Allah, Yaradan, ışık, yaratıcı, büyük zekâ, Tanrı, yüce güç, Brahma...
O’na ne dersen de, O’nunla yani ait olduğun kaynakla bağlantın kuvvetli
olduğunda, istediğin gerçekliğin frekansına uyumlanır, sadece bu gerçekliği
yaşarsın.
Hep başarısız, parasız, kısmetsiz, sağlıksız ve şanssız mısın?
Değilsin... Sadece bağlantıda olduğun kaynaktan uzaklaştın, O’nun sende
olduğunu, senin de O’nda olduğunu hatırladığında, işte o zaman gerçekten
ait olduğun cenneti yaşarsın.
Nasıl mı?
Titreşimini yükselterek ve o frekansla uyumlanarak...
Titreşim seviyen düşük olduğunda, atomların yavaş yavaş titreşir ve
yoğunlaşır. Dalga boyu uzar ve frekansın düşer. Buna çok farklı etkenler
sebep olabilir. Bedenine, ruhuna ve ilahi benliğine uymuyor, düşük öz ya da
egonla yaşıyorsundur. Bedeninin ihtiyacı olan, hücrelerinin canlılığına ve
titreşimine uygun olmayan düşük frekanslı yiyecekleri yiyor, iyi nefes
almıyor, egzersiz yapmıyor, çok fazla elektromanyetik alana maruz kalıyor,
saptırılmış inançlar, korkular, kızgınlıklar, kırgınlıklar, suçlamalar, suçluluk,
kıskançlık, yargılamalar, utançlar, bağımlılıklar, affedilmezlik, şartlı sevgi,
kişisel değer eksikliği, açgözlülük, ayrılık düşüncesi ve zayıflık duyguları
yaşıyorsundur. Sana göre bütün bunlar hayatın gerçeği olabilir, problemli
bir eşle, mecbur kaldığın için çalıştığın bir işle bu satırları okuduğunda bana
kızıyor olabilirsin. Ancak bana göre bu gerçekliği var eden yine sensin.
Düşük frekanslı duygu ve düşünceler, senden çok önce bilinçaltına
yerleşmiş ve senaryoya seni inandırmışsa, sen tıpkı uzaktan kumandalı bir
robot gibi bilinçaltındaki senaryoyu oynayacaksındır. Hissettiğin, ama artık
kanıksadığın bu yoğun ve düşük enerjili düşünceler, duygular ve inançlar
seni düşük titreşim kanalı içinde tutar.
Titreşiminin düşük olması enerjinin ağır olmasındandır. Enerjini
yükselttiğinde titreşimin yükselecektir. Titreşim yükseldiğinde frekansın da
yükselecektir. Yüksek titreşimsel bir varlık haline geldiğinde kendi içindeki
ve başkalarının içindeki ilahiliği tanıyabilir, anlayabilirsin. Yüksek titreşim
sayesinde ruhunla aynı hizaya gelir, beslenir, canlanır, sağlık bulur ve
hayatını kolaylıkla, zarafetle sürdürürsün.
Birey olarak kendimizi fiziksel görünüşümüzle, bedenimizle tanımlasak