Doğu ve Batı Mezopotamya: Yunan Sanatının Kaynağı PDF Free Download

1 / 5
1 views5 pages

Doğu ve Batı Mezopotamya: Yunan Sanatının Kaynağı PDF Free Download

Doğu ve Batı Mezopotamya: Yunan Sanatının Kaynağı PDF free Download. Think more deeply and widely.

www.libridergi.org
Epigrafi, Çeviri ve Eleştiri Dergisi
Journal of Epigraphy, Reviews and Translations
Issue XI
(2025)
E. Akurgal,
Doğu ve Batı Mezopomya: Yunan Sanatın
Kaynağı
, İstanbul 2024. Kronik Kitap, 256 Sayfa. ISBN:
9786256228214
Kübra Elif COŞKUN
0000-0002-9725-1572
The entire contents of this journal,
Libri: Journal of Epigraphy, Translation and
Review
is open to users and it is an open accessjournal. Users are able to read the
full texts, to download, to copy, print and distribute without obtaining the permission
of the editor and author(s). However, all references to the articles published in the e-
journal
Libri
are to indicate through reference the source of the citation from this
journal.
Libri,
is a peer-reviewed journal and the articles which have had their peer reviewing
process completed will be published on the web-site (journal.phaselis.org) in the year
of the journals issue (e.g. Issue XI: January-December 2025). At the end of December
2025 the years issue is completed.
Responsibility for the articles published in this journal remains with the authors.
This work is licensed under a Creative Commons Attribution-
NonCommercial-ShareAlike 4.0 International License.
Citation
Coşkun K. E. 2025,
Doğu ve Batı Mezopomya: Yunan Sanan Kaynağı
. Yazar:
Akurgal E.
Libri
XI, 103-106. DOI: 10.5281/zenodo.15074655
Received Date: 06.03.2025 | Acceptance Date: 20.03.2025
Online Publication Date: 24.03.2025
Article Type: Book Review
Editing:
Phaselis Research Project
www.libridergi.org
Geliş Tarihi: 06.03.2025 | Kabul Tarihi: 20.03.2025
LIBRI XI (2025) 103-106
Elektronik Yayın Tarihi: 24.03.2025
DOI: 10.5281/zenodo.15074655
Makale Tü: Kitap Tanıtımı
www.libridergi.org
E. Akurgal,
Doğu ve Batı Mezopomya: Yunan Sananın Kaynağı
,
İstanbul 2024. Kronik Kitap, 256 Sayfa. ISBN: 9786256228214
Kübra Elif COŞKUN *
Orijinali Almanca olarak basılmış, önce İngilizce, İtalyanca ve Fransızca dillerine çevrilmiş,
2024 içerisinde ise Türkçe çevirisiyle okuyucularla buluşturulmuş olan Doğu ve Batı
Mezopotamya: Yunan Sanatının Kaynağı adlı kitap, Yeni Assur sanatından başlayarak Yunan
sanatının köklerine ışık tutmayı amaçlayan bir sanatsal gelişim yolculuğunu içermektedir.
Yunan sanatının kaynaklarını ve içerisinde barındırdığı kültürel unsurların kökenlerini
açıkça ortaya koymayı hedefleyen bu kitap toplamda 2 bölümden oluşmaktadır. “Doğu” ana
başlığı ile belirtilen ilk bölümde; Yeni Assur, Babil, Arami, Yeni-Hitit, Fenike ve Suriye
sanatladeğerlendirilmiştir. Birinci bölümün
Yeni Assur Sanatı (16-48)
başlıklı ilk smı,
Yeni Assur sanatının sahip olduğu 5 stil evresinin açıklanmasıyla başlamaktadır. Yeni Assur
sanatkarlarının ortaya koydukları sanat eserlerinde hangi akımların etkili olduğunun ifade
edilmesiyle devam eden bölümde
kavramsal yaklaşım
olarak tanımlanan bakış açısıyla krono-
lojik bir düzlemde Doğu sanatının bir gelişim çizelgesi yansıtılmaktadır. Yunan sanatında
gözlemlenen sanatsal gelişmişlik seviyesine karşın Mezopotamya sanatında hakim olan sanat-
sal durağanlığın ve az gelişmişliğin altında yatabilecek sebeplerin aktarıldığı cümlelerle Yeni
Assur sana blamında Mezopotamya sanatının değerlendirilmesine devam edilmiştir. Bu
noktada, Mezopotamya ve Yunan sanatları arasında gelişim farklılıklarının anlaşılabilmesi
adına, iki uygarlığın sahip olduğu siyasal yapılanmalar ve sanatkarlara sunulan imkanların
farklılığı konusunda analojik bir yaklaşıma gidilmiştir. Bunların akabinde başlangıçta yüzey-
sel olarak aktarılan Yeni Assur sanatının 5 stil evresi konusu:
Arkaik Stil
,
Klasik Üslup
,
Geçiş
nemi
,
Plastik Stil
ve
Gerçekçi Üslup
alt başlıkları yardımıyla ayrıntılı bir şekilde ele
alınmıştır. Bu başlıklandırmalar altında hayvanların sahip oldukları
W
şeklindeki sağ
ayrıntıları, savaş arabalarının biçemsel özellikleri, saç stilleri, diz kapaklarının betimlenişleri
gibi pek çok noktaya değinilerek Yeni Assur Sanatının ikonografik analizi aktarılmıştır. Yeni
Assur Sanatının ele alındığı birinci bölümün ilk kısmı, Kuzey Suriye ve Hitit mimari unsur-
larını barındıran Assur mimarisi ile ilgili ayrıntıların ve genel özelliklerin ifade edilmesiyle
son bulmaktadır.
Babil Sanatı
(49-52) başlıklı birinci bölümün ikinci kısmı, Assur ve Babil’in siyasal
durumu ve entelektüel yapısı hakkında kısa bir bilgilendirme ile başlamaktadır. Yeni Assur
* Doktora Öğrencisi, Ondokuz Mayıs Üniversitesi, Lisanüstüitim Enstitüsü, Arkeoloji Anabilim Dalı,
Samsun/Türkiye. kubraelifcoskunnn@gmail.com | 0000-0002-9725-1572
E. Akurgal
kralı Assurbanipal’in ( 668-627) ilmi açıdan yetkinliğinin yazılı belgelerindeki cümleleri
üzerinden vurgulanmasının akabinde Yakındoğu’daki kültürel gelişimin astronomi ve mate-
matik gibi disiplinlerden ziyade edebiyat, sanat ve din alanlarında daha güçlü bir gelişime
sahip olduğu açıklanmıştır. Sınır taşları olarak da tanımlanan Babil kudurruları ve ilgili
kudurrular üzerindeki figürlerin ikonografik özelliklerine değinildikten sonra dünyanın yedi
harikası arasında gösterilen Babil’in Asma Bahçeleri’nden bahsedilmektedir. Babil Sanatı
başlık bu ikinci kısım, Babil şehrinin mimari özelliklerinden, Marduk’un Etemenanki
Zigguratı’ndan ve Kyros’un ifadeleriye naratize edilen Pers hakimiyetin aktarından sonra
tamamlanmıştır.
Birinci bölümün üçüncü kısmı olan
Arami Sanatı
(53-66) ana başlığının altında, Zincirli,
Sakçagözü gibi merkezlerde yer alan sanat eserleri üzerinden Arami sanatına ait biçemsel
özellikler açıklanmıştır. Bu bağlamda Zincirli’de açığa çıkarılan kral Kilamuwa kabartma-
sında kralın taktığı ucu çıkıntılı başlığın, Sakçagözü’nde üzerinde krali bir figürün bulunduğu
eserde ilgili figürün kulak önünde yer alan saç tutamının Arami etkili olduğu ifade edilmek-
tedir. Ek olarak
tiara
olarak tanımlanan aksesuarın ve sarmal saç buklelerinin de Arami sana-
tına ait özellikler olduğundan bahsedilmektedir.
Birincilümünün
Yeni-Hitit Sana
(67-142) başlıkdördüncü kısmı, kitabın en geniş
anlatıma sahip bölümü olma özelliğini taşımaktadır. Bu kısımda ilk olarak Yeni Hitit kültü-
rünün bileşenlerine değinilmektedir. Bu yorumları izleyen bölümlerde ise Yeni-Hitit sanatı
hakkında genel bir bilgilendirmeye gidilmektedir. Yeni Hitit kültür ve sanatının beslendiği
uygarlık sanatlarından bahsedildikten sonra Arami kökenli mimari yapılar olarak değerlendi-
rilen Hilani binaları örneklendirmeler yapılarak açıklanmıştır. Yapıların alt kısımlarını süsle-
yen ve Geç Hitit sanatında pek çok örnekle temsil edilen orthostat kabartmalarına değinilen
kısmın ardından Zincirli, Tell Tainat, Assur gibi merkezlerde yer alan kaide örnekleri
üzerinden sır, Fenike, Minos-Miken ve İonia kaideleri, benzer ve farklı yönleri ile karşı-
laştırılarak değerlendirilmektedir. Mimari yapı elemanları ile ilgili yapılan aktarımların ardın-
dan Yeni Hitit Heykel Sanatı;
Erken Yeni-Hitit Üslubu
(MÖ 1100-900/850)
,
Orta Yeni-
Hitit Üslubu (MÖ 900-750/730)
ve
Geç Yeni-Htit Üslubu
olmak üzere 3 stil evresine
ayrılarak incelenmektedir.
Hitit İmparatorluk Dönemi sanat etkilerini barındıran ve
Erken Yeni-Hitit Üslubu
olarak
tanımlanan sanat evresine, Malatya’dan açığa çıkarılan Geç Hitit eserleri dahil edilmiştir.
Orta
Yeni-Hitit Üslubu
; Karkamış, Zincirli, Tell Halaf orthostat kabartmaları ve stelleri üzerinden
anlatılmaktadır. Bu bağlamda Orta Yeni-Hitit sanat evresi eserlerinin hem Hitit İmparatorluk
Dönemi hem de Mitanni, Assur gibi farklı sanat etkilerini yansıttığı açıklanmaktadır. Zincirli,
Hama, Tell Ain Dara merkezlerinden ığa çıkarılan aslan kabartmalaüzerinden Orta Yeni-
Hitit üslubu aslanının sahip olduğu ikonografik detayların betimlenmesinin akabinde önemli
bir tarihlendirme aracı olarak değerlendirilen savaş arabalarının sahip olduğu detaylar aktarıl-
maktadır. Tell Halaf heykellerinde bulunan Assur ve Suriye-Fenike unsurlarının incelenme-
sini takiben söz konusu heykellerin tarihlendirmesine ilişkin açıklamalar yapılmaktadır. Tell
Halaf kabartmalarında gözlemlenen saç stili, halhallar ve hayvanların kalça bölgelerinde yer
Doğu ve Batı Mezopomya: Yunan Sanatının Kaynağı
alan alev şeklindeki kas stilizasyonlarının incelenmesi sonrasında Tell Halaf’tan açığa çıkarılan
altın plaket ve bronz kaplardan bahsedilmektedir.
Yeni-Hitit Heykel sanatının son stil evresi olarak nitelendirilen
Geç Yeni-Hitit Üslubu;
Karkamış-Kral Araras kabartmaları, Maraş mezar stelleri gibi eser grupları üzerinden aktarıl-
mıştır. Eserler üzerinde yer aldığı söylenen Assur, Arami ve Suriye-Fenike sanat unsurlanın
incelenmesinin yanı sıra eserlerdeki temaların duygusal olarak daha gerçekçi ifadelere sahip
olduğu üzerinde de durulmuştur. Aileleri veya kadın ve erkek çocuk tavsirlerini konu alan
mezar stelleri ayrı alt başlıklar altında aktarılmıştır. Son olarak İvriz Kabartması’na da değinil-
dikten sonra Karatepe’de açığa çıkarılan kabartmalar üzerinden Geç Yeni-Hitit Üslubundaki
Fenike ve Mısır etkilerine değinilmiştir.
İlk lümün beşinci başlığını oluşturan
Fenike ve Suriye Sanat Bölgesi
(143-160)
kısmında Mısır, Miken ve Hitit gibi farkuygarlık sanatlarından beslenen ve eklektik bir
yapıya sahip olduğu öne sürülen Fenike sanatından bahsedilmiştir. Bahsi geçen uygarlık
sanatlarının etkilerini hangi ikonografik detaylarla yansıttığının vurgulanmasının ardından
“Penceredeki Kadın”
ve
“Mona Lisa
gibi Fenike sanatı etkili eserlere değinilmiştir. Fenike
sanatı hakkında yapılan değerlendirmeler, Kerameikos ve Assur’da açığa çıkalan Fenike işi
sanat eserleri üzerinden Fenike sanatına ait biçemsel özelliklerin aktarımı devam etmektedir.
Fenike sanatının ardından
Suriye Sanat Merkezleri
başlıklandırmasıyla Suriye sanatı hakkında
açıklamalar yapılmaktadır. Bu bağlamda Babil etkili dikey pililer, Fenike etkili saç tasarımı ve
bitkilerin işlenişi gibi unsurlarla Suriye sanatının tıpFenike sanat anlayışında olduğu gibi
eklektik bir yapıda olduğu vurgulanmaktadır. Son olarak Nimrud/Kalhu, Toprakkale ve
Gordion’dan ığa çıkarılan fildişi eserlerin aktarımı yapılmıştır. Doğu sanatları kısmının
önemli bir halkasını oluşturan Urartu ve İran sanatları hakkındaki değerlendirmelerin, Hellas
ile olan temaslar çerçevesinde kitabın ikinci lümünde aktarılacağı bilgisiyle kitabın Doğu
bölümü tamamlanmıştır.
Kitabın
Yunanistan
ana başlığı ile tanımlanan ikinci lümü, Mikenlerin kültürel rolü
bağlamında vurgulanan Doğu ve Batı dünyası arasındaki ilk karşılaşmanın aktarımı ile başla-
maktadır. Yakın Doğu’da en erken Yunan buluntularının Hellas’ta yer alan en erken tarihli
Yakın Doğu eserlerinin değerlendirilmesini takip eden sayfalarda, din ve mitoloji çerçeve-
sinde doğu ve batı arasındaki kültürel etkileşimlerin düzeyleri incelenmiştir. Bu bağlamda
Geç Hitit tarihli Malatya orthostat kabartmaları üzerinde görsel tasvirleri yer alan İlluyanka
efsanesinin Hydra ve Typhon efsaneleri olarak Batıya aktarılması üzerinde durulmuştur.
Bunun akabinde Heseidos’un Theogoniasının köklerinin de Hurri kültürüne dayandığı iddia
edilmiştir. Fenike alfabesinin Hellenler tarafından kullanılıyor olması da Doğu ve Batı
arasındaki etkileşimin delili olarak sunulmuştur. Hellenlerin Kuzey Suriye’nin kıyı kesimle-
rinde yer alan Al Mina’da gerçekleştirdiği iddia edilen en erken tarihli kolonizasyon faaliyet-
lerinin vurgulanmasının ardından Hellen üslubu üzerinde gözlemlenen Yakın Doğu etkileri
ifade edilmeye başlanmıştır. Hellen sanatında görülen Suriye, Mısır, Hitit etkilerine değinil-
dikten sonra Hellen sanatında yer alan karışık yaratıklardan bahsedilmektedir. Bu noktada
sfenks, pegasus, kentaur, gorgon Başı, khimaira karışık yaraklarına vurgu yapılmıştır. İler-
E. Akurgal
leyen sayfalarda ise Herakles, Theseus ve Minotaur gibi mitolojik karakterler üzerinden Hel-
len sanatı tarafından kullanılan Yakın Doğu öğelerinin aktarımı devam etmiştir. Hellen
sanatında tasvir edilen figürlerin üzerinde bulunan ve
khiton
olarak tanımlanan kıyafetin
Arami kenli olduğıınun belirtilmesinin ardından da İran ve Urartu sanat etkilerinden
bahsedilmektedir. Attika çömlek ustaları tarafından Yakın Doğu modellerinden esinlenerek
şekillendirilen kap formlarının, Siyah Figür tekniğinin ve lirlerin Yakın Doğu kökenlerinin
anlatılmasının ardından ise felsefe ve temel bilimler üzerinde durulduğu görülmektedir.
Samos’tan açığa çıkarılan ahşap eser üzerine, Zeus ve Hera figürleri kullanılarak resmedi-
len kutsal evlilik sahnesi üzerinden Hitit esintilerine vurgu yapıldıktan sonra Homeros tara-
fından kaleme alınan Zeus ve Hera konulu dizilere yer verilmiştir. Bunlara ek olarak Ephesos
Artemision’unda bulunan fildişi eserlerin sahip olduğu betimlerin Lydialı, Aramili ve Hititli
paralellerinin bulunduğunun aktarılmasından sonra Swastika motifinin Phyrg sanatı ile
ilişkisinden bahsedilmektedir. Hellen sanatında zlemlenen ve
arkaik gülümseme
olarak
tanımlanan ikonografik detayın Yakın Doğu kökenli olduğunun ifade edilmesini takiben
İyonya nesnelerinde fark edilen Phrygia etkilerine vurgu yapılmaktadır. Son olarak Karade-
niz Ünye’de saptanan gümüş kase ile ilgili yapılan açıklamalar sonrasında Yunan heykelle-
rinde rülen kıvrımların ve Ion sütun-kaide tipinin kenleri hakkında yapılan açıklama-
larla ikinci bölüm sonlanmaktadır.
Son Söz lümünde Hellen sanatının Yakın Doğu etkileri neticesinde ortaya çıktığı
ancak bu etkilerin sadece sanatla sınırlı kalmayarak Hellen pantheonuna kadar uzandığı ifade
edilmektedir. Hellen sanatında yer alan karışık yaratıklar, kıyafetler gibi unsurların Yakın
Doğu etkilerini yansıtan öğeler olduğuna değinildikten sonra Hellen dünyasının entelektüel
olarak lider konumda olduğu belirtilmektedir. Hellen sanatkarlarının sahip olduğu erişim
kolaylığı sayesinde perspektif, ışık, gölge ve üçün boyut gibi konularda başarılı oldukları-
nın ve bu başarılarla Batı sanatının temellerini attıklarının aktarımı ile Son Söz bölümünün
tamamlandığı görülmektedir.