
YÖNETİCİ ÖZETİ
11
2024 yılı, küresel ekonominin sıkı para politika-
ları, yüksek enflasyon ve jeopolitik risklerle şe-
killendiği; ancak yılın ikinci yarısında toparlanma
işaretlerinin belirginleştiği bir dönem olmuştur.
Dünya genelinde uygulanan sıkılaşma politi-
kaları, büyümeyi sınırlayıcı bir etki yaratırken,
özellikle gelişmiş ekonomilerde talep zayıflamış,
buna karşın gelişmekte olan ülkelerde ekonomik
aktivite nispeten daha dirençli kalmıştır. Küresel
büyüme yüzde 3,3 seviyesinde gerçekleşmiş,
gelişmiş ülkelerde büyüme yüzde 1,8 ile sınırlı
kalırken, gelişmekte olan ülkelerde yüzde 4,3’lük
bir büyüme kaydedilmiştir. Bu çerçevede ABD
yüzde 2,5 büyüme gösterirken, Euro Bölgesi’nde
büyüme yüzde 0,9 ile zayıf kalmıştır. Enflasyon
oranları özellikle gelişmiş ekonomilerde belirgin
şekilde düşerken, gelişmekte olan ekonomiler-
de daha sınırlı bir gerileme gözlenmiştir. FED ve
ECB gibi büyük merkez bankaları politika faizle-
rini yüksek seviyelerde tutarken, 2024’ün orta-
sından itibaren kademeli bir faiz indirim süreci
gündeme gelmiştir. Bu süreçte küresel ticaret
hacmi sınırlı da olsa toparlanma göstermiş, mal
ticareti yüzde 2,3 oranında artışla 24,4 trilyon
dolara ulaşmıştır. Çin, 3,58 trilyon dolarlık ihra-
catıyla liderliğini sürdürürken, ABD ve Almanya
onu takip etmiştir. Türkiye’nin küresel ihracattaki
payı ise yüzde 1,07 olarak gerçekleşmiştir. Küre-
sel hizmet ticaretinde ise 2024 yılında yüzde 8,9
büyüme kaydedilmiş; turizm ve dijital hizmetler
bu artışta başrolü oynamıştır.
Türkiye ekonomisi, küresel yavaşlamaya ve
yurt içindeki yüksek enflasyona rağmen 2024
yılında yüzde 3,2 büyüme göstermiştir. GSYH
1 trilyon 322 milyar dolara, kişi başına gelir ise
15.463 dolara yükselmiştir. Tüketici enflasyo-
nu Mayıs 2024’te yüzde 75,5 ile zirve yaptıktan
sonra yıl sonunda yüzde 44,4’e kadar gerilemiş,
Nisan 2025 itibarıyla yüzde 37,9 düzeyine in-
miştir. 2023 ortasından itibaren yürürlüğe giren
sıkı para politikası sayesinde politika faizi Mart
2024’te yüzde 50’ye kadar yükseltilmiş, yıl so-
nunda yüzde 47,5, 2025’in ilk aylarında ise yüzde
46 seviyesinde sabitlenmiştir. Finansal göster-
gelerdeki iyileşme, reel kurun dengelenmesi ve
rezerv artışı ile desteklenmiştir. Türkiye’nin 2024
yılı ihracatı yüzde 2,4 artışla 261,8 milyar dola-
ra yükselmiş, ithalat yüzde 5 oranında azalarak
344 milyar dolara gerilemiştir. Böylece ihracatın
ithalatı karşılama oranı yüzde 76’ya ulaşmış, dış
ticaret açığında iyileşme sağlanmıştır. Sektörel
düzeyde en çok ihracat yapılan sektörler otomo-
tiv (37,2 milyar $), kimyevi maddeler (30,8 milyar
$) ve hazır giyim (17,9 milyar $) olmuştur. Fındık
ve mamulleri sektörü yüzde 41,7, savunma ve ha-
vacılık sektörü yüzde 21,5, kuru meyve sektörü
ise yüzde 15,5’lik ihracat artışlarıyla öne çıkmıştır.
En fazla ihracat yapılan ülkeler sırasıyla Alman-
ya (20,4 milyar $), ABD (16,4 milyar $), Birleşik
Krallık (15,3 milyar $), Irak (13 milyar $) ve İtalya
(13,0 milyar $) olmuştur. 2024 yılında hizmet ih-
racatı da güçlü bir artış göstermiş, toplam 115,2
milyar dolara ulaşmıştır. Turizm gelirleri yüzde
12,5 artışla 56,3 milyar dolar, ulaştırma hizmetleri
yüzde 2,4 artışla 39,9 milyar dolar olmuştur. Tür-
kiye’nin küresel hizmet ihracatındaki payı yüzde
1,33 ile önceki yıla kıyasla çok sınırlı bir gerileme
göstermiştir.
2025 yılına girilirken, küresel ekonomiye dair
beklentiler ticaret politikalarındaki korumacılığın
artması ve yapısal kırılganlıkların devam etmesi
nedeniyle aşağı yönlü güncellenmiştir. ABD’nin
2025 Nisan ayında açıkladığı yeni gümrük ver-
gileri ve Çin-ABD ticaret geriliminin tırmanması,
Dünya Ticaret Örgütü’nün küresel büyüme tah-
minini yüzde 2,2’ye düşürmesine neden olmuş-
tur. WTO, tarifeli senaryoda 2025 yılı için küresel
ticarette yüzde 0,2’lik bir daralma beklemektedir.
Buna karşılık tarifesiz senaryoda ticaretin yüzde
2,7 büyümesi mümkündür. Kuzey Amerika’nın
ihracatının yüzde 12,6 daralması beklenirken, As-
ya’nın ihracatı yüzde 1,6 artış gösterecektir. Tür-
kiye açısından 2025 yılında ihracatın 280 milyar
dolara ulaşması, hizmet ihracatının ise 121 milyar