedef kitleye tek bir odak noktası sunarken, aynı
zamanda hedef kitleye doğrudan mesajı iletme konusunda başarılı bir ambalaj olmuştur.
Bu bağlamda, minimalist ambalaj tasarımı hem estetik hem de işlevsellik açısından
modern hedef kitlenin beklentilerini karşılayan, marka kimliğini güçlendiren ve uzun vadeli
değer sunan bir yaklaşım olarak öne çıkmaktadır.
3.2 Ambalaj Tasarımında Maksimalist Yaklaşım Örnekleri
Görsel 5. Twister Dondurmanın Peek A Blue Ürünü
Ambalaj tasarımı, hedef kitle tercihlerini şekillendirebilen önemli bir araçtır ve 21.
yüzyılda birçok tasarım disiplininde gözlemlenen maksimalist eğilimlerden önemli ölçüde
etkilenmiştir (Eker ve Kızgındemir, 2022:130). Bir pazar ya da sektör belirli bir stilin
hakimiyetine alıştığında, markaların dikkat çekmek için zıt tasarım yaklaşımlarına yöneldiği
görülmektedir. Farklı tasarım tekniklerinin temel unsurlarının bir araya gelmesi, markalara
kendilerini farklı kılma ve diğer ürünler arasında benzersiz bir yer edinme fırsatı sağlamaktadır.
(İnanlı ve Yazar, 2023:27). Birçok marka, ambalajlarında dikkat çekici, canlı renkler ve zengin
illüstrasyonlar kullanarak maksimalist yaklaşımlara yer vermektedir. Buna örnek olarak görsel
5’te Algida markasına ait Twister isimli dondurmasının Peek A Blue isimli ürünü
bulunmaktadır. Kavun, çilek, limon, elma ve yaban mersini aromaları ile yapılan ürünün
ambalajının zemininde yaban mersinine vurgu yapan mavi renk ile soğuk efekt dokusu
verilmiştir. Kenarlarına bu meyvelerin renkleri kullanarak dondurmanın şekli olan spiral
26
Şohoğlu, B. & Özuzun, B. (2024). Minimalist Ambalaj Tasarımlarının Gestalt Prensibi Üzerinden Granola ve Yulaf Ezmesi Ürünlerinin
İncelenmesi. Sanat Araştırmaları Dergisi, 2 (2024 Aralık): s. 19-43.
tasarımlar yapılmıştır. Ambalajın soluna Algida’nın logosunu yanına ise daha büyük bir şekilde
Twister logosu ve altına soğuk efekti verilmiş ve çocuklara daha çok hitap eden eğlenceli ve
dikkat çekici bir yazı fontu ile ürünün ismi yazılmıştır. Altına ürünün içerisinde bulunan
aromaların yani meyvelerin görsellerine ve yanında dondurmanın görseline oldukça ön plana
çıkaracak bir şekilde yer verilmiştir. Ambalajda kullanılan tüm bu ögeler kendi içlerinde her
biri dikkat çekici şekilde tasarlanmış olup, ürünün içerisindeki aromalardan yola çıkarak seçilen
renklerin canlılığı ve enerjisi ile bütünleşerek maksimalist tasarım dili kullanmak tercih
edilmiştir. Tasarımda kullanılan doku, renk çeşitliliği, dikkat çekici büyük fontlar ve birçok
bilgi ile görselin bir arada olması bu tercihi açıklar niteliktedir.
Görsel 6. Moo Free Markanın Moofreesas Ürünü
Maksimalist ambalaj tasarımları, kontrast renkler kullanılarak dinamik ve dikkat çekici
görseller oluşturulmasına olanak tanır. Bu vurgu, illüstrasyonlar ve ürünün kendisinin doğrudan
ambalaj tasarımında yer alması gibi yöntemlerle de etkili bir şekilde elde edilebilir (Eker ve
Kızgındemir, 2022:136). İllüstrasyon, metin ve kavramların daha iyi anlaşılmasını sağlamak
için yapılan bir resimleme biçimidir. Bu sanatın ana işlevlerinden biri, konu ve metni
tanımlayarak izleyicinin onları yeniden değerlendirmesine yardımcı olmaktır (Selçuk,
2018:40). Bu bağlamda, ambalaj tasarımında illüstrasyonların kullanımı, görselliği
güçlendirebilir ve dikkat çekici bir etki yaratabilir. Bu nedenle, birçok marka, ambalajlarında
illüstrasyonları tercih etmeyi uygun bulmaktadır (Eker ve Kızgındemir, 2022:136). Görsel 6’da
Moo Free markası ambalajda ürünün görselini kullanmasının yanı sıra, ürünün içerisinde yer
alan bileşenleri simgeleyen illüstrasyonlar kullanmıştır. İllüstrasyonlarda kullanılan renkler
kırmızının tonları iken logodaki renk kullanımı ile bir kontrast oluşturulmuştur. Bu kullanımlar,
ürünün rakiplerinden ayrışması bağlamında dikkat çekerken aynı zamanda dinamik ve samimi
bir marka imajı yaratarak, ürünü hedef kitle için daha cazip hale getirmektedir.
Görsel 7. Kavala Markasının Concertmaster Sherry Cask Finish Ürünü
Son zamanlarda tasarımlarda minimalizm ön planda olsa da tanınırlığı yüksek olan birçok
marka maksimalizmin karmaşık tasarımlarından gelen farklı, kaotik, bazen de el işi hissini
kullanmaktadırlar. Maksimalizm tasarımlara iyi uygulandığında markalara lüks, zenginlik ve
güç hissi kazandırmaktadır. Ambalajdaki detayların fazlalığı, markaların hedef kitleye daha
güçlü bir hikaye aktarmalarına olanak tanımaktadır. Özellikle alkol endüstrisi, maksimalist
tasarım yaklaşımını benimseyen sektörler arasında öne çıkmaktadır. Birçok şarap, bira ve el
yapımı sert içki, sunduğu ihtişam ve prestij sayesinde daha karmaşık grafiklerle ambalajlarını
27
Şohoğlu, B. & Özuzun, B. (2024). Minimalist Ambalaj Tasarımlarının Gestalt Prensibi Üzerinden Granola ve Yulaf Ezmesi Ürünlerinin
İncelenmesi. Sanat Araştırmaları Dergisi, 2 (2024 Aralık): s. 19-43.
zenginleştiriyor (İnanlı ve Yazar, 2023:27). Örneğin görsel 7’de ki Kavala markası “Ay Yeni
Yılı öncesinde Ejderha Yılı'nı onurlandıran özel 2024 Viski Hediye Seti” serisinde ejderhanın
güç ve zarafet sembolizminden ilham alarak tasarlanmıştır. Concertmaster Sherry Cask Finish
serinin üçüncü ürünüdür. Bu üründe altın yaldız kontur çizgileri kullanılarak gücü ve cesareti
temsil eden ayrıca serinin ilham kaynağı olan ejderha stilize edilmiş, ürün Snowy Mountains
dağlarında üretildiği için bu dağlarda aynı şekilde stilize edilmiştir. Zemininde ejderhanın
kıvrak hareketlerini destekleyen lekelere yer verilmiştir. Tanınır bir markanın özel serisi
olduğundan markanın ismi sağ tarafa büyük puntolar ile yazılmıştır. Tasarımda genel olarak
açık pembe rengi kullanılırken yine sıcak tonlarda kırmızı ve sarı renklerine yer verilmiştir.
Hem bu sıcak tonlarla kontrast sağlamak adına hem de üretildiği yeri temsil etmesi adına yeşil
renk kullanılmıştır. Tasarımda kullanılan ögelerin hepsi lüksü temsil eden altın yaldız rengi ile
kontur çizgileri kullanılarak öne çıkarılmıştır. Bu tasarımda paragrafın başında değindiğim
maksimalist yaklaşımın özellikleri benimsenerek tasarlanmış olup, kullanılan kontrast renk
paleti ve bir kültürü aynı zamanda da markayı anlatan ögelerin kullanımı, hedef kitleye
hikayesini güçlü bir şekilde aktarırken derin bir kültürel bağ kurmaktadır. Raftaki diğer
ürünlerden farklı olan tasarımı ile öne çıkarken aynı zamanda lüks bir marka olduğunu da
vurgulamaktadır.
Görsel 8. Nestle Gold Markasının Corn Flakes Ürünü
Maksimalist ambalaj tasarımının hedef kitle davranışları üzerindeki etkisi oldukça
büyüktür. Birçok gıda ürünün farklı kategorileri, raflarda yer alan ambalajlarında sıklıkla
kullanılan tasarım özelliklerini benimseseler de maksimum bilgi sunan ambalajlar, ne
alacaklarından emin olamayan hedef kitle için daha çekici hale gelmektedir. Bu durumdaki
hedef kitle, seçim yapmalarına yardımcı olacak net bilgi arayışındadırlar; bu nedenle,
süpermarketlerde karşılaştıkları ürünlerde maksimum yönlendirme sunan ambalajlar daha etkili
bir şekilde ihtiyaçlarını karşılamaktadır (Andrews, 2020:25). Örneğin görsel 8’de ürünün
görseli büyük bir şekilde kullanılmış, üst kısımda içerisinde yer alan bileşenlerin bilgisini
vermiş olup, alt tarafta lezzetinden ve etkili olduğu minerallerden bahsetmiştir. Ambalajın
ortasına logoya ve ürünün ismine oldukça büyük bir şekilde yer verilmiştir. Bu ambalajda gerek
tipografik gerekse görsel kullanımlarla ürün hakkında oldukça fazla bilgi verilmesi hedef
kitlenin ürün hakkında hızlı bir şekilde bilgi sahibi olmasını ve satın alma kararını olumlu yönde
etkilemesine sebep olmaktadır. Aynı zamanda ambalaj tasarımında maksimalist yaklaşım
illüstrasyonlarla birleştiğinde başarılı bir ambalaj ortaya çıkmaktadır.
Bu bağlamda, ambalaj tasarımında maksimalist yaklaşım, görsel yoğunluğu, sınırsız renk
paleti, farklı font kullanımları ve detaycı üslubu ile başarılı bir şekilde uygulandığında, hedef
kitleyi hızlı karar verme potansiyeline iterken aynı zamanda kurduğu iletişim ve duygusal bağ
28
Şohoğlu, B. & Özuzun, B. (2024). Minimalist Ambalaj Tasarımlarının Gestalt Prensibi Üzerinden Granola ve Yulaf Ezmesi Ürünlerinin
İncelenmesi. Sanat Araştırmaları Dergisi, 2 (2024 Aralık): s. 19-43.
ile marka kimliği bağlamında pozitif bir etki yaratmasının yanı sıra ürünün rakiplerinden
kolayca ayrışmasına da olanak tanımaktadır.
4. GESTALT KURAMI VE AMBALAJ TASARIMINDAKİ KULLANIMI
Ambalaj tasarımındaki grafik öğelerin birbirleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu
anlamak oldukça önemliyken, tasarımın genel estetiği, parçaların birleşiminden daha fazla
anlam ifade eder ve insanların tek tek öğeleri bir bütün olarak algılamaya yönelik doğuştan
gelen bir eğilimi olduğu göz önüne alındığında, bu durumu daha iyi kavrayabiliriz (Ersan,
2021:1195). Bu yaklaşım, öğelerin bir arada nasıl anlam kazandığını anlamamıza yardımcı
olurken, bunu anlatmamanın en başarılı yollarından biride Gestalt kuramıdır.
İletilen mesajların doğru bir biçimde algılanmasını desteklemek için, beynin işleyişine
dair geliştirilen Gestalt kuramları, 1920'lerde Max Wertheimer, Kurt Koffka ve Wolfgang
Köhler tarafından kurulan bir psikoloji okulunda temellerini oluşturmuştur (Babalıoğlu,
2020:513). Almancada düzenlemek ve yerleştirmek anlamında kullanılan “stellen” fiilinde
türeyen Gestalt, bellek, öğrenme, problem çözme, hatırlatma ve algılama gibi durumlara
yenilikçi çözümler sunmuştur (Uçar, 2019:139). Gestalt kuramı, bireylerin bütünün kendisiyle
ilgilendiğini savunurken bu anlayış doğrultusunda, tasarım, parçaların uyumlu ve işlevsel bir
şekilde bir araya gelmesi veya algılanması olarak tanımlanabilir. (Erdal, 2020:35). Gestalt
kuramının temel prensipleri şunlardır (Uçar, 2019:139);
Görsel bir imaj, çeşitli bileşenler olarak analiz edilebilir ve değerlendirilebilir.
Görsel bir imaj, parçalarının toplamından daha fazla anlam taşır ve daha kapsayıcıdır.
Bu prensipler doğrultusunda Gestalt psikologları algısal düzeni çeşitli ilkelere ayırmakta
ve daha küçük ögelerin bir araya gelerek nasıl büyük ögeler oluşturduğunu belirtmektedirler
(Babalıoğlu, 2020:513). Bu bağlamda bütün, onu meydana getiren parçaların ötesinde bir
öneme sahiptir (Becer, 2011:64). Birbirinden bağımsız olan parçalar, bir bütün oluşturur ve bu
oluşturdukları bütünün işlevi ve anlatısı göz önünde bulundurulurken, birbirinden bağımsız
olan parçaların bütünün içerisinde bir ahenk oluşturmaları gereklidir (Erdal, 2020:35). Bunun
yanı sıra parçaların tekil niteliklerinin yanında, bunların hangi bağlamda ve nasıl bir düzen
içerisinde algılandığı da son derece önemliyken, zaman zaman, bir parçanın düzeni, bireysel
anlamlarını gölgede bırakarak bir bütün oluşturur; bu bütün algıyı dönüştürüp yeni anlamlar
kazandırabilir (Uçar, 2019:139). Bu bağlamda bu karmaşık ilişki, hem parçaların bireysel
değerini hem de bunların bir araya gelerek oluşturduğu bütünün dinamik yapısını vurgulayan
derin bir algılama süreci sunar.
Algılama alanında yapılan araştırmalar sonucunda bazı belirgin ilke ve sistemler ortaya
çıkmıştır. Gestalt prensipleri olarak bilinen bu temel prensiplerin en önemli olanları şunlardır
(Uçar, 2019:140);
Benzerlik Algısı
Süreklilik Algısı
Tamamlama Algısı
Yakınlık Algısı
Şekil-Zemin Algısı
5. GRANOLA VE YULAF EZMESİ AMBALAJLARININ GESTALT PRENSİBİ
BAĞLAMINDA İNCELENMESİ
29
Şohoğlu, B. & Özuzun, B. (2024). Minimalist Ambalaj Tasarımlarının Gestalt Prensibi Üzerinden Granola ve Yulaf Ezmesi Ürünlerinin
İncelenmesi. Sanat Araştırmaları Dergisi, 2 (2024 Aralık): s. 19-43.
Görsel 9. Bahs Markasının Yulaf Ezmesi
Benzerlik Algısı: Ambalaj üzerinde bulunan bilgiler (yüksek lif, doğal protein kaynağı,
vitamin ve mineral kaynağı, yulaf ezmesi) aynı yazı fontu ile yazılmış olup, yulaf ezmesi yazısı
dışında diğerleri aynı renkte yazılmıştır. Bu yazıların altında bulunan şekillerin dokusu ve
stilleri birbiri ile neredeyse aynıdır. Bu bağlamda hedef kitle, bu bilgileri, renkleri ve şekilleri
birbirlerine benzedikleri için bir bütün olarak görerek, ürün hakkında daha fazla bilgi edinme
isteği hissedebilir.
Süreklilik Algısı: Ambalajda ürünün ismini ön plana alınmış ve yukarıdan aşağıya doğru
diğer bilgiler akıcı bir düzen içerisinde oluşturulmuştur. Yazı tipinin boyutu ve yerleşimi, gözün
doğal bir akışla ürün bilgilerine yönelmesini sağlamaktadır. Bu bağlamda hedef kitle,
ambalajdaki ögeler arasında doğal bir bütünlük hisseder ve bilgi akışını rahatça takip edebilir.
Tamamlama Algısı: Ambalajın sağ altında yuvarlak bir çömlek içerisinde ürünün
fotoğrafı bulunmaktadır. Bu çömlek tamamlanmamış bir şekilde ambalaja yerleştirilmiştir
ancak hedef kitle bu çömleği zihninde tamamlamaktadır.
Yakınlık Algısı: Ambalajın üzerinde bulunan ögeler birbirine yakın bir şekilde
yerleştirilmiştir. Yüksek lif kaynağı, doğal protein kaynağı ve vitamin ve mineral kaynağı
ifadeleri birbirinin altına sıralanmıştır. Onların da altında bulunan şekiller farklı renklerle ama
aynı yakınlık da sıralanmıştır. Onların da altına ürün hakkındaki içerik bilgilerine yer
verilmiştir. Bu doğrultuda hedef kitle bu ögeleri bir bütün olarak algılar ve ürün hakkındaki
bilgileri hızlı bir şekilde kavramaktadır.
Şekil-Zemin Algısı: Ambalajın zemin rengi sade ve tektir ve ürünün ismi büyük
puntolarla ambalajın ortasına siyah renk ile yazılmıştır. Bu durum zemin ile ürünün isminin net
bir şekilde ayrışmasını sağlamaktadır. Bu bağlamda hedef kitle, ürünün ismini ve diğer
bilgilerini net bir şekilde ayırt edebilmektedir.
Bu ambalajın tasarımında minimalist bir tasarım yaklaşımı benimsenmiştir. Gestalt algı
kuramının ilkeleri, ambalaj tasarımında başarılı bir şekilde kullanılarak, hedef kitlenin ürünle
ilgili bilgileri hızlı ve doğru bir şekilde algılamasını sağlamaktadır. Bu hem ambalajın
fonksiyonelliğini artırır hem de marka imajına katkıda bulunur.
30
Şohoğlu, B. & Özuzun, B. (2024). Minimalist Ambalaj Tasarımlarının Gestalt Prensibi Üzerinden Granola ve Yulaf Ezmesi Ürünlerinin
İncelenmesi. Sanat Araştırmaları Dergisi, 2 (2024 Aralık): s. 19-43.
Görsel 10. Diyet Market Markasının Yulaf Ezmesi
Benzerlik Algısı: Ambalaj üzerindeki ögelerde aynı renk kullanılmıştır ve ürünün
içeriğinden bahseden ikonların stilleri aynıdır. Bu ögelerin aynılığı ve benzerliği ögeler
arasında bütünlük hissiyatı yaratmaktadır.
Süreklilik Algısı: Ambalaja ilk bakışta göz logoya odaklanmaktadır. Ürünün markasını
gördükten sonra göz ürünün ismine kaymaktadır. Sonrasında sırasıyla aşağıdaki bilgiler
algılanıp göz aradaki bilgilere odaklanmaktadır. Dolayısıyla göz akıcı bir şekilde ürün üzerinde
dolaşamamaktadır. Bu durumda ambalajda süreklilik algısı başarılı bir şekilde
kullanılamamıştır.
Tamamlama Algısı: Ambalajın sağ tarafında kullanılan görsel yarım bırakılmıştır. Burada
hedef kitle kaşığı ve yulaf tanelerini bilinçaltının yardımı ile zihninde tamamlamaktadır.
Böylelikle ürünün doğal olduğunu da anlamış olurlar.
Yakınlık Algısı: Ambalajın üzerindeki görsel dışında diğer ögeler aynı hizada yer
almaktadır. Görsel karşı tarafta yer alsa da diğer ögelerle içe kullanılmıştır. Ürünün
üzerindeki ikonlar ve logo birbirine yakın bir şekilde ele alınmış, ürünün ismi, görsel ve diğer
bilgiler de birbirine yakın bir şekilde yer almıştır. Bu durum ambalajın üzerindeki ögelerin bir
bütün oluşturduğu izlenimi vermektedir.
Şekil-Zemin Algısı: Ambalajın zemini beyaz kullanılmış, diğer ögeler ise yeşil
kullanılmıştır. Bu durum ögelerin ön plana çıkmasını sağlamaktadır. Ayrıca, şekil ile zemin
arasındaki ayrımı netleştirir ve hedef kitleye bilgi aktarımını kolaylaştırır.
Bu ambalaj minimalist tasarım yaklaşımı benimsenerek tasarlanmıştır. Görsellik
bağlamında estetik bir yaklaşım sunmaktadır. Fakat Gestalt algı kuramı ilkelerine göre
değerlendirildiğinde süreklilik algısı bağlamında etkili olamaması hedef kitle ile iletişimini
oldukça zorlaştırmaktadır.
31
Şohoğlu, B. & Özuzun, B. (2024). Minimalist Ambalaj Tasarımlarının Gestalt Prensibi Üzerinden Granola ve Yulaf Ezmesi Ürünlerinin
İncelenmesi. Sanat Araştırmaları Dergisi, 2 (2024 Aralık): s. 19-43.
Görsel 11. Windy Valley Markasının Yulaf Ezmesi
Benzerlik Algısı: Ambalaj üzerindeki tipografik ögelerde aynı renk kullanılmıştır. İki
farklı yazı tipi kullanılmış fakat hepsi italic yazılmıştır. Bu da benzer bir stil oluşturulmasına
neden olmuştur. Ögeler arasındaki bu aynı renk ve italic font kullanımı tutarlılık sağlamaktadır.
Süreklilik Algısı: Markanın logosu, ürünün ismi, bilgisi ve görseli aynı hizada
konumlandırılmıştır. Bu durum ilk bakışta gözün ambalaj üzerinde doğal bir akış ile
ilerlemesini sağlar ve hedef kitle ile iletişimi kolaylaştırır.
Yakınlık Algısı: Ambalajın tasarımında tüm ögeler akıcı bir şekilde yukarıdan aşağıya
konumlandırılmış olup, birbirine yakın şekilde ele alınmıştır. Bu durum ögelerin bir grup
halinde algılanmasını sağlarken aynı zamanda hedef kitlenin ürün hakkındaki bilgileri kola
algılamasını sağlamıştır.
Şekil-Zemin Algısı: Ambalajın zemin rengi ile üzerindeki yazı ve görsel unsurlar
arasındaki kontrast, şekil ve zemin arasındaki ayrımı netleştirmiştir. Bu durum ambalajdaki
bilgilerin okunabilirliğini artırırken, görsel etkiyi de güçlendirmiştir.
Bu ambalaj minimalist tasarım yaklaşımı ile tasarlanmıştır. Gestalt algı kuramlarını etkili
bir şekilde kullanarak hedef kitle ile güçlü bir iletişim kurarken, estetik anlamda göze hitap
eden başarılı bir tasarımdır.
Görsel 12. Aloha Sunrise Granola Markasının Basic Granolası
Benzerlik Algısı: Ambalajda logo, ürün ismi, şeffaf bir çerçeve sayesinde ürünün kendisi
ve ürün hakkında kısa bilgi yer almaktadır. Bu ögelerden bilgi ve isim aynı renkte kullanılmış
32
Şohoğlu, B. & Özuzun, B. (2024). Minimalist Ambalaj Tasarımlarının Gestalt Prensibi Üzerinden Granola ve Yulaf Ezmesi Ürünlerinin
İncelenmesi. Sanat Araştırmaları Dergisi, 2 (2024 Aralık): s. 19-43.
olup, logo da yer alan aloha ismi ile benzer bir font kullanılarak yazılmıştır. Bu durumda
ambalaj üzerinde bulunan tüm ögelerin bir bütün halinde görünmesini sağlamaktadır.
Süreklilik Algısı: Ambalajın üzerinde bulunan ögeler yukarıdan aşağıya doğru akıcı bir
şekilde doğru orantıda yerleştirilmiştir. Ayrıca, şeffaf çerçeve hedef kitlenin ürünü daha iyi
algılaması sağlamaktadır. Bu bağlamda hedef kitlenin gözünü yukarıdan aşağıya doğru
yönlendirerek ambalajın tüm bileşenlerini incelemesi ve ürün hakkında kolay bilgi edinebilmesi
sağlamaktadır.
Tamamlama Algısı: Ambalaj üzerinde bulunan tüm ögeler kendi içlerinde bir bütün
olarak yer almaktadır. Dolayısıyla bu ambalaj tamamlama algısı boyutuyla ele alındığında
tamamlama algısını içeren göstergelere rastlanılmamaktadır.
Yakınlık Algısı: Ambalajda logo, ürün ismi, görsel ve bilgi alt alta ve birbirine yakın bir
mesafede yerleştirilmiştir. Bu durum hedef kitlenin ürün hakkında hızlı bir biçimde bilgi
edinmesine yardımcı olmaktadır.
Şekil-Zemin Algısı: Ambalajın zemininde sadece beyaz renk oldukça büyük bir alanda
kullanılmıştır. Diğer ögelerde birbiri içerisinde bir bütün halinde algılanacak şekilde
yerleştirilmiştir. Bu durum zemin ile şekillerin birbirinde kolay şekilde ayırt edilmesini
sağlamaktadır.
Bu ambalajın tasarımında minimalist tasarım yaklaşımı benimsenmiş olup, gestalt
ilkesine tamamlama algısı dışında diğer algı ilkelerine başvurulmuştur. Bu ilkelerde başarılı bir
şekilde kullanılmıştır. Bu kullanım sayesinde hedef kitle ile etkili bir iletişim kurulması
mümkündür.
Görsel 13. Aubergine Kitcihen Markasının Granolası
Benzerlik Algısı: Ambalajda ürün ismi ve bilgileri aynı font ve renk ile kullanılmıştır. Bu
ögeler birbirleri arasında tamamlayıcı bir şekilde tasarlanmış olması, bütünlük hissiyatı
yaratmaktadır.
Süreklilik Algısı: Ambalajda şeffaf kullanım ile ürünün kendisine yer verirken aynı
hizada ve üstünde ürün hakkında oldukça minimal ögeler kullanılmıştır. Bu durum, hedef
kitlenin ürün hakkında kolay bir şekilde bilgi almasını sağlamaktadır.
Tamamlama Algısı: Ambalajdaki çeşitli öğeler ile ürünün görseli ambalaj üzerinde bir
bütün halinde yer almaktadır. Dolayısıyla bu ambalaj tamamlama algısı boyutuyla ele
alındığında tamamlama algısını içeren göstergelere rastlanılmamaktadır.
Yakınlık Algısı: Ürünün bilgileri tek bir çerçeve içerisinde aynı renk ve font ile birbirine
yakın bir biçimde yer almaktadır. Bu durum, hedef kitlenin ögeleri bir bütün olarak
algılamasına sebep olur dolayısıyla bilgiler kolay anlaşılmaktadır.
33
Şohoğlu, B. & Özuzun, B. (2024). Minimalist Ambalaj Tasarımlarının Gestalt Prensibi Üzerinden Granola ve Yulaf Ezmesi Ürünlerinin
İncelenmesi. Sanat Araştırmaları Dergisi, 2 (2024 Aralık): s. 19-43.
Şekil-Zemin Algısı: Ambalajın zemini kraft dokudan oluşmaktadır. Bilgiler koyu yeşil
ile yazılmıştır. Bu iki renk birbiri ile kontrast oluştururken bilgilerin zeminden ayrışarak ön
plana çıkmasını sağlamaktadır.
Bu ambalaj tasarımı, minimalist bir yaklaşım ile hem estetiği hem de işlevselliği bir araya
getirirken, Gestalt algı kuramı ilkelerinin tamamlama algısı dışında diğer algı ilkeleri
doğrultusunda etkili bir iletişim sağlar. Bu, hedef kitlenin ürünü hızlı ve kolay bir şekilde
anlamasını sağlamaktadır.
Görsel 14. Kahve Dünyası Markasının Granolası
Benzerlik Algısı: Ambalaj üzerinde tek bir yazı tipi ve renk kullanılmıştır. Bu durum
kendi içerisinde tutarlılık sağlarken bir bütünlük oluşturur ve hedef kitle üzerinde güven
hissiyatı yaratmaktadır.
Süreklilik Algısı: Ambalajdaki tek font kullanımı ve tüm bilgilerin yukarıdan aşağıya
akıcı bir şekilde tasarlanması gözün ambalaj üzerinde doğal bir akışla dolaşmasına imkan
tanırken, bu durum, hedef kitlenin dikkatinin dağılmadan bilgiye ulaşmasını sağlamaktadır.
Tamamlama Algısı: Bu ambalaj üzerinde kullanılan tüm bilgiler eksiksiz bir şekilde
kullanılmıştır. Dolayısıyla bu ambalaj tamamlama algısı boyutuyla ele alındığında tamamlama
algısını içeren göstergelere rastlanılmamaktadır.
Yakınlık Algısı: Ambalaj tasarımındaki bilgiler ve logo, birbirine yakın yerleştirilmiştir.
Bu durum, hedef kitlenin bilgileri hızlıca algılamasını ve bir bütün olarak değerlendirmesini
sağlamaktadır.
Şekil-Zemin Algısı: Ambalajın koyu zemin üzerindeki açık renkli bilgileri, şekil ile zemin
arasındaki ayrımı netleştirmektedir. Bu kontrast, bilgilerin okunabilirliğini artırırken, göz
yormayan bir etki yaratmaktadır.
Bu ambalajın tasarımında minimalist tasarım yaklaşımı benimsenerek, Gestalt ilkesinin
tamamlama algısı dışında diğer algı ilkelerine başvurarak tasarlanmıştır. Bu ilkelerde başarılı
bir şekilde ele alınıp, hedef kitle ile güvenilir bir iletişim sağlanmıştır.
34
Şohoğlu, B. & Özuzun, B. (2024). Minimalist Ambalaj Tasarımlarının Gestalt Prensibi Üzerinden Granola ve Yulaf Ezmesi Ürünlerinin
İncelenmesi. Sanat Araştırmaları Dergisi, 2 (2024 Aralık): s. 19-43.
Görsel 15. Eti Lifalif Markasının Yulaf Ezmesi
Benzerlik Algısı: Ambalaj üzerinde Eti ve Lifalif markalarının logoları kullanılmış ve
altlarında ürünün adı oldukça büyük puntolarla kullanılmıştır ve bu ögelerin tipografileri
birbirine benzememekte olup her biri ayrı biçimde dikkat çekmektedir. Ayrıca ürünün içeriği
hakkında bilgiler farklı renklerle ve puntolarla ama aynı yazı fontu ile yazılmıştır. Bu
bağlamda ambalaj üzerinde kullanılan ögeler benzerlik algısı boyutunda başarılı bir şekilde ele
alınamamıştır.
Süreklilik Algısı: Ambalajın üzerinde bulunan tüm ögeler yukarıdan aşağıya doğru
sıralanmıştır. Yumuşak kıvam ifadesinden sonra sağ tarafta bulunan kaşığa gözün kayması
ardından diğer ögelere onun altında yer verilmesi gözün ambalaj üzerindeki bilgileri doğal bir
akışla takip etmesine yardımcı olur. Bu durum hedef kitlenin bakış yönünü yönlendirerek ürün
hakkındaki bilgileri kolay bir şekilde edinmesine yardımcı olmaktadır.
Tamamlama Algısı: Ambalaj üzerindeki tüm ögeler, kendi aralarında bir bütünlük
oluşturur. Bu nedenle, ambalajın tamamlama algısı açısından incelendiğinde, bu algıyı yansıtan
göstergelere ulaşmamıştır.
Yakınlık Algısı: Ambalaj üzerinde yer alan eti, lifalif logoları, yulaf ezmesi, ince
öğütülmüş ve yumuşak kıvam ifadeleri birbiri ile yakın bir şekilde yerleştirilmiş ve bir grup
halinde algılanmaktadır. Onların altında yer alan diğer bilgiler ve ögelerde yakın bir şekilde
yerleştirildiği için onlarda yine bir grup halinde algılanmaktadır. Bu durum hedef kitlenin
ögelerin hepsini bir arada algılamasını sağlamaktadır fakat okunabilirlik bağlamında hepsini
kolay bir şekilde ayırt edip algılamasında etkili değildir.
Şekil-Zemin Algısı: Ambalajın zemininde bir buğday tarlası, güneş ışığının patladığını
gösteren bir efekt bu iki ögeden ayrı bir şekilde dokulu bir zemin üzerine dökülmüş yulaflar
bulunmaktadır. Bu kullanım abartılı bir biçimde ele alınmıştır. Diğer ögelerde birbirlerinden
hem renk hem de font ve form kullanımı açısından farklı stillerde ele alınmıştır. Bu ögeler ele
alınma biçimleri ile zeminden ilk bakışta kolayca olarak ayrışmasa da incelendikten sonra
ayrışmaktadır.
Bu ambalajın tasarımında maksimalist tasarım yaklaşımı benimsenmiştir. Gestalt
ilkesinin süreklilik, yakınlık ve şekil-zemin algı ilkelerine başvurulmuş olup, diğer ilkelerine
yer verilmemiş ya da başarılı bir şekilde kullanılmamıştır.
35
Şohoğlu, B. & Özuzun, B. (2024). Minimalist Ambalaj Tasarımlarının Gestalt Prensibi Üzerinden Granola ve Yulaf Ezmesi Ürünlerinin
İncelenmesi. Sanat Araştırmaları Dergisi, 2 (2024 Aralık): s. 19-43.
Görsel 16. Kelly’s Performans Markasının Yulaf Ezmesi
Benzerlik Algısı: Ambalajda birbiri ile kontrast oluşturan dört farklı renk ve üç farklı font
kullanılmıştır. Renklerin oluşturduğu kontrast ve fontların farklılığı bir benzerlik
göstermemektedir. Bu bağlamda, benzerlik algısını yansıtan göstergelere ulaşılmamıştır.
Süreklilik Algısı: Ambalaj üzerinde ilk bakışta ürünün ismine odaklanılmaktadır.
Sonrasında göz akışa uygun bir şekilde ürün hakkında bilgi edinirken, ürünün görseli ile de
temas kurmaktadır. Bu bağlamda süreklilik algısı doğru bir şekilde ele alınarak, hedef kitleye
bilgiyi kolay bir şekilde sunmaktadır.
Tamamlama Algısı: Ambalajın zemininde bir buğday tarlası efekti verilmektedir. Fakat
bu efekt silüet şeklinde yer almaktadır. Hedef kitle ise bunu zihninde gerçek bir buğday tarlası
gibi hayal eder ve canlandırır. Bu durumda tamamlama algısı sayesinde ürün hedef kitle ile
duygusal bir bağ kurabilmektedir.
Yakınlık Algısı: Ambalaj üzerindeki tüm ögeler birbirine yakın ve düzenli bir şekilde
konumlandırılmıştır. Markanın logosu, ürünün ismi ve bilgisi bir bütün gibi dururken altta yer
alan görseli ve diğer bilgileri bir bütün olarak görülmektedir. Bu durum hedef kitle tarafından
bilgilerin kolay okunabilmesini sağlamaktadır.
Şekil-Zemin Algısı: Ambalajın zemininde kırmızı ve mavi kontrast oluşturan renkler
kullanılmıştır. Mavinin üzerine ise buğday tarlası efekti verilmiştir. Bu efekt ve renklerin
canlılığı zeminin diğer ögelerden kolay bir şekilde ayrışmasını sağlamaktadır.
Bu ambalajın tasarımında maksimalist tasarım yaklaşımı benimsenmiştir. Bu yaklaşım
Gestalt algı kuramının benzerlik ilkesi dışında diğer ilkelerini başarılı bir şekilde
yansıtmaktadır. Canlı görsel ögeler ve dikkat çekici renk paleti ile hedef kitle deneyimini
olumlu hale getirirken, ürün hakkında güçlü bir imaj yaratmaktadır.
Görsel 17. zel Gıda Markasının Yulaf Ezmesi
36
Şohoğlu, B. & Özuzun, B. (2024). Minimalist Ambalaj Tasarımlarının Gestalt Prensibi Üzerinden Granola ve Yulaf Ezmesi Ürünlerinin
İncelenmesi. Sanat Araştırmaları Dergisi, 2 (2024 Aralık): s. 19-43.
Benzerlik Algısı: Ambalajda üç farklı yazı fontu ve altı farklı renk kullanılmıştır. Sadece
kullanılan fontlar birbirine benzemektedir fakat yine de bu ambalajda benzerlik algısını
yansıtan göstergelere kısmen ulaşılmamıştır.
Süreklilik Algısı: Ambalaj üzerindeki bilgilerin ortada yukarıdan aşağıya doğru bir akışta
düzenlendiği görülmektedir. Bu akış hedef kitlenin bilgilere kolay bir şekilde ulaşmasını
sağlamaktadır.
Tamamlama Algısı: Ambalajın zemininde ahşap bir masa üzerinde yulaf dolu bir kase ve
masanın etrafına dağılmış yulaflara yer verilmiştir. Fakat bu ögeler önüne turuncu bir zemin
daha atılıp yarım bir şekilde kullanılmıştır. Bu turuncu zeminin üstüne buğday başaklarının
silüeti yerleştirilmiştir. Tüm bu ögeler tamamlanmamış bir şekilde ambalaj üzerinde yer
edinmiş olup, hedef kitlenin zihninde bu ögeleri tamamlanması istenmiştir.
Yakınlık Algısı: Ambalaj üzerindeki bilgiler ve görseller, birbirlerine yakın bir konumda
yer almaktadır. Ürünün ismi ve kısa bilgileri hedef kitlenin bu ögeleri bir bütün olarak
algılamasını kolaylaştırmaktadır.
Şekil-Zemin Algısı: Masanın üzerinde dağılmış şekilde yer alan yulaf görüntüsü her ne
kadar turuncu zemin ile birbirinden ayrışsa da turuncu zemin üzerinde yer verilen silüetler ve
silüetlerin üzerinde yer alan ürün bilgiler okunabilirlik bağlamında ilk bakışta gözü
yormaktadır. Bu ambalaj şekil-zemin algısı bağlamında başarılı olamamıştır.
Bu ambalaj maksimalist tasarım yaklaşımı benimsenerek tasarlanmıştır. Gestalt algı
kuramı ilkelerinden şekil-zemin ve benzerlik algılarını başarılı bir şekilde kullanmazken, diğer
ilkelere başarılı bir şekilde yer verilmesi hedef kitlenin ürün hakkında bilgilere kolay bir şekilde
ulaşabilmesini sağlamaktadır.
Görsel 18. Hippie Snacks Markasının Granolası
Benzerlik Algısı: Bu ambalajda tek bir yazı fontu kullanılmış ve zemin rengi ile kullanılan
görsellerin renkleri aynı tonlarda kullanılmıştır. Bu durum bir benzerlik yaratırken aynı
zamanda tutarlılık sağlamaktadır.
Süreklilik Algısı: Ambalajda kullanılan ögeler bir akışa sahip değildir. Markanın logosu,
ürünün ismi, bazı bilgileri ve ürünün kendi görseli ambalajın ortasında yer alırken, ürün
hakkındaki diğer bilgiler ve içerisinde yer alan aromaların görselleri hem sağ da hem sol da yer
almaktadır. Bu durum, ürünle ilgili bilgilere ilk temasta kolay bir şekilde ulaşılmadığını
göstermektedir.
37
Şohoğlu, B. & Özuzun, B. (2024). Minimalist Ambalaj Tasarımlarının Gestalt Prensibi Üzerinden Granola ve Yulaf Ezmesi Ürünlerinin
İncelenmesi. Sanat Araştırmaları Dergisi, 2 (2024 Aralık): s. 19-43.
Tamamlama Algısı: Ambalajın üzerinde elma ve kaşık görseli bulunmaktadır. Bu
görseller tamamlanmadan eksik bir şekilde kullanılmışlardır. Bu durum hedef kitlenin bu
ögeleri kendi zihninde tamamlamasını sağlamaktadır.
Yakınlık Algısı: Ambalaj üzerindeki birçok öge farklı yerlerde yer aldığından dağınık bir
şekilde görülmektedir. Bu durum ambalajın yakınlık algısı açısından incelendiğinde, bu algıyı
yansıtan göstergelere ulaşmamıştır.
Şekil-Zemin Algısı: Canlı bir yeşil zemin üzerindeki beyaz ve kahverengi yazılar, bir
kontrast yaratmaktadır. Bu durum, yazıların ön plana çıkmasını ve okunabilirliğini
artırmaktadır.
Bu ambalaj maksimalist tasarım yaklaşımı benimsenerek tasarlanmıştır. Gestalt algı
kuramı ilkelerinden süreklilik ve yakınlık algılarını başarılı bir şekilde kullanmazken, diğer
ilkelere başarılı bir şekilde yer verilmesi hedef kitlenin zihninde marka tutarlı bir yer edinirken,
rakiplerinden ayrışmaktadır.
Görsel 19. Zbarz Markasının Granolası
Benzerlik Algısı: Ambalajın tasarımında iki farklı yazı tipi kullanılmıştır. Bu durum
tutarlılığı vurgularken, ürünün görselinde bulunan renkler ve diğer tasarım ögelerinin
renklerinin birbirine benzer olması markanın hedef kitlenin hafızasında yer edinmesini
sağlamaktadır.
Süreklilik Algısı: Ambalaj üzerinde ilk olarak markanın logosu ve ürünün ismi, içeriği
hakkındaki bilgiler ve tasarım ögeleri algılandıktan sonra ürün görseli ve soldaki diğer bilgiler
algılanmaktadır. Bu durum, gözün rahat bir şekilde ürün hakkında bilgi edinilmesini
sağlamaktadır.
Tamamlama Algısı: Ambalaj üzerindeki bilgiler ve görsel ögeler, bir bütünlük
oluşturmaktadır. Hedef kitleye net bir izlenim verildiği için bu ambalajda bu algıyı yansıtan
göstergelere ulaşmamıştır.
Yakınlık Algısı: Ambalajda markanın logosu ve ürünün ismi, içeriği hakkındaki bilgiler
ve tasarım ögeleri bir grup, diğer ögeler ise yakın şekilde konumlandırıldığı için bir grup gibi
görülmektedir.
Şekil-Zemin Algısı: Ambalajda beyaz zemin üzerine yerleştirilen siyah, yeşil bilgiler ve
pembe vurgu renkleri, gözün görsel ve önemli bilgileri kolayca ayırt etmesini sağlamaktadır.
Bu durum bilgilere kolay ulaşılabilmesini sağlamaktadır.
Bu ambalaj maksimalist yaklaşım ile tasarlanmış olup, Gestalt kuramının tamamlama
ilkesi dışında tüm ilkelerini başarılı bir şekilde yansıtmaktadır.
38
Şohoğlu, B. & Özuzun, B. (2024). Minimalist Ambalaj Tasarımlarının Gestalt Prensibi Üzerinden Granola ve Yulaf Ezmesi Ürünlerinin
İncelenmesi. Sanat Araştırmaları Dergisi, 2 (2024 Aralık): s. 19-43.
Görsel 20. Kellogg’s Markasının Granolası
Benzerlik Algısı: Ambalaj üzerinde bulunan tüm bilgiler ürün ismi, içeriği vb. Aynı yazı
fontu ile benzer stilde kullanılmıştır. Kırmızı renginin farklı tonlarına yer verilmiştir. Bu durum
tutarlılığı arttırmaktadır.
Süreklilik Algısı: Ambalajdaki öğelerin düzeni, gözün doğal olarak takip etmesini
sağlayarak şekilde düzenlenmiştir. Bu durum hedef kitlenin gözünü ambalajın üst kısmından
alt kısmına doğru kolayca yönlendirir ve kolay bir bilgi akışı sağlamaktadır.
Tamamlama Algısı: Ambalajın sol üstünde güneş ve buğday başakları yarım bir şekilde
yer almaktadır. Zeminde kullanılan bordo renkle orayı kesip bir tepe görüntüsü ve bu ögelerin
o tepenin ardında kalmış hissiyatı verilmektedir. Bu durum hedef kitlenin bu ögeleri kendi
zihninde tamamlamasını sağlamaktadır.
Yakınlık Algısı: Ambalajın üzerinde bulunan ögeler; ürün ismi, içeriği, marka logosu ve
görsel ögeler sayfanın ortasından genele yayılmaktadır. Hepsi konum olarak farklı yerlerde
olsalar da yakın mesafede konumlandırıldıkları için bir bütün halinde göze hitap
etmektedirler. Bu durum hedef kitlenin bilgileri hızlı şekilde algılamasını sağlamaktadır.
Şekil-Zemin Algısı: Ambalajın zemininde kullanılan renkler kırmızının farklı tonları
olduğundan bir bütün halinde görünmek de olup, öndeki diğer ögelerin renk kullanımları,
formları ve stilleri sayesinde bu ögelerden kolayca ayrışmasını sağlamaktadır.
Bu ambalajın tasarımında maksimalist tasarım yaklaşımı benimsenmiştir. Gestalt
prensibinin bütün algı ilkelerine başvurulmuş olup, bu ilkelerin kullanımı başarılı olmuştur.
SONUÇ
Bu çalışma, minimalist ve maksimalist ambalaj tasarımlarının Gestalt prensibi
çerçevesinde incelenmesini, her iki yaklaşımın ambalaj tasarımındaki etkilerini ve hedef kitle
üzerindeki algılarını anlamak açısından önemli bulgular sunmaktadır. İncelenen granola ve
yulaf ezmesi ambalajları, bunlar; Bahs, Diyet Market, Windy Valley, Eti Lifalif, Kelly’s
Performance, Güzel Gıda markalarının yulaf ezmeleri ve Ahola Sunrise Granola, Aubergine
Kitcihen, Kahve Dünyası, Hippie Snacks, Zbarz ve Kellogg’s markalarının granolarıdır. Bu
ürünlerin ambalajları iki tasarım yaklaşımının da farklı, estetik ve işlevsel özelliklerini
yansıtmaktadır.
Minimalist tasarım yaklaşımı ile tasarlanan ambalajlar, sadelik ve işlevselliği ön planda
tutarak hedef kitleye net ve anlaşılır bir mesaj iletmektedirler. Gestalt prensipleri bağlamında
yapılan hem granola hem yulaf ezmesi incelemelerinde, minimalist tasarımlar genellikle şu
özellikleri taşımaktadır:
39
Şohoğlu, B. & Özuzun, B. (2024). Minimalist Ambalaj Tasarımlarının Gestalt Prensibi Üzerinden Granola ve Yulaf Ezmesi Ürünlerinin
İncelenmesi. Sanat Araştırmaları Dergisi, 2 (2024 Aralık): s. 19-43.
- Benzerlik Algısı: Minimalist tasarım yaklaşımı ile tasarlanan ambalajlarda kullanılan
renk ve yazı tipleri, kullanılan öğeler arasında tutarlılık sağlayarak hedef kitlenin
bilgileri bir bütün olarak algılamasına yardımcı olmaktadır.
- Süreklilik Algısı: Ambalaj üzerindeki öğelerin akıcı bir düzenle yerleştirilmesi, gözün
doğal bir akışla bilgileri takip etmesini sağlamaktadır. Bu durum, hedef kitlenin ambalaj
üzerindeki bilgileri hızlı ve kolay bir şekilde algılamasını sağlamaktadır.
- Tamamlama Algısı: Minimalist yaklaşımlı tasarımlarda, eksik kalan öğelerin
tamamlanması hedef kitle tarafından zihinde kolayca gerçekleştirilmektedir. Bu durum,
ürünle ilgili olumlu bir algı yaratmaktadır.
- Yakınlık Algısı: Bu algı tüm ürünlerde başarılı bir şekilde kullanılırken, öğelerin
ambalaj üzerinde birbirine yakın konumlandırılması, hedef kitlenin bilgileri gruplar
halinde algılamasını kolaylaştırmaktadır.
- Şekil-Zemin Algısı: Tüm ambalajlarda başarılı bir şekilde kullanılan şekil-zemin algısı,
özellikle minimalist yaklaşımlı tasarımlarda az renk kullanımından dolayı zeminin
sadeliği sayesinde diğer ögelerin daha da dikkat çekmesini sağlarken ürün bilgilerini net
bir şekilde ayırt edilebilir kılmaktadır.
Sonuç olarak, minimalist tasarım yaklaşımı ile tasarlanan yulaf ezmesi ve granola
ürünlerinin ambalajları Gestalt kuramı çerçevesinde sade yaklaşımı ile hedef kitlenin ürünler
hakkında bilgiye hızlı ve kolay ulaşabilmesine, markaya karşı pozitif bir tutum sergilemesine
ve marka imajını güçlendirmesine sebep olmuştur. Maksimalist tasarım yaklaşımı ile
tasarlanmış ambalajlar ise, abartılı detaylar, çok çeşitli ve canlı renk paleti, çeşitli font
kullanımları ve yoğun görsel ifadelerle dikkat çekmektedir. Gestalt prensipleri açısından hem
granola hem yulaf ezmesi ürünlerinin ambalajlarının incelemelerinde, maksimalist tasarımlar
şu özellikleri göstermektedir:
- Benzerlik Algısı: Maksimalist yaklaşım benimsenerek tasarlanan ambalajlarda
kullanılan farklı renkler ve fontlar, öğeler arasında tutarsızlık yaratabilir. Ancak, bazı
tasarımlar belirli bir bütünlük hissi sunarak hedef kitlenin dikkatini çekmektedir.
- Süreklilik Algısı: Ambalaj üzerindeki öğelerin düzeni, gözün doğal bir akışla bilgileri
takip etmesine olanak tanımaktadır. Ancak, karmaşık tasarımlar bazen bu akışı
zorlaştırabilmektedir.
- Tamamlama Algısı: Maksimalist yaklaşım ile tasarlanan ambalajlarda, eksik kalan
öğelerin tamamlanması hedef kitle tarafından gerçekleştirilebilirken, hedef kitlenin
ürünle daha güçlü ve derin bir bağ kurmasını sağlamaktadır.
- Yakınlık Algısı: Öğelerin yakın konumlandırılması, hedef kitlenin bilgileri gruplar
halinde yani kolay algılamasını sağlarken, düzensiz kullanılan ögeler bazen hedef
kitlenin dikkat dağıtabilmektedir.
- Şekil-Zemin Algısı: Maksimalist yaklaşım benimsenerek tasarlanan ambalajlarda, renk
ve doku çeşitliliği, çoğu zaman öğelerin birbirinden ayrışmasını sağlarken, bazı
kullanımlarda karmaşık bir görünüm yaratabilmektedir. Bu da hedef kitlenin ambalaj
üzerinde bulunan ögeleri birbirinden ayırt etmesini zorlaştırmaktadır.
Bu bağlamda, maksimalist yaklaşım benimsenerek tasarlanan yulaf ezmesi ve granola
ürünlerinin ambalajları Gestalt kuramı açısından ele alındığında, genel anlamda zaman zaman
algıyı zorlaştırdığı fakat dikkat çekici yönü ile hedef kitle üzerinde pozitif anlamda bir etki
yaratabildiği gözlemlenmiştir.
Her iki tasarım yaklaşımı benimsenerek tasarlanan granola ve yulaf ezmesi ambalajları,
Gestalt kuramı çerçevesinde farklı algı ve etki yaratma potansiyeline sahiptir. Minimalist
tasarımlar, sadelik ve netlik ile hedef kitleye ulaşırken, maksimalist tasarımlar abartılı detaylar
ve pozitif bağlar kurarak dikkat çekmektedir. Her iki yaklaşımın da ambalaj tasarımında
40
Şohoğlu, B. & Özuzun, B. (2024). Minimalist Ambalaj Tasarımlarının Gestalt Prensibi Üzerinden Granola ve Yulaf Ezmesi Ürünlerinin
İncelenmesi. Sanat Araştırmaları Dergisi, 2 (2024 Aralık): s. 19-43.
kendine özgü avantajları ve dezavantajları bulunmaktadır. Bu bağlamda, markaların hedef
kitlelerine uygun tasarım stratejisini belirlemeleri, ürünlerinin rakipleri arasındaki başarısını
büyük ölçüde artıracaktır.
41
Şohoğlu, B. & Özuzun, B. (2024). Minimalist Ambalaj Tasarımlarının Gestalt Prensibi Üzerinden Granola ve Yulaf Ezmesi Ürünlerinin
İncelenmesi. Sanat Araştırmaları Dergisi, 2 (2024 Aralık): s. 19-43.
KAYNAKLAR
Alkanoğlu, G. Maximalism and fashion (Yayınlanmış) Yüksek Lisans Tezi, İstanbul Arel Üniversitesi Sosyal
Bilimler Enstitüsü, İstanbul.
Andrews, E. (2020). Maximalist design for food branding (Yayınlanmış) Yüksek Lisans Tezi, Trinity University,
Texas.
Babalıoğlu, S. S. (2020). “Logotype tasarımında gestalt görsel algı kuramının etkileri.” Atlas Journal, 6(30),
513-518.
Bayraktar, F. (2004). Kağıt dayanıklı ambalaj malzemeleri sektör araştırması. Türkiye Kalkınma Bankası A.Ş.
Becer, E. (2011). İletişim ve grafik tasarım. Dost Kitapevi.
Becer, Emre. (2014). Ambalaj tasarımı. Dost Kitapevi.
rge, Z. E. (2020). “Grafik tasarımda minimalizm akımının çikolata ambalajları üzerinden analizi.” Pearson
Journal, 5(6), 274-284.
Çeken, B., Ersan, M., & Ağca, Ç. “Ambalaj tasarımında işlevsellik ve silindir formundaki gıda ambalajları için
bir sistem önerisi.” Ulakbilge Sosyal Bilimler Dergisi, 28:1123-1134.
Durmaz, Ö. (2009). Hızlı tüketim ünlerinin ambalaj tasarımlarında çağrışımsal öğrenme ile renk kararları.
(Yayınlanmış) Yüksek Lİsans Tezi, Dokuz Eylül Üniversitesi, İzmir.
Eker, C., & Kızgındemir, C. (2022). “Grafik tasarım alanındaki etkileri bağlamında 21. yüzyılda yeni bir tasarım
üslubu olarak maksimalizm.” Sanat ve Tasarım Dergisi, 12(1), 117-136.
Erdal, G. (2020). “Ambalaj tasarımında gestalt prensibi.” Uluslararası İnsan ve Sanat Araştırmaları Dergisi, 4(4),
32-39. Ersan, Merve. (2021). “Ambalaj tasarımında minimalizm.” Ulakbilge Sosyal Bilimler Dergisi, 9(64),
1193-1202.
Gezer, Ü. (2019). “Çağdaş sanat ve tasarım eğitiminde görsel tasarım öğeleri ve ilkeleri.” Ulakbilge Sosyal
Bilimler Dergisi, 7(40), 595-614.
İlisulu, T. İ. (2019a). “Bir meslek olarak ambalaj tasarımı.” Sanat ve Tasarım Dergisi, (24), 195-207.
İlisulu, T. İ. (2019b). “Gıda ambalajı tasarımlarında değişen tüketici beklentileri.” Sanat-Tasarım Dergisi, 10,
16-23. İnanlı, A., & Yazar, T. (n.d.).
İnanlı, A., & Yazar, T. (n.d.). “Minimalizme karşı yeni bir üslup olarak maksimalizm ve tipografi.” Uluslararası
Sanat ve Estetik Dergisi, 12, 15-31.
Kayalar, N. (2022). Günümüz ambalaj tasarımlarının "illüstrasyon" kullanımı açısından incelenmesi ve
sınıflandırılmas. (Yayınlanmış) Yüksek Lİsans Tezi, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi, Güzel Sanatlar
Enstitüsü, İstanbul.
Madan, S. N., & İpek, A. R. (2024). “Minimalizmin ambalaj tasarımlarında grafik tasarım yönünden öğesel
incelenmesi.” Avrasya Sosyal ve Ekonomi Araştırmaları Dergisi, 11(2), 22-45.
Polat, B. (2022). “Packaging and the historical development of packaging design. Journal of History School.”
58, 1854-1867.
42
Şohoğlu, B. & Özuzun, B. (2024). Minimalist Ambalaj Tasarımlarının Gestalt Prensibi Üzerinden Granola ve Yulaf Ezmesi Ürünlerinin
İncelenmesi. Sanat Araştırmaları Dergisi, 2 (2024 Aralık): s. 19-43.
Selçuk, S. (2018). Tarihsel illüstrasyonların arkeolojik müzeler üzerinden incelenmesi ve Hasankeyf Müzesi
üzerine proje çalışması. (Yayınlanmış) Yüksek lisans tezi, Yaşar Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü. İzmir.
rk Dil Kurumu. (n.d.). Minimalist. In Türkçe Sözlük. Erişim tarihi 14 Kasım 2024, https://sozluk.gov.tr/
rkyılmaz, Gökçe. (2019). Minimalist sanat ideolojisinin grafik tasarıma etkisi. (Yayınlanmış) Yüksek lisans
tezi, Kocaeli Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü. Kocaeli.
Uçar, T. F. (2019). Görsel iletişim ve grafik tasarım. İnkılâp Yayınları.
GÖRSEL KAYNAKÇA
Görsel 1: RXBAR. (n.d.). Coconut chocolate protein bars (Box of 12). RXBAR. Erişim tarihi 3 Aralık 2024,
https://shop.rxbar.com/shop/coconut-chocolate-protein-bars-box-of-12.html
Görsel 2: Patagonia Provisions. (n.d.). Deniz ürünleri. Erişim tarihi: 11 Ocak 2025,
https://www.patagoniaprovisions.com/collections/seafood
Görsel 3: Blue Bottle Coffee. (n.d.). Blue Bottle x Nespresso Blend No. 1 - Vertuo kapsülleri. Erişim tarihi: 11
Ocak 2025, https://bluebottlecoffee.com/us/eng/product/blue-bottle-x-nespresso-blend-no-1-vertuo-
capsules?a_idx=us-production-shopCollectionProducts&a_oID=Limited-Offerings.blue-bottle-x-nespresso-
blend-no-1-vertuo-capsules&a_qID=49df753d4a4ec0a132257e5c0676831b&a_pos=14
Görsel 4: RightRice. (n.d.). RightRice orijinal sebzeli ve protein içeren pirinç, 6 porsiyon. Erişim tarihi: 11 Ocak
2025, https://www.amazon.com/RightRice-Original-Vegetables-Protein-Servings/dp/B0BCGYCGBM
Görsel 5: Big Papa. (n.d.). Twister dondurma. Tablicakalorijnosti. Erişim tarihi 3 Aralık 2024,
https://www.tablicakalorijnosti.ru/produkty/bolshoy-papa-s-myagkim-shok
Görsel 6: Moo Free Chocolates. (n.d.). Süt içermeyen ve vegan Moo Free çikolata barları. Erişim tarihi: 11 Ocak
2025, https://www.moofreechocolates.com/products/dairy-free-vegan-moofreesas-bars
Görsel 7: Kavalan Whisky. (n.d.). News: [Title of the article]. Erişim tarihi 3 Aralık 2024,
https://www.kavalanwhisky.com/en/news.php?act=view&id=178
Görsel 8: Nestlé. (n.d.). Gold Flakes kahvaltılık gevrekler. Erişim tarihi: 11 Ocak 2025, https://www.nestle-
cereals.com/tr/kahvaltilik-gevrekler/goldflakes
Görsel 9: Bahs Bar. (n.d.). Yulaf ezmesi 1 sade 1 ince öğütülmüş. Bahs Bar. Erişim tarihi 8 Ocak 2025,
https://www.bahsbar.com/products/yulaf-ezmesi-1-sade-1-i%CC%87nce-ogutulmus
Görsel 10: Diyet Market. (n.d.). Glutensiz yulaf ezmesi 250 gr. Erişim tarihi: 11 Ocak 2025,
https://www.trendyol.com/diyet-market/glutensiz-yulaf-ezmesi-250-gr-p-217642721
Görsel 11: Organic Windy Valley. (n.d.). Organik yulaf ezmesi (Ecocert sertifikalı) 500 gr. Erişim tarihi: 11 Ocak
2025, https://organicwindyvalley.com.tr/organik-yulaf-ezmesi-ecocert-sertifikali-500-gr,
Görsel 12: Aloha Sunrise Granola. (n.d.). Aloha Sunrise Granola. Erişim tarihi 8 Ocak 2025,
https://www.alohasunrisegranola.com/
Görsel 13: Aubergine Kitchen. (n.d.). El yapımı granola. Erişim tarihi: 11 Ocak 2025,
https://auberginekitchen.com/products/hand-crafted-granola/
Görsel 14: Kahve Dünyası. (n.d.). Şeker ilavesiz granola 250g. Erişim tarihi: 11 Ocak 2025,
https://www.kahvedunyasi.com/seker-ilavesiz-granola-250g-p-1923
Görsel 15: Eti. (n.d.). Eti Lifalif. ETI. Erişim tarihi 8 Ocak 2025, https://www.etietieti.com/eti-kahvaltilik-ve-lifli-
urunler/eti-lifalif
43
Şohoğlu, B. & Özuzun, B. (2024). Minimalist Ambalaj Tasarımlarının Gestalt Prensibi Üzerinden Granola ve Yulaf Ezmesi Ürünlerinin
İncelenmesi. Sanat Araştırmaları Dergisi, 2 (2024 Aralık): s. 19-43.
Görsel 16: Bim Fiyatlar. (n.d.). Kelly's Fitness Club ince öğütülmüş yulaf ezmesi 500 g fiyatı. Erişim tarihi: 11
Ocak 2025, https://www.bimfiyatlar.com/kellys-fitness-club-ince-ogutulmus-yulaf-ezmesi-500-g-fiyati
Görsel 17: Güzel Gıda. (n.d.). Glutensiz yulaf ezmesi 300 gr. Erişim tarihi: 11 Ocak 2025, https://siparis-
guzelgida.com/products/glutensiz-yulaf-ezmesi-300-gr
Görsel 18: Hippie Snacks. (n.d.). Granola. Erişim tarihi: 11 Ocak 2025,
https://www.hippiesnacks.com/product/granola/
Görsel 19: Z Barz. (n.d.). Bademli narı granola 200g. Erişim tarihi: 11 Ocak 2025,
https://zbarz.com.tr/urun/bademli-narli-granola-200g/
Görsel 20: Kellogg's. (n.d.). Granola. Kellogg's Türkiye. Erişim tarihi 8 Ocak 2025, https://www.kelloggs.com/tr-
tr/products/granola.html
44
MOBİL OPERATÖR REKLAMLARININ TÜKETİCİ ALGISINA
ETKİSİ
Beyda ULUSOY*, Burhan ŞOHOĞLU**
ÖZ
Tüketici, modern ekonominin merkezinde yer alan ve pazarlama faaliyetlerinin odak noktası olan bir birey veya
gruptur. Reklamlar ise tüketici davranışlarını yönlendiren araçlardan biri olarak günümüzde tercih edilmektedir.
Reklamlarda algı yönetimi, tüketicilerin bir ürün, hizmet veya markayı olumlu algılamasını sağlamak için
mesajlar ve görsellerle hedef kitlenin algısını şekillendirme veya yönlendirme sürecidir. Mobil operatörler,
rekabetçi pazarda tüketici algısını şekillendirmek için televizyon reklamlarında hareketli grafiklerden
yararlanmaktadır. Düşük maliyetli ve pratik olan bu yöntem, izleyicinin dikkatini çekmek için etkili bir araçtır.
Ancak bu reklamlarda sıkça karşılaşılan yanıltıcı indirimler, küçük yazılarla belirtilen kısıtlamalar ve seçili
kullanıcı gruplarını hedefleyen kampanyalar, tüketici güvenini olumsuz etkileyebilmektedir. Bu çalışmada, Türk
Telekom, Vodafone ve Turkcell mobil operatörlerinin reklamlarında yer alan algı yönetiminin tüketicilere nasıl
aktarıldığı örnek reklamlar ile incelenmiştir. Sonuç olarak, mobil operatör reklamlarının şeffaf ve tüketici dostu
bir şekilde tasarlanması, hem markaların itibarı hem de tüketicinin bilinçli karar verme süreçleri açısından önem
taşıdığı sonucuna varılmıştır.
Anahtar Kelimeler: Algı yönetimi, hareketli grafikler, mobil operatör reklamları, reklam, tüketici algısı
THE EFFECT OF MOBILE OPERATOR ADVERTISEMENTS ON CONSUMER
PERCEPTION
ABSTRACT
The consumer is an individual or group at the center of the modern economy and the focal point of marketing
activities. Advertisements are preferred today as one of the tools that direct consumer behavior. Perception
management in advertisements is the process of shaping or directing the perception of the target audience with
messages and visuals in order to ensure that consumers perceive a product, service or brand positively. Mobile
operators use motion graphics in television advertisements to shape consumer perception in the competitive
market. This method, which is low-cost and practical, is an effective tool to attract the attention of the audience.
However, misleading discounts, restrictions stated in small print and campaigns targeting selected user groups,
which are frequently encountered in these advertisements, can negatively affect consumer trust. In this study,
how perception management in the advertisements of Türk Telekom, Vodafone and Turkcell mobile operators is
conveyed to consumers is examined with sample advertisements. As a result, it has been concluded that the
transparent and consumer-friendly design of mobile operator advertisements is important both for the reputation
of the brands and for the conscious decision-making processes of the consumer.
Keywords: Advertising, consumer perception, mobile operator advertisements motion graphics, perception
management
Makale Bilgisi / Article Info Geliş/Received: 12.12.2024, Kabul/Accepted: 16.12.2024.
Bu makale bilimsel etik ve kurallara uygun hazırlanmış ve intihal incelemesinden geçirilmiştir. Etik kurul onayı
gerektirmemektedir.
© 2024 Sanat Araştırmaları Dergisi. Bu makale Creative Commons Attribution (CC BY-NC-ND) 4.0 lisansı ile yayımlanmaktadır.
* Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Lisansüstü Eğitim Enstitüsü Grafik Tasarımı Yüksek Lisans Programı Öğrencisi
beyda.ulusoy@ogr.hbv.edu.tr
** Öğretim Görevlisi, Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Sanat ve Tasarım Fakültesi Grafik Tasarımı Bölümü,
burhan.sohoglu@hbv.edu.tr
45
Ulusoy, B & Şohoğlu B. (2024). Mobil Operatör Reklamlarının Tüketici Algısına Etkisi. Sanat Araştırmaları Dergisi, 2 (2024 Aralık): s. 44-
60.
1. GİRİŞ
Hareketli grafikler, reklamlarda görsel iletişim gücünü artıran ve izleyicinin dikkatini
çeken etkili bir teknik olarak kullanılmaktadır. Özellikle mobil operatör reklamlarında hareketli
grafiklerin tercih edilmesi, dinamik ve çarpıcı içerikler sunarak mesajların hızlı ve etkili bir
şekilde iletilmesini sağlamaktadır. Hareketli grafikler, izleyicinin ilgisini çekmek, karmaşık
bilgileri sadeleştirmek ve marka kimliğini daha canlı bir şekilde yansıtmak için güçlü
araçlardandır. Mobil operatör reklamlarının hareketli grafiklere yönelmesi, hem estetik hem de
ekonomik açıdan avantajlar sağlayarak tüketicilerle daha etkili bir iletişim kurulmasına olanak
tanımaktadır.
Reklamcılık, günümüz dijital çağında sadece ürün veya hizmeti tanıtmakla sınırlı
değildir. Aynı zamanda tüketici algısını da şekillendirmektedir. Mobil operatörler, hizmetlerini
dikkat çekici reklam kampanyaları ile tanıtmaktadır. Bu reklamlar tüketicilerin algısını
yönlendirecek şekilde tasarlanmaktadır. Reklamlarda indirim vaatleri, hız ve kapsama alanı gibi
daha teknik avantajlar vurgulanarak tüketici algısı yönlendirilmektedir. Ancak reklamlarda
gizlenen küçük detaylar veya sınırlı kitleye hitap eden teklifler ile ürünün tüketicilere sunduğu
hizmet manipüle edilerek kullanılmaktadır.
Mobil iletişim sektöründe, markalar arası yoğun rekabet yaşanmaktadır. Yenilikçi ürün
ve hizmetler sunan markalar reklam kampanyalarında sadece ürünü ve hizmeti tanıtmakla
kalmayarak aynı zamanda tüketici algısını da manipüle edip marka tercihlerini
yönlendirmektedir. Algı yönetimi, özellikle fiyat avantajları, hız ve kapsama alanı gibi unsurlar
üzerinden tüketici kararlarını etkilemektedir.
Mobil operatörlerin reklamlarında kullanılan algı yönetimi stratejileri, hem tüketicilerin
kararlarını hem de markaların rekabet gücünü belirleyen unsurlardandır. Reklam algısını
şekillendiren unsurları anlamak, yalnızca markaların stratejilerini geliştirmek için değil, aynı
zamanda tüketicilerin reklamlarda yer alan manipülatif etkilerinden korunmasını sağlamak
açısından da gereklidir. Mobil operatörlerin reklamları, sadece hizmetleri tanıtmakla kalmayıp,
aynı zamanda tüketici algısını şekillendirerek kendi markalarına yönlendirme yapan
araçlardandır.
Grafik tasarım, yalnızca estetik bir süreç değil, aynı zamanda algı yönetiminin bir
parçasıdır. Reklam kampanyalarında kullanılan görsel ögeler, hedef kitle üzerinde güçlü bir etki
yaratarak markanın amacına hizmet etmektedir. Grafik tasarımcılar, tüketicilerin zihninde
kalıcı izlenimler bırakmayı hedefler. Özellikle reklam kampanyalarında, tüketici davranışlarını
yönlendirmek ve markanın mesajını etkili bir şekilde iletmek için algı yönetimi tekniklerinden
yararlanır. Ancak bu reklamlar, ürüne yönelik görsel ve mesajlarla sınırlı kalmaz. İçerikler
tüketici davranışlarını yönlendirmeye yönelik manipülasyonlarla desteklenir. Mobil operatör
reklamlarında sıklıkla karşımıza çıkan indirim vaatleri, hız gibi unsurlar tüketicileri ikna etmeyi
amaçlar ancak bazen kampanyalarda verilmeyen veya gizlenen detaylarında yer alan bilgiler ile
reklamların manipülatif tarafı da ortaya çıkmaktadır. Mobil operatörler, sundukları hizmetin
çeşitliliği ve rekabet ortamının yoğunluğu nedeniyle dikkat çekici ve etkili reklam
kampanyaları ile geniş kitlelere ulaşmayı hedeflemektedir.
Tüketici algısının doğru yönetilmesi, yalnızca markaların başarısını etkilemekle kalmaz,
aynı zamanda tüketicilerin bilinçli seçimler yapabilmesi için de önemli olgulardan birisidir.
Makalenin amacı, reklamların sadece birer tanıtım aracı değil, aynı zamanda güçlü bir algı
yönetim aracı olarak nasıl işlediğini reklamlar aracılığıyla göstermektedir. Bu makalede,
Türkiye’nin önde gelen mobil operatör markalarının reklamları ile bu reklamlarda kullanılan
algı yönetimi teknikleri ve tüketici yönlendirmelerini neler olduğu incelenmiştir. Makalenin
sonucunda mobil operatör reklamlarının şeffaf ve tüketici odaklı bir şekilde tasarlanması, hem
46
Ulusoy, B & Şohoğlu B. (2024). Mobil Operatör Reklamlarının Tüketici Algısına Etkisi. Sanat Araştırmaları Dergisi, 2 (2024 Aralık): s. 44-
60.
marka itibarı hem de tüketicilerin bilinçli karar alma süreçleri için önemli olduğu ve uzun vadeli
müşteri sadakatini sağlamak isteyen markaların, daha açık ve dürüst bir iletişim yaklaşımını
benimsemesi gerektiğini göstermektedir.
2. REKLAM NEDİR?
Reklam, bir ürünü veya hizmeti satmak markanın bilinirliğini arttırarak hedef kitlenin
ilgisini çekmek amacıyla tasarlanan iletişim araçlarındandır. Çeşitli medya kanalları
kullanılarak yapılan reklamlar, bir mesajı tüketicilere etkili bir biçimde iletmek için görsel,
işitsel ve yazılı içerikleri kullanmaktadır. Televizyon, internet, basılı yayınlar, radyo ve benzeri
alanlarda kullanılan reklamlar, sadece ticari değil, aynı zamanda farkındalık yaratmak, bir
davranış değişikliği sağlamak ve kamu yararını teşvik etmek için de kullanılabilmektedir.
Reklam için genel bir tanım yapacak olursak: reklamlar, çeşitli mal ve hizmetlerin gazeteler,
televizyonlar gibi araçlarla geniş halk kitlelerine tanıtımı olarak ifade edilebilir.
Tüketicilere bilgi veren bu reklamlar mal veya hizmetin nereden, nasıl alınacağı, kullanım
bilgisi gibi bilgilerin tüketiciye aktarımıdır. Kısacası reklamlar, medya aracılığıyla ürünlerin
pazarlamasının yapıldığı yerdir (Pektaş, 2014: 222). En basit haliyle reklam, “dikkati bir şeye
çekmek veya birisini bir şeyden haberdar etmektir” (Dyer, 2010: 3). Tüketicilerin
bilgilendirilmesi açısından en çok tercih edilen reklam uygulamaları, tüketicilere ürünlerin ve
hizmetin tanıtılarak benimsetilmesini sağlayan bir eylemdir (Aktuğlu, 2006: 4).
Reklamların amacı bir ürünü veya hizmeti hedef kitlenin zihnine bırakarak olumlu bir
şekilde konumlandırmaktır. Bunu da duygusal bağ kuran mesajlardan, dikkat çekici görseller
ve grafik unsurlardan yararlanarak yapmaktadır. Reklamlar, hedef kitleye doğru mesajı doğru
kanallar aracılığıyla aktarmaktır. Yoğun rekabet ortamı içinde var olabilmek ve rakip
firmalardan farklılaşabilmek için şirketlerin reklamcılık, tanıtım ve şirket hedefleri dâhilinde
pazarlamaya verdikleri değer önem kazanmaktadır. Reklam, firma ile müşteri arasında bir
iletişim sonucunda oluşmaktadır. Temel fonksiyonu bilgilendirme, ikna etme, destekleme ve
hatırlatma olmak üzere dört temel iletişim fonksiyonundan oluşmaktadır (Aktuğlu, 2006: 4).
Reklamlar, bir ürün ya da hizmet hakkında bilgi vererek satışa teşvik etmek amacı
taşımaktadır. Ürünü ya da hizmeti satmak için de tüketicileri almaya ikna etmek gerekmektedir.
Reklamlar tüketicilerini ürünlerini almaya teşvik etmek için pozitif bir algı oluşturmaktadır.
Tüketici algısını değişik şekillerde etkileyen reklamlar bilgi verme ve ikna etme aracı olarak
düşünüldüğünde oldukça etkili bir iletişim aracı olarak görülmektedir. Reklamlarda renk,
tipografi ve tasarımlar ile izleyicilerin dikkati çekilerek mesaj etkili bir biçimde iletilmektedir.
Dikkat çekici ve akılda kalıcı içeriklerin de yer aldığı reklamlar marka bilinirliğinin oluşmasını
ve akılda kalıcılığın kolaylaştırmayı da sağlanmaktadır. Günümüzde reklam filmleri, görsellerle
sürükleyici ve eğlendirici haldedirler. Reklam tasarımları genel olarak ilgi çekmeli, izleyicide
heyecan uyandırmalı ve ürünü tüketiciye almaya yöneltmelidir (Çamdereli,2013:11).
Tüketiciler ile etkili bir bağ kurmak için iyi bir hikaye anlatımı da gerektiren reklamlar,
yayınlandıkları yerin kültürel özelliklerine yer vererek tüketicilerde duygusal bağ kurmayı
amaçlamaktadır. Reklamların etkili olmasının sebeplerinden birisi de reklamların hiç durmadan
yenilenerek yayınlanmasıdır (Berger, 2011: 129).
2.1 Reklamların Toplum Üzerindeki Rolü
Reklamlar toplumsal bellekte önemli yer edinir ve toplumda karşılığını bulmaktadır. Her
kesimin ilgisini çeken reklamlar gündemi bile belirleyebilmektedir (Çamdereli, 2013: 175).
Modern kültürün bir parçası olan reklamlar oluşturulurken kültürün bir parçasını, toplumsal
etkileşimlere ve yaşamdan sahneleri de yansıtmaktadır (Dağtaş, Dağtaş, 2009:40). Bu sebeple
reklamlar sadece bir ürün satmaz o ürünün değerini, imgesini, başarısını ve popülaritesini
47
Ulusoy, B & Şohoğlu B. (2024). Mobil Operatör Reklamlarının Tüketici Algısına Etkisi. Sanat Araştırmaları Dergisi, 2 (2024 Aralık): s. 44-
60.
satmaktadır. Reklamların ticari boyutları dışında bir de toplumsal, kültürel, sosyal ve ahlaki bir
boyutu vardır (Kurtdaş, 2021: 51).
Reklamlar, hedef kitle ile sosyal, duygusal ve kültürel bir bağ kurabilmelidir. Reklam
tasarımları, markayı görünür kılarak görsel dile uygun hale getirmelidir. Satışların
gerçekleştirilmesi için etkin iletişim şarttır. Bir ürün, insanları cesaretlendirebilmeli ve farklı
kitlelerle temas halinde tutarak satın alma niyetlerini oluşturmalıdır. Bu nedenle ürün hakkında
bilgi vermek, tüketiciyi motive etmek, ürüne karşı olumlu tutum geliştirmek, reklamın temel
özelliklerindendir. Başarılı reklam, doğru bir tasarım süreci sonunda ortaya çıkmaktadır.
Reklamda mesajın hedef kitleye etkili bir şekilde ulaşması kritik öneme sahiptir. Ürünün
markasını akılda tutmak ve tüketicilere yeni bir bakış açısı kazandırmak temel hedefler arasında
yer almaktadır. Bu nedenle, reklamların hitap ettiği toplumun kültürel yapısını, milli ve manevi
değerlerini dikkate alarak hazırlanması önemlidir. Sanayi Devrimi'nden sonra reklamın önemi
daha da arttığı görülmektedir. Seri üretimin artışıyla birlikte reklam sektörü büyük bir pazar
haline geldiği görülmektedir (Kızıl,2021: 53).
Reklamlar, iletişimin vazgeçilmez bir parçası olarak hem ekonomik, hem de toplumsal
yaşamda yer almaktadır. Reklamlar doğru kullanıldığında tüketicilere fayda sağlarken, yanlış
kullanımı ile tüketicilerde manipülasyon ve yanıltma gibi etik birçok sorunu gündeme
getirmektedir. Reklamcılık sektörü, hem tüketici davranışlarını hem de toplumsal algıyı
şekillendiren araçlar arasında yer almaktadır. Bu nedenle, reklamların şeffaf ve etik bir
çerçevede hazırlanması, hem tüketici haklarını korumak hem de sektörün güvenilirliğini
artırmak için önemli görülmektedir. Bu sebeple reklamlarda sosyal ve ahlaki yönden en önemli
öge “Doğru” dur. Reklamlar tüketiciyi ürünü almaya yönlendirse de doğruyu söylemelidir.
Reklamlarda yanıltıcı ve eksik bilgiler yer almamalıdır. Reklamların yanıltıcı ve aldatıcı
yönlerinden tüketicilerin sakınması gerekmektedir (Pektaş, 2014: 227).
2.2 Reklam ve Etik Değerler
Reklamlarda yanıltıcı ve yanlış bilgilerin verilmesi ise reklam etiği unsurlarından
birisidir. Örneğin mobil operatör reklamlarında her tüketiciye uygun olarak gösterilen tarife
veya paketlerin verilmeyen detaylarında sadece belirli tüketicilere uygun olarak satılması, ürün
özelliğinde kapsayıcı alanlarının genişliği gibi bilgiler tüketiciyi yanıltarak aldatıcı bilgiler
vermektedir. Birçok işletme satışlarını arttırmak ve kar sağlamak için ürünlerinde abartılı hatta
gerçek dışı özelliklerden bahsetmektedir. Ancak bu durum yanlıştır. Reklamlarda ürün
hakkında yanıltıcı bilgiler olmamalı, ürün hakkında dürüst davranılarak doğru bilgiler
verilmelidir. Reklamlar ilk önceliğini doğru bilgi vermeye yönlendirmeli, ikna etme gücünü
ikinci planda bırakmalıdır. Aksi takdirde reklamlar tüketiciyi yanıltarak ve aldatarak markanın
itibarını ve tüketicilerin güvenini zedelemektedir. Gerçeği tam olarak yansıtmayan reklamlar
tüketici ile marka arasında güven duygusuna zarar vererek markanın sektörde iyi olarak
karşılanmamasına sebep olmaktadır (Akçadağ, 2018: 203).
Etik, ahlaki bir davranış, eylem ve yargıları ilgilendiren bir konudur. Reklam etiğini ise
bir toplumdaki ahlaki kuralları, toplumun örf ve adetleri, gelenek ve görenekleri gibi unsurlar
dikkate alınarak reklam veren işletmeler tarafından suiistimal edilmemeli, yalan ifade ve
aşırılıktan kaçınılmalıdır (Akçadağ, 2018: 204).
2.3 Reklamcılıkta Kullanılan Araçlar
Reklamlar, sadece işletmeleri değil, toplumun tüm kesimini ilgilendiren bir kavramdır.
Ürün, hizmet, fikir veya marka tanıtılması ve hedef kitlenin ilgisini çekmesi için hazırlanan bu
iletişim araçları, günümüzde üretici, tüketici ve pazarlama açısından farklı şekillerde
tanımlanmaktadır. Reklam, ekonomik ve toplumsal bir olgu olarak hayatımızda önemli bir yer
tutmaktadır. Reklamların etkisini arttırmak için farklı strateji ve araçlar kullanılmaktadır.
48
Ulusoy, B & Şohoğlu B. (2024). Mobil Operatör Reklamlarının Tüketici Algısına Etkisi. Sanat Araştırmaları Dergisi, 2 (2024 Aralık): s. 44-
60.
Özellikle tanıtımı yapılacak ürün veya hizmete uygun reklam mecralarının seçilmesi, tanıtım
başarısını arttıran faktörlerdendir (Kızıl,2021: 52).
Reklamcılıkta araç seçimi, hedef kitleye ulaşan reklam mesajının en kritik unsurlarından
biridir. Reklam aracının yanlış seçimi, mesajın etkinliğini azaltarak reklamın başarısız olmasına
yol açabilir. Televizyonlar bu araçların başında tercih edilmektedir. Televizyonların
yaygınlaşmasıyla birlikte gelişen yayıncılık, firmaların ürünlerini tanıtmak için önemli bir yer
haline gelmiştir. Hemen hemen herkese seslenen programların oluşturduğu ortam, reklam
ortamı olarak da televizyonun etkinliğini arttırmaktadır. Günümüzde her evde bir alıcısının
bulunmasıyla, rahat bir ortam sağlamasıyla ve işlenen konular açısından evdeki her kesime
hitap edecek bir yanı olmasıyla televizyonların reklamlar için etki ve kullanımı artmaktadır.
Günümüzde televizyonlar en etkili reklam araçlarının başında yer almaktadır (Vural, 2020:
823).
Hareketli görsellerden oluşan ve sesle birlikte izleyicilerin dikkatini çekmeyi
amaçlayarak zaman geçirmeyi vaat eden televizyonlar, reklam filmleri için de iyi bir ortam
sağlamaktadır. Ekranda yer alan hareketli görseller ile tüketicilerin dikkatini çekmeyi ve ürünü
pazarlamayı amaçlayan reklamlar kısa zamanda ürünü tanıtarak tüketicilerde alma isteği
yaratmalıdır. Reklamlar hızlı bir şekilde ürün özelinde dikkati çekmelidir. Reklam filmlerinin
içeriğini oluşturan görsellerden bir diğeri de yazılardır. Kullanılan yazılar reklamların etkisini
görsel ve sesli olarak arttırmaktadır.
3. REKLAMLARDA HAREKETLİ GRAFİK KULLANIMI
İnsanlar, tarih boyunca hayata dair her şeyi imkanları doğrultusunda resmederek kayıt
altına almaya çalışmıştır. İlk çağlardan itibaren, farklı yüzeyler üzerinde çeşitli malzeme ve
materyaller kullanarak bu eğilimlerini sürdürmüşlerdir. Günlük yaşamda hareket halinde olan
unsurları herhangi bir yüzeye aktarırlarken, genellikle bunları durağan bir şekilde tasvir
etmişlerdir. Ancak, hareketin önemini de göz ardı etmemiş ve bunu çizimlerine yansıtmak için
farklı teknikler denemişlerdir (Türkmenoğlu, Akengin, 2016: 898).
Hareketli grafiklerin tarihine bakıldığında, 1990'lı yıllardan sonra büyük bir değişim
yaşandığı görülmektedir. Bilgisayar teknolojisindeki ilerlemelerle birlikte gelişen hareketli
grafiklerin kökeni, sinemanın doğuşuna kadar uzanmaktadır. Sessiz sinema dönemine ait
filmlerde kullanılan tipografiler ve görüntüler arasındaki geçişler, hareketli grafiklerin ilk
örnekleri arasında yer alır (Atiker, 2009:21).
"Hareketli grafik" terimi, ilk kez 1960 yılında ünlü animatör John Whitney tarafından
kullanılmıştır. Bu alandan faydalanan ilk kişi ise Saul Bass olmuştur. Bass, filmlerin
jeneriklerini tasarlayarak hareketli tipografiyi filmin ana görüntüleriyle ilişkilendirmiş ve
birçok ünlü filmde bu yenilikçi yaklaşımı uygulayarak hareketli grafiklerin öncüsü olarak kabul
edilmiştir (Delil, 2023:13).
1970'lerin ortalarına kadar sinema ve televizyonda grafik tasarımın en önemli yenilikleri,
geleneksel animasyon teknikleriyle filmler üzerinde gerçekleşmiştir. Bu bağlamda, hareketli
grafiklerin sinema ve televizyondan türeyen, görüntü ve hareketle bağlantılı belirli bir dilde,
kendine özgü yöntemlerle yapılandırılmış işaret ögeleriyle ilişkili olduğu söylenebilir (Kızıl,
2021:4).
Hareketli grafikler, uzun yıllar boyunca film ve televizyon endüstrisinin temel
araçlarından biri olmuştur. Geleneksel animasyon tekniklerinin yanı sıra, bilgisayar grafikleri
alanında yapılan öncü araştırmalar ve geliştirilen yeni teknikler de hareketli grafiklerin
evriminde önemli bir rol oynamıştır. Hareketli grafik tasarımı, tasarım teorilerinin uygulanması
sırasında karşılaşılan dinamik unsurlar sayesinde sürekli olarak genişlemekte ve gelişmektedir
(Delil, 2023: 12).
49
Ulusoy, B & Şohoğlu B. (2024). Mobil Operatör Reklamlarının Tüketici Algısına Etkisi. Sanat Araştırmaları Dergisi, 2 (2024 Aralık): s. 44-
60.
Grafik tasarımın temel ögeleri, hareketli grafik tasarım üretim süreçlerinde renk, çizgi,
şekil, ritim ve kompozisyon gibi faktörlerle kendini gösterir. Hareketli elemanlar, izleyicinin
algısını etkilerken; renk, ritim, şekil ve kompozisyon gibi unsurlar, iletişimin anlamını
şekillendirir. Bu nedenle, hareket ve grafik tasarım, estetik ve iletişimsel özelliklerin nasıl bir
araya geldiğini anlamak için önemli bir temel sunmaktadır.
Becer’e (2013) göre grafik tasarım; görsel bir iletişim sanatıdır. Aynı zamanda bir
problemin de çözümü anlamına gelen grafik tasarım temelde bir hizmettir. Ürünün ve pazarın
özelliklerine göre mesajları etkin bir şekilde iletmektedir (Becer, 2013:33). Grafik tasarımın bir
alt dalı olan hareketli grafikler, hareketin, müziğin ve tipografinin bir araya gelmesi ile oluşan
bir görsel iletişim biçimidir. Hareketli grafikler, durağan grafiklerin animasyon ve dinamik
kompozisyonlarla bir araya gelerek oluşturduğu bir tasarım türüdür. İzleyicilerin dikkatini
çekerek mesajı etkili bir şekilde iletme ve bağ kurma için kullanılan araçlardan birisidir.
Hareketli grafikleri sadece hareket eden grafikler olarak değerlendirmek yeterli değildir,
hareketli grafikler ardışık olarak birbirini izleyen, canlandırma temeline dayanan tasarımların
oluşturduğu bir disiplindir (Bayrakdar,2013:17). Hareketli tasarım, günümüz tasarım
dünyasında grafik tasarım, film ve animasyon kavramlarının bir sentezi haline gelmiştir
(Türkmenoğlu, Akengin, 2016:900).
Hareketli grafikler, reklamcılık, televizyon ve internet reklamları, film yapımları, eğitim
materyalleri ve sanatsal projeler gibi birçok alanda yaygın olarak kullanılmaktadır (Delil,
2023:12). Durağan görüntüleri canlandırmanın en yaygın yolu olarak televizyonlarda
kullanılan grafiklerde, geçilen alt yazılarda, ekranda patlayan renkli dikkat çekici yazılar ve
çarpıcı cümlelerin ekrana taşınmasında sık sık kullanılmaktadır. Kalite algımızı da etkileyen bu
grafik tasarımlar mesajı pekiştirerek izleyenlerde marka bilinirliğini yaratmaktadır (Üstündağ,
Akengin,2020: 903).
Hareketli grafikler, reklamlarda görsel anlatım gücünü artıran önemli araçlardandır.
Reklamcılıkta hareketli grafiklerin kullanımı, izleyicinin dikkatini çekmek, mesajı daha etkili
bir şekilde iletmek ve duygusal bir bağ kurmak için güçlü bir yöntem sunmaktadır. Hareketli
grafiklerle, reklamlar yalnızca statik görsellerle değil, aynı zamanda zaman ve hareket
üzerinden bir hikaye anlatımı ile zenginleştirilir. Reklam filmleri tüketicilere kısa zamanda
eğlenceli içeriği sunmayı amaçlayarak, algılama sürecindeki etkiyi arttırmakta ve bunun için
ise okunması istenilen yazılar tipografik düzenlemeler şeklinde kullanmaktadır. Kullanılan
yazıların daha anlaşılır olması ve yazıların ne şekilde, nasıl görüleceği ise kurgulanarak en etkili
olacak biçimde tercih edilmektedir (Vural, 2020: 824).
Reklam alanında kullanılan hareketli grafiklere baktığımız zaman çizgilerden
canlandırma, nesne canlandırma, maket canlandırma ve üç boyutlu bilgisayar canlandırması
türlerini sayabiliriz. Son yıllarda bilgisayar canlandırması kullanılan reklamlar önceki
zamanlarda klasik canlandırma yöntemlerini kullanmaktaydı ancak zor ve pahalı olması nedeni
ile günümüzde tercih edilmemektedir. Stopmotion yöntemleri ve bilgisayar kullanılarak yapılan
hareketlendirmeler günümüzde bilgisayar teknolojisinin ilerlemesi ile tercih edilmektedir.
Destekleyici ögeler olarak da çizgi, kukla, nesne canlandırma gibi klasik yöntemler işlev
görmektedir (Bayrakdar,2013:35).
Televizyon reklam filmlerinde çok sık rastlanan hareketli grafiklerin, prodüksiyon ve
canlı çekim reklamların yapımlarına göre hareketli grafik tekniğinin daha pratik ve düşük
maliyetli olması nedeni ile tercih edilmektedir. Hareketli grafik tekniği ile hazırlanan reklamlar
günümüzde oldukça rağbet görmektedir (Bayrakdar,2013:39).
4. REKLAMLAR VE ALGI YÖNETİMİ
50
Ulusoy, B & Şohoğlu B. (2024). Mobil Operatör Reklamlarının Tüketici Algısına Etkisi. Sanat Araştırmaları Dergisi, 2 (2024 Aralık): s. 44-
60.
Türk Dil Kurumuna göre ‘algı’ kavramı herhangi bir şeye, nesneye dikkatini vererek
nesnenin bilincine varılması ve idrak edilmesi olarak açıklanmıştır (Türk Dil Kurumu [TDK],
2024). Algı fiziksel duyuların, zihinsel değerlendirilmesi olarak ifade edilmektedir. Ayrıca
algı, kişinin çevresine karşı birincil bilişsel temas biçimi olarak da ifade edilmektedir
(Ateş,2024:241).
Algı, duyu organlarımız aracılığıyla alınan verilerin örgütlenip yorumlanarak
çevremizdeki nesne ve olaylara anlam kazandırma sürecidir. Görme, duyma, koklama ve tatma
gibi farklı duyulardan gelen veriler, algı süreci sayesinde anlamlı bir bütüne dönüştürülür
(Demir,2016:14).
İşletmeler, mesajlarını iletmek ve kitlelerini genişletmek için pazarlama planlarını algı
yönetimi teknikleriyle geliştirmektedir. Algı yönetimi, bireylerin veya toplumların
düşüncelerini, duygularını ve davranışlarını etkilemek amacıyla, bilgi ve mesajların stratejik bir
şekilde yönlendirilmesidir. Bu şekilde bireylerin zihinlerinde bir anlam yaratılmaktadır. Bu
süreç içerisinde algı yönetiminin temelini ’Anlama’ oluşturmaktadır. Bu yöntem, iletişim
araçları kullanılarak hedef kitlenin belirli konulara yönelik algısını şekillendirerek ona
yönlendirmektedir (Bakan, Kefe, 2012:23).
Algı yönetimi, insanlık tarihi boyunca kullanılmıştır. Günümüzde etkin ve dikkat çeken
bir yaklaşım olarak hala kullanılmaktadır. Teknolojinin gelişmesi, medya ve kitle iletişim
araçlarının kullanımının farklılaşmasıyla algı yönetiminin de kullanılması doğru orantılıdır.
Algı yönetiminin temel gayesi, hedef kitleyi etkilemektir. Algı yönetimi, satış ve pazarlama
konusunda bir ikna etme yöntemi olarak görülmektedir (Uydur, 2019: 22).
Hedef kitle ve paydaşların zihninde istenilen yönde bir algı oluşturmak, kurum kimliğini
değerli kılmak ve imajı yönetmek, algı yönetiminin temel amacıdır. Kurumsal imaj, itibar ve
kurum kimliğinin doğru şekilde yönetilmesi, başarılı bir algı yönetiminin göstergesidir
(Demir,2016:19).
Reklamlarda algı yönetimi, izleyicinin düşüncelerini, duygularını ve davranışlarını belirli
bir yönde şekillendirmek amacıyla kullanılan stratejik bir yaklaşımdır. Grafik tasarım, görsel
unsurlar ve mesajlar aracılığıyla, hedef kitlenin markalar, ürünler veya hizmetler hakkında nasıl
bir algı geliştireceği etkilenebilir. Bu süreçte kullanılan teknikler, görsel tasarımın yanı sıra
renk, tipografi, semboller ve hareketli grafiklerle izleyicinin dikkatini çekmeyi, duygusal bağ
kurmayı ve belirli bir mesajı etkili şekilde iletmeyi amaçlar. Reklam iletileri üzerinden yapılan
iletişimde suni bir gerçeklik yaratılarak gerçeklik gizlenmektedir, yani gerçek
değiştirilmektedir. Manipülasyon ile gerçek bilgi farklı yansıtılır ve değişime uğrar bu değişim
hedef kitlede farklı algılanarak bir tepkiye yol açar. Bu tepki ‘algı yönetimi’ olarak
tanımlanmaktadır (Dündar,2021:161).
Medya, tüketim kültüründe hem kitle iletişim araçları hem de markaların reklam
mesajlarıyla insanların zihinlerini etkileme ve yönlendirme özelliğine sahiptir. Bir ürüne ihtiyaç
olmasa dahi, o ürüne ihtiyacı var gibi algılanmasına sebep olarak tüketicilerde algı oluşturularak
manipülasyonlar uygulanmaktadır. Kitle iletişim araçlarının kullanımıyla, pazarlama ve reklam
faaliyetleri göstergeler aracılığıyla ihtiyaçların manipülasyonunu sağlamaktadır
(Dündar,2021:162).
Algı yönetimi, belirli planlar doğrultusunda insanlığı etkisi altına alabilecek güce sahiptir
ve çeşitli kesimler tarafından kullanılan psikolojik ve tinsel yöntemlerin başında gelmektedir.
Kitleler üzerinde fikirleri başkalarına zorla benimsetme yetisine sahiptir. Bu yöntem hayatın
her alanında kullanıldığı gibi reklamlarda pazarlama stratejisi olarak farklı ölçülerde etkisini
göstermektedir (Uydur, 2019). Reklamlar, yalnızca ürün ya da hizmeti tanıtmaktan çok,
izleyiciye belirli bir yaşam tarzını, değeri veya inancı benimsetmeye çalışmaktadır. Örneğin,
51
Ulusoy, B & Şohoğlu B. (2024). Mobil Operatör Reklamlarının Tüketici Algısına Etkisi. Sanat Araştırmaları Dergisi, 2 (2024 Aralık): s. 44-
60.
bir markanın güvenilirliğini vurgulamak için kullanılan sakin ve güven verici renkler, dinamik
ve enerjik bir markanın tanıtımında ise canlı renkler ve hızlı hareketli grafikler tercih
edilmektedir.
Reklamlarda kullanılan algı yönetimi izleyicilerin bir ürünü, hizmeti ya da markayı
olumlu olarak algılanmasını sağlayarak mesajlarla, görsellerle, hikayelerle hedef kitlenin
algılarını şekillendirmek ve yönlendirmek için tasarlanmaktadır. Tüketicilerin markaya yönelik
tutumu ve olumlu algılar oluşturması, marka ile hedef kitle arasında olumlu ve uzun vadeli
ilişkilerinin oluşturulmasını amaçlamaktadır (Ateş, 2024:245).
Algı yönetiminin reklamda nasıl kullanıldığı, reklamın başarısını doğrudan etkileyen
faktörlerdendir. Bir reklamın etkili olması için hedef kitlenin bilinçaltına hitap etmesi, duygusal
bir bağ kurması ve mesajı doğru şekilde iletmesi gerekmektedir. Bu da doğru görsel unsurların,
renklerin ve tasarımların seçilmesiyle mümkündür. Reklamlarda kullanılan algı yönetiminde
markalar, duygusal manipülasyon ile reklamlarında tanınmış kişileri kullanarak izleyici ile bir
bağ oluşturmayı amaçlamaktadır, ayrıca bir hikaye kurgulayarak ürünle duygusal bir bağ
kurulması istenmektedir. Canlı renkler, dinamik sesler ve dikkat çeken görsellerle ürün akılda
kalıcı hale gelen reklamlar, tüketicileri ürünü almaya yönlendirmektedir.
Algı yönetimi ile izleyici bilinçli ya da bilinçaltı düzeyinde reklamlardan etkilenerek
ürünü ya da hizmeti satın almaya yönlendirilmektedir. Algı yönetimi başarılı olduğunda ise
tüketicilerin bilinçaltına yerleşen marka diğer markalara göre öncelikli olarak tercih edilir hale
gelmektedir. Böylelikle etkili algı yönetimi ile markalar rekabet ortamlarında öne çıkmakta ve
tanınmaktadır.
Grafik tasarım, yalnızca estetik bir süreç değil, aynı zamanda algı yönetimi sürecinin
önemli bir parçasıdır. Reklam kampanyalarında kullanılan görsel ögeler, hedef kitle üzerinde
güçlü bir etki bırakmaktadır ve markanın amacına hizmet etmektedir. Grafik tasarımcılar
tüketicilerin zihinlerinde kalıcı bir izlenim yaratmayı amaçlar. Özellikle reklam
kampanyalarında, tüketicilerin davranışlarını etkilemek ve markanın mesajını etkili bir şekilde
iletmek için algı yönetimi tekniklerini kullanır. Ancak bu süreçte etik sınırlar korunmalı ve
dikkat edilmelidir, aksi halde tüketici güveni zedelenebilir. Grafik tasarımcı ise markanın
amaçlarından birine hizmet ederek algı yönetiminde yer almaktadır. Algı, gerçekliğin ya da bir
fikrin beyindeki ve duygulardaki karşılığını tasarım yoluyla ifade eder ve iletişim kanalları,
özellikle reklamlar ile tüketim toplumunu manipüle etmektedir (Dündar, 2021:160).
4.1 Mobil Operatör Reklamları ve Algı Yönetimi
Algılama yönetimi ile oluşturulan kurum imajı, işletmenin hizmetlerini, yönetim tarzını,
iletişim faaliyetlerini ve küresel operasyonlarını desteklemektedir. Güvenilir ve dürüst bir imaja
sahip işletmelerin ürün ve hizmetleri daha fazla talep görmektedir. Bir araştırma, 10 tüketiciden
9’unun benzer kalite ve fiyatlardaki ürünler arasında seçim yaparken şirketin ismi ve imajına
göre karar verdiklerini ortaya koymuştur. Bu, tüketicilerin satın alma kararlarını ürünün gerçek
kalitesinden ziyade algısına göre verdiğini göstermektedir (Demir, 2016:29).
Algılama, tüketici davranışlarını etkilemektedir. Her birey, ürün ve markayı farklı şekilde
algılar. Hedef tüketici grubunun zihnindeki algılar, kendimizin ve rakiplerimizin güçlü ve zayıf
yönlerine dair araştırılmalıdır. Amaç, derin düşünceler ve öneriler değil, zihindeki mevcut
algıların hızlı bir şekilde ortaya konmasıdır (Özer, 2008:11)
Tüketicilerin satın alma kararlarını alırken hangi faktörlerden ve nasıl etkilendikleri
önemli bir sorudur. Tüketicinin karar süreci, tekdüze bir faaliyet değildir. Tüketici
davranışlarını her yönüyle tanımlayabilen mükemmel bir model olmasa da, geliştirilen tüm
modellerin ortak özelliği, tüketici davranışlarının belirli faktörlerden etkilendiğini kabul
etmeleridir. Tüketici, en uygun seçimi yapmaya çalışırken, üreticiler ve pazarlamacılar da
52
Ulusoy, B & Şohoğlu B. (2024). Mobil Operatör Reklamlarının Tüketici Algısına Etkisi. Sanat Araştırmaları Dergisi, 2 (2024 Aralık): s. 44-
60.
stratejik uygulamalarla bu davranışları etkileyecek faktörleri göz önünde bulundurarak hizmet
sunma çabası içerisindedir. Tüketicinin satın alma davranışı, çevresel faktörler ile kişilik, tutum
ve zihinsel süreç gibi bireysel faktörlerin etkisiyle şekillenmektedir (Demirel,2012:32).
Mobil operatör reklamlarında, tüketiciyi duygusal olarak etkilemek için renkler, müzikler
ve hareketli grafikler kullanılarak güven ve mutluluk gibi duygular tetiklenmektedir. Bu sayede
markalar, güvenilir ve müşteri dostu bir imaj oluşturmaya çalışmaktadır. Reklamlarda
genellikle teknolojik yeniliklere vurgu yapılır; hızlı internet bağlantıları, geniş kapsama alanı
gibi özellikler ön plana çıkmaktadır. Bu unsurlar, markaların teknolojik açıdan ileride oldukları
mesajını vermektedir.
Mobil operatörler, rakiplerinden farklılaşmayı da önemli bir algı yönetimi stratejisi olarak
kullanmaktadır. Örneğin, "en uygun fiyatlar" veya "en hızlı internet" gibi vurgularla izleyiciyi
etkilemeye çalışmaktadır. Böylece, belirli özelliklerin öne çıkarılması, operatörün daha tercih
edilir bir seçenek olarak algılanmasını sağlamaktadır.
Reklamlarda müşteri memnuniyetine büyük önem verilir; memnun müşterilerin
yorumları, şikâyetlerin hızlıca çözülmesi ve müşteri hizmetlerinin kalitesi vurgulanmaktadır.
Bu, operatörün kullanıcı dostu ve müşteri odaklı bir imaj yaratmasına yardımcı olmaktadır.
Ayrıca, mobil operatörler, izleyicilerin ihtiyaçlarına göre özelleştirilmiş kampanyalar sunarak
algı yönetimi yapmaktadır. Örneğin, belirli bir yaş grubuna veya bölgeye özel tarifeler
tanıtılabilir, bu da izleyiciyi daha fazla cezbetmeye yönelik bir stratejidir.
Uzun süreli abonelikler ve aile paketleri gibi teklifler, operatörlerin güven ve istikrar
algısını pekiştirmektedir. İzleyicilere, markanın uzun vadeli bir çözüm sunduğu mesajı verilir,
bu da marka ile sürekli bir ilişki kurmalarına olanak tanımaktadır. Sonuç olarak, mobil operatör
reklamlarında etkili algı yönetimi, markanın başarısında kritik bir rol oynar. İyi planlanmış bir
strateji, operatörün pazardaki konumunu güçlendirir ve müşteri bağlılığını artırmaktadır.
5. MOBİL OPERATÖR REKLAMLARININ TÜKETİCİ ALGISINA ETKİSİ
Bu bölümde, Vodafone, Türk Telekom ve Turkcell gibi mobil operatörlerin
reklamlarının, hedef kitle üzerindeki algıyı nasıl şekillendirdiği ve tüketicilerin marka tercihleri
ile satın alma kararlarını nasıl etkilediği incelenmektedir. Yer alan reklamlarda tüketiciye
verilen bilgilerin doğruluğu, istenilen koşullar, kampanya detayları tüketicilere aktarımları
seçilen reklamların algı yönetimleri incelenmektedir.
5.1 Türk Telekom ‘Türk Telekom'la online'ız!’
11 Aralık 2024 yılında yayınlanan bu reklam ile mobil hat kampanyası tanıtılmaktadır.
Reklam durağan bir afişi hareketli hale getirerek izleyicilerin dikkatini çekmeyi
amaçlamaktadır. Türk Telekom, yazılarla ve indirim ifadelerini kullanarak tüketicide fırsat
algısı yaratmaktadır. Reklam boyunca seçilen indirim, hediye, fırsat ve çeşitli özellikleri
belirten kelimeler büyük puntolarla yazılarak tüketicilerin ilgisini çekmektedir.
53
Ulusoy, B & Şohoğlu B. (2024). Mobil Operatör Reklamlarının Tüketici Algısına Etkisi. Sanat Araştırmaları Dergisi, 2 (2024 Aralık): s. 44-
60.
Görsel 1.
Kaynak: https://www.youtube.com/watch?v=dxLuRxr8Jz8
Minimalist bir tasarım sunan ve hareketli grafiklerden oluşan reklam ile mobil hat
kampanyası duyurulmaktadır. Görsele bakıldığında konuyu net biçimde tüketicilere aktaran ve
dikkatin çekilmesi gereken yerlerin öne çıkartıldığı bir tasarımdır. Bu, hedef kitlenin görseli
hızlıca anlayıp olumlu bir algı oluşturması için etkili bir kullanım biçimi olmaktadır. Görsellere
ilk bakıldığında lacivert ve beyaz renk dikkat çekmektedir. Markanın kurumsal kimlik rengi de
olan bu renkler, markanın hem güvenilir algısını güçlendirmek için seçilmektedir. Lacivert
renk, insanlar üzerinde başarılı ve güçlü imajı yaratarak otoriteyi ve verimliliği
simgelemektedir (Işıklı, 2012:48). Görsele bakıldığında dikkat çekici bir diğer renk ise sarı
renktir. Burada görselin tam ortasına yerleştirerek kampanya için önemli detayları öne
çıkartmaktadır. Bu renk, yeni fırsatları ve akılcılığı temsil etmektedir (Işıklı, 2012:45). Renkler,
algı yönetiminde kullanılan etkili bir araçtır. Her rengin psikolojik etkileri, tüketicilerin
duygularını ve kararlarını etkileyebilir. Görselde kullanılan yazı tipi modern ve sade bir sans-
serif font olarak kullanılmaktadır. Bu tarz fontlar, kolay okunabilir ve çağdaş bir marka imajı
oluşturmaktadır. Yazıların kalınlık ve boyut farkı, mesajların hiyerarşisini belirlemektedir.
Büyük ve belirgin yazı dikkat çekerken; daha küçük detaylar, "küçük puntolu uyarılar" gibi geri
planda kalmaktadır. Görsellerde büyük ve belirgin yazı tipleriyle kampanyanın ilgi çekici
detayları vurgulanmaktadır. Bu detaylara bakıldığında sınırsız, indirim ifadeleri, hediye ya da
internet kullanım miktarı gibi tüketicinin ilgisini çeken konular bold karakterde yazılarak
tüketici dikkati buralara çekilmek istenmektedir. Bu detaylar, tüketicilerin dikkatini çekmek
amacıyla büyük puntolarla sunulurken, kampanyaya dair önemli bilgilerin küçültülerek
görselin alt kısmına yerleştirildiği görülmektedir. Görsellerde hediye ve sınırsız indirim
kelimeleri oldukça yaygın kullanılmaktadır. Bu, markanın ürünün satışını vurgulamak için bir
algı yönetimi stratejisi olarak kullanılmaktadır. Görselde yer alan küçük yazılar, kampanyanın
detaylarını açıklamaktadır. Örneğin, büyük bir indirim ya da avantaj vurgusu yapılırken, sadece
belirli koşullara uygun müşteriler için geçerli olduğu küçük puntolarla belirtilmektedir. Bu,
tüketicinin dikkatinden kaçıp ve "herkese açık" bir teklif izlenimi yaratmaktadır. Görselde
dikkat dağıtıcı unsurların olmaması, markanın mesajını güçlü ve doğrudan bir şekilde iletmesini
sağlamaktadır. Bu, hedef kitlenin görseli hızlıca anlayıp olumlu bir algı oluşturması için etkili
bir teknik olarak kullanılmaktadır. Reklam kampanyası, tüketicilerde indirim ve fırsat algısı
oluşturarak hizmetin uygun fiyatlı olduğu izlenimini vermektedir. Ancak, kampanyanın
detayları yeterince şeffaf sunulmayarak tüketicinin satın alma kararını etkileyerek yanıltıcı bir
54
Ulusoy, B & Şohoğlu B. (2024). Mobil Operatör Reklamlarının Tüketici Algısına Etkisi. Sanat Araştırmaları Dergisi, 2 (2024 Aralık): s. 44-
60.
algı yaratmaktadır. Bu durum, kullanıcıların beklentilerinin karşılanmamasına yol açabilir ve
reklam, algı yönetimi yoluyla yanıltıcı bir örnek olarak değerlendirilmektedir.
5.2 Vodafone ‘Vodafone Ev İnterneti çok uyguna geldi!’
19 Temmuz 2023 yılında yayımlanan bu reklam ile ev interneti kampanyası
tanıtılmaktadır. Reklam kırmızı ağırlıklı bir zemin üzerinde iki boyutlu çizimler ve hareketli
tipografiler ile oluşturularak sade tutulmuş aynı zamanda dikkat çekmeyi amaçlamıştır.
Vodafone, kırmızı rengin dikkat çekiciliği de kullanarak tüketicide fırsat algısı ve aciliyet hissi
yaratmaktadır. Reklam boyunca seçilen zam, indirim, hediye ve çeşitli özellikleri belirten
kelimeler büyük puntolarla yazılarak tüketicilerin ilgisini çekmektedir.
Görsel 2.
Kaynak: https://www.youtube.com/watch?v=0AVACwgiOkI
Çok Uyguna Geldi’ sloganıyla Vodafone, tüketicilere ev internet kampanyasının,
tüketiciler açısından uygun olduğunu söylenmektedir. Görsellerde büyük ve belirgin yazı
tipiyle kampanya da ilgi çekici detaylar verilmektedir. Bu detaylar reklamda büyük puntolarla
yazılarak tüketicilerin dikkatini çekmeyi amaçlamaktadır. Ancak kampanyaya dair önemli
detayların küçültülerek akış içerisinde alt kısma yerleştirildiği görülmektedir. Reklamın
tamamında kırmızı renk, markanın kurumsal kimlik unsurlarından biri olarak öne çıkmakta ve
reklam tasarımlarında baskın bir şekilde kullanılmaktadır. Reklam tasarımlarında, markanın
genel kimliğiyle uyum sağlamak büyük önem taşımaktadır. Kırmızı rengin çekiciliği,
pazarlama ve reklamcılık alanındaki araştırmalarla kanıtlanmıştır (Işıklı, 2012:43). Tutarlılık,
tüketicilerin marka algısını güçlendiren ve güven duygusunu pekiştiren temel unsurlardan
biridir. Görsellerde, kampanyanın dikkat çekici detayları büyük ve belirgin yazı tipleriyle
vurgulanmaktadır. "İndirim," "hediye" gibi ifadeler ve internet kullanım miktarı gibi unsurlar
bold karakterlerle yazılarak tüketicinin ilgisi bu noktalara yönlendirilmektedir. Ancak,
kampanyanın önemli detaylarının daha küçük puntolarla görselin alt kısmına yerleştirildiği
55
Ulusoy, B & Şohoğlu B. (2024). Mobil Operatör Reklamlarının Tüketici Algısına Etkisi. Sanat Araştırmaları Dergisi, 2 (2024 Aralık): s. 44-
60.
dikkat çekmektedir. Reklamın giriş kısmı olan ilk resme bakıldığında kırmızı bir zeminde
marka adı ve sloganı ekrana ortalı bir şekilde yerleştirilmiştir. Slogan bold karakterle yazılarak
öne çıkartılmıştır. İkinci görsele bakıldığında bir ev çizimi ile ‘zam yok’ yazısı dikkati
çekmektedir. Burada tüketicilere zam yok denilerek tüketicilerin dikkatlerini çekmeyi
hedeflemektedir. Reklamda bir evin yer alması, pozitif bir duygusal bağ kurma amacı
taşımaktadır. Üçüncü görselde ise bir evin odası çizilerek ev ortamı hissi verilerek olumlu bir
algı oluşturulmuş ve tüketicileri manüpile etmek için ise burada da indirim kelimesi bold olarak
yazılmıştır. Reklamın devamında ise indirim ve hediyeler ile ilgili bilgiler bold karakterlerle
yazılarak tüketiciye uygun ürün mesajı ile almaya yönelik yönlendirme yapmaktadır.
Kampanya detaylarına göre ise kampanyadan yararlanabilmek için vodafone faturalı mobil hat
sahibi olunması gerektiği, ayrıca 12 ay taahhütlü (müşterinin belirli bir süre boyunca şirketin
hizmetlerini kullanmayı kabul edilmesi) bireysel yeni ev interneti müşterileri için geçerli
olduğu yazmaktadır. Yani önemli koşullar geri plana atılarak tüketici gözünden bilinçli olarak
gizlenmektedir. Bu detaylar küçük puntolarla verilerek ve reklamda alt yazı şeklinde hızlı
geçerek okunurluk azaltılmış ve algı indirim ve uygunluk üzerine yoğunlaştırılmıştır. Reklam
kampanyası, tüketicilerde indirim ve fırsat algısı yaratmaktadır ancak kampanyanın gerçek
detayları göz ardı edilerek şeffaf bir şekilde sunulmamıştır. Tüketicide, hizmetin uygun fiyatlı
olduğu algısı yaratılarak satın alma kararı etkilenmeye çalışılmaktadır. Ancak, bu durum
kullanıcıların beklentilerinin karşılanmamasına yol açabilir. Bu reklam örneği tüketicide algı
yönetimi yoluyla yanıltıcı bir reklam olarak açıklanabilir.
5.3 Turkcell ‘Turkcell'den Yıllık Paketler’
1 Eyl 2021 yılında yayınlanan bu reklam ile mobil hat kampanyası tanıtılmaktadır.
Reklam hareketli grafiklerden oluşmakta ve izleyicilerin dikkatini çekmeyi amaçlamaktadır.
Turkcell, yazılarla ve indirim ifadelerini kullanarak tüketicide fırsat algısı yaratmaktadır.
Reklam boyunca seçilen yenilik, hediye, fırsat ve çeşitli özellikleri belirten kelimeler büyük
puntolarla yazılarak tüketicilerin ilgisini çekmektedir.
56
Ulusoy, B & Şohoğlu B. (2024). Mobil Operatör Reklamlarının Tüketici Algısına Etkisi. Sanat Araştırmaları Dergisi, 2 (2024 Aralık): s. 44-
60.
Görsel 3.
Kaynak: https://www.youtube.com/watch?v=FlvKn-Vw-P8
Hareketli grafiklerde oluşan bu reklam filminde firmanın kurumsalına uygun mavi renk
kullanılmaktadır. Mavi, genellikle güven ve profesyonellik duygusu uyandırır. Ayrıca,
düşünme ve karar verme yeteneğini destekleyen bir renk olarak da bilinmektedir. Kullanılan
bir diğer renk olan sarı, sıcaklık ve enerji hissi uyandırmaktadır. Parlak ve dikkat çekici
yapısıyla, görünürlük ve farkındalık gerektiren her ortamda yaygın olarak tercih edilmektedir
(Işıklı, 2012:45, 47). Renkler, algı yönetiminde etkili bir araç olarak kullanılmaktadır ve her
birinin psikolojik etkileri, tüketicilerin duygularını ve kararlarını şekillendirebilir. Tasarımcılar,
renklerin, şekillerin ve düzenin psikolojik etkilerini kullanarak tüketicinin algısını
yönlendirmektedir. Tasarımda sarı renkli maskot ve yazılar, izleyicinin ilgisini çekmek ve
olumlu bir duygusal bağ kurmak amacıyla kullanılmaktadır. Yazı tipleri ve metin düzeni,
algının şekillenmesinde rol oynamaktadır. Sans-serif yazı tipleri modernlik ve sadelik hissi
verirken, serif yazı tipleri daha geleneksel ve güvenilir bir izlenim yaratır. Kullanılan font sade
ve okunaklıdır, bu da mesajın doğrudan ve net bir şekilde algılanmasını kolaylaştırmaktadır.
Grafiklerin ve maskotun hareketli olması, tüketicinin dikkatini çekmek için dinamik bir görsel
deneyim yaratmaktadır. Reklamlarda kullanılan maskotlar ve işlenen temalar aracılığıyla
oluşturulan hikayelere müşterilerin katılımını teşvik etmek, paylaşım ve bilgi aktarımına
dinamizm kazandırmayı hedeflemektedir. Bu tür hareketli elemanlar, mesajın daha akılda kalıcı
olmasını sağlamaktadır. Hareket eden, konuşan veya belirli davranışlar sergileyen maskotlar,
daha fazla dikkat çekerek algıyı güçlendirir (Fırlar, Dündar, 2011) “Aydan aya taksitle öde”,
“Sabit fiyat” gibi ifadeler, tüketiciye ekonomik avantajlar ve finansal kolaylık vurgusu
yapmaktadır. Tüketicinin karar verme sürecini desteklemektedir. Aylık ödeme ve taksit
seçenekleri, tüketiciye kolaylık ve erişilebilirlik hissi vermektedir. Bu, özellikle fiyat duyarlılığı
57
Ulusoy, B & Şohoğlu B. (2024). Mobil Operatör Reklamlarının Tüketici Algısına Etkisi. Sanat Araştırmaları Dergisi, 2 (2024 Aralık): s. 44-
60.
olan tüketiciler üzerinde olumlu bir algı yaratmaktadır. Hareketli grafikler ve basit mesajlarla,
tüketiciye kısa sürede temel bilgiler aktarılırken kampanyaya ait detaylara akışta geçen yazı ile
yer verilmektedir. Reklam kampanyası, tüketicilerde indirim ve fırsat algısı yaratarak satın alma
kararlarını etkilemeyi hedeflemektedir. Ancak, kampanyanın gerçek detayları şeffaf bir şekilde
sunulmamış, hizmetin uygun fiyatlı olduğu algısı oluşturulmuştur. Büyük yazı puntoları ve
güçlü sloganlarla, tüketiciye “büyük fırsatı kaçırmama” hissi aşılanmaktadır. Bu, fırsat kaygısı
yaratarak tüketiciyi harekete geçirmeyi hedeflemektedir. Maskot ve hareketli grafikler,
markanın modern, eğlenceli ve tüketici dostu olduğunu göstermektedir. Bu da uzun vadede
sadık müşteri kazanımı için etkili bir strateji olarak görülmektedir.
SONUÇ
Mobil operatör reklamları, tüketicilerin algılarını şekillendirmede etkili araçlar olarak
görülmektedir. Görsel tasarım unsurları, kullanılan renkler, hareketli grafikler, maskotlar ve
basit, anlaşılır sloganlar, markaların tüketici zihinlerinde kalıcı bir yer edinmesini
sağlamaktadır. Bu reklamlar, yalnızca markanın sunduğu ürün ve hizmetleri tanıtmakla kalmaz;
aynı zamanda güven, erişilebilirlik ve tüketici dostu bir imaj yaratmayı da hedeflemektedir.
Reklamların tüketiciler üzerinde pozitif bir etki yarattığı görülmektedir. Özellikle
"sınırsız internet" gibi cazip teklifler, tüketicilerin dikkatini çekmekte ve operatörler arasında
tercih yaparken bu reklamların etkisi belirgin şekilde hissedilmektedir. Ancak, küçük yazılarla
belirtilen kısıtlamalar, yanıltıcı indirimler ve hedef kitle odaklı sınırlı kampanyalar uzun vadede
tüketicilerin güvenini sarsmaktadır. Bu da marka sadakatini zayıflatarak tüketicilerin alternatif
markalara yönelmesine yol açabilir.
Mobil operatörlerin pazarlama stratejilerinde kullandığı yanıltıcı unsurlar, sadece bireysel
tüketicilerin algısını etkilemekle kalmamakta, aynı zamanda sektörel bir güven sorununa da
neden olmaktadır. Yanıltıcı kampanyalar, kısa vadede satışları artırabilir; ancak bu stratejiler,
etik kuralların ihlal edilmesi nedeniyle hem markaların itibarını zedelemekte hem de
düzenleyici kurumların dikkatini çekmektedir. Dolayısıyla, mobil operatörlerin reklam
kampanyalarında daha şeffaf ve dürüst bir yaklaşım benimsemeleri gerekmektedir.
Reklamlarda tüm kampanya detaylarının net bir şekilde paylaşılması, tüketicilerin bilinçli
seçimler yapmasına olanak tanımaktadır. Küçük yazılar ve karmaşık ifadeler yerine açık ve
anlaşılır bir dil kullanılması tüketiciler açısından marka güvenirliği açısından tercih edilebilir.
Kampanyalar, yalnızca kısa vadeli satış hedeflerine değil, tüketici memnuniyeti ve güvenine
odaklanmalıdır. Örneğin, tüm kullanıcı gruplarına hitap eden esnek ve adil kampanyalar
oluşturulmalıdır. Mobil operatörlerin, Reklam Kurulu gibi düzenleyici kurumların belirlediği
standartlara uygun hareket etmeleri hem tüketici haklarını koruyacak hem de sektörde güveni
artıracaktır. Sosyal medya ve dijital platformlarda reklam yapılırken, kullanıcıların yorum ve
geri bildirimlerine açık olunmalıdır. Bu geri bildirimler, markaların eksikliklerini fark
etmelerine ve tüketiciyle daha güçlü bir bağ kurmalarına yardımcı olabilir.
Mobil operatörlerin reklamları, tüketicilerin algısını şekillendirmede güçlü bir araç olarak
karşımıza çıkmaktadır. Bu makalede, Turkcell, Vodafone, ve Türk Telekom gibi Türkiye’nin
önde gelen mobil operatörlerinin reklam stratejileri seçilen reklamlar ile tüketici algısı
üzerindeki etkileri incelenmektedir. Sonuçlar, operatörlerin genellikle çekici sloganlar, görsel
tasarımlar ve promosyon vaatleriyle tüketicilere ulaşmayı hedeflediklerini, ancak bu süreçte
etik sorunlarla karşılaşabildiklerini göstermektedir.
Sonuç olarak, mobil operatör reklamları, doğru kullanıldığında markalar için güçlü bir
iletişim aracı olabileceği gibi, etik ve şeffaflık ilkelerine uyulmadığında tüketicilerde hayal
kırıklığı yaratabilmektedir. Reklamların tüketici odaklı, dürüst ve şeffaf bir şekilde
hazırlanması, hem tüketici memnuniyetini artıracak hem de sektör genelinde güven inşa
58
Ulusoy, B & Şohoğlu B. (2024). Mobil Operatör Reklamlarının Tüketici Algısına Etkisi. Sanat Araştırmaları Dergisi, 2 (2024 Aralık): s. 44-
60.
edilmesini sağlayacaktır. Bu bağlamda, mobil operatörlerin, sürdürülebilir bir müşteri ilişkisi
için reklam stratejilerini daha bilinçli bir şekilde tasarlamaları gerekmektedir.
59
Ulusoy, B & Şohoğlu B. (2024). Mobil Operatör Reklamlarının Tüketici Algısına Etkisi. Sanat Araştırmaları Dergisi, 2 (2024 Aralık): s. 44-
60.
KAYNAKLAR
Akçadağ, M. (2024). Reklam etiği unsurları: üniversite öğrencileri üzerinde bir uygulama. Journal of socıal,
humanıtıes and admınıstratıve scıences (joshas), 4(12), 202-212.
Aktuğlu, I. K. (2006) Tüketicinin bilgilendirilmesi sürecinde reklam etiği, Küresel İletişim Dergisi, S.:2, Güz-
2006, (s. 1-20).
Ateş, S. (2024). Tüketici Kitlelerini Harekete Geçiren Güç: Algı Yönetimi. R&S - Research Studies Anatolia
Journal, 7(3), 238-262. https://doi.org/10.33723/rs.1476014
Atiker, B. (2009) Hareketli Grafiklerin Evrimi ve Hacettepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi İçin Bir
Uygulama Örneği. Hacettepe Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Grafik Anasanat Dalı, Sanatta Yeterlik
Tezi, Ankara.
Bakan, İ., & Kefe, İ. (2012). Kurumsal açıdan algı ve algı yönetimi. Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi
İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dergisi, 2(1), 19-34.
Bayrakdar, A. (2013). Hareketli Grafik Tekniği İle TV Reklamı Hazırlanması (Anadolu Üniversitesi İkinci
Üniversite Reklam Filmi .[Yayımlanmış Yüksek Lisans Tezi]. Dumlupınar Üniversitesi Sosyal Bilimler
Enstitüsü.
Becer. E, (2015). İletişim ve Grafik Tasarım. Dost Kitapevi.
Berger, J. (2011). Görme Biçimleri. Çev., Yurdanur Salman. İstanbul: Metis Yayınları.
Çamdereli, M. (2013). Reklamın Görme Dediği. İstanbul: Avrupa Yakası Yayıncılık.
Dağtaş, B. ve Dağtaş, E. (2009). Medya, Tüketim Kültürü ve Yaşam Tarzları: Türkiye Medyasından Örüntüler.
Medya ve İletişim Dizisi.
Demir, Z. (2016). Tüketici davranışlarında algı yönetiminin rolü: Ünlü algısının kadın tüketici davranışlarına
etkisi üzerine bir araştırma (Master's thesis, Sosyal Bilimler Enstitüsü).
Demirel, M. (2012). Reklamda slogan etkeni üzerine bir alan araştırması: GSM operatörlerinde numara taşıma
örneği (Master's thesis, Sosyal Bilimler Enstitüsü).
Delil, S. (2023). Hareketli Posterlerde Grafik Tasarımın Rolü Üzerıne Bir İnceleme. Sed-Sanat Eğitimi Dergisi,
11(1), 10-19.
Dündar, F. N. (2021). Reklam Grafiğinde Manipülasyon. Pearson Journal, 6(13), 159169.
Dyer, G. (2010). İletişim Olarak Reklamcılık. Çev., M. Nurdan Öncel Taşkıran. İstanbul: Beta Basım Yayım.
Fırlar, B. ve Dündar, P. (2011). Reklamlarda maskot kullanımının marka farkındalı ına etkisi . The Journal Of
İnternatıonal Socı
al Research, 4(19), 310-345.
Kurtdaş, E. M. (2021). Reklamlar Eğitimde Bir Araç Olarak Kullanılabilir Mi?. Sosyolojik Düşün, 6(1), 43-65.
https://doi.org/10.37991/sosdus.939981
Kızıl, R. (2021) Hareketli Grafiğin Televizyon Reklamlarında Kullanımı ve Günsel Araba Markası İçin
Uygulama Çalışması ( Yakındoğu Üniversitesi)
60
Ulusoy, B & Şohoğlu B. (2024). Mobil Operatör Reklamlarının Tüketici Algısına Etkisi. Sanat Araştırmaları Dergisi, 2 (2024 Aralık): s. 44-
60.
İşikli, S. (2012). Grafik tasarımda logo ve amblemin sektörlere göre renk algısı (Master's thesis, Sosyal Bilimler
Enstitüsü).
Özer, A. K.2000. İletişim Becerisi. İstanbul: Sistem Yayıncılık.
Pektaş, H. (2014). Reklâm Nedir? İşlevi ve Etkileri Nelerdir?. Ondokuz Mayis University Journal of Education
Faculty, 2(1), 222-231.
Türkmenoğlu, H., & Akengin (2016). Hareketli Grafik Tasarım Sürecinde Yazı Devinimi. İdil Sanat ve Dil
Dergisi, 5(23), 895-908. https://doi.org/10.7816/idil-05-23-07
Türk Dil Kurumu. (2024). Algı . Güncel Türkçe Sözlük. https://sozluk.gov.tr
Uydur, M. (2019). Algı yönetimi perspektifinden reklamlarda oryantalist imgelerin üretilmesi: cola cola reklam
örnekleri.[Yayımlanmış Yüksek Lisans Tezi]. Sakarya Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü.
Üstündağ, L., & Akengin, G. (2020). Tv Reklamlarında Kullanılan Grafik Tasarımların Mesaj ve İkna Kavramı
Üzerine Etkisi. Süleyman Demirel Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi(37), 38-65.
Vural, S. (2020). Reklam Filmlerindeki Tipografinin Kinetik Dönüşümü. İdil Sanat ve Dil Dergisi, 9(69), 821-
840.
GÖRSEL KAYNAKÇA
Turkcell. (2021, Eylül 1). Turkcell'den Yıllık Paketler [YouTube videosu]. YouTube.
https://www.youtube.com/watch?v=FlvKn-Vw-P8
Türk Telekom. (2024, Aralık 11). Türk Telekom'la online'ız! [YouTube videosu]. YouTube.
https://www.youtube.com/watch?v=dxLuRxr8Jz8
Vodafone. (2023, Temmuz 19). Vodafone Ev İnterneti çok uyguna geldi! [YouTube videosu]. YouTube.
https://www.youtube.com/watch?v=0AVACwgiOkI
61
FALLOUT 76 VE FALLOUT 4 OYUNLARININ MENÜLERİNDEKİ
KULLANICI DENEYİMİ (UX) VE KULLANICI ARAYÜZÜ (UI)
TASARIMLARININ KARŞILAŞTIRMALI ANALİZİ
Ozan KÜÇÜKUSTA*, Tutku GÜNDÜZ**
ÖZ
Bu çalışma, Fallout 4 ve Fallout 76 oyunlarının kullanıcı arayüzü (UI) ve kullanıcı deneyimi (UX) tasarımlarını
karşılaştırmalı olarak incelemektedir. Fallout 4, tek oyunculu bir deneyim için optimize edilmiş minimalist bir
arayüz sunarken, Fallout 76 çevrimiçi çok oyunculu yapısı nedeniyle dinamik bildirimler ve sosyal etkileşim
odaklı özelliklerle zenginleştirilmiştir. Her iki oyunun güçlü ve zayıf yönleri değerlendirilmiş, kullanıcı dostu
menü tasarımı için rehber nitelikte kriterler belirlenmiştir. Fallout 76’nın bilgi akışının dengeli sunulması ve
menü yapısının sadeleştirilmesi önerilmiştir. Gelecekteki oyun tasarımlarında kullanıcı deneyiminin
iyileştirilmesi için özelleştirilebilir arayüz seçenekleri ve akıcı bilgi yönetimi stratejilerinin önemi
vurgulanmıştır.
Anahtar Kelimeler: Fallout 4, Fallout 76, kullanıcı arayüzü, kullanıcı deneyimi, oyun tasarımı
COMPARATIVE ANALYSIS OF USER EXPERIENCE (UX) AND USER
INTERFACE (UI) DESIGNS IN THE MENUS OF FALLOUT 76 AND FALLOUT 4
GAMES
ABSTRACT
This study provides a comparative analysis of the user interface (UI) and user experience (UX) designs of
Fallout 4 and Fallout 76. Fallout 4 offers a minimalist interface optimized for a single-player experience,
whereas Fallout 76 incorporates dynamic notifications and social interaction features due to its online
multiplayer structure. The strengths and weaknesses of both games were evaluated, and criteria for user-friendly
menu design were identified. Recommendations were made for balancing the flow of information and
simplifying the menu structure in Fallout 76. The importance of customizable interface options and streamlined
information management strategies in improving user experience for future game designs was emphasized.
Keywords: Fallout 4, Fallout 76, game designuser experience, user ınterface
Makale Bilgisi / Article Info Geliş/Received: 12.12.2024, Kabul/Accepted: 16.12.2024.
Bu makale bilimsel etik ve kurallara uygun hazırlanmış ve intihal incelemesinden geçirilmiştir. Etik kurul onayı
gerektirmemektedir.
© 2024 Sanat Araştırmaları Dergisi. Bu makale Creative Commons Attribution (CC BY-NC-ND) 4.0 lisansı ile yayımlanmaktadır.
* Öğretim Görevlisi, Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Sanat ve Tasarım Fakültesi Grafik Tasarımı Bölümü,
ozan.kucukusta@hbv.edu.tr
** Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Lisansüstü Eğitim Enstitüsü Grafik Tasarımı Yüksek Lisans Programı Öğrencisi
gunduz.tutku@ogr.hbv.edu.tr
62
Küçükusta, O. & Gündüz, T. (2024). Fallout 76 ve Fallout 4 Oyunlarının Menülerindeki Kullanıcı Deneyimi (UX) ve Kullanıcı Arayüzü (UI)
Tasarımlarının Karşılaştırmalı Analizi. Sanat Araştırmaları Dergisi, 2 (2024 Aralık): s. 61-78.
1. GİRİŞ
İnsan, doğası gereği yaşamını sürdürebilmek için çevresiyle etkileşimde bulunmak ve
iletişim kurmak zorundadır. Bu etkileşim yalnızca sözlü ya da yazılı değil; aynı zamanda görsel,
işitsel ve dokunsal yollarla da gerçekleşebilir. Oyun tasarımı, bu temel insan ihtiyacını dijital
bir ortamda karşılayan bir alan olarak, Kullanıcı Deneyimi (UX) ve Kullanıcı Arayüzü (UI)
unsurlarını merkeze alır.
UX, oyuncuların bir oyunla olan genel etkileşimlerini ve bu süreçte yaşadıkları deneyimi
ifade ederken, UI, bu deneyimin gerçekleşmesini sağlayan görsel ve işlevsel unsurları içerir.
Oyunlarda görsel, işitsel ve dokunsal tasarım öğeleri bir araya gelerek oyuncuların oyuna daha
hızlı adapte olmalarını ve oyun dünyasında anlamlı bir etkileşim kurmalarını sağlar.
Bu çalışmanın amacı, Fallout 76 ve Fallout 4 oyunlarının menülerindeki kullanıcı
deneyimi (UX) ve kullanıcı arayüzü (UI) tasarımlarını grafik tasarım perspektifinden
karşılaştırmak ve bu tasarımların oyun deneyimine olan etkilerini incelemektir. Oyun
tasarımında menülerin kullanıcıyla olan etkileşimdeki rolü ve bu etkileşimdeki kullanıcı dostu
özellikler, oyun deneyimini doğrudan şekillendiren kritik unsurlardır. Araştırmada, her iki
oyunun kullanıcı deneyimi ve arayüz tasarımı açısından güçlü ve zayıf yönleri analiz edilerek,
farklı kullanıcı kitlelerine hitap eden tasarım yaklaşımlarını anlamak hedeflenmektedir.
Oyunlarda Kullanıcı Deneyimi (UX) Tasarımı
Bilgisayar oyunlarında kullanıcı deneyimi (UX), oyuncuların oyun sırasında yaşadığı
genel memnuniyet, duygusal tepkiler ve etkileşim kalitesinin bir toplamı olarak tanımlanır. UX,
bir kullanıcının bir ürün, sistem veya hizmetle etkileşiminden elde ettiği deneyimlerin bütününü
ifade eder ve kullanılabilirlik, erişilebilirlik ve genel memnuniyet gibi unsurları içerir. Oyun
tasarımında ise, UX, oyuncunun oyunla olan etkileşiminin ne kadar sezgisel, akıcı ve tatmin
edici olduğunun en kritik unsurudur.
İyi bir kullanıcı deneyimi tasarımı, oyuncuların oyunu daha kolay anlamasını,
deneyimden daha çok keyif almasını ve oyunda daha uzun süre zaman geçirmesini sağlar.
Örneğin, açık dünya oyunlarında görev yönergelerinin net olması veya menülerin hızlı ve kolay
gezinilebilir olması, kullanıcı deneyimini büyük ölçüde artırır. Bu nedenle güçlü bir UX
tasarımı, oyuncunun oyuna olan bağlılığını artırabilir ve oyunun genel başarısında önemli bir
faktör olarak öne çıkarken, aynı zamanda oyun geliştiricileri ve tasarımcılar için de bir rehber
niteliği taşır.
Kullanıcı Deneyiminin Değerlendirilmesi
Kullanıcı deneyimini ölçmek için birçok ölçek ve yöntem geliştirilmiştir. Bunlardan biri
de Oyun Kullanıcı Deneyimi Tatmin Ölçeği (GUESS)’tir. GUESS, oyuncuların oyunlara
yönelik algılarını ve tutumlarını ölçmek için tasarlanmış bir ölçektir. Bu ölçek, Türkçeye
GUESS-TR olarak çevrilmiş olup 51 sorudan oluşmaktadır ve oyun bağlamında kullanıcı
deneyimini değerlendirmek için yaygın şekilde kullanılmaktadır.
Kullanıcı Deneyimi ve Oyun Başarısı
Kullanıcı deneyimi, bir video oyununun başarısında kilit bir rol oynar. İyi bir kullanıcı
deneyimi, oyuncuların oyuna sadakatini artırırken, kötü bir deneyim oyuncuların oyundan
uzaklaşmasına neden olabilir. Bu nedenle, oyun geliştiricileri sık sık oyunculardan geri bildirim
alarak kullanıcı deneyimini iyileştirmek için güncellemeler yapar. Örneğin, Apex Legends gibi
oyunlarda kullanıcı deneyimi, oyunculara kendilerini ifade edebilecekleri bir kimlik duygusu
kazandırarak daha derin bir bağlılık ve katılım sağlamaktadır.
63
Küçükusta, O. & Gündüz, T. (2024). Fallout 76 ve Fallout 4 Oyunlarının Menülerindeki Kullanıcı Deneyimi (UX) ve Kullanıcı Arayüzü (UI)
Tasarımlarının Karşılaştırmalı Analizi. Sanat Araştırmaları Dergisi, 2 (2024 Aralık): s. 61-78.
Fallout Serisi Hakkında Genel Bilgi
Oyun tasarımında menülerin kullanıcı dostu bir yapıya sahip olması, oyuncuların oyunla
olan etkileşimini artırır. İyi bir arayüz, oyuncunun oyun dünyasına kolayca adapte olmasını
sağlar ve bilgiye erişimi sezgisel hale getirir. Özellikle büyük açık dünya oyunlarında, karmaşık
menüler yerine düzenli ve anlaşılır arayüzler oyuncular için kritik bir önem taşır. Bu bağlamda,
Fallout 76 ve Fallout 4 gibi büyük ölçekli oyunlarda kullanıcı deneyimi ve arayüz tasarımı,
oyuncuların hikaye ve oyun mekanikleriyle olan etkileşimlerini doğrudan etkiler.
Fallout serisi, kıyamet sonrası bir dünyada geçen hikayeleri ve retro-fütüristik atmosferi
ile oyun dünyasında önemli bir yere sahiptir. İlk olarak 1997 yılında piyasaya sürülen seri,
zamanla oyuncular arasında kült bir klasik haline gelmiştir. Fallout serisinin tarihçesi şu şekilde
özetlenebilir:
Fallout (1997): Interplay tarafından geliştirilen ve kıyamet sonrası bir RPG türünde
piyasaya sürülen ilk oyun, Vault 13'ten çıkan bir gezginin hikâyesini anlatır.
Fallout 2 (1998): Serinin devam oyunu olan Fallout 2, oyuncuları daha geniş bir oyun
dünyasına götürür. Bu oyun, siyasi çatışmaları ve akıllıca kurgulanmış derin hikâyesiyle
öne çıkar.
Fallout 3 (2008): Bethesda’nın geliştirdiği ilk Fallout oyunu olup, ilk kez üç boyutlu bir
açık dünya sunar. Vault 101’den çıkan bir karakterin hikâyesini işler.
Fallout: New Vegas (2010): Obsidian Entertainment tarafından geliştirilen bu oyun,
Nevada çöllerinde geçen bir hikâyeyi anlatır ve oyunculara seçim odaklı bir deneyim
sunar.
Fallout 4 (2015): Tek oyunculu yapıya sahip olan Fallout 4, Vault 111’den çıkan bir
karakterin hikâyesine odaklanır. Oyunculara geniş bir üretim sistemi (crafting) ve
detaylı bir açık dünya sunar.
Fallout 76 (2018): Serideki ilk çevrimiçi çok oyunculu oyun olan Fallout 76, Batı
Virginia'da geçer. Oyunculara birlikte çalışma ve hayatta kalma temaları sunarak serinin
geleneklerini değiştirmiştir.
Her oyun, retro-fütüristik atmosferi ve kıyamet sonrası dünyada geçen derin hikâye
anlatımıyla dikkat çekmektedir.
2. FALLOUT SERİSİ KULLANICI ARAYÜZÜ (UI) VE KULLANICI DENEYİMİ
(UX) DEĞERLENDİRMESİ
2.1 Fallout (1997)
Fallout (1997) dönemin RPG oyunları arasında izometrik kamera açısı ve detaylı
kullanıcı arayüzü (UI) tasarımıyla öne çıkan bir yapım olmuştur. Hem tasarım hem de etkileşim
açısından dönemin şartlarına göre yenilikçi özellikler sunan oyun, aşağıdaki detaylarla
değerlendirilebilir:
Kullanıcı Arayüzü (UI) Analizi
a. Arayüz Yerleşimi:
Sol Alt Bölge: Dövüş sırasında verilen bilgi metinleri yeşil ve sarı tonlarda sunulmuştur.
Bu renk şeması, mesaj türlerini ayırt edebilmek için kullanılmıştır.
Sağ Alt Bölge: Karakterin sağlık puanı (HP), aksiyon puanı (AP) ve mevcut durumu bu
bölümde gösterilmiştir.
Menü Düğmeleri: Envanter (INV), harita (MAP), karakter özellikleri (CHA) ve Pip-
Boy cihazına erişim için özel butonlar eklenmiştir.
b. Renk Paleti:
64
Küçükusta, O. & Gündüz, T. (2024). Fallout 76 ve Fallout 4 Oyunlarının Menülerindeki Kullanıcı Deneyimi (UX) ve Kullanıcı Arayüzü (UI)
Tasarımlarının Karşılaştırmalı Analizi. Sanat Araştırmaları Dergisi, 2 (2024 Aralık): s. 61-78.
Retro-fütüristik bir tarza sahip olan arayüz, yeşil, sarı ve gri tonları ile tasarlanmıştır. Bu
renkler, kıyamet sonrası bir dünyaya uygun bir "eski teknoloji" hissi yaratmıştır.
c. Tipografi ve Okunabilirlik:
Arayüzde kullanılan fontlar, dijital ekran fontlarını anımsatır. Yazıların büyük ve kalın
olması sayesinde okunabilirlik, düşük çözünürlükte bile korunmuştur. Ancak düşük kontrastlı
arka plan ve yeşil-sarı tonlar, uzun süreli oyun seanslarında göz yorgunluğuna yol açabilir.
Kullanıcı Deneyimi (UX) Değerlendirmesi
a. Oynanabilirlik ve Kullanılabilirlik:
Menüler ve komutlar pek çok seçenek içerir ancak düzenli ve sezgisel bir yerleşime
sahiptir. Oyuncular, kısa bir alışma sürecinin ardından envantere hızlıca erişebilir ve
aksiyonlarını rahatça yönetebilir. Ancak dönemin donanım sınırlamaları ve yoğun bilgi akışı,
özellikle yeni oyuncular için kafa karıştırıcı olabilir.
b. Bilgilendirme:
Oyun sırasında her hamle metin tabanlı bildirimlerle açıklanır. Bu bildirimler,
oyuncuların dövüş sırasında ne olduğunu anlamasına yardımcı olur. Örneğin, "You missed"
(Vuramadın) veya "You earn 25 exp points" (25 deneyim puanı kazandınız) gibi bildirimler
basit ama etkili bir şekilde oyuncunun kararlarını yönlendirebilir.
c. Eylem ve Geri Bildirim:
Oyuncunun yaptığı her eylem metin tabanlı olarak bildirilir. Ancak sesli ve animasyonlu
geri bildirimler oldukça sınırlıdır. 1997 yılında metin tabanlı bildirimler yaygın olsa da,
günümüz UX tasarımlarına göre bu yaklaşım daha statik kalmaktadır.
d. Dönemin Şartları:
1997 yılında düşük çözünürlüklü ekranlar ve sınırlı renk paletleri nedeniyle oyun
tasarımcıları genellikle sade ancak işlevsel tasarımlar tercih ediyordu. Fallout, bu dönemde bile
detaylı arayüz tasarımı ile kullanıcı deneyimini geliştirmeyi başarmıştır.
Genel Değerlendirme
Genel değerlendirme açısından Fallout (1997), RPG deneyimini zenginleştiren ve
oyunculara önemli bilgileri etkili bir şekilde sunan bir arayüze sahiptir. Retro-fütüristik
tasarımı, oyunun atmosferiyle tutarlı ve etkileyicidir. Ayrıca, metin tabanlı bilgilendirme
stratejik oynanışı destekler ve oyuncunun oyun dünyasıyla bağ kurmasına yardımcı olur.
Ancak, arayüzdeki bilgi yoğunluğu özellikle yeni oyuncular için karmaşık olabilir. Görsel
efektlerin ve animasyonların sınırlı olması, geri bildirim mekanizmasını basitleştirirken, uzun
süreli kullanımda göz yorgunluğuna neden olabilecek bir renk paleti tercih edilmiştir.
Görsel 1. Fallout (1997)
Kaynak: Evolution of Fallout Games 1997-2024
65
Küçükusta, O. & Gündüz, T. (2024). Fallout 76 ve Fallout 4 Oyunlarının Menülerindeki Kullanıcı Deneyimi (UX) ve Kullanıcı Arayüzü (UI)
Tasarımlarının Karşılaştırmalı Analizi. Sanat Araştırmaları Dergisi, 2 (2024 Aralık): s. 61-78.
2.2 Fallout 2 (1998)
Fallout 2 (1998), serinin ikinci oyunu olarak Fallout 1'in temel mekaniklerini alıp
genişleten ve zenginleştiren bir yapı sunar. 1997'deki ilk oyunun izometrik kamera açısı ve
retro-fütüristik temasını koruyarak benzer bir UI ve UX tasarımı benimsemiştir. Bununla
birlikte, ek özellikler ve tasarım iyileştirmeleri sayesinde kullanıcı deneyimi daha kapsamlı bir
hale getirilmiştir. İşte detaylı UI ve UX değerlendirmesi:
Kullanıcı Arayüzü (UI) Tasarım Değerlendirmesi
a. Arayüz Yerleşimi:
Alt Panel: Eylem puanları (AP), sağlık puanı (HP), kullanılan silah türü ve harita erişimi
gibi temel bilgiler alt panelde bulunur.
Sol Alt Bilgi Kutusu: Oyuncunun yaptığı eylemler ve oyun dünyasından aldığı geri
bildirimler burada metin halinde gösterilir. Örneğin: "Giant Ant was hit for 93 hit points
and was killed." gibi bilgilendirmeler, savaş sırasında oyuncuya doğrudan bilgi sağlar.
Sağ Alt Menü: Envanter (INV), harita (MAP), karakter bilgisi (CHA) gibi sık kullanılan
menülere kolay erişim sağlayan düğmeler yer alır.
b. Tipografi ve Renk Kullanımı:
Kullanılan yazı tipi, eski bilgisayar terminallerini anımsatan piksel tarzı bir yazı tipidir
ve retro-fütüristik atmosferi destekler.
Metinler yeşil renkte ve koyu gri arka plana sahip kutucuklarda gösterilir. Bu tasarım,
düşük çözünürlüklü ekranlarda okunabilirliği artırmak amacıyla tercih edilmiştir.
Savaş sırasındaki önemli bilgiler, farklı renklendirmeler ve vurgular ile ön plana
çıkarılmıştır.
c. Simgeler ve Gösterge Panelleri:
AP (Action Points) Göstergesi: Savaş sırasında oyuncunun kalan aksiyon kapasitesini
yeşil ışıklarla ifade eder.
Envanter ve Savaş Modu Düğmeleri: Simgeler işlevsel ve sade bir tasarıma sahiptir.
Kullanıcı Deneyimi (UX) Değerlendirmesi
a. Eylem Geri Bildirimleri:
Oyuncunun yaptığı her hamle metin tabanlı geri bildirimlerle aktarılır. Örneğin, düşmana
verilen hasar puanı ve düşmanın durumu anlık olarak ekranda görünür. Bu tür bildirimler,
oyuncuya stratejik karar verme sürecinde yardımcı olur ve savaş mekaniklerinin anlaşılmasını
kolaylaştırır.
b. Menü Erişimi ve Kullanılabilirlik:
Menü seçenekleri, simgelerle basitleştirilmiştir ancak detaylı bilgi sunulması sebebiyle
envanter yönetimi bazı oyuncular için karmaşık olabilir. Oyuncu savaş sırasında “Turn” (Tur
Geçişi) ve “Combat” (Savaş Modu) arasında geçiş yapabilir. Bu mod geçişleri, stratejik kararlar
alınmasına imkan tanır.
c. Akış ve Navigasyon:
Tur tabanlı savaş sistemi nedeniyle oyun akışı zaman zaman yavaşlayabilir. Ancak bu,
strateji oluşturmak için oyunculara düşünme süresi tanır ve türün doğasına uygundur. Harita
kullanımı ve keşif sırasında menüler arası geçişler, farklı bilgiler arasında akıcı bir geçiş sağlar.
66
Küçükusta, O. & Gündüz, T. (2024). Fallout 76 ve Fallout 4 Oyunlarının Menülerindeki Kullanıcı Deneyimi (UX) ve Kullanıcı Arayüzü (UI)
Tasarımlarının Karşılaştırmalı Analizi. Sanat Araştırmaları Dergisi, 2 (2024 Aralık): s. 61-78.
Genel Değerlendirme
1998 yılında oyunlar, düşük çözünürlüklü ekranlar ve sınırlı renk paletleri ile
oynanıyordu; ancak Fallout 2, bu teknik sınırlamalara rağmen düzenli bir UI tasarımı sunarak
işlevsellik ve estetik arasında bir denge kurmuştur. Retro-fütüristik tasarımı sayesinde dönemin
oyunları arasında dikkat çeken bir stile sahip olan Fallout 2, kullanıcı dostu arayüzü ile stratejik
RPG türü için ideal bir deneyim sağlamıştır. Savaş sırasındaki geri bildirimler ve aksiyon
yönetimi, oynanışı desteklerken, menü geçişlerinin karmaşıklığı ve metin tabanlı sistemin
yoğunluğu bazı UX dezavantajları yaratabilir. Yine de Fallout 2, detaylı arayüzü ve nostaljik
atmosferi ile kullanıcı deneyiminde özel bir yere sahiptir.
Görsel 2. Fallout 2 (1998)
Kaynak: https://store.epicgames.com/tr/p/fallout-2
2.3 Fallout 3 (2008)
Fallout 3 (2008), seriyi tam 3D açık dünya oynanışına taşıyarak kullanıcı arayüzü (UI) ve
kullanıcı deneyimi (UX) açısından büyük yenilikler sunmuştur. Bethesda Game Studios
tarafından geliştirilen oyun, hikâye anlatımını ve keşfi ön plana çıkaran bir tasarımı, sade ve
retro-fütüristik bir arayüzle harmanlamıştır.
Kullanıcı Arayüzü (UI) Tasarım Değerlendirmesi
a. Ekran Yerleşimi ve Bilgilendirme:
Alt Sol Köşe: Sağlık puanı (HP) göstergesi, yeşil renkte tasarlanmış olup azaldığında
kırmızıya döner ve oyuncunun hayatta kalma durumunu basit ve etkili bir şekilde gösterir.
Pusula ise oyuncunun yönünü ve hedef pozisyonlarını işaretlerle destekleyerek haritaya
gereksiz bakma ihtiyacını azaltır.
Alt Sağ Köşe: Aksiyon puanları (AP), V.A.T.S. modunda kullanılabilecek hareket
miktarını gösterir. Silah dayanıklılığı (CND), silahın kullanıma ne kadar uygun olduğunu
belirtir ve bu değer azaldığında silahın performansı düşer.
b. Ekran Ortası Nişangah ve Geri Bildirim:
İnce ve sade bir artı şeklindeki nişangah, oyuncunun odaklanmasını kolaylaştırır.
Düşmana verilen hasar bilgileri, ekranda kısa metinlerle belirtilir (örneğin: "Critical hit!").
c. Retro-Fütüristik Estetik:
Kullanılan yeşil tonlar ve retro fontlar, eski bilgisayar terminallerini çağrıştırır ve oyun
temasını güçlendirir. Minimalist tasarım, bilgi yoğunluğunu azaltarak gereksiz detaylardan
arındırılmış bir arayüz sunar.
67
Küçükusta, O. & Gündüz, T. (2024). Fallout 76 ve Fallout 4 Oyunlarının Menülerindeki Kullanıcı Deneyimi (UX) ve Kullanıcı Arayüzü (UI)
Tasarımlarının Karşılaştırmalı Analizi. Sanat Araştırmaları Dergisi, 2 (2024 Aralık): s. 61-78.
Kullanıcı Deneyimi (UX) Değerlendirmesi
a. Kullanılabilirlik ve Bilgilendirme:
Görev yönlendirmeleri pusula ile desteklenmiş ve hedefler HUD (Heads-Up Display)
üzerinden oyuncuya sunulmuştur.
Savaş sırasında aksiyon puanı ve silah dayanıklılığı gibi bilgilerin ekranda gösterilmesi,
stratejik karar almayı kolaylaştırmıştır.
b. Keşif ve Açık Dünya Deneyimi:
Geniş açık dünya yapısı, keşif odaklı bir oynanış sunarken sade tasarımlı pusula ve
nişangah, ekranın kalabalıklaşmasını önler.
Harita ve menüler arasında akıcı bir geçiş imkanı sağlayan arayüz, oyuncuların yeni
bölgeleri rahatlıkla keşfetmesine yardımcı olur.
c. V.A.T.S. Mekaniği ve Etkileşim:
V.A.T.S. sistemi sayesinde oyuncular, aksiyon puanlarını kullanarak zamanı
yavaşlatabilir ve düşmanlara stratejik atışlar yapabilir. Bu mekanik, UI tasarımında aksiyon
puanı göstergesi ile desteklenmiş ve oyun deneyimine derinlik katmıştır.
d. Menüler ve Pip-Boy Kullanımı:
Pip-Boy cihazı, oyuncunun karakter bilgilerine, haritasına, envanterine ve radyosuna
erişmesini sağlar. Retro bir bilgisayar terminalini andıran tasarımı, oyunun temasına estetik ve
işlevsellik açısından uyum sağlar. Ancak detaylı menü yapısı, yeni oyuncular için karmaşık
gelebilir ve bir alışma süreci gerektirebilir.
Genel Değerlendirme
Fallout 3, minimal ve işlevsel HUD tasarımı sayesinde ekranın kalabalıklaşmasını
önleyerek oyunculara rahat bir keşif deneyimi sunmuş, retro-fütüristik yeşil renk paleti ve
göstergelerle atmosferi güçlendirmiştir. V.A.T.S. sistemi stratejik oynanışı destekleyen başarılı
bir kullanıcı deneyimi unsuru olarak dikkat çekerken, görev yönlendirmelerinin pusula ile
desteklenmesi oyuncuların hedeflere kolayca ulaşmasını sağlamıştır. Ancak Pip-Boy
arayüzünün detaylı bilgi sunması, özellikle yeni oyuncular için karmaşık gelebilir ve menü
navigasyonu alışma süresi gerektirebilir. Savaş sırasında ekranda beliren hasar bildirimleri
bazen dikkat dağıtıcı olsa da Fallout 3, dengeli bilgi akışı ve açık dünya keşfini destekleyen
tasarımı ile hem estetik hem de işlevsellik açısından dönemin ötesinde bir UX/UI deneyimi
sunmayı başarmıştır.
Görsel 3. Fallout 3
Kaynak: https://m.imdb.com/title/tt1073664/mediaviewer/rm847712512/
68
Küçükusta, O. & Gündüz, T. (2024). Fallout 76 ve Fallout 4 Oyunlarının Menülerindeki Kullanıcı Deneyimi (UX) ve Kullanıcı Arayüzü (UI)
Tasarımlarının Karşılaştırmalı Analizi. Sanat Araştırmaları Dergisi, 2 (2024 Aralık): s. 61-78.
2.4 Fallout: New Vegas (2010)
Fallout: New Vegas, 2010 yılında Obsidian Entertainment tarafından geliştirilmiş ve
Bethesda Game Studios'un Fallout 3 oyun motorunu kullanmıştır. Oyun, Fallout 3'ün
mekaniklerini temel alarak yeni bir hikâye yapısı ve bazı UI/UX iyileştirmeleri sunmuş, çöl
teması ve Mojave'nin geniş açık dünyasında yön bulma, kaynak yönetimi ve savaş
mekaniklerindeki görsel geri bildirimlerle kullanıcı deneyimini güçlendirmiştir.
Kullanıcı Arayüzü (UI) Tasarım Değerlendirmesi
a. Ekran Yerleşimi:
Alt Sol Köşe: Sağlık puanı (HP) göstergesi, sade bir şerit tasarımına sahiptir ve
kaybedilen can miktarını net şekilde belirtir. Pusula, görev yönlendirmeleri ve düşman
pozisyonlarını sembollerle göstererek açık dünya keşfinde rehberlik eder.
Alt Sağ Köşe: Aksiyon puanları (AP), V.A.T.S. modunda yapılabilecek hareketleri
gösteren bir bar ile ifade edilir. Silah dayanıklılığı (CND) göstergesi ise silahın
onarılması gerektiğinde oyuncuya görsel bir uyarı sunar.
b. Renk Paleti ve Tema:
New Vegas’ın çöl teması, arayüzde sarı ve turuncu tonlarla vurgulanmıştır. Yeşil HUD
tonları, Pip-Boy cihazıyla uyumlu olup kahverengi ve kum tonlarındaki arka planla kontrast
oluşturarak dikkat çekici bir görünüm sunar.
c. Şeffaflık ve Minimalizm:
UI öğeleri yarı şeffaf tasarlanarak çevresel detayların rahatça görülmesi sağlanmıştır.
Cephane bilgisi ve sağlık barı gibi unsurlar ekranın köşelerine yerleştirilmiş, orta alan nişangah
ve çevresel görüşe odaklanacak şekilde boş bırakılmıştır.
Kullanıcı Deneyimi (UX) Değerlendirmesi
a. Geri Bildirim ve Bilgilendirme:
Hasar alındığında ekranda kırmızı efektlerle görsel bir uyarı belirir. Silah dayanıklılığı
azaldığında veya cephane bittiğinde beliren uyarılar, oyuncunun kaynak yönetimini kontrol
altında tutmasını sağlar.
b. Navigasyon ve Keşif:
New Vegas’ın geniş açık dünyasında pusula, hedef simgeleri ve görev işaretçileri,
oyuncuların haritaya bakmadan yönlerini bulmalarına yardımcı olur. Görev yönlendirmeleri
sadeleştirilmiş olup akıcılığın bozulmasını önler.
c. V.A.T.S. Mekaniği:
Zamanı yavaşlatarak düşmanın belirli uzuvlarına nişan almayı sağlayan V.A.T.S. sistemi,
savaş stratejisini destekleyen önemli bir kullanıcı deneyimi unsuru olarak öne çıkar. Aksiyon
puanı barı, sistemin kullanım sıklığını dengelemek için anlık bilgi sunar.
d. Pip-Boy Menüsü:
Retro bir bilgisayar terminali estetiğinde tasarlanmış Pip-Boy arayüzü, envanter,
görevler, harita ve yetenek puanlarına erişim sağlar. Menü gezintisi Fallout 3’e benzer olsa da,
detaylı yapısı nedeniyle bazı oyuncular için karmaşık olabilir.
Genel Değerlendirme
Fallout: New Vegas, Fallout 3’ün başarılı UI tasarımını geliştirerek oyunculara sezgisel
ve akıcı bir deneyim sunmuştur. Şeffaf HUD tasarımı, çevresel detayların rahatça görülmesini
sağlarken; pusula ve görev yönlendirmeleri açık dünyada kaybolmayı önlemiştir. V.A.T.S.
69
Küçükusta, O. & Gündüz, T. (2024). Fallout 76 ve Fallout 4 Oyunlarının Menülerindeki Kullanıcı Deneyimi (UX) ve Kullanıcı Arayüzü (UI)
Tasarımlarının Karşılaştırmalı Analizi. Sanat Araştırmaları Dergisi, 2 (2024 Aralık): s. 61-78.
sistemi stratejik savaşları desteklemiş, Pip-Boy arayüzü nostaljik ve tematik bir deneyim
sunmuştur. Ancak bilgi yoğunluğu nedeniyle Pip-Boy menüsü ve detaylı arayüz, yeni
oyuncular için karmaşık gelebilir. Tüm bunlara rağmen Fallout: New Vegas, açık dünya RPG
türünün en başarılı örneklerinden biri olarak öne çıkmaktadır.
Görsel 4. Fallout: New Vegas (2010)
Kaynak: https://m.imdb.com/title/tt1706601/mediaviewer/rm2138233601/
2.5 Fallout 4 (2015)
Fallout 4, Bethesda Game Studios tarafından geliştirilen ve retro-fütüristik estetiği,
kapsamlı açık dünyası ve karmaşık sistemleri sadeleştiren kullanıcı arayüzü (UI) ile dikkat
çeken bir açık dünya RPG oyunudur. Modern tasarım öğelerini klasik Fallout tarzıyla birleştiren
oyunun UI ve UX tasarımı, oyunculara sezgisel bir deneyim sunmayı hedeflemiştir.
Kullanıcı Arayüzü (UI) Tasarım Değerlendirmesi
a. Menü ve Bilgi Panelleri:
Ana Menü: Retro-fütüristik tasarım, yeşil tonlar ve büyük yazılar ile basit ve okunabilir
bir yapı sunar. Seçenekler arasında gezinti kolaydır.
HUD: Alt sol köşede sağlık (HP) göstergesi, alt sağ köşede aksiyon puanı (AP) ve
cephane bilgisi yer alır. Pusula ve görev işaretçileri alt ortada bulunarak görev
yönlendirmesi sağlar.
Renk Kullanımı: Oyunun ana HUD rengi yeşil olarak tercih edilmiştir ve bu detay, retro
bilgisayar monitörlerini çağrıştırmaktadır. Ancak, ayarlar menüsünden HUD renginin
sarı, mavi, kırmızı gibi farklı tonlarla kişiselleştirilmesi mümkündür. Yeşil ton, nostaljik
temayı vurgularken ekran öğelerini daha belirgin hale getirir. Ancak koyu arka planla
birleştiğinde zaman zaman okunabilirlik sorunlarına yol açabilir.
b. Crafting (Üretim) ve Modifikasyon Menüsü:
Üst bölümde modifikasyon seçenekleri, alt bölümde gerekli malzemeler listelenmiştir.
"MAKE" (Yap) ve "CANCEL" (İptal) seçenekleri, etkileşimi sadeleştirir.
c. Terminal (Hacking) Ekranı:
Retro bilgisayar terminali görünümü, şifre kırma mekanizması ile stratejik geri
bildirimler sağlar.
d. Pip-Boy Menüsü:
"QUESTS", "STATS", "MAP" ve "RADIO" sekmelerini içeren Pip-Boy cihazı, retro
tasarımı ile atmosferi güçlendirmiştir. Ancak bilgi yoğunluğu, yeni oyuncular için karmaşık
olabilir.
70
Küçükusta, O. & Gündüz, T. (2024). Fallout 76 ve Fallout 4 Oyunlarının Menülerindeki Kullanıcı Deneyimi (UX) ve Kullanıcı Arayüzü (UI)
Tasarımlarının Karşılaştırmalı Analizi. Sanat Araştırmaları Dergisi, 2 (2024 Aralık): s. 61-78.
e. S.P.E.C.I.A.L. ve Seviye Atlama Ekranı:
Karakter geliştirme sistemi, animasyonlu Vault Boy simgeleri ile görsel olarak
desteklenmiştir ve S.P.E.C.I.A.L. (Strength, Perception, Endurance, Charisma, Intelligence,
Agility, Luck) kategorileri sezgisel bir şekilde düzenlenmiştir.
Kullanıcı Deneyimi (UX) Değerlendirmesi
a. Akıcılık ve Kullanılabilirlik:
HUD öğeleri, oyuncunun dikkatini dağıtmadan bilgi verir. Pusula ve görev
yönlendirmeleri, açık dünya keşfi için rehber niteliğindedir. Crafting menüsü, detaylı yapısı ile
oyuncuya geniş bir özgürlük tanır.
b. Geri Bildirim Mekanizmaları:
Hasar alındığında kırmızı kenarlık efektleri belirir. Düşman ve çevre durumları hakkında
görsel uyarılar, oyuncunun kararlarını yönlendirmesine yardımcı olur.
c. Mini Oyunlar ve Etkileşim:
Terminal hackleme, interaktif bir mini oyun olarak stratejik düşünmeyi teşvik eder ancak
tekrar eden görevlerde monotonlaşabilir.
d. Yapı Modu (Workshop Mode):
Yerleşim inşa sistemi, oyuncuların oyun dünyası ile etkileşimini artırır. Ancak menülerin
bilgi yoğunluğu, alışma süreci gerektirebilir.
Genel Değerlendirme
Fallout 4, retro-fütüristik estetik ile uyumlu ve modern bir kullanıcı arayüzü sunmuştur.
HUD, savaş sırasında gerekli bilgileri minimal bir tasarımla sunarken, crafting ve yapı sistemi
oyuncuya geniş bir özgürlük alanı sağlar. Pip-Boy cihazı, kapsamlı bilgi akışı sunarken estetik
açıdan oyunun temasına katkıda bulunmuştur. Özelleştirilebilir HUD renkleri ve boyutları
sayesinde kullanıcı deneyimi kişiselleştirilebilir hale getirilmiştir. Ancak bilgi yoğunluğu,
terminal hackleme ve yapı modunun karmaşıklığı, yeni oyuncular için zorluk yaratabilir ve
savaş sırasında fazla uyarı ile ekranın kalabalıklaşması görsel karmaşaya neden olabilir. Yine
de Fallout 4, oyun dünyasının keşfi ve karakter gelişimi açısından kapsamlı bir UI/UX tasarımı
sunarak RPG türünde öne çıkan bir oyun olmayı başarmıştır.
Görsel 5. Fallout: 4 (2015)
Kaynak: https://store.epicgames.com/en-US/p/fallout-4
71
Küçükusta, O. & Gündüz, T. (2024). Fallout 76 ve Fallout 4 Oyunlarının Menülerindeki Kullanıcı Deneyimi (UX) ve Kullanıcı Arayüzü (UI)
Tasarımlarının Karşılaştırmalı Analizi. Sanat Araştırmaları Dergisi, 2 (2024 Aralık): s. 61-78.
Görsel 6. Fallout: 4 (2015)
Kaynak: https://store.epicgames.com/en-US/p/fallout-4
Görsel 7. Fallout: 4 (2015)
Kaynak: https://store.epicgames.com/en-US/p/fallout-4
Görsel 8. Fallout: 4 (2015)
Kaynak: https://store.epicgames.com/en-US/p/fallout-4
Görsel 9. Fallout: 4 (2015)
Kaynak: https://store.epicgames.com/en-US/p/fallout-4
72
Küçükusta, O. & Gündüz, T. (2024). Fallout 76 ve Fallout 4 Oyunlarının Menülerindeki Kullanıcı Deneyimi (UX) ve Kullanıcı Arayüzü (UI)
Tasarımlarının Karşılaştırmalı Analizi. Sanat Araştırmaları Dergisi, 2 (2024 Aralık): s. 61-78.
Görsel 10. Fallout: 4 (2015)
Kaynak: https://store.epicgames.com/en-US/p/fallout-4
Görsel 11. Fallout: 4 (2015)
Kaynak: https://store.epicgames.com/en-US/p/fallout-4
Görsel 12. Fallout: 4 (2015)
Kaynak: https://store.epicgames.com/en-US/p/fallout-4
2.6 Fallout 76 (2018)
Fallout 76, Bethesda Game Studios'un piyasadaki ilk çevrimiçi çok oyunculu Fallout
oyunudur. Fallout evreninin retro-fütüristik temalarını korurken, sosyal etkileşimlerle dolu bir
açık dünya deneyimi sunmaktadır. UI ve UX tasarımı bu çevrimiçi yapıya uyum sağlayacak
şekilde geliştirilmiştir.
Kullanıcı Arayüzü (UI) Tasarım Değerlendirmesi
a. Ana Menü ve Ayarlar: Ana menü kategori bazlı düzenlemesi ve büyük yazı tipleriyle
basit bir yapı sunar. Vault-Tec teması ve Fallout ikonları arka planda dikkat çeker.
b. HUD (Ekran Üstü Bilgi Sistemi): Görev bildirimleri sol üst köşede minimal bir şekilde
gösterilir. Alt merkezdeki pusula, yön bilgisi ve düşman pozisyonlarını içerir. Sağ alt köşede
aksiyon puanı (AP) ve cephane bilgisi bulunur.
73
Küçükusta, O. & Gündüz, T. (2024). Fallout 76 ve Fallout 4 Oyunlarının Menülerindeki Kullanıcı Deneyimi (UX) ve Kullanıcı Arayüzü (UI)
Tasarımlarının Karşılaştırmalı Analizi. Sanat Araştırmaları Dergisi, 2 (2024 Aralık): s. 61-78.
c. Pip-Boy Menüsü: Retro-fütüristik bilgisayar terminali tarzında tasarlanmış olup,
envanter, görevler, harita ve radyo gibi sekmeleri içerir.
d. Karakter Yaratma: Kullanıcılara yüz şekillendirme ve vücut boyutlandırma gibi detaylı
kontrol seçenekleri sunar. Vault Boy simgeleri ile yönlendirme sağlanmıştır.
e. Crafting ve Base-Building Menüsü: Kategori bazlı simgeler ve malzeme detayları ile
düzenlenmiştir. Ancak detaylı yapısı nedeniyle öğrenme süreci gerektirir.
f. Terminal Ekranı: Retro tarzı koruyan ve yeşil metinlerle gösterilen şifre kırma mini
oyun ekranı bulunur.
g. Atomic Shop: "Featured", "Bundles", "Skins" gibi kategoriler ile düzenlenmiş mağaza
menüsü, görsel desteklerle kullanıcı dostu hale getirilmiştir.
Kullanıcı Deneyimi (UX) Değerlendirmesi
a. Çevrimiçi Oyun Deneyimi: Anlık görev bildirimleri ve etkinlik duyuruları ekranda
belirir, bu da işbirliğini teşvik eder. Grup bilgileri ve sosyal etkileşim panelleri menülere
entegre edilmiştir.
b. Navigasyon ve Keşif: Görev işaretçileri ve pusula, açık dünyada yön bulmayı
kolaylaştırır. Etkinlikler ekranda belirgin bir şekilde gösterilerek oyuncunun ilgisini çeker.
c. Geri Bildirim Mekanizmaları: Hasar alındığında ekranın kenarlarında kırmızı uyarı
efektleri belirir. Görev tamamlama ve ödül bildirimleri animasyonlarla desteklenmiştir.
d. Crafting ve Base-Building: Yerleşim inşa sistemi, oyuncuların yaratıcı yapılar
oluşturmasına ve bunları paylaşmasına olanak tanır. Ancak fazla bilgi içermesi nedeniyle bazı
oyuncular için karmaşık gelebilir.
e. Mağaza ve Özelleştirme: Kozmetik içerikler ve özelleştirme seçenekleri sezgisel bir
arayüzle sunulmuştur. Oyuncular karakterlerini ve yapılarını oyun içi satın alımlar ile
özelleştirebilir.
Genel Değerlendirme
Fallout 76, serinin ilk çevrimiçi çok oyunculu oyunu olarak açık dünya çevrimiçi oyun
trendine uyum sağlamaya çalışmıştır; ancak bu geçiş, özellikle kullanıcı deneyimi (UX)
açısından serinin köklü tek oyunculu yapısına alışkın olan oyuncular için zorluklar yaratmıştır.
Retro-fütüristik ve estetik arayüzü ile dikkat çekmesine rağmen, çevrimiçi formata uygun
tasarım unsurlarının yeterince kullanıcı dostu olmaması eleştirilmiştir. Görev bildirimleri, grup
bilgileri ve etkinlik duyuruları gibi unsurlar deneyimi desteklese de, ekran kalabalığı yaratan
yoğun bildirim akışı ve Pip-Boy menüsünün bilgi yükü, yeni oyuncular için kafa karıştırıcı
olmuştur. Ayrıca base-building menüsü karmaşık yapısıyla öğrenme sürecini zorlaştırırken,
terminal mini oyunlarının tekrara düşmesi oyun içi deneyimi monotonlaştırmıştır. Fallout 76,
çevrimiçi formatla gelen sosyal etkileşim ve açık dünya keşfi açısından dikkat çekici bir
deneyim sunmaya çalışsa da, ilk çevrimiçi oyun olması sebebiyle UX tasarımında kullanıcı
dostu bir dengeyi tam anlamıyla yakalayamamıştır.
74
Küçükusta, O. & Gündüz, T. (2024). Fallout 76 ve Fallout 4 Oyunlarının Menülerindeki Kullanıcı Deneyimi (UX) ve Kullanıcı Arayüzü (UI)
Tasarımlarının Karşılaştırmalı Analizi. Sanat Araştırmaları Dergisi, 2 (2024 Aralık): s. 61-78.
Görsel 13. Fallout: 76 (2018)
Kaynak: https://store.steampowered.com/app/1151340/Fallout_76/
Görsel 14. Fallout: 76 (2018)
Kaynak: https://store.steampowered.com/app/1151340/Fallout_76/
Görsel 15. Fallout: 76 (2018)
Kaynak: https://store.steampowered.com/app/1151340/Fallout_76/
Görsel 16. Fallout: 76 (2018)
Kaynak: https://store.steampowered.com/app/1151340/Fallout_76/
75
Küçükusta, O. & Gündüz, T. (2024). Fallout 76 ve Fallout 4 Oyunlarının Menülerindeki Kullanıcı Deneyimi (UX) ve Kullanıcı Arayüzü (UI)
Tasarımlarının Karşılaştırmalı Analizi. Sanat Araştırmaları Dergisi, 2 (2024 Aralık): s. 61-78.
Görsel 17. Fallout: 76 (2018)
Kaynak: https://store.steampowered.com/app/1151340/Fallout_76/
Görsel 18. Fallout: 76 (2018)
Kaynak: https://store.steampowered.com/app/1151340/Fallout_76/
Görsel 19. Fallout: 76 (2018)
Kaynak: https://store.steampowered.com/app/1151340/Fallout_76/
Görsel 20. Fallout: 76 (2018)
Kaynak: https://store.steampowered.com/app/1151340/Fallout_76/
76
Küçükusta, O. & Gündüz, T. (2024). Fallout 76 ve Fallout 4 Oyunlarının Menülerindeki Kullanıcı Deneyimi (UX) ve Kullanıcı Arayüzü (UI)
Tasarımlarının Karşılaştırmalı Analizi. Sanat Araştırmaları Dergisi, 2 (2024 Aralık): s. 61-78.
3. FALLOUT 4 VE FALLOUT 76 KULLANICI ARAYÜZÜ (UI) VE KULLANICI
DENEYİMİ (UX) KIYASLAMASI
Fallout 4 ve Fallout 76, Bethesda Game Studios’un aynı evrende geçen iki farklı deneyim
sunan oyunlarıdır. Kullanıcı arayüzü (UI) ve kullanıcı deneyimi (UX) tasarımları, oyunun tek
oyunculu veya çok oyunculu yapısına göre şekillenmiştir. Fallout 4, tek oyunculu bir açık dünya
RPG oyunuyken, Fallout 76 çevrimiçi çok oyunculu bir deneyim sunar ve bu durum her iki
oyunun UI ve UX öğelerinde önemli farklar yaratmıştır.
Fallout 4’teki kullanıcı arayüzü, retro-fütüristik estetikle desteklenmiş sade bir menü
yapısı içerir. Ana menü, yeşil tonlar ve büyük yazılar kullanılarak okunabilirliği artırır. Pip-
Boy cihazı, görev, envanter ve harita gibi bilgileri içerirken, tüm bu bilgilerin tek bir menüde
toplanması bilgi yoğunluğuna sebep olabilir. Oyuncular, HUD üzerinde sağlık, aksiyon puanı
(AP) ve cephane bilgisine kolayca erişebilir. HUD, alt kısımda yer alan pusula ve görev
işaretçileri sayesinde oyuncunun açık dünyada yönünü kaybetmeden keşif yapmasını sağlar.
Crafting (üretim) ve modifikasyon menüsü, üst kısımda modifikasyon seçeneklerini ve alt
kısımda gerekli malzemeleri listeler. Eksik malzemeler kırmızı renkle vurgulanarak geri
bildirim mekanizması sadeleştirilmiştir. Retro bilgisayar terminali görünümünde tasarlanan
şifre kırma mini oyunu, hackleme mekaniklerine stratejik bir boyut katarken, tekrarlanan
görevlerde monoton hale gelebilir. Seviye atlama ekranı, Vault Boy simgeleri ile eğlenceli hale
getirilmiştir ve sarı-turuncu vurgular bilgi akışını destekleyerek ekranın okunabilirliğini artırır.
Fallout 76’da ise kullanıcı arayüzü ve deneyimi çok daha geniş kapsamlıdır çünkü oyunun
çevrimiçi yapısı, çok sayıda bildirim, grup etkileşimi ve etkinlik bilgisi sunmayı gerektirir.
Fallout 4’teki Pip-Boy arayüzü korunmuş olsa da, Fallout 76’da grup bilgileri, görev paylaşımı
ve sosyal etkileşim sekmeleri eklenmiştir. Oyunculara çevrimiçi dünya ile sürekli bağlantıda
olduklarını hissettirebilmek için ekranın üst kısmında dinamik görev bildirimleri ve etkinlik
duyuruları gösterilir. Ancak bu bildirimlerin sık sık ekranın büyük bir kısmını kaplaması zaman
zaman dikkat dağınıklığına yol açabilir. Fallout 76’nın crafting ve yapı sistemi daha
kapsamlıdır ve diğer oyuncularla ortak kullanım için atölyeler içerir. Çevrimiçi savaşlar
sırasında grup bilgileri ve düşman konumları ekranda sürekli olarak güncellenir, bu da UX
açısından yoğun bir bilgi akışı yaratır. Ayrıca, grup yönetimi ve atölye savunma etkinlikleri
sırasında oyuncuların ekran üstündeki rehber metinler ve simgeleri doğru yorumlaması gerekir.
Fallout 76’nın HUD tasarımı, çevrimiçi etkileşimler için ek katmanlar içerir ve Pip-Boy
menüsüne takım bilgileri ve sosyal menüler entegre edilmiştir.
Fallout 4’te görev tamamlandığında yalnızca “Quest Complete” mesajı ve Vault Boy
animasyonu gösterilirken, Fallout 76’da görev tamamlandığında ekranda ödül detayları, puan
bilgileri ve etkinlik tamamlanma seviyeleri büyük bir liste halinde gösterilir. Fallout 4’te retro-
fütüristik HUD tasarımı genellikle tek bir renkle sınırlandırılmıştır ve yeşil tonun kullanımı
nostaljik bir tema sunar. Buna karşılık, Fallout 76’da sosyal bildirimleri ve grup etkinliklerini
vurgulamak için turuncu ve mavi tonlar kullanılmıştır. Fallout 76’nın çevrimiçi dünyasında,
sosyal etkileşim unsurlarına vurgu yapılmış ve takım arkadaşlarının durumları da ekran
üzerinde görünür hale getirilmiştir. Ancak, çok sayıda bilgi katmanının eklenmesi zaman zaman
arayüzün yoğun ve karmaşık algılanmasına neden olabilir.
Fallout 4, sade ama bilgi dolu bir UI ile tek oyunculu bir deneyimi kusursuz bir şekilde
sunmayı başarırken, Fallout 76 çok oyunculu yapıya uygun olarak daha fazla etkileşim içeren
bir kullanıcı deneyimi tasarımına sahiptir. Fallout 4’te Pip-Boy menüsü ile tüm envanter ve
görev bilgilerine erişim sağlanırken, Fallout 76’da bu menü daha detaylandırılmış ve sosyal
bileşenlerle genişletilmiştir. Fallout 4’te basit bir yapı modu sunulurken, Fallout 76’da base-
building sistemi daha karmaşık hale gelmiştir ve oyuncuların bölgeler için rekabet etmesine
olanak tanımıştır. Ancak Fallout 76’da etkinlik bildirimlerinin sık olması ve grup duyurularının
77
Küçükusta, O. & Gündüz, T. (2024). Fallout 76 ve Fallout 4 Oyunlarının Menülerindeki Kullanıcı Deneyimi (UX) ve Kullanıcı Arayüzü (UI)
Tasarımlarının Karşılaştırmalı Analizi. Sanat Araştırmaları Dergisi, 2 (2024 Aralık): s. 61-78.
ekranda uzun süre kalması, oyuncunun deneyimini zaman zaman yavaşlatabilir. Fallout 4’ün
temel avantajı, akıcı bir görev sistemi ve sade bir UI ile RPG mekaniklerini anlaşılır bir şekilde
sunmasıdır. Fallout 76 ise sosyal etkileşimler ve dinamik etkinliklerle çok katmanlı bir UI/UX
yapısı benimsemiştir. Her iki oyun da retro-fütüristik tasarım diline sadık kalsa da Fallout
76’nın çevrimiçi mekanikleri, Fallout evrenini farklı bir boyuta taşımıştır. Bu nedenle, Fallout
4, klasik bir tek oyunculu deneyim sunarken Fallout 76, sosyal etkileşim odaklı bir oyun yapısı
ile geniş bir kullanıcı kitlesine hitap eden bir arayüz tasarımı sunar.
SONUÇ
Fallout 4 ve Fallout 76’nın kullanıcı arayüzü (UI) ve kullanıcı deneyimi (UX) tasarımları,
oyuncu kitlesi ve oynanış dinamiklerine göre farklılık göstermektedir. Kullanıcı dostu bir menü
tasarımı, anlaşılır kategoriler, sade bilgi akışı ve kişiselleştirme seçenekleri ile desteklenmelidir.
Fallout 4, tek oyunculu deneyim için optimize edilmiş minimalist bir arayüz sunarken, Fallout
76 çok oyunculu yapısı nedeniyle dinamik bildirimlerle zenginleştirilmiştir. Ancak bu
zenginlik, ekranın kalabalıklaşmasına ve bilgi yüklenmesine yol açabilir. Fallout 4’ün güçlü
yönleri arasında sade HUD tasarımı, görev yönlendirmelerinin akıcı olması ve retro-fütüristik
estetiği sayılabilir. Zayıf yönleri ise bilgi yoğunluğu nedeniyle yeni oyuncular için karmaşıklık
yaratması ve terminal mini oyunlarının tekrara dayalı olmasıdır. Fallout 76’nın güçlü yanları
ise grup yönetimi ve sosyal etkileşim için dinamik bir HUD sunması ve ödüllendirme sistemleri
ile oyuncuyu motive etmesidir. Ancak sık etkinlik bildirimleri ve sosyal menülerin
karmaşıklığı, oynanış akışını olumsuz etkileyebilir.
Fallout 76’nın UX tasarımı, çevrimiçi oyun dinamiklerini desteklemek adına zengin ve
detaylı bir yapıya sahiptir. Ancak bu detaylar, özellikle ekranın kalabalıklaşması ve menü
geçişlerinin karmaşık yapısı nedeniyle kullanıcı dostu olmaktan uzaklaşabilir. Bildirimlerin,
grup bilgileri ve etkinlik duyurularının sade ve özelleştirilebilir olması, kullanıcı deneyimini
iyileştirecek önemli bir adımdır. Hızlı erişim menüleri ve daha kompakt bildirim panelleri
sayesinde oyuncuların bilgi akışını yönetmesi kolaylaştırılabilir. Fallout 76, çevrimiçi sosyal
etkileşimleri güçlendirmek için önemli UX unsurlarını bünyesinde barındırsa da, bu unsurların
düzenlenebilir hale getirilmesi, kullanıcı memnuniyetini artırarak oyunun çok yönlü tasarımını
güçlendirecektir. Geliştiricilerin, oyuncu geri bildirimlerini değerlendirerek sade ve etkili UX
çözümleri sunması, oyunun uzun vadeli başarısını destekleyecektir.
Gelecekteki oyun tasarımlarında bilgi akışının dengeli olması büyük önem taşımaktadır.
Oyuncuların gereksiz bildirimlerle dikkatinin dağılmaması sağlanmalı, karmaşık yapı ve
crafting mekanikleri için rehber simgeler kullanılmalıdır. Menü yapılarının kişiselleştirilebilir
hale getirilmesi, oyuncunun oyun dünyası ile daha derin bir bağ kurmasına katkı sağlar. Sosyal
etkileşim unsurlarının sade ve anlaşılır bir şekilde sunulması, ekran kalabalığını azaltarak
kullanıcı deneyimini iyileştirecektir. Fallout serisi, retro-fütüristik estetiği ve farklı UX/UI
yaklaşımları ile oyun geliştirme alanında önemli bir referans olmaya devam etmektedir ve
oyuncu odaklı tasarım stratejileri için geleceğe ışık tutmaktadır.
78
Küçükusta, O. & Gündüz, T. (2024). Fallout 76 ve Fallout 4 Oyunlarının Menülerindeki Kullanıcı Deneyimi (UX) ve Kullanıcı Arayüzü (UI)
Tasarımlarının Karşılaştırmalı Analizi. Sanat Araştırmaları Dergisi, 2 (2024 Aralık): s. 61-78.
KAYNAKLAR
Akara Web. (2024). Oyun tasarımında kullanıcı deneyimi (UX) ve kullanıcı arayüzü (UI) rehberi.
An experimental protocol to access immersiveness in video games. (2023). arXiv.
An old game, new experience: Exploring the effect of players’ personal gameplay history on game experience.
(2022). SpringerLink.
Apex Legends oyununa ait özgün kullanıcı deneyimi niteliklerinin belirlenmesi. (n.d.). Sekizgen Academy
Araştırma Makalesi.
Bethesda Game Studios. (2015). Fallout 4 [Video oyunu]. Bethesda Softworks.
Bethesda Game Studios. (2018). Fallout 76 [Video oyunu]. Bethesda Softworks.
Context Dergi. (2023). Oyunda kullanıcı deneyimi.
GUX-Analyzer: A deep multi-modal analyzer via motivational flow for game user experience. (2021). arXiv.
Karışmaz, K. (t.y.). Bilgisayar oyun arayüzlerinde grafik tasarım (Yayımlanmamış tez).
Korhonen, H., Montola, M., & Arrasvuori, J. (2009). Understanding playful user experience through digital games.
International Conference on Designing Pleasurable Products and Interfaces.
Kristiadi, D. P., Udjaja, Y., Supangat, B., Prameswara, R. Y., Warnars, H. L. H. S., Heryadi, Y., & Kusakunniran,
W. (2017). The effect of UI, UX, and GX on video games. 2017 IEEE International Conference on Cybernetics
and Computational Intelligence (CyberneticsCom), 158-163.
Meriç, F. (2019). Oyunlarda görsel geri bildirim mekanizmalarının kullanıcı deneyimine etkisi. İstanbul Teknik
Üniversitesi Yayınları.
Oyun Kullanıcı Deneyimi Tatmin Ölçeği Türkçe Kısa Versiyonu (GUESS-20-TR). (n.d.). İstanbul Üniversitesi
Araştırma Raporu.
Oyun tasarımında kullanıcı arayüzü ve kullanıcı deneyimi tasarımı ve önemi. (n.d.). YÖK Tez Merkezi.
Polygon. (2024). How do you know when your game is good?. Polygon.
The Atlantic. (2024). How to Win at Real Life. The Atlantic.
The Gamer's Experience Subjective and objective insights about game user experience. (n.d.). IEEE Xplore.
Türkmenoğlu¹, H., & Atalar, D. (2020). Arayüz tasarımında kullanıcı deneyimi amaçlı prototip tasarımı
(Yayımlanmamış çalışma).
Tuzcu, T. İ. (2019). Kullanıcı deneyiminin arayüz tasarımına etkisi ve bir uygulama önerisi (Yüksek Lisans Tezi,
Güzel Sanatlar Enstitüsü).
79
İNDİRİM MARKETLERİ REKLAMLARININ TÜKETİCİNİN SATIN
ALMA EĞİLİMİNE ETKİSİ
Eda ULUTÜRK*, Ozan KÜÇÜKUSTA**
ÖZ
Perakendecilik sektörü, dünya genelinde olduğu gibi Türkiye'de de önemli bir yere sahiptir. Bu sektör içinde
faaliyet gösteren indirim marketleri, pazarladıkları ürünleri piyasanın altında fiyatlarla tüketicilere sunmaktadır.
Bu marketler, düzenli olarak hazırladıkları indirim broşürleriyle müşterilerini uygun fiyatlı ürünlerle
buluşturmaktadır. İndirim broşürleri, perakende sektöründe müşterilerin alışveriş kararlarını etkileyen önemli
pazarlama araçlarından biridir. Bu çalışmada, BİM ve A101’in indirim broşürleri göstergebilimsel açıdan analiz
edilerek, broşür tasarımlarında hangi unsurların kullanıldığı ve nasıl bir tasarım anlayışının benimsendiği
incelenmiştir. Bu çalışmada, Worldfood İstanbul Türkiye’nin en büyük süpermarketleri listesinde yer alan
indirim marketleri olan BİM ve A101’in indirim broşürü örnekleri alınarak, bu örnekler göstergebilimsel olarak
incelenmektedir. İncelemelerde her iki marketin de broşür tasarımlarında hedef kitleye uygun stratejik renk ve
görsel unsurların kullanıldığı, ancak tasarım anlayışlarının farklılık gösterdiği tespit edilmiştir. BİM, daha sade
ve fiyat odaklı bir yaklaşım sergilerken, A101 daha eğlenceli ve deneyim odaklı bir tasarım anlayışı
benimsemiştir. Bu farklı yaklaşımlar, tüketicilerin alışveriş kararlarını etkileyen önemli faktörler olarak öne
çıkmaktadır. Araştırma sonucunda, BİM ve A101'in broşür tasarımları, tüketiciyi etkileyen ve alışveriş
kararlarını yönlendiren stratejik unsurları başarılı bir şekilde kullandığı tespit edilmiştir. Bu bulgular, perakende
sektöründe broşür tasarımının tüketici davranışları üzerindeki etkisini anlamak açısından önemli bir katkı
sunmaktadır.
Anahtar Kelimeler: Broşür tasarımı, göstergebilimsel analiz, indirim broşürü, indirim marketleri
THE EFFECT OF DISCOUNT MARKET ADVERTISEMENTS ON CONSUMER
PURCHASE TENDENCY
ABSTRACT
The retail sector holds significant importance globally, as it does in Turkey. Discount markets operating within
this sector offer products to consumers at prices below market value. These markets regularly present their
customers with affordable products through specially designed discount brochures. Discount brochures are
among the most influential marketing tools in the retail sector, directly affecting consumers' purchasing
decisions. This study analyzes the discount brochures of BİM and A101 through a semiotic perspective,
examining which design elements are utilized and what design approaches are adopted. For this purpose,
brochure samples from BİM and A101, listed among Turkey's largest supermarkets by Worldfood Istanbul, were
analyzed semiotically. The analysis revealed that both markets effectively use strategic color and visual elements
tailored to their target audience, although their design approaches differ. BİM employs a simpler and price-
oriented design strategy, while A101 adopts a more dynamic and experience-focused approach. These distinct
strategies emerge as critical factors influencing consumer purchasing behavior. As a result, the brochure designs
of BİM and A101 were found to successfully employ strategic elements that impact and guide consumer
purchasing decisions. These findings provide significant insights into understanding the influence of brochure
design on consumer behavior within the retail sector.
* Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Lisansüstü Eğitim Enstitüsü Grafik Tasarımı Yüksek Lisans Programı Öğrencisi
eda.uluturk@ogr.hbv.edu.tr
** Öğretim Görevlisi, Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Sanat ve Tasarım Fakültesi Grafik Tasarımı Bölümü,
ozan.kucukusta@hbv.edu.tr
80
Ulutürk, E. & Küçükusta, O. (2024). İndirim Marketleri Reklamlarının Tüketicinin Satın Alma Eğilimine Etkisi. Sanat Araştırmaları
Dergisi, 2 (2024 Aralık): s. 79-96.
Keywords: Brochure design, discount brochure, discount markets, semiotic analysis
Makale Bilgisi / Article Info Geliş/Received: 01.12.2024, Kabul/Accepted: 11.12.2024.
Bu makale bilimsel etik ve kurallara uygun hazırlanmış ve intihal incelemesinden geçirilmiştir. Etik kurul onayı
gerektirmemektedir.
© 2024 Sanat Araştırmaları Dergisi. Bu makale Creative Commons Attribution (CC BY-NC-ND) 4.0 lisansı ile yayımlanmaktadır.
1. GİRİŞ
Perakendecilik sektörü, dünya genelinde olduğu gibi Türkiye'de de tüketici ihtiyaçlarını
karşılamada önemli bir role sahiptir. Özellikle indirim marketleri, fiyat odaklı stratejileri ve
yaygın mağaza ağları ile geniş bir müşteri kitlesine hitap ederek perakende sektörünün
büyümesine katkı sağlamaktadır (Tümbek Tekeloğlu & Altay, 2019). Bu marketler, ekonomik
fiyat politikaları sayesinde tüketicilere uygun fiyatlı ürünler sunarken, düzenli olarak
hazırladıkları indirim broşürleri aracılığıyla ürünlerini tanıtmakta ve kampanyalarını
duyurmaktadır. Broşürler, tüketicilerin satın alma kararlarını doğrudan etkileyen önemli bir
pazarlama aracı olarak öne çıkmaktadır (Şentürk, 2014).
Perakende sektöründe broşürler, geniş kitlelere kolay ulaşabilme, ürün güncellemelerine
hızlı adapte olabilme ve pratik bir şekilde dağıtılabilme gibi avantajlarıyla öne çıkan başlıca
tanıtım araçlarından biridir. Sektördeki hızlı büyüme ve artan rekabet, firmaların pazarlama
stratejilerini sürekli olarak güncellemelerini zorunlu hale getirmiştir. Bu nedenle, tüketicilerin
ilgisini çekmek ve ürünleri etkili bir şekilde tanıtmak için broşürlerin kullanımı kaçınılmaz
olmuştur (Çeken, Ersan, & Tuğrul, 2018).
Bu çalışmada, Worldfood İstanbul Türkiye’nin en büyük süpermarketleri listesinde yer
alan BİM ve A101'in broşür tasarımları göstergebilimsel açıdan analiz edilmiştir.
Göstergebilimsel analiz yöntemi, broşürlerde yer alan görsel ve yazılı unsurların tüketici algısı
üzerindeki etkisini ortaya koymak için kullanılmıştır (Barthes, 1979). Analizler sonucunda,
BİM’in broşürlerinde sade ve fiyat odaklı bir tasarım anlayışı benimsenirken, A101’in
broşürlerinde daha dinamik ve deneyim odaklı bir yaklaşım sergilendiği tespit edilmiştir. Bu
farklılıklar, tüketicilerin alışveriş kararlarını etkileyen önemli unsurlar olarak öne çıkmaktadır.
Bu çalışma, BİM ve A101’in broşür tasarımlarında kullanılan stratejik unsurların tüketici
davranışları üzerindeki etkisini ortaya koyarak, perakende sektöründe broşür tasarımının
önemini vurgulamayı amaçlamakta ve elde edilen bulgularla perakende sektörü için etkili
pazarlama stratejileri geliştirilmesine katkı sağlamaktadır.
2. PERAKENDECİLİK VE İNDİRİM MARKETLERİ
Perakendecilik, pazarlamanın önemli bir bileşeni olan dağıtım faaliyetlerinin bir parçası
olarak, tüketicilerin ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla mal ve hizmetleri doğrudan son
kullanıcıya ulaştırma sürecidir. Bu kapsamda, perakendecilik, tüketicilere ihtiyaç duydukları
ürünleri doğru fiyat, yer ve zamanda sunmayı hedefleyen bir pazarlama etkinliğidir (Gürman,
2006). İndirim marketleri, perakende sektöründe faaliyet gösteren, geniş bir ürün yelpazesi
sunarak yüksek satış miktarını hedefleyen ve piyasa ortalamasına göre daha düşük fiyatlarla
ürün satan mağazalardır. Bu marketler, uygun fiyat politikaları ve yaygın mağaza ağıyla
tüketicilere ekonomik çözümler sunarken, hızla büyüyen bir modeli olarak dikkat
çekmektedir. 2010-2017 yılları arasında indirim marketlerinin mağaza sayısında yüzde 285
oranında artış yaşanması, bu modelin tüketici talebi ve sektörel büyüme açısından ne kadar
etkili olduğunu ortaya koymuştur (Tümbek Tekeloğlu & Altay, 2019).
Ülkemizde de diğer ülkelerde olduğu gibi indirim marketleri, hızlı büyümeye yönelik
agresif stratejiler benimsemiştir. Pazarda uzun vadeli varlıklarını sürdürebilmek için
stratejilerini rakiplerini dikkate alarak şekillendirmeleri gerekmektedir. İndirim marketlerinin
81
Ulutürk, E. & Küçükusta, O. (2024). İndirim Marketleri Reklamlarının Tüketicinin Satın Alma Eğilimine Etkisi. Sanat Araştırmaları
Dergisi, 2 (2024 Aralık): s. 79-96.
çalışma prensipleri, mağaza formatlarından başlayarak ürün çeşitliliği, sunum biçimi, tasarım
anlayışı ve fiyat odaklı yaklaşımlar gibi unsurları içermektedir. Bu marketler, tüm süreçlerinde
tüketicilere uygun fiyatlarla hizmet sunmayı öncelik haline getirmiştir (Tümbek Tekeloğlu &
Altay, 2019: 353).
Genel olarak, indirim marketleri fiyat odaklı stratejileri ve yaygın mağaza ağları
sayesinde Türkiye'de ve dünya genelinde büyümeye devam eden güçlü bir perakende modeli
oluşturmuştur. Tüketicilerin ekonomik alışveriş taleplerine hızlı çözümler sunarak sektördeki
etkilerini artırmışlardır. Bu durum, hem sektördeki rekabeti artırmakta hem de tüketici
beklentilerini şekillendirmektedir.
3. BROŞÜR NEDİR?
Reklam, bir ürün veya hizmetin geniş kitlelere tanıtılması için kullanılan etkili bir iletişim
aracıdır. Genellikle medya üzerinden belirli bir ücret karşılığında yer veya zaman satın
alınarak gerçekleştirilir ve bu yönüyle halkla ilişkilerden ayrılır. Reklamın en güçlü yönü, kısa
sürede geniş kitlelere ulaşabilmesi ve hedef kitlenin dikkatini çekebilmesidir. Bir ürün,
hizmet, fikir veya kuruluşa yönelik ilgi oluşturmanın yanı sıra, bu süreçte insanların belirli bir
davranış sergilemelerini, bir görüşü benimsemelerini ya da alışkanlıklarını değiştirmelerini
hedeflemektedir. Aynı zamanda reklam, verilen mesajın net bir şekilde iletilmesini
sağlayarak, bireylerin karar alma süreçlerinde etkili bir rol oynamaktadır. Bu nedenle,
reklamın etkisi hem bireysel düzeyde hem de toplumsal ölçekte önemli bir iletişim ve
pazarlama stratejisi olarak öne çıkar (Elden, Ulukök & Yeygel, 2005).
Broşür, bir ürünün tanıtılmasını, işlevinin anlatılmasını ve satışının desteklenmesini sağlayan
basılı bir reklam aracıdır. En canlı, somut ve özel reklam materyallerinden biri olan broşürler,
mesajı hedef kitleye iletmede oldukça etkili bir rol oynamaktadır. Hafif ve kolay dağıtılabilir
olmaları bu etkinliği artırır (Şentürk, 2014: 15).
Broşürler, ürün ve hizmetlerin tanıtımında kullanılan etkili materyaller olarak öne çıkar. Bu
materyaller belirli bir konuya odaklanarak bilgi verme, organizasyon tanıtma ya da ürün
hakkında olumlu bir izlenim yaratma amacı taşımaktadır. Afiş ve dergiler gibi diğer tanıtım
araçlarından farklı olarak, kısa sürede tüketilmesine rağmen güçlü bir tanıtım etkisi
sağlayabilen broşürler, grafik tasarım ürünleri arasında önemli bir yer tutmaktadır (Özcan &
Şentürk, 2017).
Broşürler, hem geniş bir kitleye hitap edebilmesi hem de içeriğiyle oldukça etkili bir tanıtım
ve satış aracı olmasıyla dikkat çeker (Çeken, Ersan, & Tuğrul, 2018: 133). Ürün veya
hizmetler hakkında heyecan uyandırmak, satın alma kararlarını etkileyen bilgiler sağlamak ve
harekete geçmeye teşvik etmek amacıyla tasarlanmalıdır. Genellikle bir ürün ya da hizmeti
tanıtma amacıyla kullanılan broşürler, çeşitli işlevler üstlenebilir. Bu işlevler arasında
potansiyel veya mevcut müşterilere doğrudan posta yoluyla gönderim, yeni müşterileri
çekmek için el broşürü olarak kullanım, basın kiti veya iş tekliflerine eklenme gibi farklı
uygulamalar yer alır. Ayrıca, fuarlar, festivaller, ticaret fuarları veya konuşma etkinliklerinde
pazarlama materyali olarak kullanılmaktadır ve benzer hedef kitlelere sahip işletmelere
tanıtım amacıyla bırakılmaktadır. Broşürlerin tasarımı, hedef kitlenin ihtiyaçlarına uygun
şekilde planlanarak, etkili bir tanıtım stratejisi oluşturulmasını sağlamaktadır (Ladd, 2010: 1).
Firmaların ürün ve hizmetlerini tanıtmak amacıyla sıkça tercih ettiği basılı materyallerden biri
olan broşürler, reklam sektöründe önemli bir yere sahiptir. Tüketiciler, hemen her konuda
82
Ulutürk, E. & Küçükusta, O. (2024). İndirim Marketleri Reklamlarının Tüketicinin Satın Alma Eğilimine Etkisi. Sanat Araştırmaları
Dergisi, 2 (2024 Aralık): s. 79-96.
birçok broşürle karşılaşabilir. Ancak bir broşürün amacına ulaşması ve hedef kitleye hitap
edebilmesi için diğer broşürlerden farklı detaylara sahip olması gerekmektedir. Öncelikle
kaliteli bir broşür için sade ve düzenli bir tasarım tercih edilmelidir. Gereksiz ayrıntılardan
kaçınılarak, ilgi çekici ve farklılıkları öne çıkaran bilgilere yer verilmelidir. Ayrıca, dikkat
çekici ve vurgulayıcı ifadelerin kullanılması önemlidir. Müşterinin zihninde ürünle ilgili soru
işaretleri veya şüphe bırakmayacak şekilde net bilgi verilmesi gereklidir. Eğer broşür bir
kampanya için hazırlanıyorsa, kampanyanın görselleri ve sloganları kısa, anlaşılır ve
etkileyici olmalıdır. Özellikle indirim gibi önemli detaylar, daha dikkat çekici bir şekilde
belirtilmelidir (Şentürk, 2014: 30-31).
4. GÖSTERGEBİLİMSEL ANALİZ YÖNTEMİ
Göstergebilim, göstergeler ve onların oluşturduğu sistemler üzerine odaklanan, zaman
içerisinde farklı ve bazen çelişkili yaklaşımları içeren bir disiplin olarak tanımlanır. Kimi
araştırmacılar, göstergebilimin inceleme alanına doğal dilleri de dahil ederken, bazıları bu alanı
yalnızca dil dışı işaret sistemleriyle sınırlamayı tercih etmiştir. Bununla birlikte, göstergebilimi
yalnızca bilinçli ve amaçlı iletişim eylemleriyle ilişkilendiren yaklaşımların yanı sıra, her
türden anlam iletimi ve anlamlandırma sürecini bu disiplinin kapsamına alan görüşler de
bulunmaktadır (Barthes, 1976).
Göstergebilimin kökenleri oldukça eski dönemlere uzansa da, bağımsız bir bilim dalı
olarak kabul edilmesi ve kendini ispatlaması ancak 20. yüzyılın ikinci yarısında gerçekleşmiştir.
Sosyal bilimlerin pek çok disiplini, göstergebilim kuramı ve yöntemleri sayesinde elde edilen
analizlerden ve bulgulardan faydalanmıştır. Özellikle 20. yüzyılın ikinci yarısından itibaren,
Saussure, Barthes, Hjelmslev ve Martinet gibi isimlerin dilbilim üzerine yaptıkları çalışmalar,
göstergebilim alanının gelişimine büyük katkılar sağlamış ve bu çalışmaların sunduğu veriler,
disiplinin teorik altyapısına entegre edilmiştir (Aktulum, 2004).
Göstergebilim, farklı alanların etkisiyle gelişmiş ve zaman içerisinde önem kazanan bir
disiplin haline gelmiştir. Teknolojik ilerlemelerin sağladığı katkılar sayesinde birçok bilim
dalıyla etkileşim kurmayı başarmıştır. Tarihsel süreç incelendiğinde, mantık, matematik ve
dilbilim gibi çeşitli disiplinlerden gelen düşünürlerin bu alanın gelişiminde büyük rol oynadığı
anlaşılmaktadır. Özellikle Saussure’ün katkıları ve dilbilimin köklü bir geçmişe sahip olması,
göstergebilimin dilbilimle derin bir bağa sahip olduğunu açıkça ortaya koymuştur. Bu nedenle,
göstergebilimi kavrayabilmek için dilbilimsel kavramların incelenmesi gerektiği görülmektedir
(Güneş, 2013).
İletişim süreci, gönderici ve alıcı arasında yazı, görüntü, simge ya da işaretlerin aracılık
ettiği bir etkileşimdir. Bu süreçte anlam içeren mesajlar, göstergeler aracılığıyla ortaya çıkar.
Bir mesajın, iletişim sürecinde anlamlı bir şekilde değerlendirilebilmesi için bir anlam
barındırması gerekir. Ancak bu durumda mesaj bir gösterge olarak nitelendirilebilir (Demir,
2009). Gösterge, ses, görüntü veya diğer herhangi bir ifade biçiminden oluşan çift yönlü bir
yapı olarak tanımlanabilir. Anlam oluşturma süreci ise gösteren ve gösterilenin
birleştirilmesiyle gerçekleşir. Ancak bu süreç, yalnızca bu iki unsurun birleşiminden ibaret
değildir; gösterge, çevresel faktörlerle de anlam kazanmaktadır. İnsan zihni, anlam iletmek için
genellikle bölümlere ayırma yöntemine başvurur ve bu süreç, bağlama bağlı bir eylemden
ziyade soyut bir ayrıştırma işlemine dayanır. Bu durum, anlam oluşturma sürecinin yalnızca iki
unsurun birleşimi şeklinde tanımlanamayacağını ortaya koyar. Yine de, göstergebilimsel
açıklamalar bu tür bir gösterimi gerektirmektedir (Barthes, 1979: 41-42).
Göstergebilim, anlamın oluşum ve aktarım süreçlerini inceleyen bir disiplindir. İsviçreli
dilbilimci Ferdinand de Saussure tarafından temelleri atılan bu yaklaşım, Roland Barthes
83
Ulutürk, E. & Küçükusta, O. (2024). İndirim Marketleri Reklamlarının Tüketicinin Satın Alma Eğilimine Etkisi. Sanat Araştırmaları
Dergisi, 2 (2024 Aralık): s. 79-96.
tarafından geliştirilmiştir. Barthes’ın göstergebilim anlayışında düz anlam ve yan anlam olmak
üzere iki temel düzey bulunur. Düz anlam, bir göstergenin doğrudan neyi ifade ettiğini
açıklarken, yan anlam ise bu göstergenin hangi bağlamda ve nasıl bir anlam kazandığını ortaya
koyar. Bu yaklaşım, görsel unsurların altında yatan anlamları çözümlemeye odaklanır (Çeken,
Arslan, 2016: 508). Göstergebilimde gösterge, gösteren ile gösterilen arasındaki bağı ifade eder
ve bu bağ sayesinde anlam oluşturulur. Barthes, bu süreci dilbilimin genellikle göz ardı ettiği
unsurları incelemek olarak tanımlar ve özellikle dilin saf olmayan yönlerini araştırır.
Göstergebilim, bir göstergenin yalnızca belirli bir nesneyi temsil etmekle kalmayıp, aynı
zamanda toplumsal ve kültürel bağlamlarda yan anlamlar taşıdığını vurgular. Barthes’a göre,
göstergeler bir nesneyi doğrudan işaret etmenin ötesinde, toplumsal değerleri ve kültürel
yapıları da şekillendiren önemli bir araçtır. Bu durum, göstergelerin kültürel ve toplumsal
bağlamda yan anlamların oluşumunda kritik bir rol oynadığını ortaya koymaktadır (Bircan,
2015: 19-20). Mitler, göstergelerin ikinci düzeydeki işleyiş biçimlerinden biri olarak, genellikle
bir varlığın ya da olgunun nasıl ortaya çıktığını açıklayan yaratılış hikâyeleridir. Modern
dünyada mitler, duygularımızı ve arzularımızı basit ve etkili biçimde ifade eden kalıplara
dönüşmüştür. Tüketim kültürüne uygun şekilde hızla üretilip tüketilen mitler, gösterge ve
kullanıcı kültürü arasındaki etkileşimin en yoğun yaşandığı kültürel formlar arasında yer
almaktadır (Özgür, 2006: 36-40). Roland Barthes’a göre ise simgeler, anlam üretiminin üçüncü
bir yolunu temsil eder. Göstergebilimde simgeler, toplumsal uzlaşı ve kullanım yoluyla belirli
bir nesne ya da kavramın başka bir şeyi temsil edecek şekilde anlam kazandığı göstergelerdir.
Simgeler, temsil ettikleri şeyin doğrudan bir yansıması olmasa da, kültürel ve toplumsal
bağlamda yüklenen anlamları sayesinde belirli olguları ve durumları ifade eder. Bu bağlamda,
simgeler toplumsal uzlaşının bir sonucu olarak farklı kavram ve değerleri yansıtan güçlü
göstergeler haline gelir (Fiske, 2003: 123).
Barthes (1979), göstergebilimsel araştırmayı anlamın nasıl üretildiğini ve iletildiğini
inceleyen bir yöntem olarak ele alınır. Barthes, göstergelerin incelenmesini dilbilimsel temeller
üzerine kurar ve gösteren-gösterilen, dizim-dizge, düz anlam-yan anlam gibi temel kavramlar
çerçevesinde detaylı analizler yapar. Barthes’a göre, göstergebilim yalnızca dilsel göstergelerle
sınırlı kalmayıp, toplumsal yaşamda yer alan her türlü anlam üretim sürecini kapsayan geniş bir
araştırma alanıdır (Barthes,1979: 93-96). Göstergebilimin temel amacı, anlamlandırma
sürecinin yapı taşlarını ve ayrım sistemlerini ortaya koymaktır. Bu disiplin, “insanların
eylemleri ve nesneler bir anlam ifade ediyorsa, bu anlamı oluşturan bilinçli ya da bilinçsiz
kurallar dizilerinin var olduğu varsayımı” üzerine kuruludur (Culler, 2008, akt. Bircan, 2015:
20).
5. BİM VE A101 MARKETLERİNİN İNDİRİM BROŞÜRÜ ÖRNEKLERİNİN
GÖSTERGEBİLİMSEL ANALİZ YÖNTEMİYLE İNCELENMESİ
Türkiye'nin önde gelen süpermarket zincirleri arasında yer alan BİM ve A101, uygun
fiyat politikaları ve geniş mağaza ağlarıyla perakende sektöründe dikkat çekmektedir. BİM,
yüksek pazar payı ve hem yurt içi hem de yurt dışındaki mağazalarıyla sektördeki liderliğini
sürdürmektedir. A101 ise yaygın şube sayısı ve çeşitli ürün seçenekleriyle tüketicilere
ekonomik alışveriş imkânı sunmaktadır. Bu markalar, Türkiye perakende pazarının
büyümesinde kilit rol oynamaktadır.
Görsel 1’de, A101 markasına ait bir elektrikli bisikletin tanıtıldığı broşür görülmektedir.
Bisiklet görseli asfalt zemin üzerine sunulmuştur. Ürünün detaylı fotoğrafları sağ üst köşeye
yerleştirilmiştir. Ürünün özellikleri bisiklet görseli etrafında yazmaktadır.
84
Ulutürk, E. & Küçükusta, O. (2024). İndirim Marketleri Reklamlarının Tüketicinin Satın Alma Eğilimine Etkisi. Sanat Araştırmaları
Dergisi, 2 (2024 Aralık): s. 79-96.
Görsel 1. A101 24 Ekim 2024 elektrikli bisiklet broşürü
Tablo 2’de, renk kullanımı açısından bakıldığında, kırmızı ve sarı renklerin dikkat çekmek
amacıyla kullanıldığı görülmektedir. Kırmızı renk fiyatın cazibesini, sarı ise fırsatın önemini
vurgulamaktadır. Bu renk seçimi, tüketicide "kaçırılmaması gereken fırsat" algısı oluşturur.
Arka plan görsellerinde ise ürün asfalt bir yolda sergilenmiştir. Bu durum, bisikletin şehir içi
ulaşım için tasarlandığını ve kullanıcısına pratik bir çözüm sunduğunu ima etmektedir. Ürün
görselleri detaylı ve farklı açılardan gösterilerek, ürünün tüm yönleriyle şeffaf bir şekilde
tanıtılması sağlanmıştır. Bu yaklaşım, tüketicinin ürüne olan güvenini artırmayı
hedeflemektedir. Ayrıca, ürünün net ve ayrıntılı sunumu, "gördüğünüz ürün tam olarak sahip
olacağınız üründür" algısını desteklemektedir.
Gösteren
Düz Anlam
Yan Anlam
MCt boyutu
Renk kullanımı
Kırmızı ve sarı renkler
d]kkat çekmek ]ç]n
kullanılmıştır.
Kırmızı f]yatın
caz]pl]ğ]n], sarı ]se
fırsatın önem]n]
vurgulamaktadır.
D]kkat çekerek tüket]c]y]
hızla karar vermeye
yönlend]ren
"kaçırılmaması gereken
fırsat" algısını oluşturur.
Arka plan görseller]
Ürün asfalt b]r yolda
serg]lenm]şt]r.
Yol, b]s]klet]n şeh]r ]ç]
ulaşım ]ç]n tasarlandığını
ve kullanıcısına prat]k b]r
çözüm sunduğunu ]ma
eder.
B]s]klet, b]reysel
hareketl]l]k ve
bağımsızlık sembolü
olarak sunulur.
Ürün görseller]
Ürünün farklı açılardan
çek]lm]ş detaylı
görseller] yer almaktadır.
Ürün tüm yönler]yle
şeffaf b]r şek]lde
tanıtılmıştır ve
tüket]c]n]n güven]n]
kazanmayı
hedeflemekted]r.
"Gördüğünüz tam olarak
sah]p olacağınız
üründür" algısını
destekler.
Tablo 1. Görsel 1’e ait göstergebilimsel analiz
85
Ulutürk, E. & Küçükusta, O. (2024). İndirim Marketleri Reklamlarının Tüketicinin Satın Alma Eğilimine Etkisi. Sanat Araştırmaları
Dergisi, 2 (2024 Aralık): s. 79-96.
Görsel 2, A101'in otomobil bakım ürünlerine yönelik indirimli kampanyasını tanıtan bir
broşürdür ve antifriz çeşitleri, oto cam sileceği gibi ürünler dikkat çekici kırmızı fiyat
etiketleriyle öne çıkarılmıştır. Ürünler asfalt üzerinde sergilenerek, kolay montaj ve uygun fiyat
vurgusuyla tüketiciyi hızlı alışveriş yapmaya teşvik etmektedir.
Görsel 2. A101 24 Ekim 2024 otomobil ürünleri broşürü
Tablo 2’de, Renk kullanımı açısından, kırmızı ve sarı renkler dikkat çekmek amacıyla
tercih edilmiştir. Kırmızı renk fiyatın cazipliğini vurgularken, sarı renk fırsatın kaçırılmaması
gerektiği algısını güçlendirmektedir. Bu durum, tüketicide "cazip fırsatlar" algısını oluşturarak
satın alma isteğini artırır. Yarış bayrağı simgesi, oto cam sileceği ürününün yanında yer alarak
ürünün yüksek performans ve dayanıklılık sunduğu mesajını verir. Bu simge, "yarış pistinde
gibi performans" algısını oluşturmaktadır. Arka plan ise ürünleri yol ile ilişkilendirerek,
ürünlerin uzun mesafelerde güvenli ve dayanıklı olduğunu ima etmektedir. Bu sunum, ürünlerin
yol güvenliğini sağladığı fikrini güçlendirir. Genel olarak broşür, renk kullanımı, simgesel
unsurlar ve arka plan tasarımıyla tüketiciyi hızlı karar vermeye ve ürünü satın almaya
yönlendiren etkili bir yapıdadır.
86
Ulutürk, E. & Küçükusta, O. (2024). İndirim Marketleri Reklamlarının Tüketicinin Satın Alma Eğilimine Etkisi. Sanat Araştırmaları
Dergisi, 2 (2024 Aralık): s. 79-96.
Gösteren
Düz Anlam
Yan Anlam
MCt boyutu
Renk kullanımı
Kırmızı ve sarı renkler
d]kkat çekmek ]ç]n
kullanılmıştır.
Kırmızı f]yatın
caz]pl]ğ]n], sarı ]se
fırsatın önem]n]
vurgulamaktadır.
caz]p fırsatlar”
boyutunu pek]şt]r]r.
Yarış bayrağı s]mges]
İk] yarış bayrağı
s]leceğ]n yanında yer
almaktadır.
İk] yarış bayrağı
s]leceğ]n yanında yer
almaktadır.
"Yarış p]st]nde g]b]
performans" vurgusu
yapmaktadır.
Arka plan
Ürünler, yol ]le
]l]şk]lend]r]lm]şt]r.
Ürünler]n uzun
mesafelerde güvenl] ve
dayanıklı olduğu
bel]rt]lmekted]r.
Yol güvenl]ğ]n]n
sağlandığı f]kr]n]
güçlend]r]r.
Tablo 2. Görsel 2’ye ait göstergebilimsel analiz
Görsel 3, A101'in balıkçılık ürünleri ve çocuk oyuncaklarına yönelik indirimli
kampanyasını tanıtan bir broşürdür. Balıkçılık ürünleri mavi arka plan üzerinde
sergilenmektedir. Aynı zamanda balıkçılığı anlatan görseller bulunmaktadır. Çocuk
oyuncakları ise broşürün alt tarafında turuncu arka plan üzerinde bulunmaktadır.
Görsel 3. A101 Ekim 2024 balıkçılık ürünleri ve oyuncak broşürü
Tablo 3’te, ürün çeşitliliği açısından broşür, hem yetişkinlere hem de çocuklara hitap eden
ürünleri bir arada sunarak tüm aileye yönelik bir alışveriş deneyimi oluşturmayı
amaçlamaktadır. Bu durum, "aile boyu alışveriş keyfi" sunan bir perakendeci algısını
pekiştirmektedir. Mavi ve yeşil renk kullanımı, ürünlerin doğal ortamla uyumunu vurgularken,
mavi renk sakinliği ve güveni, yeşil renk ise doğa temasını ön plana çıkarmaktadır. Bu renk
seçimi, doğaya uyumlu ve huzurlu bir alışveriş deneyimi algısı yaratmaktadır. Arka plan ise
doğa temalı olup, ürünlerin işlevselliğini ve kullanım alanlarını temsil etmektedir. Ürünlerin
doğa ile uyum içinde olduğu ve açık hava aktivitelerine uygun olduğu mesajı verilerek "doğayla
87
Ulutürk, E. & Küçükusta, O. (2024). İndirim Marketleri Reklamlarının Tüketicinin Satın Alma Eğilimine Etkisi. Sanat Araştırmaları
Dergisi, 2 (2024 Aralık): s. 79-96.
içe keyifli bir yaşam" fikri desteklenmiştir. Ayrıca, turuncu renk kullanımı, eğlenceli bir
atmosfer oluşturarak çocukların ilgisini çekmeyi amaçlamış ve broşürde dinamik bir enerji
yaratmıştır. Bu yaklaşım, "eğlence ve neşe dolu alışveriş deneyimi" mesajını güçlendirmiştir.
Gösteren
Düz Anlam
Yan Anlam
MCt boyutu
Ürün çeş]tl]l]ğ]
Balıkçılık malzemeler]
ve çocuk oyuncakları
b]rl]kte tanıtılmaktadır.
Hem yet]şk]nler hem de
çocuklara h]tap eden
ürünler]n b]r arada
sunulması, tüm a]leye
yönel]k b]r alışver]ş
]mkanı mesajı
vermekted]r.
"A]le boyu alışver]ş
keyf]" sunan perakendec]
algısı yaratılmaktadır.
Mav] ve yeş]l renk
Mav] ve yeş]l tonları
yoğun şek]lde
kullanılarak ürünler]n
doğal ortamla uyumu
vurgulanmıştır.
Mav], sak]nl]ğ] ve güven]
s]mgelemekted]r. Yeş]l
renk doğa vurgusu
yapmaktadır.
Doğaya uyumlu b]r
alışver]ş deney]m] algısı
yatırılmaktadır.
Arka plan
Doğa temalı arka plan,
ürünler]n ]şlevsell]ğ]n] ve
kullanım alanlarını
tems]l etmekted]r.
Ürünler]n doğa ]le uyum
]ç]nde olduğu ve açık
hava akt]v]teler]ne uygun
olduğu mesajı ver]lm]şt]r.
"Doğayla ]ç ]çe key]fl]
b]r yaşam" f]kr]n]
desteklemekted]r.
Turuncu renk
Arka planda kullanılan
turuncu renk eğlencel]
b]r atmosfer
oluşturmuştur.
Çocukların ]lg]s]n]
çekecek b]r d]nam]zm
yaratmaktadır.
"Eğlence ve neşe dolu
alışver]ş deney]m]"
mesajı ver]lmekted]r.
Tablo 3. Görsel 3’e ait göstergebilimsel analiz
Görsel 4, A101’in çeşitli ev ürünlerine yönelik broşürüdür. Broşürde perde, masa örtüsü,
terlik, organizatör gibi ürünler bulunmaktadır. Terlikler parke zemin üzerine yerleştirilmiştir.
Arka plan olarak beyaz zemin tercih edilmiştir.
88
Ulutürk, E. & Küçükusta, O. (2024). İndirim Marketleri Reklamlarının Tüketicinin Satın Alma Eğilimine Etkisi. Sanat Araştırmaları
Dergisi, 2 (2024 Aralık): s. 79-96.
Görsel 4. A101 Ekim 2024 ev ürünleri broşürü
Tablo 4’te, ürün çeşitliliği açısından perde, masa örtüsü, terlik, çorap ve organizatör gibi
geniş bir ürün yelpazesi sunulmuş ve bu durum, ev konforunu artıran ve herkesin ulaşabileceği
ürünler algısını pekiştirmiştir. Renk kullanımı ise pastel tonlar (pembe, gri, beyaz) ve sıcak
tonlar (kahverengi, krem) tercih edilerek, ürünlerde yumuşaklık ve rahatlık hissi
uyandırılmıştır. Bu renk kullanımı, ev ortamının huzurunu ve sıcaklığını yansıtarak tüketicinin
rahatlığıyla alışveriş yapmasını sağlamaktadır. Arka plan olarak beyaz zemin tercih edilmesi,
temizliği ve düzeni vurgularken, modern ve minimalist yaşam algısını güçlendirmiştir. Parke
zemin ise, terliklerin doğal ahşap görünümlü bir yüzeyde sergilenmesiyle ev ortamını
çağrıştırmakta ve ürünlerin evde kullanım kolaylığı sunduğunu vurgulamaktadır. Bu görseldeki
tüm unsurlar, “Ev rahatlık ve huzurun merkezidir” mesajını destekleyerek tüketiciyi ev
konforunu artıracak ürünleri satın almaya teşvik etmektedir.
89
Ulutürk, E. & Küçükusta, O. (2024). İndirim Marketleri Reklamlarının Tüketicinin Satın Alma Eğilimine Etkisi. Sanat Araştırmaları
Dergisi, 2 (2024 Aralık): s. 79-96.
Gösteren
Düz Anlam
Yan Anlam
MCt boyutu





















































Tablo 4. Görsel 4’e ait göstergebilimsel analiz
Görsel 5. BİM 25 Ekim 2024 balıkçılık ürünleri broşürü
Tablo 5’te, ürün çeşitliliği ve arka planın doğayla ilişkilendirilmesi, tüketicinin ürünü
kullanım alanını zihninde canlandırmasına yardımcı olurken, kırmızı fiyat etiketleri tüketiciyi
90
Ulutürk, E. & Küçükusta, O. (2024). İndirim Marketleri Reklamlarının Tüketicinin Satın Alma Eğilimine Etkisi. Sanat Araştırmaları
Dergisi, 2 (2024 Aralık): s. 79-96.
satın alma kararı vermeye yönlendirmektedir. Tasarımın bütününde tüketiciye "uygun fiyatlı,
kaliteli ve doğayla uyumlu ürünler" algısı güçlü bir şekilde sunulmuştur.
Gösteren
Düz Anlam
Yan Anlam
MCt boyutu
Ürün Çeş]tl]l]ğ]
Balıkçılık malzemeler]
gen]ş ürün yelpazes]yle
tanıtılmıştır.
Hem profesyonel
balıkçılara hem de
amatör kullanıcılara
h]tap eden ürün çeş]tl]l]ğ]
sunulmuştur.
"Balıkçılık herkes]n
yapab]leceğ] b]r hob]"
algısı güçlend]r]lm]şt]r.
Renk Kullanımı
Kırmızı, mav] ve beyaz
renkler ağırlıklı olarak
kullanılmıştır.
Kırmızı renk fırsat ve
]nd]r]m algısı
oluştururken, mav] ve
beyaz renkler güven ve
kal]tey]
çağrıştırmaktadır.
"Kal]tel] ve uygun f]yatlı
ürünler" algısı
pek]şt]r]lm]şt]r.
Arka Plan
Ürünler den]z ve doğa
temalı b]r arka plan
üzer]ne yerleşt]r]lm]şt]r.
Den]z teması, ürünler]n
doğa etk]nl]kler] ]ç]n
uygun olduğunu
vurgular.
"Doğayla ]ç ]çe key]fl]
b]r yaşam" f]kr]
desteklenm]şt]r.
F]yat Et]ketler]
Ürün f]yatları kırmızı
et]ketler ]ç]nde
göster]lm]şt]r.
Kırmızı et]ketler, ac]l]yet
ve caz]p f]yat algısı
oluşturarak hızlı satın
alma kararını teşv]k
etmekted]r.
"Kaçırılmayacak
fırsatlar" algısı
yaratılmıştır.
Tablo 5. Görsel 5’e ait göstergebilimsel analiz
Görsel 5’te bulunan BİM broşürü daha çok fiyat ve ürün odaklı olup, balıkçılık
ekipmanlarını profesyonel ve amatör kullanıcılara sunarak "uygun fiyatlı ve kaliteli ürün" algısı
oluşturmuştur. Görsel 3’te bulunan A101 broşürü ise doğa temalı tasarımı ve geniş ürün
çeşitliliğiyle "doğayla uyumlu ve aile odaklı alışveriş" algısını güçlendirmiştir. BİM’in tasarımı
sade ve fırsat odaklıyken, A101 daha dinamik ve deneyim odaklı bir yaklaşım sergilemiştir.
Görsel 6’da, BİM’in çeşitli ev ürünlerine yönelik broşürü bulunmaktadır. Dikiş
malzemeleri, ev tekstili ürünleri, kıyafetler gibi ürünlerden oluşan geniş bir ürün yelpazesi
sunulmuştur. Arka plan olarak pastel tonlar tercih edilmiştir.
91
Ulutürk, E. & Küçükusta, O. (2024). İndirim Marketleri Reklamlarının Tüketicinin Satın Alma Eğilimine Etkisi. Sanat Araştırmaları
Dergisi, 2 (2024 Aralık): s. 79-96.
Görsel 6. BİM 25 Ekim 2024 ev ürünleri broşürü
Tablo 6’da, tüketiciyi alışverişe yönlendirmek için geniş ürün çeşitliliği, pastel ve sıcak
renklerin uyumu ile sade bir tasarım anlayışını başarılı şekilde harmanlamıştır. Ürünlerin
çeşitliliği tüketiciye tüm ihtiyaçlarını tek bir yerden karşılayabileceği mesajını verirken, pastel
renkler ev konforunu ve sıcaklığını hissettirmektedir. Genel olarak, broşür, pratik, huzurlu ve
cazip bir alışveriş deneyimi sunma konusunda etkili bir tasarıma sahiptir.
Gösteren
Düz Anlam
Yan Anlam
MCt boyutu
Ürün Çeş]tl]l]ğ]
Ev tekst]l], kıyafetler,
mutfak gereçler] ve d]k]ş
malzemeler] gen]ş ürün
yelpazes]yle
sunulmuştur.
Her kes]me ve yaş
grubuna h]tap eden
ürünler, ev yaşamını
kolaylaştıran ve konfor
sağlayan seçenekler
sunmuştur.
"Her ]ht]yacın tek b]r
yerden karşılanab]leceğ]"
algısı güçlend]r]lm]şt]r.
Renk Kullanımı
Pastel tonlar (pembe,
mav], gr]) ve kırmızı
renk et]ketler]
kullanılmıştır.
Pastel tonlar huzur ve
rahatlık h]ss] ver]rken,
kırmızı renk ]nd]r]m ve
fırsat algısını
artırmaktadır.
"Ev ortamında huzur ve
sıcaklık" algısı
desteklenm]şt]r.
Arka Plan
Ürünler sade ve düzenl]
b]r arka plan üzer]nde
serg]lenm]şt]r.
Sade arka plan, ürünler]n
ön plana çıkmasını ve
düzenl] b]r alışver]ş
deney]m] sunmasını
sağlar.
"Tem]z ve düzenl]
alışver]ş deney]m]"
vurgulanmıştır.
Tablo 6. Görsel 6’ya ait göstergebilimsel analiz
92
Ulutürk, E. & Küçükusta, O. (2024). İndirim Marketleri Reklamlarının Tüketicinin Satın Alma Eğilimine Etkisi. Sanat Araştırmaları
Dergisi, 2 (2024 Aralık): s. 79-96.
Görsel 6’da bulunan BİM ve Görsel 4’te bulunan A101’in ev ürünleri broşürleri
karşılaştırıldığında, BİM daha sade ve ihtiyaç odaklı tasarım anlayışı benimseyerek ev tekstili,
kıyafet, mutfak gereçleri ve dikiş malzemeleri gibi pratik ve fonksiyonel ürünleri ön plana
çıkarmıştır. A101 ise daha dekoratif ürünlere de yer vermiştir ve tasarımında ev ortamını
yansıtmıştır. BİM’in minimalist ve düzenli tasarımı sade ve ekonomik bir alışveriş deneyimi
sağlarken, A101 daha hareketli bir yaklaşımla tüketiciye keyifli ve şık bir alışveriş ortamı
sunmuştur.
Görsel 7’de, BİM’in mutfak ürünlerine yönelik broşürü bulunmaktadır. Broşürde her evin
ihtiyacına yönelik mutfak eşyaları, yemek takımları ve saklama kapları gibi ürünler
sunulmuştur. Tasarıma pastel tonlar hakimdir. Arka planda yeşil yaprak desenleri
bulunmaktadır. Bardaklar, çamaşır kurutmalığı ve ütü masası ev ortamında sergilenmiştir.
Görsel 7. BİM 25 Ekim 2024 mutfak ürünleri broşürü
Tablo 7’de, BİM’in mutfak ürünleri broşüründe geniş ürün çeşitliliği, pastel tonlar ve
kırmızı fiyat etiketleriyle desteklenerek tüketicide "Eviniz için her şey burada" algısı
güçlendirilmiştir. Sunulan mutfak eşyaları, yemek takımları ve saklama kapları gibi ürünler,
her evin ihtiyacına yönelik pratik ve şık çözümler sunarken, pastel tonlar ürünlerin zarafetini
ön plana çıkarmış, kırmızı etiketler ise indirim ve fırsat algısını artırarak hızlı satın alma
kararlarını teşvik etmiştir. Arka planda kullanılan yeşil ve doğal tonlardaki yaprak desenleri ise
doğallık ve sağlıklı yaşam vurgusu yaparak, ürünlerin sağlıklı bir yaşam tarzıyla uyumlu
olduğunu ima etmiştir. Bardakların sunulduğu masanın düzenli ve zarif sunumu, ürünlerin
sadece işlevsel değil, aynı zamanda ev dekorasyonuna şıklık katacak tasarımlar olduğunu
hissettirir. Ütü masası ve kurutmalığın bulunduğu çamaşır odası görünümlü arka plan ürünlerin
işlevselliğine vurgu yapmaktadır.
93
Ulutürk, E. & Küçükusta, O. (2024). İndirim Marketleri Reklamlarının Tüketicinin Satın Alma Eğilimine Etkisi. Sanat Araştırmaları
Dergisi, 2 (2024 Aralık): s. 79-96.
Gösteren
Düz Anlam
Yan Anlam
MCt boyutu
Ürün Çeş]tl]l]ğ]
Mutfak eşyaları, yemek
takımları, saklama
kapları ve ev gereçler]
gen]ş ürün yelpazes]yle
sunulmuştur.
Her ev]n ]ht]yacına
yönel]k prat]k ve şık
ürünler sunularak gen]ş
b]r tüket]c] k]tles]ne h]tap
ed]lm]şt]r.
"Ev]n]z ]ç]n her şey
burada" algısı
güçlend]r]lm]şt]r.
Renk Kullanımı
Kırmızı f]yat et]ketler] ve
pastel tonlar
kullanılmıştır.
Pastel tonlar ürünler]n
şıklığını ve zarafet]n]
vurgularken, kırmızı
et]ketler ]nd]r]m ve fırsat
algısını artırmaktadır.
"Şık ve ]şlevsel ürünler"
algısı pek]şt]r]lm]şt]r.
Arka Plan
Arka planda yeş]l ve
doğal tonlarda yaprak
desenler] kullanılmıştır.
Doğayı ve tazel]ğ]
çağrıştırarak, mutfak
ürünler]n]n sağlıklı ve
doğal b]r yaşamla
]l]şk]lend]r]lmes]n]
sağlar.
"Doğallık ve sağlıklı
yaşam" algısı
güçlend]r]lm]şt]r.
Arka plan
Bardaklar, çamaşır
kurutmalığı ve ütü
masası ev arka planında
sunulmuştur.
Ürünler]n arka
planındak] ev görünümü
]şlevsell]ğ] ve şıklığı
yansıtır.
"İşlevsel ve estet]k"
algısı güçlend]r]lm]şt]r.
Tablo 7. Görsel 7’ye ait göstergebilimsel analiz
Görsel 8’de, BİM’in oyuncaklara yönelik broşürü görülmektedir. Broşürde eğitici ve
eğlenceli içeriklere sahip oyuncaklardan çocuk mobilyalarına kadar geniş bir ürün yelpazesi
sunulmuştur. Broşürde canlı ve pastel renk tonların kullanıldığı görülmektedir. Arka planda
dinamik ve canlı renklere sahip bir form kullanılmıştır.
Görsel 8. BİM 25 Ekim 2024 oyuncak broşürü
94
Ulutürk, E. & Küçükusta, O. (2024). İndirim Marketleri Reklamlarının Tüketicinin Satın Alma Eğilimine Etkisi. Sanat Araştırmaları
Dergisi, 2 (2024 Aralık): s. 79-96.
Görsel 8’de, geniş bir ürün çeşitliliği vardır. Bu durum, ailelerin çocuklarının gelişimine
katkı sağlamak için güvenilir ve kapsamlı bir alışveriş deneyimi yaşamalarını sağlamaktadır.
Canlı ve pastel tonlardaki renk kullanımı, çocukların enerjisini ve oyun dünyasını yansıtırken,
kırmızı fiyat etiketleri indirim ve cazip fırsat algısını kuvvetlendirmektedir. Dinamik ve renkli
arka plan ise çocukların hayal dünyasına hitap ederek ilgilerini çekmeyi amaçlamaktadır.
Gösteren
Düz Anlam
Yan Anlam
MCt boyutu
Ürün ÇeşCtlClCğC
Oyuncaklar, eğ]t]m
materyaller], çocuk
mob]lyaları ve sanat
malzemeler] gen]ş ürün
yelpazes]yle
sunulmuştur.
Çocukların gel]ş]m]ne
katkı sağlayan eğ]t]c] ve
eğlencel] ürünler
sunularak hem çocuklara
hem ebeveynlere h]tap
ed]lm]şt]r.
"Çocuklar ]ç]n eğlencel]
ve eğ]t]c] alışver]ş" algısı
güçlend]r]lm]şt]r.
Renk Kullanımı
Canlı ve pastel tonlar ]le
kırmızı f]yat et]ketler]
kullanılmıştır.
Canlı renkler enerj]y] ve
eğlencey] yansıtırken,
kırmızı et]ketler fırsat ve
]nd]r]m algısını
artırmaktadır.
"Neşel] ve enerj]k
ürünler" algısı
pek]şt]r]lm]şt]r.
Arka Plan
Ürünler renkl] ve
d]nam]k b]r arka plan
üzer]nde serg]lenm]şt]r.
Renkl] arka plan
çocukların dünyasına
uygun d]nam]k b]r
atmosfer yaratmaktadır.
"Renkl] ve canlı alışver]ş
deney]m]" sunulmuştur.
Tablo 8. Görsel 8’e ait göstergebilimsel analiz
Görsel 8’de, BİM ürün çeşitliliğinde dengeli renk kullanımı ve renkli arka planlarla
çocukların ve ebeveynlerin ilgisini çekmektedir. Görsel 3’te, A101 daha geniş ürün yelpazesi
sunarak canlı renkler ve dikkat çekici fiyat etiketleriyle tüketiciyi satın almaya teşvik
etmektedir. BİM’in yaklaşımı daha sakin, A101’in ise daha dinamik bir alışveriş deneyimi
sunmaktadır.
SONUÇ
Perakendecilik sektörü, tüketicilerin günlük ihtiyaçlarını karşılamada önemli bir rol
oynamaktadır. Bu sektör içinde yer alan indirim marketleri ise uygun fiyatlı ürünler sunarak
geniş bir müşteri kitlesine hitap etmektedir. İndirim marketleri, fiyat odaklı stratejileri ve
yaygın mağaza ağlarıyla ekonomik alışveriş imkânı sunarken, broşürler gibi etkili pazarlama
araçlarıyla tüketicilerin dikkatini çekmektedir. Broşürler, ürünlerin tanıtımı ve kampanyaların
duyurulmasında önemli bir iletişim aracı olarak öne çıkmaktadır. Renk, görsel tasarım ve içerik
gibi unsurların stratejik kullanımı, tüketicilerin satın alma kararlarını doğrudan etkilemektedir.
Her iki marketin broşür tasarımlarında da hedef kitleye uygun stratejik renk ve görsel
unsurların kullanıldığı, ancak tasarım anlayışlarının farklılık gösterdiği tespit edilmiştir. BİM
broşürlerinde sade ve fiyat odaklı bir tasarım anlayışı benimsenmiştir. Tasarımlarda arka planda
sade ve beyaz tonlar tercih edilerek ürünler ön plana çıkarılmış ve kırmızı renk fiyat vurgusu
için kullanılmıştır. Bu durum tüketicide "uygun fiyatlı ve kaliteli ürün" algısını desteklemiştir.
A101 broşürleri ise daha dinamik ve deneyim odaklı bir tasarım anlayışı sergilemiştir.
Tasarımlarında ürünleri kullanım alanına uygun arka planlarda sunmaktadır. Bu sayede
ürünlerin işlevselliği ve estetik görünümü dikkat çekmektedir.
Bu çalışmada, BİM ve A101 marketlerinin Ekim 2024 tarihine ait broşürlerinden örnekler
alınarak bu broşürlerin tasarımları göstergebilimsel açıdan incelenmiştir. Broşürlerin tüketici
davranışlarına etkisi değerlendirilmiştir. Yapılan analizler sonucunda, her iki marketin de
95
Ulutürk, E. & Küçükusta, O. (2024). İndirim Marketleri Reklamlarının Tüketicinin Satın Alma Eğilimine Etkisi. Sanat Araştırmaları
Dergisi, 2 (2024 Aralık): s. 79-96.
broşür tasarımlarında belirli stratejik unsurları etkili bir şekilde kullandığı gözlemlenmiştir.
Genel olarak değerlendirildiğinde, indirim marketlerinin broşür tasarımlarında kullanılan
stratejik unsurların tüketici davranışlarını doğrudan etkilediği sonucuna varılabilir.
Tüketicilerin dikkatini çekmek ve satın alma kararlarını yönlendirmek amacıyla renk, görsel
tasarım ve mesaj içeriklerinin bilinçli ve etkili bir şekilde kullanıldığı görülmüştür. Bu
bağlamda, broşür tasarımlarının perakende sektöründe önemli bir pazarlama aracı olduğu ve
doğru uygulandığında tüketici davranışlarını olumlu yönde etkilediği söylenebilir.
Sonuç olarak, BİM ve A101'in broşür tasarımları örnekleri, tüketiciyi etkileyen ve
alışveriş kararlarını yönlendiren stratejik unsurları başarılı bir şekilde kullanmaktadır. Bu
bulgular, perakende sektöründe broşür tasarımının tüketici davranışları üzerindeki etkisini
anlamak açısından önemli bir katkı sunmaktadır.
96
Ulutürk, E. & Küçükusta, O. (2024). İndirim Marketleri Reklamlarının Tüketicinin Satın Alma Eğilimine Etkisi. Sanat Araştırmaları
Dergisi, 2 (2024 Aralık): s. 79-96.
KAYNAKLAR
Aktulum, K. (2004). Göstergebilimsel çözümlemeler: Kuram ve uygulama. Ekin Yayınları.
Barthes, R. (1976). Göstergebilimin temelleri. Kültür Bakanlığı.
Barthes, R. (1979). Göstergebilim ilkeleri (B. Vardar & M. Rifat, Çev.). Kültür Bakanlığı Yayınları.
Demir, S. (2009). Göstergebilim, Umberto Eco ve yapıtları bağlamında göstergebilime katkıları (Yüksek lisans
tezi, İstanbul Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü).
Elden, M., Ulukök, S., & Yeygel, S. (2005). Reklam ve tanıtım yönetimi. Beta Yayınları.
Fiske, J. (2003). İletişim çalışmalarına giriş (S. İrvan, Çev.). Bilim ve Sanat Yayınları.
Gürman, A. A. (2006). Dünya perakendeciliğinde globalleşme eğilimleri ve Türk perakendecilik sektörüne etkileri
(Yüksek lisans tezi, Dokuz Eylül Üniversitesi).
Ladd, A. D. (2010). Developing effective marketing materials: Brochure design considerations. Center for
Profitable Agriculture.
Şentürk, G. (2014). Broşür tasarımı ve basımı özelliklerinin incelenmesi (Yüksek lisans tezi, İstanbul Arel
Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü).
WorldFood İstanbul. (t.y.). Türkiye’nin lider süpermarket zincirleri. Erişim adresi: https://worldfood-
istanbul.com/tr/haberler/turkiyenin-lider-supermarket-zincirleri (Erişim Tarihi: 12 Kasım 2024).
GÖRSEL KAYNAKÇA
Görsel 1: Aktüel Kataloğu. (2024, Ekim 24). A101 24 Ekim 2024 aktüel kataloğu. Erişim adresi:
https://www.aktuel-katalogu.com/a101-24-ekim-2024-aktuel-katalogu.html (Erişim Tarihi: 30 Kasım 2024).
Görsel 2: Aktüel Kataloğu. (2024, Ekim 24). A101 24 Ekim 2024 aktüel kataloğu. Erişim adresi:
https://www.aktuel-katalogu.com/a101-24-ekim-2024-aktuel-katalogu.html (Erişim Tarihi: 30 Kasım 2024).
Görsel 3: Aktüel Kataloğu. (2024, Ekim 24). A101 24 Ekim 2024 aktüel kataloğu. Erişim adresi:
https://www.aktuel-katalogu.com/a101-24-ekim-2024-aktuel-katalogu.html (Erişim Tarihi: 30 Kasım 2024).
Görsel 4: Aktüel Kataloğu. (2024, Ekim 24). A101 24 Ekim 2024 aktüel kataloğu. Erişim adresi:
https://www.aktuel-katalogu.com/a101-24-ekim-2024-aktuel-katalogu.html (Erişim Tarihi: 30 Kasım 2024).
Görsel 5: Aktüel Kataloğu. (2024, Ekim 25). BİM 25 Ekim 2024 aktüel kataloğu. Erişim adresi:
https://www.aktuel-katalogu.com/bim-25-ekim-2024-aktuel-katalogu.html (Erişim Tarihi: 30 Kasım 2024)
Görsel 6: Aktüel Kataloğu. (2024, Ekim 25). BİM 25 Ekim 2024 aktüel kataloğu. Erişim adresi:
https://www.aktuel-katalogu.com/bim-25-ekim-2024-aktuel-katalogu.html (Erişim Tarihi: 30 Kasım 2024)
Görsel 7: Aktüel Kataloğu. (2024, Ekim 25). BİM 25 Ekim 2024 aktüel kataloğu. Erişim adresi:
https://www.aktuel-katalogu.com/bim-25-ekim-2024-aktuel-katalogu.html (Erişim Tarihi: 30 Kasım 2024)
Görsel 8: Aktüel Kataloğu. (2024, Ekim 25). BİM 25 Ekim 2024 aktüel kataloğu. Erişim adresi:
https://www.aktuel-katalogu.com/bim-25-ekim-2024-aktuel-katalogu.html (Erişim Tarihi: 30 Kasım 2024)