
E. Akurgal
kralı Assurbanipal’in (MÖ 668-627) ilmi açıdan yetkinliğinin yazılı belgelerindeki cümleleri
üzerinden vurgulanmasının akabinde Yakındoğu’daki kültürel gelişimin astronomi ve mate-
matik gibi disiplinlerden ziyade edebiyat, sanat ve din alanlarında daha güçlü bir gelişime
sahip olduğu açıklanmıştır. Sınır taşları olarak da tanımlanan Babil kudurruları ve ilgili
kudurrular üzerindeki figürlerin ikonografik özelliklerine değinildikten sonra dünyanın yedi
harikası arasında gösterilen Babil’in Asma Bahçeleri’nden bahsedilmektedir. Babil Sanatı
başlıklı bu ikinci kısım, Babil şehrinin mimari özelliklerinden, Marduk’un Etemenanki
Zigguratı’ndan ve Kyros’un ifadeleriye naratize edilen Pers hakimiyetin aktarımından sonra
tamamlanmıştır.
Birinci bölümün üçüncü kısmı olan
Arami Sanatı
(53-66) ana başlığının altında, Zincirli,
Sakçagözü gibi merkezlerde yer alan sanat eserleri üzerinden Arami sanatına ait biçemsel
özellikler açıklanmıştır. Bu bağlamda Zincirli’de açığa çıkarılan kral Kilamuwa kabartma-
sında kralın taktığı ucu çıkıntılı başlığın, Sakçagözü’nde üzerinde krali bir figürün bulunduğu
eserde ilgili figürün kulak önünde yer alan saç tutamının Arami etkili olduğu ifade edilmek-
tedir. Ek olarak
tiara
olarak tanımlanan aksesuarın ve sarmal saç buklelerinin de Arami sana-
tına ait özellikler olduğundan bahsedilmektedir.
Birinci bölümünün
Yeni-Hitit Sanatı
(67-142) başlıklı dördüncü kısmı, kitabın en geniş
anlatıma sahip bölümü olma özelliğini taşımaktadır. Bu kısımda ilk olarak Yeni Hitit kültü-
rünün bileşenlerine değinilmektedir. Bu yorumları izleyen bölümlerde ise Yeni-Hitit sanatı
hakkında genel bir bilgilendirmeye gidilmektedir. Yeni Hitit kültür ve sanatının beslendiği
uygarlık sanatlarından bahsedildikten sonra Arami kökenli mimari yapılar olarak değerlendi-
rilen Hilani binaları örneklendirmeler yapılarak açıklanmıştır. Yapıların alt kısımlarını süsle-
yen ve Geç Hitit sanatında pek çok örnekle temsil edilen orthostat kabartmalarına değinilen
kısmın ardından Zincirli, Tell Tainat, Assur gibi merkezlerde yer alan kaide örnekleri
üzerinden Mısır, Fenike, Minos-Miken ve İonia kaideleri, benzer ve farklı yönleri ile karşı-
laştırılarak değerlendirilmektedir. Mimari yapı elemanları ile ilgili yapılan aktarımların ardın-
dan Yeni Hitit Heykel Sanatı;
Erken Yeni-Hitit Üslubu
(MÖ 1100-900/850)
,
Orta Yeni-
Hitit Üslubu (MÖ 900-750/730)
ve
Geç Yeni-Htit Üslubu
olmak üzere 3 stil evresine
ayrılarak incelenmektedir.
Hitit İmparatorluk Dönemi sanat etkilerini barındıran ve
Erken Yeni-Hitit Üslubu
olarak
tanımlanan sanat evresine, Malatya’dan açığa çıkarılan Geç Hitit eserleri dahil edilmiştir.
Orta
Yeni-Hitit Üslubu
; Karkamış, Zincirli, Tell Halaf orthostat kabartmaları ve stelleri üzerinden
anlatılmaktadır. Bu bağlamda Orta Yeni-Hitit sanat evresi eserlerinin hem Hitit İmparatorluk
Dönemi hem de Mitanni, Assur gibi farklı sanat etkilerini yansıttığı açıklanmaktadır. Zincirli,
Hama, Tell Ain Dara merkezlerinden açığa çıkarılan aslan kabartmaları üzerinden Orta Yeni-
Hitit üslubu aslanının sahip olduğu ikonografik detayların betimlenmesinin akabinde önemli
bir tarihlendirme aracı olarak değerlendirilen savaş arabalarının sahip olduğu detaylar aktarıl-
maktadır. Tell Halaf heykellerinde bulunan Assur ve Suriye-Fenike unsurlarının incelenme-
sini takiben söz konusu heykellerin tarihlendirmesine ilişkin açıklamalar yapılmaktadır. Tell
Halaf kabartmalarında gözlemlenen saç stili, halhallar ve hayvanların kalça bölgelerinde yer