BÜRO OTOMASYON SİSTEMLERİNDEN DİJİTAL ARŞİVLEME (BİR UYGULAMA ÖRNEĞİ) PDF Free Download

1 / 117
0 views117 pages

BÜRO OTOMASYON SİSTEMLERİNDEN DİJİTAL ARŞİVLEME (BİR UYGULAMA ÖRNEĞİ) PDF Free Download

BÜRO OTOMASYON SİSTEMLERİNDEN DİJİTAL ARŞİVLEME (BİR UYGULAMA ÖRNEĞİ) PDF free Download. Think more deeply and widely.

GAZĠ ÜNĠVERSĠTESĠ
EĞĠTĠM BĠLĠMLERĠ ENSTĠTÜSÜ
BÜRO YÖNETĠMĠ EĞĠTĠMĠ ANABĠLĠM DALI
BÜRO OTOMASYON SĠSTEMLERĠNDEN DĠJĠTAL ARġĠVLEME
(BĠR UYGULAMA ÖRNEĞĠ)
YÜKSEK LĠSANS TEZĠ
Hazırlayan
Ömer YAġLI
ANKARA - 2008
GAZĠ ÜNĠVERSĠTE
EĞĠTĠM BĠLĠMLERĠ ENSTĠTÜSÜ
BÜRO YÖNETĠMĠ EĞĠTĠMĠ ANABĠLĠM DALI
BÜRO OTOMASYON SĠSTEMLERĠNDEN DĠJĠTAL ARġĠVLEME
(BĠR UYGULAMA ÖRNEĞĠ)
YÜKSEK LĠSANS TEZĠ
Hazırlayan
Ömer YAġLI
Tez DanıĢmanı
Prof. Dr. Azize HUSSEIN
ANKARA - 2008
i
JÜRĠ ÜYELERĠN ĠMZA SAYFASI
Ömer YAġLI„ın " Büro Otomasyon Sistemlerinden Dijital ArĢivleme: Bir
Uygulama Örneği " baĢlıklı tezi 25/06/2008 tarihinde, jürimiz tarafından Büro
Yönetimi Anabilim Dalında Yüksek Lisans Tezi olarak kabul edilmiĢtir.
Adı Soyadı Ġmza
BaĢkan : Prof. Dr. Burhan ÇĠL.............................................. ..........................
Üye (Tez DanıĢmanı): Prof. Dr. Azize HUSSEIN ................. ..........................
Üye : Prof. Dr. Dilaver TENGĠLĠMOĞLU .............................. ..........................
ii
ÖZET
BÜRO OTOMASYON SĠSTEMLERĠNDEN DĠJĠTAL ARġĠVLEME: BĠR
UYGULAMA ÖRNEĞI
YaĢlı, Ömer
Tez, Büro Yönetimi ve Eğitimi Bilim Dalı
Tez DanıĢmanı: Prof. Dr. Azize HUSSEIN
Nisan-2008
AraĢtırmada dijital arĢivciliğin tanıtılması, bilgi ve teknoloji de meydana
gelen değiĢimle birlikte değiĢim ve geliĢiminin takip edilmesi, dijital arĢivin
avantaj ve dezavantajları değerlendirilmiĢtir.
Kurum, kuruluĢ ve iĢletmelerin çalıĢmalarını yaparken genel amaç
hızlı karar verebilme, yönetim kolaylığı, hizmet sunduğu kesime çabuk
ulaĢılması, istasyonlarının azaltılıp kırtasiye masraflarının düĢürülmesi ve
insan gücünün hatasının en aza indirilmesi olarak belirtilebilir. Bu yüzden
büro hizmetlerinde teknolojiyi en iyi ve en geliĢmiĢ Ģekilde kullanma
zorunluluğunu hissedilmiĢtir. Bu kapsamda yapılan iĢlerin bir yerde toplandığı
ve yönetildiği birleĢik sistemlerin beraber çalıĢtığı yapılara ihtiyaç
duyulmuĢtur.
Bu kapsamda büro otomasyon sistemleriyle ortak bir platformda hızlı
bir iletiĢim, güvenilir ve etkili bir yönetimle geliĢen teknoloji ve isteklere ayak
uydurmaya çalıĢan ve meydana gelecek bilgi havuzundan kullanıcıların en
etkin Ģekilde kullanmasını sağlayarak kabiliyetlerini arttırmak hedefleri
arasında sayılabilir.
Kurum, kuruluĢ ve iĢletmelerin genel amaçlarını gereçleĢtirmek için
büro otomasyon sistemlerini en etkin Ģekilde kullanmanın önemli olduğu
kanaatine varılmıĢtır.
iii
ABSTRACT
DIGITAL ARCHIVING IN OFFICE AUTOMATION SYSTEMS: AN
APPLICATION EXAMPLE
YAġLI, Ömer
Thesis, Office Management and Training Discipline
Thesis Adviser, Prof. Dr. Azize HUSSEIN
April-2008
The goal of this dissertation is to introduce digital archiving, to show
changes and advancements in information and technology and to assess the
advantages and disadvantages of digital archiving.
When working on utilities and enterprises the main objective is to
achieve rapid decision-making, facility of management, quick response to the
demands, cutting down stationery expenses by reducing workstations, and
decreasing the human faults. Accordingly, the necessity of technology
utilization in office services is sensed as the most efficient and effective way.
Structures in which combined systems managed and office works
accumulated in one center has been a requirement.
In this concept, office automation systems promise a platform using
reliable and fast communication, eager to adapt with technological demands
and easy to be used by end users that drive information pools.
In conclusion, it is proposed that in order to achieve the aims of
corporation, foundation and enterprises, effective utilization of office
automation systems are noted as a key necessity.
iv
ÖNSÖZ
AraĢtırma sırasında yardımlarını esirgemeyen, önerileriyle
araĢtırmanın geliĢimine ıĢık tutan tez danıĢmanım Sayın Prof.Dr. Azize
HUSSEIN‟ne, araĢtırmanın oluĢumunda katkıları bulunan tüm hocalarıma,
mesai arkadaĢlarıma ve eĢime en içten teĢekkürlerimi sunmaktan onur
duyarım.
Ömer YAġLI
v
ĠÇĠNDEKĠLER
JÜRĠ ÜYELERĠN ĠMZA SAYFASI .............................................................................................. i
ÖZET ......................................................................................................................................... ii
ÖNSÖZ .................................................................................................................................... iv
ĠÇĠNDEKĠLER ............................................................................................................................ v
ġEKĠLLERĠN LĠSTESĠ ............................................................................................................ vii
SĠMGELER VE KISALTMALAR ............................................................................................. viii
GĠRĠġ ....................................................................................................................................... 1
BĠRĠNCĠ BÖLÜM
ARġĠV VE BÜRO OTOMASYONU KAVRAMLARI
1.1. ARġĠV VE ARġĠVCĠLĠK KAVRAMI ....................................................................... 3
1.2. TÜRKĠYE'DE ARġĠV ............................................................................................ 7
1.3. ARġĠVLERDE BĠLGĠSAYARIN KULLANIMI VE GELĠġĠMĠ .................................. 8
1.4. BÜRO OTOMASYONU KAVRAMI ..................................................................... 12
1.5. BÜRO OTOMASYON ALT SĠSTEMLERĠ .......................................................... 14
1.5.1. Kurumsal Bilgi Portalı ....................................................................................... 15
1.5.2. ĠĢ AkıĢı Yönetim Sistemi ................................................................................... 17
1.5.3. Doküman Yönetim Sistemleri ........................................................................... 18
1.5.4. Kelime ĠĢlem Sistemleri .................................................................................... 21
1.5.5. Elektronik Faks Otomasyon Sistemleri ............................................................ 22
1.5.6. Elektronik Posta................................................................................................ 22
1.5.7. Ses postası ....................................................................................................... 23
1.5.8. Elektronik Toplantı Sistemleri ........................................................................... 23
1.5.9. Video Konferans ............................................................................................... 23
1.5.10. Görüntülü ĠletiĢim Sistemleri ............................................................................. 24
ĠKĠNCĠ BÖLÜM
VERĠ TABANI YÖNETĠM SĠSTEMLERĠ
2.1. VERĠ TABANI KAVRAMI VE MODELLERĠ ........................................................ 26
2.2. VERĠ TABANI MODELLERĠ ............................................................................... 27
2.2.1. Dosya Sistemleri Modeli (File Systems) ........................................................... 28
2.2.2. HiyerarĢik Veritabanı Modeli (Hierarchical Database Model) .......................... 28
2.2.3. ġebeke Veri-Tabanı Modeli (Network Database Model) .................................. 29
2.2.4. Nesne Veri-Tabanı Modeli (Object Database Model) ...................................... 29
2.2.5. Nesne-ĠliĢkisel Veri-Tabanı Modeli (Object-Relational Database Model) ........ 29
2.2.6. ĠliĢkisel Veri-Tabanı Modeli (Relational Database Model) ............................... 30
2.3. VERĠMLĠ BĠR VERĠTABANIN ÖZELLĠKLERĠ ..................................................... 30
2.4. VERĠ TABANI YÖNETĠCĠSĠNĠN GÖREVLERĠ ................................................... 31
2.4.1. Veritabanı Yazılımının Kurulması Ve Upgrade'ler (Yeni Versiyonlar) .............. 32
2.4.2. Veritabanının OluĢturulması ............................................................................. 32
vi
2.4.3. Veritabanı BaĢlatma/Durdurma ........................................................................ 33
2.4.4. Kullanıcı Ekleme ve Yetkilendirme ................................................................... 34
2.4.5. Veritabanı Yedekleme/Yedekten Geri Dönme ( Backup & Recovery) ............. 34
2.4.6. Veritabanı Performans Ayarlaması ( Performance Tuning) ............................. 35
2.4.7. Veritabanı Tablo-/Ġndekslerin Büyüme Kontrolü ............................................... 36
2.5. VERĠ TABANININ DĠJĠTAL ARġĠVDEKĠ YERĠ ................................................... 37
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
DĠJĠTAL ARġĠV
3.1. DĠJĠTAL ARġĠVĠN GELĠġĠMĠ .............................................................................. 39
3.2. DĠJĠTAL ARġĠVĠN ÖZELLĠKLERĠ VE FAYDALARI ............................................ 40
3.2.1. Belgelere Hızlı ve Çoklu UlaĢımı ...................................................................... 40
3.2.2. Belgelerin Takibi ............................................................................................... 43
3.2.3. Karar Verme Mekanizmaların Güçlenmesi ...................................................... 43
3.2.4. Personelin Kontrolü ve Değerlendirilmesi ........................................................ 43
3.2.5. Belgeleri Saklama ve ArĢivleme ....................................................................... 44
3.2.6. Belgelerin Güvenliği ......................................................................................... 46
3.3. ARġĠV BELGELERĠNĠN DĠJĠTAL ORTAMA DÖNÜġTÜRÜLMESĠMODELLERĠ51
3.3.1. Görüntü / Belge ArĢiv Sistemleri ...................................................................... 52
3.3.2. Belge Yönetim Sistemleri ................................................................................. 53
3.3.3. Bilgi Yönetim Sistemleri .................................................................................... 53
3.3.4. ĠĢ AkıĢ Yönetim Sistemleri ................................................................................ 54
3.3.5. Yüksek Hacimli Belge Tarama Sistemleri ........................................................ 54
3.3.6. Form ĠĢleme Sistemleri ..................................................................................... 54
3.3.7. Faks Yönetimi ................................................................................................... 55
3.3.8. Video Bilgi Yönetim Sistemi (Multimedia Computing) ...................................... 55
3.3.9. Servis (Büro) Sistemleri ................................................................................... 55
3.4. DĠJĠTAL ARġĠVĠN YEDEKLENMESĠ .................................................................. 56
3.5. DĠJĠTAL ARġĠVĠN DEZAVANTAJLARI VE ÖNLEMLERĠ................................... 56
3.5.1. Fiziksel Eskime Ve Çözüm Yolları.................................................................... 57
3.5.2. Orijinallik Tespiti ............................................................................................... 67
3.5.3. Diğer Sorunlar .................................................................................................. 75
3.6. DĠJĠTAL ARġĠVĠN BÜRO OTOMASYONDAKĠ YERĠ ......................................... 80
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
ÖRNEK UYGULAMA
4.1. ÖRNEK UYGULAMA ĠNCELEMESĠ .................................................................. 83
4.2. SONUÇ ve ÖNERĠLER .................................................................................... 101
KAYNAKÇA .......................................................................................................................... 104
vii
ġEKĠLLERĠN LĠSTESĠ
ġekil 1: Büro Otomasyonu Alt Sistemleri.......................................................15
ġekil 2: Doküman Yönetim Sistemi................................................................19
ġekil 3: Hard diskin Ģemasal bilgi durumu.....................................................36
ġekil 4: SharePoint Server Kapsamı.............................................................84
ġekil 5: Büro Otomasyonu Alt Sistemleri.......................................................85
ġekil 6: Logon Ekranı.....................................................................................89
ġekil 7: Portal Ana Sayfa Ekranı ...................................................................90
ġekil 8: Portal ġube Ekranı............................................................................91
ġekil 9: Portal KiĢisel Ekranı..........................................................................91
ġekil 10: Portal E-Posta Entgre Ekranı 1.......................................................92
ġekil 11: Portal E-Posta Entgre Ekranı 2.......................................................92
ġekil 12: E-postayla dosya entegrasyonu.....................................................93
ġekil 13: Portal Ofis Doküman Açma Ekranı 1.............................................94
ġekil 14: Portal Ofis Doküman Açma Ekranı 2..............................................95
ġekil 15: Portal'da Belgelere Uygulanan Eylemler........................................96
ġekil 16: Excel Servisleri Ekranı....................................................................97
ġekil 17: Kolay iĢ akıĢı Ekranı.......................................................................98
ġekil 18: Zengin meta datayı kullanma Ekranı..............................................99
ġekil 19: Portal Arama Ekranı......................................................................100
viii
SĠMGELER VE KISALTMALAR
COLD : Computer Output To Laser Disk
COOL : Computer Output On-Line
CRM : Customer Relations Manegement
CVL : Comma delimited File
ÇOYU : Çoğul Ortam Yönetim ve Uyarlama
DBMS : Database Management Systems
EDYS : Elektronik Doküman Yönetim Sistemi
ERP : Enterprise Resource Planning
IAYS : ĠĢ AkıĢı Yönetim Sistemi
ISO : Uluslararası Standartlar Örgütü
MARC : Machine Readble Catologuing
OCR : Optical Character Recognition
RDBMS : Relational Database Management Systems
TÜYATOK : Türkiye Yazmaları Toplu Kataloglama Projesi
TDK : Türk Dil Kurumu
YUUP : YangınlaĢtırılmıĢ Ulusal Ve Uyarlama
1
GĠRĠġ
Günümüzde; büro ve büro faaliyetleri, iĢlemlerin karmaĢıklığı ve aĢırı
uzmanlaĢma nedeniyle önem kazanmıĢtır. GeliĢen teknoloji büroların
görünümünü de etkilemiĢ, 19.yüzyılın sonlarına gelindiğinde büro
faaliyetlerinde kullanılan teknoloji ürünlerinin hemen hepsi kalem, kâğıt ve
mürekkep iken; büyük bir süratle geliĢmeye baĢlayan teknoloji, büroları
yeniden biçimlenmeye zorlamıĢtır.
20. yüzyılın ikinci yarısı; hemen her alanda olduğu gibi, büro hizmetleri
alanında da yüksek teknoloji adı altında toplanan bir takım bilgi, araç ve
ekipmanın yoğun olarak kullanıldığı bir dönem olmuĢtur. Bu dönemde,
bürolarda bilgiye olan ihtiyaç artmıĢ; verimliliğin artırılması gibi konular önem
kazanmıĢ, otomasyona olan talep de artmıĢtır
Çağımız bilginin çok hızlı üretildiği ve kısa bir süre içerisinde de
geçerliliğini yitirdiği bir çağdır. Bilgi çağı, insanlar ve kuruluĢlar arasında bilgi
aktarımının hızlı ve etkin olarak yapılmasını gerektirmektedir. Bu gereksinimi
karĢılamaya yönelik çabalar sonucunda son yıllarda iletiĢim ve bilgi ağları
konusunda önemli geliĢmeler olmuĢtur.
Özellikle bilgisayar teknolojisinde meydana gelen geliĢmeler;
bilgisayarları büroların ayrılmaz bir parçası, otomasyonun en önemli unsuru
haline getirmiĢtir. Bugün büro otomasyonu sistemleri geniĢ bir kullanıcı
grubuna hitap etmektedir.
Tüm bunların yanında ulusların kendilerine özgü olduğu kadar, diğer
toplumlarında ortak mirası olan bilgi ve belgeleri koruyarak kullanıma sunan
arĢivler küreselleĢen bugünkü dünyada önemli birer bilgi bankaları
durumundadırlar.
ArĢivler, sadece her türlü belgeyi bünyelerinde taĢımazlar, aynı
zamanda geçmiĢteki ve günümüzdeki uygarlıkların; tarihi ve ekonomik
yapılarıyla, sosyo-kültürel durumlarını ve bilimsel birikimlerini depolayan ve
2
gelecek kuĢaklara aktaran bilgi merkezleri konumundadırlar. Bu yönü ile
arĢivler, bireylerin, ulusların ve devletlerin vazgeçemediği kültür ve bilgi
hazinelerinin ana merkezi durumundadırlar. Bu açıdan arĢivler, bilginin
sonraki kuĢaklara aktarılmasında son derece büyük öneme sahiptirler. Doğal
olarak bu aktarımda bugünkü bilgisayar teknolojisinin kullanılması ve yetiĢmiĢ
insan kaynaklarına ihtiyaç vardır.
Bu perspektifte dijital arĢivciliğin tanıtılması, bilgi ve teknolojide
meydana gelen değiĢimle birlikte değiĢim ve geliĢiminin takip edilmesi, dijital
arĢivin avantaj ve dezavantajlarının ortaya konulması gerekmektedir.
Büro otomasyon sistemlerinin kullanımındaki genel amaçları,
istasyonlarının azaltılıp kırtasiye masraflarının düĢürülmesi ve insan gücünün
hatasının en aza indirilmesidir. Fakat bu sistemlerde dikkat edilmeyen en
önemli eksiklikler; uygulamalar bütünün parçası olarak düĢünülmeyip her
parça farklı bir bütünlüğe hitap ediyor gibi hareket edilmesi, uygulamaların ve
veri tabanlarının yönetimlerinin merkezi yapıda gerçekleĢtirilmemesi ve ortak
bir bilgi havuzunun olmamasıdır. Tez konusu itibariyle veri tabanı yönetimi ve
dijital arĢivleme yöntemiyle kurulacak merkezi bir yapı ve merkezi arĢivle bu
sorunların giderileceği düĢünülmektedir.
Bu kapsamda, tez çalıĢmasında veri yönetimi ve dijital arĢiv konusunu
irdeleyerek kamu ve özel sektörde arĢivleme ve arĢivi yönetme
çalıĢmalarında yeni açılımlar sağlama noktasında önem arz etmektedir.
Tez çalıĢması kapsamında genel anlamda arĢivcilik kavramı
incelenmiĢ, büro otomasyon sistemleri kapsamında dijital arĢivcilik
tanımlanmaya çalıĢılmıĢ, dijital arĢiv sistemlerinde meydana gelen teknolojik
değiĢim ve geliĢmeler belirtilerek, dijital arĢivciliğin avantaj ve dezavantajları
ortaya konulmuĢtur. Tüm bu bilgilerden hareketle, konuyu uygun model,
Emniyet Genel Müdürlüğü Merkez Kadrosundaki uygulama örnekler
desteğiyle açıklanmıĢ ve iĢleniĢi hakkında bilgi verilmeye çalıĢılmıĢtır.
3
BĠRĠNCĠ BÖLÜM
ARġĠV VE BÜRO OTOMASYONU KAVRAMLARI
1.1. ARġĠV VE ARġĠVCĠLĠK KAVRAMI
Kelime olarak arĢiv belediye sarayı, resmi daire anlamlarına
gelmektedir. Belirli bir kuruma ait iĢlemi bitmiĢ bir evrakın, düzenli bir Ģekilde
toplanarak korunduğu yer, arĢiv için daha açıklayıcı bir ifadedir.
Horcoq Josef‟e göre arĢiv; herhangi bir resmi daire, resmi veya yarı
resmi herhangi bir cemiyet, aile ve Ģahısların faaliyetleri, görmeleri
neticesinde zuhur eden ve Tanzim edilmek üzere kendilerinin tasarrufunda
bulunan yazıların muhafazasıyla birlikte toplanıp biriktirilmiĢ, tertip ve tanzim
edilmiĢ Ģeylerin hepsidir (Güzel, 2004:2).
Fekete Lojos‟a göre arĢiv; tabii veya hukuki bir Ģahsiyetin resmi
iĢlemlerinden hâsıl olan ve yanında bulundurma gereken yazılmıĢ,
resmedilmiĢ veya tabedilmiĢ evrakın tekmilidir (Düzenli, 2006:2).
Bu bağlamda arĢiv kurumların, gerçek ve tüzel kiĢilerin gördükleri
hizmetler, yaptıkları haberleĢme veya iĢlemler neticesinde meydana gelen ve
bir maksatla, belli bir sistem dâhilinde saklanan doküman ve bu dokümana
bakan birim veya bu dokümanların barındırıldığı yerler olarak tanımlanabilir.
ArĢivlerin kuruluĢu, organizasyonu, belgelerin saklanması, kullanıma
sunulması ile ilgili iĢlemlerin ve arĢiv uygulamalarının, dayandığı temel ilmi
düĢünceleri ve kaideleri konu edinen bir ilim dalıdır (http://www.egm.gov.tr
/arsiv/arsivcilikhakkında.htm).
Geçtiğimiz yüzyılın ortalarına doğru modern arĢivlerin gerek nicelik
gerekse niteliği yönüyle karmaĢıklaĢmasının getirdiği sorunların ardından, bu
bilim dalı içinde yeni ve özel bir meslek türü olarak belge yönetimi disiplininin
ortaya çıktığı görülmektedir. Bu geliĢmelere paralel olarak arĢivciliğin içeriği
ve tanımları da değiĢime uğramıĢtır. ArĢivcilik artık tarihin bir kolu olarak
görülmekten çıkıp, tarih ve niteliği ne olursa olsun, bireyler veya
4
organizasyonlar tarafından, kendi varoluĢ amaçları doğrultusunda ve kendi
fonksiyonlarının yerine getirilebilmesi için toplanan ve öncelikle kanıtsal ve
idari amaçlar olmak üzere, taĢıdıkları genel bilgi değeri nedeniyle saklanan
belgeler bütünü olarak tanımlanmaya baĢlamıĢtır (Ataman, 1989:36).
Siyasetten ekonomiye, eğitimden kültürel hayata hemen her konuda
büyüklü küçüklü çalıĢmalar yapılmakta ve bu çalıĢmalar sonunda devasa
boyutta bilgi ve belge üretilmektedir. Bir devlet için sürekli biriken bu bilgi
hazinesinin düzenlenmesi, korunması ve gelecek kuĢaklara aktarması,
devletin geliĢme yolunda atacağı en önemli adımlardan biridir.
Bilindiği üzere, her millet bir tarihi mirasın sahibidir. Bu tarihi mirasın
çok önemli bölümünü arĢivler, kütüphaneler ve eski eserler gibi maddi ve
manevi kültür varlıkları teĢkil ederler. Millet olabilme ve kalabilmede bu kültür
varlıklarının büyük yeri ve rolü vardır (Gültepe, 1998:37).
ArĢivler, her kurumun yapısından kaynaklanan faklılıklar
göstermektedir. Bu bağlamda, arĢivlerin bilimsel bilginin daha yaygın ve etkin
kullanımında önemli bir geliĢme sağlayacağı; var olan yayıncılık sistemini
tamamlayıcı bir konuma geleceği tahmin edilmekte ve bu açıdan yük
ümitler bağlanmaktadır. ArĢivlerin ve dolayısıyla, kurumsal arĢivlerin tüm
dünyada yaygınlaĢması, açık eriĢim ve bilgi paylaĢımını destekleyen bir
kültürün oluĢmasına bağlıdır (Karasözen, 2003).
Belge ve bilgilerin belirli yöntem ve standartlarla arĢivlenmesi,
kuĢkusuz birçok yönden avantaj sağlayacaktır. Gerek özel sektör gerekse
devlet kurumları tarafından yapılan arĢivleme çalıĢmaları, kuruluĢlara iĢlem
kolaylığı sağladığı gibi, bu kuruluĢlarla etkileĢim içinde bulunan gerçek ve
tüzel kiĢilere karĢı da kayda değer bir prestij kazandırmaktadır. ArĢivin
kurumlara, araĢtırmacılara ve topluma yararlarını aĢağıdaki gibi sıralanabilir
(http://www.ankos.gen.tr/acikerisim)
Kuruma Yararları: Kurumda yürütülen araĢtırma faaliyetlerinin
bilimsel, toplumsal ve ekonomik iliĢkisini ortaya koyarak kurumun kamusal
değerini ve saygınlığını artırabilir.
5
AraĢtırmacıya Yararları: Son yıllarda yapılan araĢtırmalar, tüm bilim
dallarında, açık eriĢime sunulan araĢtırma sonuçlarının, geleneksel yayıncılık
yolu ile sağlanacak atıf sayısı ile karĢılaĢtırıldığında 2-3 kat daha fazla atıf
aldığını göstermektedir.
Internet sayesinde araĢtırma sonuçlarına ücretsiz ve hızlı bir
eriĢimi imkânı sağlanabilir.
AraĢtırma sonuçlarının daha geniĢ bir kitleye ulaĢmasını
sağlayarak araĢtırmanın etkisini artırır, daha fazla atıf
alınmasını sağlanabilir.
AraĢtırma sonuçlarının baĢka bir araĢtırmaya temel
oluĢturmasını sağlamada yardımcı olabilir.
Yapılan araĢtırmanın tekrarını önlenebilir.
Topluma Yararları: Ticari dergi yayıncılığının tekelindeki iletiĢim
kanalları tıkanan bilim dünyası, açık eriĢim yayıncılığı ve kurumsal arĢivler
sayesinde bu tıkanıklığa temel neden oluĢturan fiyat ve eriĢim engellerini
ortadan kaldırmaktadır.
AraĢtırma sonuçlarının daha geniĢ kitlelerce kullanımı,
toplumda üretimi artırarak ülke ekonomisine de kazanç
sağlamaktadır.
Bilimsel iletiĢimin geliĢmesine ve güçlenmesine katkı sağlar.
Entelektüel mirasın uzun vadeli saklanmasını ve korunmasını
garanti eder.
Dergileri satın almaya gücü olmayan fakir ülkelerdeki
araĢtırmacıların bilimsel bilgiye eriĢimini sağlar.
Bugün hemen her alanda ve her konuda uluslar arası bir standarda
gidilmektedir. ArĢivcilerin böyle bir uluslar arası standardı benimsemesi ve
kullanması, uygulamalarını daha kolay ve sistematik olarak hayata
6
geçirmeleri için çok kolaylık sağlayacaktır. Bu tip bir standart, arĢivleme
programının oluĢturulmasında ve niteliklerinin gözden geçirilmesinde
önemli bir referans olacaktır. ArĢivleme iĢleminin standardize edilmesi, farklı
ülkelerdeki arĢivcilerin yaptıkları çalıĢmaları ve deneyimlerini birbirleriyle
paylaĢması için ortak bir dil oluĢturma anlamına gelmektedir.
Bir organizasyonda, mevcut sistemlerin maksimum kapasiteyle
iĢlemesi, geliĢimi ve etkinliğinin arttırılması, yeni projelerin ortaya konması
çalıĢmalarının standarda dayandırılması son derece önem taĢımaktadır.
Belge doğrudan kurumların faaliyetlerine ait ve iĢlemler sonucu ortaya
çıkar. Kurumun sorumluluklarını ortaya koyan ve gereksinimlerini
karĢılayacak olan belgeler uygun bir kayıt tutma sistemi olmadan
oluĢturulamaz ve yönetilemez. Bu nedenle belge yönetim uygulamaları ve
arĢiv oluĢturulması; politikalar, ilkeler, en iyi uygulamaların gerçekleĢtirilmesi
yoluyla sistemleĢtirilebilir. Bu sistemleĢtirmede en önemli kılavuzlardan birisi
standarttır. Zira Standart bize geçmiĢte yapılan hataları telafi etme imkânı da
sağlayacaktır (Özdemirci, 2003:3).
ArĢivlerin düzenli olması; kalıcı değeri olan belgelerin dayanıklı
ortamlarda ve nitelikli üretimini, kolay eriĢim için düzenlenmelerini ve
korunmalarını, değerlendirilmelerini ve arĢive transferlerini garanti eden etkili
belge yönetim programlarına sahip olmayı gerektirir. Oysa kurum ve
kuruluĢlarda belgelerin yönetimine iliĢkin Türkiye'de belirlenmiĢ bir belge
yönetim politikası bulunmamaktadır. Bu konuda bir politikanın olmaması,
kurum ve kuruluĢlarda üretilen belgelere uygulanacak iĢlemlerde nasıl bir yol
izleneceğinin bilinememesine yol açmakta ve sorunlara neden olmaktadır.
Çoğu kurum ve kuruluĢ ellerindeki belgelerle nasıl baĢa çıkacaklarını
bilememekte ve yanlıĢ uygulamalar yapılarak, önemli arĢiv belgelerinin yok
olmasına neden olunmaktadır. Bunun için Türkiye'de belge yönetim politikası
belirlenmeli ve yazılı hale getirilerek tüm kurum ve kuruluĢlara duyurulmalıdır.
Bu konuda ISO 15489 iyi bir baĢlangıç olacaktır (Özdemirci, 2003:3).
7
1.2. TÜRKĠYE'DE ARġĠV
Türkiye'de, arĢivlerde kataloglama ve tasnif iĢlemleri, cumhuriyetten
sonra baĢlamıĢ ve günümüze kadar devam etmiĢtir. Bu konuda çeĢitli
araĢtırma grupları, kütüphaneler ve üniversiteler çalıĢmalar yapmıĢtır. Bu
çalıĢmalar arasında 1927‟de, yazmalar için baĢlatılan tasnif faaliyetleri 6 ay
sürmüĢ ve bundan 8 yıl sonra Prof. Dr. Helmut Ritter ‟in baĢkanlığında ikinci
bir tasnif heyeti çalıĢmalarına baĢlamıĢtır (Atılgan, 2000:125). Ancak yapılan
bu çalıĢmalar yetersiz kalmıĢtır. 1978 yılında ltür Bakanlığı, tüphaneler
Genel Müdürlüğü tarafından kapsamlı bir yazma eserlerin envanterinin tespiti
çalıĢmaları kapsamında el yazması kitapların korunması gerekçesi ile
Türkiye Yazmaları Toplu Kataloglama Projesi (TÜYATOK) baĢlatılmıĢtır
(Atılgan, 2000:125). 1978 yılından 1999 yılı sonuna kadar yaklaĢık 18950
eserin bibliyografik fiĢi 21 ciltte yayınlanmıĢtır.”M. K. Yazmalar Katalogu” adı
ile çıkarılan beĢ ciltlik katalog da bu sayıya eklenirse, bugüne kadar yaklaĢık
21.600 cilt eserin bibliyografik tanımlaması bitirilmiĢtir (Atılgan, 2000:125).
YUUP (YaygınlaĢtırılmıĢ Ulusal ve Uluslararası Projeler) ilgi grupları
olarak belirlenen 12 öncelikli alan içinde 'Bilim Toplumu Teknolojileri'
alanında faaliyet göstermek üzere farklı disiplinlerden 7 üniversite ve 2
firmadan oluĢan bir oluĢum olan Çoğul ortam Yönetim ve Uyarlama (ÇOYU)
tarafından gerçekleĢtirilen ve yürütücülüğünü ODTÜ Elektrik Elektronik Müh.
Bölümü'nden Doç. Dr. Aydın Alatan'ın yaptığı DPT tarafından desteklenen
2004K120720 sayı "E-Devlet için Bilgisayar Destekli Görsel
Dokümantasyon, ArĢiv ve Yönetim Sistemi" baĢlıklı projede Eğitim, Sağlık,
Adalet, Basın-Yayın ve Güvenlik alanlarında teknolojiler geliĢtirilmiĢtir.
Projenin ana teması e-devlet olgusu içinde farklı kurumlarda ihtiyaç duyulan
görsel dokümantasyon verilerine kolaylıkla eriĢimi sağlayacak bilgisayar
destekli bir sistem geliĢtirmektir.
Türkiye'de iki büyük arĢiv bulunmaktadır. Bunlar:
1- BaĢbakanlık Osmanlı ArĢivi (Ġstanbul)
2- BaĢbakanlık Cumhuriyet ArĢivi (Ankara)
8
Bu iki büyük merkezin dıĢında farklı biçimlerdeki arĢiv belgelerinin
önemli bir kısmı aĢağıdaki merkezlerde bulunmaktadır:
Süleymaniye Kütüphanesi (Burada 46.000 kitap bilgisayar
ortamına aktarılmıĢtır.)
Kültür Bakanlığına bağlı kütüphaneler
Milli Kütüphane
Ankara Üniversitesi D. T. C. F Kütüphanesi
ÇeĢitli bilim adamlarının araĢtırmalarına göre ülkemizde bulunan
elyazmaları 300.000 cilt ve müstakil 600.000 eser olarak gösterilmektedir
(BAYOĞLU, 1999:61-69).
1.3. ARġĠVLERDE BĠLGĠSAYARIN KULLANIMI VE
GELĠġĠMĠ
ArĢivler, geçmiĢteki ve günümüzdeki uygarlıkların, tarihi ve ekonomik
yapılarıyla, sosyo-kültürel durumlarını ve bilimsel birikimlerini içeren her türlü
belgeyi bünyelerinde depolayan ve gelecek kuĢaklara aktaran bilgi
merkezleridir. Bu yönü ile arĢivler, bireylerin, ulusların ve devletlerin tarihe
uzanan elleri, vazgeçemediği kültür ve bilgi hazinelerinin ana merkezi
durumundadırlar. Diğer yandan, birer köprü vazifesi gören arĢivler, bilginin
sonraki kuĢaklara aktarılmasında son derece büyük öneme sahiptirler. Doğal
olarak bu aktarımda da bugünkü bilgisayar teknolojisinin en verimli Ģekilde
kullanılması, gelecek nesillere geliĢen teknolojiye adapte edilmiĢ arĢivlerin
ulaĢtırılması zorunludur.
ArĢivlerin en önemli görevleri arasında, bilgi ve belgelerin sağlıklı
ortamlarda muhafaza edilerek sınıflandırılması ve çağdaĢ tekniklerin
kullanılarak özet ve indekslerinin hazırlanıp araĢtırmacıların hizmetine
sunulmasıdır. Her alanda olduğu gibi arĢivcilik hizmetlerinde de çağın
getirdiği yeniliklere ayak uydurabilen sistemler kurulmalı, biliĢim teknolojisinin
gereğini yerine getirmek amaçlanmalıdır. Bilgisayar ve iletiĢim teknolojileri
9
sayesinde ülkeler arasındaki sınırlar kalkmıĢ ve standartlaĢmaya doğru hızla
yol alınmaya baĢlanmıĢtır. GeliĢmiĢ ülkelerde tüm dünyaya hizmet veren
dijital kütüphane ve arĢivler gün geçtikçe artması, her türlü bilginin elektronik
ortama aktarılması, biliĢim teknolojilerine verilmesi gereken önemi açıkça
göstermektedir.
ArĢivlerde bilgisayar kullanılmaya baĢlanması 1960‟lı yıllarda olmuĢtur.
1964‟de Brüksel‟ de yapılan “Uluslararası ArĢiv Konferansı”nda arĢivlerde
bilgisayar kullanılması dile getirilmiĢtir (Kandur, 1998:579). ArĢivlere
bilgisayar ilk olarak yardımcı araçlar olarak girmiĢtir. 1970‟li yıllarda arĢivlerde
bilgisayarlar, uzmanların yardımıyla elektronik daktilo gibi kullanılmaya
baĢlanmıĢtır. 1980‟ler ise daha ileri sistemlerin geliĢtirilmesi çabaları ile
geçmiĢtir (Kandur, 1998:581).
ArĢivcilikte verilerin hem klasik hem de bilgisayar ortamına
aktarılmasında üç ana unsur bulunmaktadır (Kandur, 1998:581).
ArĢiv malzemelerinin sağlanması, depolanması ve
indekslenmesiyle ve yer bilgilerine ulaĢımı sağlayan sistemler.
Özel arĢiv projeleri yani büyük ölçekli indekslerin üretilmesi,
mikro formların kontrolü, yayın ve arĢiv malzemelerinin
araĢtırma ve eğitim faaliyetlerinde kullanılmasını sağlayacak
sistemler.
ArĢiv yönetiminin otomasyona yönelik sistemleri, kullanıcı
istatistikleri, kullanıcılara dokümanların verilmesi ve iadesi,
depo yöntemi sistemleridir.
GeliĢen teknolojiye paralel olarak daha sonraları ise bilgisayarın aktif
düzeyde kullanılmasıyla birlikte arĢivcilikte de MARC (Machine Readable
Catologuing). bilgisayar tarafından okunabilir katalog sınıflama formatları
kullanılmaya baĢlanmasıyla standart veri hizmetleri oluĢturulmuĢtur. Verilerin
bilgisayar ortamına aktarılmasıyla arĢivcilikte bilgisayar destekli veri
hizmetleri geliĢmiĢtir (http://ab.org.tr/ab03/sunum/28.doc).
10
Günümüz teknolojisine bağlı olarak arĢivlerde bilgisayarların
kullanımı, bilgileri sayıp sıralayarak değil ansiklopedi anlamına bağlı Ģekilde,
yazılan özel programlar sayesinde kullanıcı istekleri doğrultusunda bilgiyi
iĢleyebilmektir. Bilgiyi iĢlemekten kasıt, bilginin düzenlenmesi, saklanması ya
da onun üzerinde matematiksel, mantıksal ya da görsel olarak iĢlenilir
yapılmasını sağlamaktır (Kalkan, 2003:1). Burada bilgisayarın verdiği
kolaylıktan çok bilgisayara yüklenen verilerin (bilgi) niceliği ve niteliği ön
plana çıkmaktadır.
ArĢiv belgelerinin bilgisayar ortamına dönüĢtürülmesinde eriĢim
ve kullanım
Her geçen gün büyük bir hızla artan belgelerin klasik yöntemlerle
arĢivlenmesi, düzenlenmesi ve yayınlanması, kiĢilerin belgelere eriĢimi ve
kullanımı gittikçe zor bir hal almaktadır. Bu belgelerin elektronik ortama
geçirilmesi ve saklanması, birden çok kullanıcı tarafından zaman ve coğrafi
mekân engellerini aĢıp ekonomik olarak eriĢime ortam hazırlamıĢ olacaktır.
Bununla birlikte elektronik ortamlarda yapılan arĢivleme çalıĢmalarında
yüksek performans elde etmek için güçlü sistemlere, büyük veri ambarlarına
(data warehauses) ve güçlü bir bilgisayar network altyapıları ihtiyaç
duyulmaktadır (http://ab.org.tr/ab03/sunum/28.doc).
ArĢiv belgeleri, sayısal kameralar, sayısal fotoğraf makineleri, metin,
tarayıcı ve fotoğraf tarayıcı gibi cihazlar kullanılarak, arĢivlenecek belgelerin
niteliğine göre ASCII, HTML, PDF, PHP, ASP, JPG, TIFF, TEXT, MOVE,
MP3, SOUND gibi çok farklı formatlar biçimleri halinde elektronik ortama
aktarılabilinir. Bu aktarılan belgelere de elektronik belge denir. ArĢivcilik
Terimleri Sözlüğü'nde ise elektronik belgeler, "genellikle kodlanmıĢ manyetik
disk, manyetik bant, delikli kart gibi ortamlar üzerine kayıtlı, içerikleri yalnızca
makineler aracılığıyla okunabilen ve veri arĢivlerinden farklı olarak provenans
(kaynak, köken) ilkesine uygun biçimde düzenlenm evraklar/arĢivler"
Ģeklinde tanımlanmıĢtır.
11
Günümüzde arĢiv belgelerinin elektronik ortama alınmasından sonra
saklanması ve kullanımı, kullanıcı kitlesine göre basit veya karmaĢık
bilgisayar ağları ile çeĢitli elektronik depolama araçları (CD, DVD, VCD,
Manyetik kaset, Hard disk v.b.) kullanılarak yapılabilmektedir.
ArĢiv belgelerinin bilgisayar ortamına alınmasıyla yapılan iĢlem
bitmediği gibi bu aĢamadan sonra dijital formata dönüĢtürülen belgenin
korunması ve kullanılma aĢamaları daha da önem kazanmaktadır. Bu
hizmetleri insanlara ulaĢtıra bilmenin iki iletiĢim sistemi kullanılabilir.
Internet (international network - dünya bilgi ağ sistemi).
Ġntranet veya Extranet (iç network ağ sistemi).
Günümüzde bürolar adeta birer bilgi ve belge fabrikaları halini
almakta, oluĢturulan belgelerin bir kısmı kâğıt veya benzeri dayanıklı
ortamlara aktarılmaktadır. Ancak, giderek artan oranlarda belge ve bilgi,
geliĢen teknolojiyle birlikte amaca yönelik farklı bilgisayar formatlarına
dönüĢtürülebilmektedir. Bu sayede belgeleri arĢivlerken mekân ve yerden
ciddi tasarruf sağlanabilmektedir.
Herhangi bir belge veya bilgiyi saklamaktaki temel amacımız, ileride
bu belge ya da bilgiyi yeniden kullanabilmek veya o belge ve bilgiye hızlı bir
Ģekilde ulaĢabilmektir. Kâğıt veya benzeri dayanıklı bir taĢıyıcı üzerindeki bir
bilginin uzun seneler boyunca saklanması hepimizin bildiği bir kavramdır.
Ama o belgeye hızlı bir Ģekilde kullanmak ise o kadar kolay değildir. Ancak,
elektronik ortamda bulunan bir belge ya da bilginin saklanması ve ulaĢılması
çok daha kolay olabilmektedir.
ArĢivler, sadece her türlü belgeyi bünyelerinde taĢımazlar. Bu belgeler
aynı zamanda geçmiĢteki ve günümüzdeki uygarlıkların; tarihi ve ekonomik
yapılarıyla, sosyo-kültürel durumlarını ve bilimsel birikimlerini depolayan ve
gelecek kuĢaklara aktarıp bilgi merkezleridir. Bu yönü ile arĢivler, bireylerin,
ulusların ve devletlerin vazgeçemediği kültür ve bilgi hazinelerinin ana
merkezi durumundadırlar. Bu açıdan arĢivler, bilginin sonraki kuĢaklara
aktarılmasında son derece büyük öneme sahiptirler. Doğal olarak bu
12
aktarımda da bugünkü bilgisayar teknolojisinin kullanılması ve
yaygınlaĢtırılması ihtiyaç haline gelmiĢtir.
1.4. BÜRO OTOMASYONU KAVRAMI
Aslı Fransızca " bureau " olan " ro " zcüğü, örgütsel ve yönetsel
birçok faaliyetlerin yerine getirildiği yerler anlamına gelmekle beraber TDK
(Türk Dil Kurumu). sözlüğüne göre büro, " çalıĢma odası yazıhane danıĢma
ve ya iĢlerinin yürütüldüğü iĢyeri ve bölüm, Ģube " anlamlarında da
kullanılmaktadır. Genel bir tanımla büro faaliyetleri için gerekli insan ve
ekipmanla donatılmıĢ çalıĢma yeridir (Tengilimoğlu ve Tutar, 2000:17 ).
Bürolar; mal veya hizmet üretmek amacıyla kurulmuĢ yerleri ve
fabrikalarda plan, proje, bütçe, muhasebe, personel ve bunlara benzer pek
çok iĢin ve iĢlemin yapıldığı alanlardır (Göral, 2002). Bir iĢin yürütülmesiyle
ilgili bütün faaliyetleri kapsayan ve bilginin yaratıldığı, kullanıldığı ortam
olarak tanımlamaktadır (Ahıska, 1987:136).
Sonuç olarak büroları; bilginin üretildiği, iĢlendiği, baĢka birimlere
iletildiği ve amaca uygun olarak çoğaltılıp kullanıldığı yerler olarak ifade
edebiliriz.
Antik Yunanca autmos yani kendi kendine iĢleyebilen anlamındaki
sözcükten dilimize geçmiĢ olan otomasyon kelimesi; bir iĢlemin, elektronik
aletler yardımıyla otomatik olarak tanımlanması ve bu tanıma göre
kontrolünün yine makineler tarafından yapılması anlamına gelmektedir.
Otomasyon kavramını tarihi süreciyle ele almakta ve baĢlangıcı
endüstri devrimi ile olduğunu ifade etmekte ve süreci Ģu Ģekilde
özetlemektedir; çıplak emeğin makinelerde yer değiĢtirmesi ile mekanizasyon
ortaya çıkmıĢ, kömüre dayalı buhar makinelerinin fabrikalarda kullanılmasını,
19. yüzyılın sonuna doğru elektrik enerjisi ile çalıĢan makine ve gereçler
izlemiĢ, elektriğin enformasyon içerebilme ve iletebilme özelliklerinin
kullanılmasıyla 19. yüzyılda telgraf ve telefon icat edilmiĢtir. 20. yüzyılın
13
baĢında elektromanyetik dalgalar ile telsiz haberleĢmesi sağlanmıĢtır. 20.
yüzyılın en hızlı geliĢen ve yayılan bilgi teknolojisi, zamanla mekanizasyon
yerine otomasyonun almasına yol açmıĢtır (BaĢal, 1997:13).
Sanayide seri ve robotize bir yöntem takip edilerek, kol emeği yerine
makine ve robot gücünün kullanılması durumunu ifade eden otomasyon
genel manada iĢlemlerin, otomatik kapalı denetim düzeni tarafından
yönlendirilmesi ve elektronik sistemler ile takip edilmesidir.
Büro ve otomasyon kavramlarını bir araya getiren “büro otomasyonu”
kavramı; bir büroda yapılan rutin iĢlemlerin ve iĢlevleri otomatik hale getirmek
amacıyla bilgisayar teknolojisinin kullanılmasını ifade etmektedir. BaĢka bir
ifadeyle, büro otomasyonu bilgi çalıĢanlarının geleneksel bürosunu düzene,
sokmak, yapılan iĢleri basitleĢtirmek ve tüm çalıĢanların verimliliklerini
arttırmak için biliĢim teknolojilerinin ro iĢlemlerine uygulanmasıdır (Akyar
ve Göral, 2005:169).
Büro otomasyonunun baĢka bir tanımı ise, rutin iĢlem ve iĢlevlerin kısa
sürede ve doğru bir Ģekilde yapılmasını sağlayan bilgisayar ve bilgisayarla
ilgili teçhizatın kullanılmasıdır (Gönenli, 1986:76).
Buradan yola çıkarak büro otomasyonunun en belirgin özelliğinin;
insan müdahalesine ihtiyaç kalmadan makinenin kendisini ayarlayabilmesi ve
hata payının azaltılarak verimin arttırılması olduğu göze çarpmaktadır.
Büro yönetimi, bürolarda sekretarya hizmetlerini koordine eden,
iletiĢim akıĢını sağlayan ve bunu destekleyen, yazılı ve zlü iletiĢim
yöntemlerini belirleyen faaliyetler topluluğudur. Büro yönetimi, bürolarda;
dosyalama, kayıt, arĢiv, fotokopi, teleks, faks, daktilo ve diğer büro iĢlerinin
uyumluluk içerisinde yönetilmesini ve yürütülmesi ile ilgili faaliyetleri içerir.
Büro otomasyonu sadece bir metin iĢleme olarak görmemek
gerekmektedir. Günümüzde bu kavram; bir bilgisayar yazılımını, iletiĢim
ağını, iletiĢim protokolünü, metin iĢleme yazılımını, yazıcı birimini, faksimile
aygıtlarını, grafik monitörlerini, çizicileri, görüntü iĢleme birimlerini… v.b'lerini
14
içerebilmektedir. Bunlar yardımıyla verim olabildiğince artmıĢ olur (Eryılmaz,
2001:44).
Kamu ve özel Ģirketlerde iĢlerin büyük kısmı bürolarda yönetildiği için
kurum, kuruluĢ ve Ģirketlerde mutlaka büro hizmetleri vardır. Hizmet ve mal
üretiminin miktar ve kalitesi bürolarda yapılan hizmetlerin verimliliği ve
etkinliliği ile doğru orantılıdır. Bu nedenle teknolojinin ve iletiĢim
teknolojilerinin geliĢmesiyle büro hizmetleri artık tek düzelikten çıkmıĢtır.
Bunun yerine daha karmaĢık büronun tüm fonksiyonları ve teknik nlerini
birleĢtiren otomasyon sistemleri ihtiyaç haline gelmiĢtir. Bu otomasyon
sistemlerine büro otomasyonu veya elektronik büro sistemleri diye
adlandırılmaktadır.
1.5. BÜRO OTOMASYON ALT SĠSTEMLERĠ
Büro otomasyonu sadece metin iĢleme sistemi değil, birçok yazılımsal
ve donanımsal parçadan oluĢan ve geliĢtirilmeye açık çok yönlü bir sistemdir.
Bu sistem dâhilinde temelde benzer fonksiyonları yerine getirmekle beraber,
farklılıkları olan değiĢik adlarda alt-sistemleri bulunmaktadır.
ÇalıĢanlara üretiminde ve yönetiminde yardımcı olan büro
otomasyonu; tümüyle bilgisayar teknolojisi ile hazırlanmakta ve geleneksel
büro anlayıĢının sınırlarını aĢarak, iĢlevsel kabiliyetini arttırma amacını
taĢımaktadır.
15
ġekil 1: Büro Otomasyonu Alt Sistemleri, (Tengilimoğlu ve Tutar, 2003).
1.5.1. Kurumsal Bilgi Portalı
Bir kurum dahilinde ve çevresinde oluĢan ve iĢlenen tüm bilgi, süreç
ve uygulamalara tek noktadan ulaĢımı sağlayan bir önyüz olarak tanımlanan
“Kurumsal Bilgi Portalı” ile kullanıcılar; kurumun bütünündeki yapılandırılmıĢ
ve/veya yapılandırılmamıĢ bilgi melerine istenen formatta eriĢim,
sınıflandırma, bulunan bilgilerin derlenmesi ve analiz iĢlemlerini kolaylıkla
yapabilmektedirler.
Bu sistem; farklı ihtiyaçları için farklı hedef kitlelerine, farklı
platformlarda çalıĢan farklı dillerle yazılmıĢ uygulamaları ve bu uygulamalar
tarafından üretilen bilgi ve dokümanları entegre ederek, kendi istedikleri yapı
ve düzende sunan bir e-iĢ ÇalıĢma Yeri‟dir.
Kurum veya organizasyon içi bilgi akıĢını sağlayan web sayfalarının
ötesine geçen kurumsal bilgi portalları günümüzde; hızla geliĢen değer zinciri
gereksinimleri doğrultusunda bir kurumun, sağlayıcıları, ticari ortakları, satıĢ
kanalları ve de müĢterileri arasındaki entegrasyonu sağlayan anahtar
teknoloji haline gelmiĢtir.
Kurumsal Bilgi
Portalı
Elektronik
Toplantı
Sistemi
Doküman
Yönetim
Sistemleri
Kelime İşlem
Sistemleri
BÜRO
OTOMASYONU
(ALT
SİSTEMLERİ)
İş Akışı
Yönetim
Sistemleri
Elektronik Faks
Otomasyon Sistemleri
Görüntülü İletişim
Sistemleri
16
Bu konuda altının çizilmesi gereken nokta; Kurumsal Bilgi Portalı‟nın
bir web sitesi değil web hizmeti olduğu yani her türlü web tabanlı
uygulamaları, veri tabanlarını, büro dokümanlarını (word, excel vb) rapor,
web site linkleri, web siteleri, haber kaynakları, e-mail uygulamaları vs. gibi
birçok bilgi, doküman ve veri kaynağını hem kurum içi çalıĢanlarına hem de
kurum dıĢı (müĢteriler, tedarikçiler, ortakları vb) kullanıcılara tek bir
pencereden sunma iĢlemi olduğudur.
Sistemin temel amacı kurum içi haberleĢme ve bilgi paylaĢımını en
verimli Ģekilde gerçekleĢtirmeyi hedeflemektedir. Bu amaç doğrultusunda;
çalıĢanların, kiĢiselleĢtirdikleri bir platformdan yetkileri dâhilinde ve dıĢ
verilere ulaĢmalarını sağlama ve bu sayede iletiĢimi arttırırken iletiĢim
maliyetlerini azaltma ve herkesin verimli çalıĢmasını sağlama iĢlemleri
gerçekleĢmektedir.
Usta, Ġdeal Kurumsal Bilgi Portallarının temel bileĢenlerini;
kiĢiselleĢtirme, içerik dağıtımı, uygulama ve veri entegrasyonu, bilgi
paylaĢımı, arama ve güvenlik olarak sıralamıĢtır (http://www.ikademi.com).
Bu altı önemli kavramı Ģu Ģekilde özetleyebiliriz:
KiĢiselleĢtirme: Portalın; ve dıĢ veri kaynaklarıyla entegre
edilebilmesi, kuruma özel sunum Ģeklinin düzenlenebilmesi ve her çalıĢanın
çalıĢma sayfasını kendi ihtiyaçları ile ilgili içeriklere göre
düzenleyebilmesidir.
Ġçerik Dağıtımı: Kurumsal bilgilerin, portala kurum tarafından
belirlenen grup ve kategorilere göre yerleĢtirilmesi, çalıĢanların ilgi alanlarına
hitap eden kategorilere üye olabilmesi ve böylece o kategorilere ait portala
yerleĢen her bilgiden otomatik olarak haberdar edilebilmesini içermesidir.
Uygulama ve Veri Entegrasyonu: ÇalıĢanların; iĢlerini
gerçekleĢtirmek için gereken tüm uygulamalara ve verilere portal üzerinden
eriĢebilmesi yani kullanıcıların e-mail, takvim yönetimi gibi basit masaüstü
uygulamalarının yanı sıra ERP, CRM, SCM gibi kurumsal uygulamalara
portal ara yüzüyle ulaĢabilmesini sağlamasıdır.
17
Bilgi PaylaĢımı: Kurum içerisinde bilginin; veri yayınlama, bilgi
gruplarına üyelik, tartıĢma grupları, mesajlaĢma, web konferansı gibi
araçlarla portal üzerinden paylaĢılmasının sağlanmasıdır.
Arama: Portalda bulunan arama mekanizmaları ile yapılandırılmıĢ
veya yapılandırılmamıĢ veri üzerinde ve de iç ve dıĢ kaynaklarda yeralan tüm
bilgi kümeleri üzerinde arama yapmaya imkan tanınması ve arama
sonuçlarını kullanıcıya bütünleĢik bir biçimde sunabilmesidir.
Güvenlik: Portal içerisindeki bilgilerin yetkisiz kiĢilerden koruması ve
gelecek saldırıların önlemesidir.
1.5.2. ĠĢ AkıĢı Yönetim Sistemi
ĠĢ akıĢı; tanımlanmıĢ kurallar çerçevesinde belirli bir hedefe ulaĢmak
için bilgi ve iĢlerin katılımcılar arasında dolaĢımını sağlayan süreç
otomasyonu ile ilgilidir (http://www.mind2biz.com.tr). BaĢka bir tanıma göre
akıĢı, ortak hedeflere ulaĢmak için, belge, bilgi veya görevlerin tanımlanmıĢ
kurallar çerçevesinde, üyeler arasında paralel ya da seri olarak tamamlandığı
süreç otomasyonudur. Bu kapsamda iĢ akıĢı, bir iĢ sürecinin tam veya parçalı
olarak otomasyonu olarak tanımlanmaktadır.
ĠĢ AkıĢı Yönetim Sistemi (IAYS) ise; akıĢlarını yazılım aracılığıyla
tanımlayan, yöneten ve çalıĢtıran istem bütününe verilen addır. IAYS,
kurumsal organizasyonlarda, iĢlemsel veya yönetimsel süreçlerin, elle onay
ve kontrol iĢlemlerini ortadan kaldıracak Ģekilde elektronik ortamda
izlenmesine ve yönetilmesine imkân veren araçlar bütünüdür.
IAYS‟ nin göze çarpan özelliği, sürecinde; katılımcılar, prosedürler,
bilgi, iĢler/görevler ve yönetim arasındaki iliĢkileri zenlemeye yarayan
araçları kapsaması ve iĢ ataması, gönderimi, onayı, üzerinde iĢlem yapılması
ile sistem tarafından kontrol edilen kurallar aracılığıyla iĢlerin elektronik
olarak yönetilmesini sağlamasıdır.
IAYS‟nin yararları Ģu Ģekilde maddeler halinde sıralanmaktadır. (Göral,
2002:119-120):
18
ĠĢ süreç verimliliği artar: Daha az gücü gereksinimi
olduğundan daha düĢük maliyetlere, akıĢtan elde edilen
sonuçlar arttığından daha az zamana gereksinim olmaktadır.
Süreçler standart yapıya kavuĢur: Süreçlerin otomasyonu
doğası gereği her katılımcısına standart hizmet sunduğundan
ve söz konusu hizmeti daha hızlı olarak sunulabildiğinden
hizmetin kalitesini arttırması sağlanabilir.
Katılımcılara herhangi bir aracıya gerek kalmadan ilgili oldukları
vaka hakkında bilginin doğrudan ulaĢabilmesi sağlanabilir.
ĠĢlerin tanımlı kurallara bağlı olarak katılımcılara otomatik
atanması sağlanabilir.
ĠĢlerin iĢ akıĢ sırasına uygun olarak atanması sağlanabilir.
Süreç izleme iĢleminin otomatik hale getirilmesi sağlanabilir.
1.5.3. Doküman Yönetim Sistemleri
GeliĢen teknoloji ile beraber, kurum ve kuruluĢlar, artan bilgi ve belge
ihtiyacını anında ve hızlı bir Ģekilde ulaĢabilmeyi beklemekte, bu beklenti
doğrultusunda ise bilginin temel kaynağı olan belgelerin profesyonel
yönetilmesi gerekmektedir.
Doküman yönetimi, örgütte ortaya çıkan veya dıĢarıdan örgüte gelen
bir belgenin ilk ortaya çıktığı aĢamadan, arĢivleninceye kadar geçen
aĢamaları erir (Tengilimoğlu ve Tutar, 2003:264). Bu noktada Ģu hususun
dikkat edilmesi gerekir; doküman yönetimi, belgenin içeriği ile değil, doğrudan
belgenin kendisi ile ilgilenmekte, belgeleri ihtiyaç duyulduğu süre boyunca,
verimli bir biçimde depolamak, yönetmek, alıkoymak ve ihtiyaç bitiminden
sonra elden çıkarmayı amaçlamaktadır (Yusof, Z.M ve Chell, R.W 1999:12).
19
Belge yönetimi sistemi, birçok alandan oluĢmaktadır ve ana hatları ile
Ģu Ģekilde Ģematize edilebilir. (Wallace P.E, Lee J.A VE Schubırt 1992;
OdabaĢı, 2005):
ġekil 2: Doküman Yönetim Sistemi (Wallace, Lee ve Schubirt, 1992;
OdabaĢı,2005,)
Doküman yönetim sistemi ile kâğıt ortamında bulunan belgeler
elektronik belge haline dönüĢtürmekte, dönüĢtürülen belgeler ve mevcut
belgeler tanımlanan akıĢları ile dolaĢımı netmekte, bu belgeler doküman
ambarları içerisinde güvenli bir Ģekilde saklamakta ve bilgi kaynaklarına hızlı
ve etkin bir Ģekilde ulaĢımı sağlanmaktadır.
Sistemi; sorgulama ve görüntüleme gibi iĢleri üstlenen modüllerden
oluĢan ve özellikle belge hacmi yüksek olan, bu belgelerin içerdiği her rlü
bilgiye kısa sürede, kesintisiz ve en etkin çözümü sağlayacak biçimde
eriĢilmesi gereken kurum ve kuruluĢlar için vazgeçilmez bir sistem
(Tengilimoğlu ve Tutar, 2003:264) olarak tanımlamak mümkündür.
Belge Envanterleri
Elektronik Belge
Depolama
Belge Saklama
Programı
Aktif Belgelerin
Depolanması
Önemli Belgeler
Arşiv
Belgelerinin
Depolanması
Mikrografi
Denetimi
Rapor Denetimi
Reprografilerin
Yönetimi
Yazışma Denetimi
Form Denetimi
Belge Yönetimi El
Kitabı
Arşiv Yönetimi
20
Doküman yönetiminin diğer bir tanımı size;"kağıtsız büro" bakıĢ açısı
altında, bir kurum veya organizasyon dâhilinde oluĢturulan ve farklı
kullanıcılar tarafından kullanılan değiĢik tür ve kategorideki tüm dokümanların
hayat döngüleri boyunca sistematik olarak elektronik ortamda saklanması ve
yönetilmesidir (http://www.mind2biz.com.tr).
EDYS‟nin yararları Ģu Ģekilde maddeler halinde sıralanabilir:
(Tengilimoğlu ve Tutar, 2003:264)
Her belge, türü ve kaynağı ne olursa olsun bir kez arĢivlenir.
Belgeyi aramada yaĢanan zaman kaybı önlenir, istenilen
belgeye en çok birkaç saniyede ulaĢılır.
Elektronik ortamdaki belgenin, kurum içinde ve dıĢında dolaĢım
süresi çok kısalacağından, iĢlem süreleri kısalır.
Bilgiye eriĢmek isteyen kiĢi, yetkili olması koĢulu ile istediği
belgeye masasındaki bilgisayardan eriĢebilir.
Belgeler, veya intranet üzerinden kurum içinde veya
dıĢındaki kiĢilere anında gönderilebilir.
Taranan belgeler üzerinde yapılacak değiĢiklikler, belgenin
aslını etkilemez. Böylece asıl belgenin güvenliği sağlanır.
ĠĢ yapma süreleri azalacağından, karar verme hızlanır.
Maliyetleri düĢmesinin yanı sıra müĢteriye verilen hizmetin
niteliği yükselir.
Belgeler 100 yıl garantili optik disklerde veya 10 yıl garantili
CD‟lerde saklanır.
Zaman içinde büroları daraltan arĢiv dolaplarının yerini, cebinize
bile sığacak boyuttaki optik disk veya CD‟ler alır.
21
1.5.4. Kelime ĠĢlem Sistemleri
Kelime iĢleme, belgelerin üretiminde, yazıĢmaların, form ve metinlerin
hazırlanmasında, düzeltilmesinde yaygın olarak kullanılan elektronik bir
sistemdir (Topaloğlu ve Koç 2005:168).
Kelime iĢleme sistemlerinin günümüz bürolarına ve büro yönetimine
sunduğu olanakları Ģu Ģekilde sıralamaktadır (BaĢal, 1997:30):
Belgeleri sisteme girmek
Metin üzerinde değiĢiklik yaparak yeni belgeler üretilip,
çoğaltabilmek,
Üretilen belgelerdeki dilbilgisi yanlıĢlıklarını otomatik olarak
bulup, düzeltebilmek,
Üretilen metnin birden fazla adrese otomatik olarak
yazdırılması,
Belgeyi iptal etmek,
Metin içi bilgi sıralamak,
Üretilen belgeleri saklamak, metin erisinde verilen adresleri
yerleĢtirebilmek,
Baskı öncesi metnin son halini ekranda görebilmek,
Üretilen belgenin içerdiği konulara göre anahtar kelimeler
tanımlamak, ayrıca bu anahtar kelimelerden bir tanesine göre
metne yeniden eriĢebilmek,
Satır altı çizdirmek, koyu renk yazdırmak, yazıların enini
geniĢletip boyunu uzatabilmek,
Metni sayfalara bölmek,
Birçok terminalden aynı anda kelime iĢlemciyi kullanabilmek,
22
1.5.5. Elektronik Faks Otomasyon Sistemleri
Kurumsal organizasyonlarda faks, bilgi edinme, onay ve aktarım
amaçlı kullanılan vazgeçilmez bir iletiĢim aracı olarak karĢımıza çıkmaktadır.
Faks otomasyonu ise; tüm faks operasyonlarının, manüel iĢlemleri ortadan
kaldıracak Ģekilde, elektronik ortamda masa baĢından yönetilmesine imkân
veren bir teknolojidir. Bu açıdan faks otomasyonu; kurumların bilgi
yönetimine yaklaĢmasında ilk adım olarak düĢünülebilir ve belge yönetimini
kolaylaĢtıran önemli bir otomasyon aracı olarak değerlendirilebilir.
Faks otomasyonu, kurumlarda elektronik iletiĢim altyapısını oluĢturan
network ve e-posta sistemleri üzerinde çalıĢan yazılımlar aracılığı ile
yapılmaktadır. Bu tip yazılımlar, faks sunucusu (faxserver). olarak da
isimlendirilirler (http://www.mind2biz.com.tr). Bu sistem ile kiĢi iĢlerini
bölmeksizin elektronik ortamda, masaüstünden faks gönderebilmekte ve
kuruma dıĢarıdan gelen faksları, doğrudan kendi e-posta adresinden
alabilmektedir.
1.5.6. Elektronik Posta
Bir yere gelen veya bir yerden gönderilen mektup ve emanetlerin tümü
(http://www.tdksozluk.com) olarak adlandırılan postanın elektronik olması;
gönderilen iletilerin sayısal ortamda yazılmasını ve gönderilmesini ifade
etmektedir.
Elektronik posta (kısaca e-posta).; yazılı, rakamsal ve grafiksel
bilginin, elektronik ve manyetik nakil ortamlarında, teleks, faksimile,
haberleĢen, kelime iĢlemciler, kamu posta servisleri ve bilgisayar esaslı
mesaj sistemleridir (Topaloğlu ve Koç, 2005:169).
Bugün nya üzerinde milyonlarca insanın hızlı ve etkin bir biçimde
iletiĢim kurmasını sağlayan e-posta'lar ilk olarak 1972 yılına Ray
Tomlinson‟un @ iĢaretini kullanmaya baĢlaması ve böylece kullanıcıların aynı
bilgisayar üzerinden farklı adlarla iletiĢim kurmaları ile gerçekleĢmiĢtir.
23
1.5.7. Ses postası
Ses postası ya da bilinen ismiyle voice-mail; e-postanın yeni bir Ģekli
olup, mesajların ses halinde iletilmesini ifade eder. Bu sistemde, elektronik
postanın teknik imkânlarını kullanılır ancak klavyelere ihtiyaç duyulmaz
(http://www.baskent.edu.tr).
Büro otomasyonu açısından ses postası “sesli cevaplama sistemi” ni
ifade etmektedir. Bu sistem büro otomasyonu için vazgeçilmez bir öğe olarak
kabul edilmektedir. Bu sistemde, telefona bilgisayar cevap vermekte,
arayanın isteği doğrultusunda dahili numaraya bağlamakta, kiĢi yerinde
bulunmuyorsa mesaj bırakılmasına ve mesajı kaydetmeye imkan
vermektedir. Bu sistemin daha geliĢmiĢ örneği ise, müĢteri veya tüketicilerin
sorularına bu Ģekilde cevap verilebilmesidir.
1.5.8. Elektronik Toplantı Sistemleri
Elektronik toplantı sistemleri, birbirlerinden uzakta olan kiĢi veya
grupların, telekomünikasyon ağı ve video teknolojisi yoluyla, karĢılıklı ya da
grup olarak gerçek zamanve yüz yüze görüĢmelerini sağlayan bir iletiĢim
biçimidir (Göral, 2002:124).
1.5.9. Video Konferans
Dinleyicilere bilim, sanat, edebiyat gibi bir konuda bilgi vermek için
yapılan konuĢma olan konferansın; geliĢen teknolojiye paralel olarak, belli bir
mekâna bağlı kalmaksızın bilgisayarlar vasıtasıyla, iletiĢim hatları üzerinden
sesli ve görüntülü iletiĢim kurulmasına video konferans olarak adlandırılır.
Sistem sayesinde; ayrı Ģehirlerde, ayrı mekânlarda bulunan gruplar
arası mesafeye bağlı kalmaksızın birbirini görerek, konuĢarak, Ģekiller
çizerek ve doküman alıĢveriĢi yaparak toplantı yapmaları sağlanılır.
Video konferans sistemi için, sabit ya da hareketli olan herhangi bir
oda stüdyo olarak kullanılabilir. rüntülü ve ses olanakları ile donatılmıĢ
olan stüdyoların biri diğerine bağlanabildiği gibi, üçlü veya daha fazla
katılımın olduğu bağlantı da kurulabilir. Stüdyolardaki kameralardan biri
24
izleyicileri alırken, diğer bir kamera da sözü denilen dokümanları alarak
anında iletir. 2 ana kategoride sınıflandırılmak mümkündür:
Masaüstü (Desktop) Tipi: KiĢisel bir bilgisayar kullanılarak karĢılıklı
ses, görüntü ve veri iletimi sağlanır. Sabit bir kamera ile görüntü alınır.
Oda (Room) Tipi: Bir odada bulunan bir grup kiĢiye hitap eder. Diğer
bir grup ile iletiĢim sağlanır. Sistemde bulunan hareketli kamera sayesinde
grup içerisinde o anda konuĢan kiĢi görüntülenir ve yalnızca onun sesi karĢı
tarafa iletilir.
Bağlantı için özel hatlar, uydu bağlantıları ve özel stüdyolar
gerektirdiğinden maliyet yükselmekte bu da, sistemin yaygınlaĢmasını
engellemektedir.
1.5.10. Görüntülü ĠletiĢim Sistemleri
Elektronik alanındaki geliĢmeler ve uydu sistemleri telekomünikasyon
alanında da önemli olanaklar sağlamıĢ, bunun sonucunda çeĢitli görüntü
iletiĢim sistemleri geliĢtirilmiĢtir. Büro ortamında kullanılan görüntülü iletiĢim
sistemlerini; teleteks, videoteks, videokonferans olmak üzere 3‟e ayrılmak
mümkündür (Özkul ve Benli, 1994:37-38).
Teleteks
Bu sistem; bilgisayar veri tabanını sağladığı bilgiler ya da elektronik
sayfalar televizyon sinyalleriyle gönderilmesi ve resim için kullanılmayan
yedek hatlarda kodlanmıĢ olarak görüntülenmesi temelli hizmet vermektedir.
Teleteks sisteminde haberleri ve günlük bilgileri içeren teleteks metinleri,
görevli elemanlar tarafından bilgisayara depo edilmektedir.
Büro otomasyonunda bu sistemin kullanılması; teleteks hizmetinin,
teleteks Ģebekesi üzerinden yurt içi ve yurt dıĢındaki teleks ve teleteks
kullanıcılarına önceden hazırlanan mesajın gönderilmesi Ģeklindedir. Ekranlı
teleteks makineleriyle, metin önceden hazırlanarak hafızaya alınabilir,
düzeltme ve düzenleme yapılabilir ve programlanarak istenilen zamanda
ulaĢtırılabilir.
25
Video tekst
Teleteksle benzerlik gösterir. Aralarındaki fark, teleteksin tek yönlü,
video tekstin ise iki yönlü iletiĢim sağlamasıdır
Bu sistemde kullanıcı, TV alıcısının yanında telefonla sistemin
bilgisayar merkezini arar ve arama sonucunda; ekrana gelen görüntüde
kullanıcının, izlemeyi sürdürebilmesi için, elindeki kumanda cihazını kullanır.
Bu Ģekilde ekrana gelen değiĢik konu baĢlıklarından -ilgi alanına göre- birini
seçen kullanıcı, konuyla ilgili ayrıntılı bilgiye ulaĢır. Sisteme ilave edeceği bir
cihazla ekrandaki bilgilerin bir kopyasını almak mümkündür.
Video konferans
Bu sistem; elektronik toplantı sistemlerinde anlatılmaktadır.
26
ĠKĠNCĠ BÖLÜM
VERĠ TABANI YÖNETĠM SĠSTEMLERĠ
2.1. VERĠ TABANI KAVRAMI VE MODELLERĠ
ĠletiĢim teknolojilerin geliĢimi ve yaygın olarak kullanılmasıyla kurum,
kuruluĢ ve Ģirketlerde ki büro ve bürolar arası iletiĢimin iyi kurulduğu takdirde
verimlilik ve etkinliğin artığı yapılan çalıĢmalarla ortaya çıkmıĢtır. Ġçinde
bulunulan bilgi çağında zamanı en iyi Ģekilde kullanarak kaliteyi yakalamak,
adına her türlü sistem ve aracı kullanmak belge dolaĢımını azaltacak ve
iĢgücü verimini artıracaktır.
Bu yüzden günümüzde büro otomasyon sistemleri sadece memur ve
sekreter bürolarında değil, orta ve üst düzey yöneticiler tarafından da
kullanılmaktadır. Bilgisayarlar, bugün yöneticilerin vazgeçilmez yönetim aracı
haline gelmiĢtir. Büro otomasyon olgusu, yük bir hızda yayılmakta,
bilgisayar uygulamalarına yeni bir anlayıĢ getirmektedir. Bugün örgütlerin
merkezinden Ģubelerine sadece bilgi transferi, büro otomasyonu
uygulamasının bir aĢama olarak kabul edilmektedir. '' EtkileĢimli Veri
Tabanı Yönetimi '', bilgi iĢlem tüklerinden yaralanılarak, çeĢitli raporların
elde edilmesi, grafik hazırlama, oluĢturulan bilginin bir diğer terminale ya da,
kuruluĢun bir baĢka birimine aktarılması, ses, resim, video iletiĢimi büro
otomasyonunun kapsamı içerisindedir (Tengilimoğlu ve Tutar, 2003:257).
Büro otomasyonun temel prensibi eldeki bilgilerin daha kolay ve
maliyeti daha düĢük olarak saklanması, bir yerden baĢka bir yere hızlı bir
Ģekilde aktarılması ve çalıĢanlar arasında iletiĢimi kolaylaĢtırmak amacıyla
kurulur. Bu kısımda veri tabanı yönetimi ve dijital arĢiv ön plana çıkmakta ve
gün geçtikçe de bunun önemi artmaktadır.
Temelde dokümanların saklanması çok önemli iken artık dokümanları
kullanmak, belgelerin istatistiksel olarak karar mekanizmalarına etki eder hale
gelmesi ve çeĢitli sorgulamalara açarak daha hızlı bilgiye ulaĢılması dijital
arĢivin kullanırlığını ve önemini artırmaktadır.
27
Büro otomasyonun alt sistemlerinin kapsamı ve bölümleri ne kadar
artarsa artsın (kurumsal portal, elektronik doküman yönetim sistemi,
elektronik toplantı sistemleri v.b.) bunların verimi ve kalitesi ortak veri tabanı
ve dijital arĢiv sistemlerinde bir bütün olduğu takdirde kullanırlığı artar.
Veri, yeniden oluĢturulan ve baĢvurulacak her Ģeydir. Veri sayılar,
rakamlar, sözcükler, metinler, olaylar, resimler, grafikler v.b biçimde temsil
edilen gerçeklerdir. Verinin belli bir amacı, hızı, sıklığı, türü, maliyeti vb.
özellikleri vardır.
Bir veri tabanı (database), bilgiler (information) topluluğudur.
Kelimenin anlamı bilgisayar ortamında saklanan düzenli verilerle sınırlı
olmamakla birlikte, daha çok bu anlamda kullanılmaktadır. Bilgisayar
terminolojisinde, sistematik eriĢim imkânı olan, yönetilebilir, güncellenebilir,
taĢınabilir, birbirleri arasında tanımlı iliĢkiler bulunabilen bilgiler kümesidir. Bir
baĢka tanımı da, bir bilgisayarda sistematik Ģekilde saklanmıĢ, programlarca
istenebilecek veri yığınıdır (TDK sözlüğüne göre "veri tabanı" olarak ayrı
yazılmaktadır). Birçok yazılım bilgi depolayabilir ama aradaki fark, veritabanın
bu bilgiyi verimli ve hızlı bir Ģekilde yönetip değiĢtirebilmesidir. Veritabanı,
bilgi sisteminin kalbidir ve etkili kullanılmakla değer kazanır. Bilgiye gerekli
olduğu zaman ulaĢabilmek esastır.
Bu bağlamda veri tabanı bilgisayar ortamında belli bir alanda
birbirleriyle iliĢkili olarak tablolarda saklanan düzenli, eriĢim imkânı bulunan,
yönetilebilen, güncellenen, taĢınabilen bilgiler kümesidir.
Bir veri tabanını oluĢturmak, saklamak, çoğaltmak, güncellemek ve
yönetmek için kullanılan programlara Veri Tabanı Yönetim Sistemi (Database
Management Systems - DBMS) adı verilir. DBMS özelliklerinin ve yapısının
nasıl olmasını gerektiğini inceleyen alan Bilgi Bilimi (Information Science)'dır.
2.2. VERĠ TABANI MODELLERĠ
Veri Tabanında asıl önemli kavram, kayıt yığını ya da bilgi parçalarının
tanımlanmasıdır. Bu tanıma „ġema‟ adı verilir. ġema veri tabanında
28
kullanılacak bilgi tanımlarının nasıl modelleneceğini gösterir. Buna Veri
Modeli (Data Model). yapılan iĢleme de Veri modelleme denilmektedir.
2.2.1. Dosya Sistemleri Modeli (File Systems)
Veri tabanı modeli olarak dosya sistemlerini kullanmak, aslında bir veri
tabanı modelleme tekniğinin kullanılmadığını belirtir. Böyle bir sistemde
veriler flat-files olarak bilinen düz dosyalara atılır. Düz-dosya terimi ise, hiçbir
format taĢımayan bir text dosyasını tanımlamak için kullanılır.
GeçmiĢte düz-dosya veri tabanları çok uzun yazılar muhafaza
ediyorlardı ve bu dosyalar tek bir satırdan oluĢuyor ve virgül iĢareti kabul
etmiyorlardı. Comma delimited file (CVL) dosyaları düz dosya olarak bilinse
de bir yapıya sahiptirler, çünkü virgüller kullanılmaktadır. Veriler, dosya
içerisindeki yerinden bulunuyorlardı. Tüm bu söylenenleri göz önünde
bulundurduğumuzda, Excel‟de kullanılan CSV dosya türlerini düz dosya
olarak tanımlamak yanlıĢtır.
Düz-dosyalarda veri araması yapmak için, bu iĢlevi belirgin bir Ģekilde
programlamak gerekir. Bu sistemde, veriler birden fazla dosya‟ya
kaydedilebilinir. Fakat bu dosyalar arasındaki iĢlemler de belirgin bir Ģekilde
programlanmalıdır.
2.2.2. HiyerarĢik Veritabanı Modeli (Hierarchical Database
Model)
HiyerarĢik veri taba modeli bir ağaç yapısına sahiptir. Bu tip veri
tabanları içerisinde bulunan tablolar, child-parent (aile soyağacı gibi).
iliĢkisinde sahiptir ve her parent (annne-baba). tablo birden fazla child tabloya
sahip olabilir. Child (cocuk). tabloları tamamen parent tabloları tamamen
parent tablolarına bağımlıdırlar, yani parent tablo olmadığı takdirde child
tablo da olamaz. Buna ek olarak, child tablosuna herhangi bir veri eklenirken,
parent tablosunda bu veriye tekabül eden veriler bulunmagerekir. Sonuç
olarak bu veri tabanı modeli one-to-many iliĢkisini desteklemektedir.
29
Bu veri tabanı modelinin dezavantajı ise, herhangi bir arama kök
tablodan baĢlamalıdır. Yani herhangi bir child tablosundaki verileri bulabilmek
için ilk önce parent tablosundaki, o child tablosuna ait verileri bulmak
gerekmektedir.
2.2.3. ġebeke Veri-Tabanı Modeli (Network Database Model).
ġebeke Veri-Tabanı Modeli esasında hiyerarĢik veri tabanı modelinin
geliĢtirilmiĢ bir versiyonudur. Network veri taba modeli child tabloların
birden fazla atalarının olmasına müsaade etmektedir. Nitekim ortaya tablolar
arasında kurulan bir Ģebeke çıkmaktadır. Buradaki iliĢki many-to-
many„dir.
Bu veri tabanı modeli hiyerarĢik veri tabanı modelinden çok daha
esnek bir yapıya sahiptir.
2.2.4. Nesne Veri-Tabanı Modeli (Object Database Model)
Nesne veri-tabanı modeli, verilerin herhangi bir noktadan çok kolayca
alınabileceği, üç boyutlu bir yapıdan oluĢur. ĠliĢkisel veri tabanı verileri iki
boyutlu tablolar halinde getirirken, nesne modelinde veriler tek parça olarak
gelirler. Dolayısı ile birden fazla veri nmesi arzulandığında nesne modeli
performans olarak çok iyi değildir.
Fakat nesne veri-tabanı modeli, iliĢkisel veri taban modelindeki bir iki
sorunu çözmektedir. Bunlardan bir tanesi, bu veri tabanı modelinde, türlerin
kullanılmasına gerek olmamasıdır.
Nesne veri-tabanı modelinin bir baĢka avantajı ise, çok kompleks bir
yapıya sahip olan büyük veri tabanı tasarımını kolaylaĢtırmasıdır. Bunu,
nesne yöntembilimin prensiplerine uygun olarak tasarlanmıĢ bir model
olmasından kaynaklanır.
2.2.5. Nesne-ĠliĢkisel Veri-Tabanı Modeli (Object-Relational
Database Model)
Nesne-ĠliĢkisel Veri-tabanı Modeli küresel bir yapıya sahiptir. Veri
tabanı üzerindeki herhangi bir veriye, yüksek performansta eriĢim sağlar.
30
Fakat yine de birden fazla veri istenildiği zaman bu modelde de veri tabanı
performansı çok kötü bir darbe alır.
Bu veri tabanı modeli iliĢkisel ve nesne veri tabanı modellerini bir
Ģekilde aynı çatı altına almak için oluĢturulmuĢtur.
2.2.6. ĠliĢkisel Veri-Tabanı Modeli (Relational Database
Model)
Günümüzde en yaygın ve en baĢarılı olanı, ĠliĢkisel Model'dir
(relational model). ĠliĢkisel Veritabanı Yönetim Sistemleri (Relational
Database Management Systems - RDBMS) ilk önce 1970 yılında Dr. E. F.
Codd tarafından tarif edilmiĢtir. Büyük miktarlardaki verilerin güvenli bir
Ģekilde tutulabildiği, bilgilere hızlı eriĢim imkânlarının sağlandığı, bilgilerin
bütünlük içerisinde tutulabildiği ve birden fazla kullanıcıya ayni anda bilgiye
eriĢim imkânının sağlandığı programlardır. Oracle veritabanı da bir iliĢkisel
veri tabanı yönetim sistemidir. Layman'ın değimiyle bu modelde veriler
tablolarda saklanır. Tablolarda bulunan satırlar (row) kayıtların kendisini,
sütunlar (column) ise bu kayıtları oluĢturan bilgi parçalarının ne türden
olduklarını belirtir. Tabloların hiyerarĢik durumu ne olursa olsun, herhangi iki
tablo arasında iliĢki kurulabilmesidir. Yani herhangi bir tablo, birden fazla
parent tabloya ve aynı Ģekilde birden fazla child tabloya iliĢkilendirilebilir.
2.3. VERĠMLĠ BĠR VERĠTABANIN ÖZELLĠKLERĠ
Performanslı bir Ģekilde çalıĢan veritabanının da bulunması gerek bazı
özellikler vardır. Bunlar:
Veriler hızlı ve kolay girilebilmeli
Güvenli bir Ģekilde saklanmalı
Ġstenildiği Ģekilde ve kolay sorgulanmalı
Böyle çalıĢan bir veri tabanını oluĢturmak için iyi bir yönetici ihtiyaç
vardır. Çünkü veri tabanını kurmaktan çok onu iĢletmek ve yönetmek daha
önemlidir.
31
Günümüzde veritabanı sistemleri büro otomasyon hizmetlerinde,
bankacılıktan otomotiv sanayisine, sağlık bilgi sistemlerinden Ģirket
yönetimine, telekomünikasyon sistemlerinden hava taĢımacılığına, çok geniĢ
alanlarda kullanılan bilgisayar sistemlerinin alt yapısını oluĢturmaktadır.
Veritabanı fiziksel olarak bilgileri tutarken mantıksal bir hiyerarĢiye de
sahiptir. Bu fiziksel ve yazılımsal sistemlerin kurulumu, konfigürasyonu,
dizaynı, sorgulaması, güvenliği ve denetiminin karmaĢık bir hal alma
veritabanı yöneticiliği kavramının oluĢmasına neden olmuĢtur. Veritabanı
yönetimi ve veritabanı yöneticisinin rolü kütüphanecininkine benzerdir. Bilgiyi
oluĢturmak ya da elde etmekten sorumlu değiller fakat var olan bilgiyi
yönetirler.
Gerçek veritabanı yönetimi çok sorumluluk isteyen bir iĢtir,
veritabanının her an düzgün ve verimli çalıĢmasını sağlamak ve standartları
belirleyip veritabanının içerdiği veriyi yönetmektir.
Birçok insan veritabanının sadece bilgiyi tutan bir Ģey olduğunu
zanneder, fakat bundan çok öte bir Ģeydir bilgi sisteminin kalbidir. Veritabanı
yöneticisi ve veritabanı yönetimi bundan dolayı bütün mevkilerin eksenidir.
Veritabanındaki bir problem, çok pahalı sonuçlar doğurabilir. Bir bankanın
veritabanının durması demek, her an yapılan yüzlerce belki de binlerce
iĢlemin, dolayısıyla müĢterilerin beklemesi sebep olabilir. Ayni problem bir
süpermarket için de geçerlidir, veri tabanının da oluĢabilecek bir arıza
müĢterilerin kasalarda kuyruk oluĢturmasına sebep olabilir. Kısaca bütün
sistem durabilir.
2.4. VERĠ TABANI YÖNETĠCĠSĠNĠN GÖREVLERĠ
Veri tabanı yöneticisinin kısaca iki görevi vardır; ilk olarak sistemin
düzgün çalıĢmasını sağlamalı, ikinci olarak da düzgün çalıĢmadığında onu
mümkün olduğu kadar hızlı bir Ģekilde çalıĢır hale getirmektir.
Veri tabanı yöneticisinin görevlerini daha kapsamlı olarak açıklamak
gerekirse aĢağıdaki gibi sıralayabiliriz.
32
2.4.1. Veritabanı Yazılımının Kurulması Ve Upgrade'ler (Yeni
Versiyonlar)
Veritabanının yazılımının kurulması için genelde en basit tarafıdır.
Fark ĠĢletim Sistemlerine özgü hazır derlenmiĢ yazılım “kurulum notları”
dikkate alınarak kurulur.
Veritabanının yoğun bir Ģekilde ve ekstra özelliklerinin kullanılması
sonrası bazı hataların (bug'ların) ortaya çıkmasıyla veya yazılımın
eksikliğinden kaynaklanan hataların düzeltilmesi için üretici firma tarafından
çıkarılan yeni versiyonların veya eklentilerin (patch) kurulumu gerekebilir
(www.teknohaber.net/makale.php?id=31007).
2.4.2. Veritabanının OluĢturulması
Veritabanından verileri okuyan, yazan, silen ve gerektiğinde de
değiĢtiren yazılımlara “uygulama yazılımları” denir. Bu uygulamaların
tasarımı sırasında uygulama geliĢtiricilerle birlikte Veritabanının da tasarımı
yapılmalıdır. ĠĢte bu noktada veritabanı yöneticisi bir takım özellikleri dikkate
alarak bir “veritabanı modeli” ortaya çıkarır. Bu esnada normalizasyon
yöntemleri gibi optimizasyonlar yapılır.
Bu oluĢan model daha sonra fiziksel olarak, kullanılacak olan
veritabanı yazılımı (Oracle, MSSQL, Informix, MySQL, Postgresql vs.)
aracılığıyla oluĢturulur. Veritabanını fiziksel olarak oluĢtururken dikkat
edilmesi gereken hususlar vardır:
Çok yoğun iĢlem görecek olan tablo-indeksleri mümkün olduğu kadar
birbirinden fiziksel olarak ayırmak gerekir. Bilgisayar teknolojisinde en yavaĢ
çalıĢan parça disktir bu yüzden mümkünse farklı diskler kullanılması avantaj
sağlar.
Sıralama (sort) iĢlemleri için bir veya birden fazla geçici (temp) alanlar
tanımlanmalıdır ( Oracle‟da temp tablespace, Informix‟te temp dbspace
olarak geçer).
33
GiriĢ / ÇıkıĢ (I/O) iĢlemini hızlandırmak için RAID (paralel okuma
özelliği ) sistemleri kullanılabilir.
Bunun gibi hazırlanacak veritabanının özellik ve isteklerine göre
veritabanını hızlandırmak için gerekli ayarlama ve optimizasyonlar yapılır.
Kâğıt üzerinde oluĢturulan veritabanı alanları, tabloları, indeksleri, viewleri,
kullanıcıları ve yetkilendirmeleri oluĢturmak için genelde bir program (script)
yazılır ve bu program çalıĢtırıldığında sırayla bunlar oluĢturulur. Bu program
ayni veritabanı modeli baĢka bir bilgisayara kurulacağı zaman çok büyük
kolaylık sağlar (www.teknohaber.net/makale.php?id=31007).
2.4.3. Veritabanı BaĢlatma/Durdurma
Veritabanı baĢlatma/durdurma iĢlemi önemli bir konudur, özellikle de
durdurma iĢlemi verilerin bütünlüğünün sağlanması acısından çok önemlidir.
ÇeĢitli durdurma yöntemleri vardır:
- Veritabanına bağlı bütün oturumların kendiliğinden sona ermesini
bekleyen durdurma (gracefully shutdown),
- Veritabanına bağlı bütün oturumlar durdurma komutu verildikten
hemen sonra sona erdirme seklinde durdurma (immediate shutdown),
- Bir de veritabanı processlerini hemen sona erdiren durdurma ( abort
shutdown).
Durdurmanın Ģekli, asıl veritabanı baĢlatılırken önem kazanır. Her
baĢlatma iĢleminde veritabanı sunucusu yarım kalan iĢlerin olup olmadığı
kontrol etmektedir (fast recovery). Çünkü yarım kalan iĢlemler (transaction)
gerektiğinde geri alınabilir (commit görmemiĢse, rollback) gerektiğinde de
veritabanına lenenebilir (commit görmüĢse, rollforward). Bu Ģekilde
veritabanındaki verilerin bütünlüğü sağlanmaktadır.
Bir de bazen bilgisayarın (Veritabanının üzerinde çalıĢtığı sunucu )
yeniden baĢlatılması rasında (reboot) Veritabanının otomatik olarak
34
baĢlatılması isteniyorsa, bu iĢlemi yapan ufak bir program yazmak gerekebilir
(www.teknohaber.net/makale.php?id=31007).
2.4.4. Kullanıcı Ekleme ve Yetkilendirme
Veritabanında yapılan iĢlemler çok çeĢitli olabildiği için mutlaka belirli
yetkileri olan kullanıcılar tanımlanmalıdır. Veritabanı yazılımları genellikle
kendi kullanıcı tanımlama ve yetkilendirme sistemine sahiptir. Veritabanını
sahibi onu oluĢturan kiĢidir ve yetkilendirmeyi de bu kullanıcı yapabilir.
Yetkilendirme çeĢitleri veritabanı yazılımına bağlıdır, ama genellikle
tablo bazında, okuma, yazma, silme ve kayıt ekleme, tablo oluĢturabilme,
indeks ekleme iĢlemleri her veritabanı yazılımında mevcuttur. Bütün
kullanıcıların nırsız yetkiye sahip olmasını, özellikle de büyük
veritabanlarında böyle bir yetkiyi bir kiĢiye veya birden çok kiĢiye vermek
çeĢitli yetki karmaĢalarına ve güvenlik açığına neden olabilir
(www.teknohaber.net/makale.php?id=31007).
2.4.5. Veritabanı Yedekleme/Yedekten Geri Dönme ( Backup
& Recovery).
Veritabanında oluĢabilecek hatalar (bug). , yanlıĢlıkla silinen kayıt ya
da tablolar, donanımsal hatalardan kaynaklanan (genelde hard disk).
problemler, yangın gibi felaketler veritabanındaki bilgilerin ya bozulmasına ya
da tamamen kaybolmasına yol açabilir. Tabi bu istenmeyen bir durumdur ve
de her gün olan bir olay değildir. Veritabanındaki bilgilerin değeri
tasarlanacak olan yedekleme stratejisini büyük ölçüde belirleyecektir.
Yedekleme stratejileri çok çeĢitlidir ve bu konuda veritabanı yazılımları kendi
yedekleme programlarını sunmaktadır. Alınabilecek önlemler ya da yedekler
genelde Ģu Ģekilde sıralanabilir (www.teknohaber.net/makale.php?id=31007):
Veritabanındaki değiĢikliklerin bire bir baĢka bir sunucuya
iletilmesi (replication, cluster gibi çözümler).
35
Veritabanının bulunduğu diskleri birebir kendi üzerinde yedeğini
almak yani aynalamak (mirroring yani RAID-1 sistemleri).
Düzenli aralıklarla Veritabanının yedeklenmesi (baĢka bir diske,
ya da bant aygıtına (tape device)) iĢlemine genelde export
denir.
Tablo bazında ASCII formatında yedek almayı sağlayan
veritabanlarında, önemli tabloları düzenli aralıklarla
yedeklemek.
GeliĢen teknolojiyle birlikte veri kaybını önleme yazılım ya da
donanımları hızla çoğalmaktadır.
Bazı yük veritabanları (Terabyte‟lar seviyesinde) yedeklemek
günlerce süreceğinden sadece donanım olarak güvenlik önlemleri alınıyor.
Çünkü yedeği günler süren bir veritabanını yedekten geri dönmek (recovery)
daha fazla zaman alacağı için çok kritik veritabanları yedeklemeyi ya ek bir
sunucuyu replication olarak ya da diskleri gerektiği kadar aynalayarak
(mirroring) gerçekleĢtirmektedirler (www.teknohaber.net/makale.php?id=31007).
2.4.6. Veritabanı Performans Ayarlaması ( Performance
Tuning).
Her veritabanı baĢlatılırken okuduğu bir konfigürasyon dosyası
(oracle‟da init<db>.ora , informix‟te onconfig, postgresql‟de postgresql.conf)
vardır. Bu dosyada, sistemden alacağı hafıza miktarı (memory allocation),
oluĢturacağı process adeti, veritabanı sistem bilgilerinin yeri, yedekleme yeri
ve türü, hatalarını yazdığı dosya adi (error log file), gibi bir çok ayrıntı
vardır.Bu değerlerin her birine parametre (parameter) denir. Bu değerler
bazen cevre değiĢkeni (environment variable) aracılığıyla veritabanı
baĢlatılırken etkin kılınabilir ya da veritabanı çalıĢıyorken online de yapılabilir.
Genelde bu değerler veritabanı kullanıcı sayısına, veri miktarına ya da
yoğunluğuna ve iĢletim sistemine bağlı olarak sonradan ayarlamayı gerektirir.
36
Örneğin zaman içinde kullanıcı sayısının ya da veri giriĢ/çıkısının
artmasıyla birlikte kullanacağı kaynaklar da artacağından gerekli
parametreleri değiĢtirmek gerekir.
Tabi her parametrenin kriterleri vardır. Bu kriterleri veritabanındaki
sistem tablolarından okuyarak anlamlı bir Ģekilde gösteren hazır yazılımlar
olduğu gibi bu tür programlar kolaylıkla veritabanıyla haberleĢecek bir
programlama diliyle programlanabilir (www.teknohaber.net/makale.php?id=
31007).
2.4.7. Veritabanı Tablo Ġndekslerin Büyüme Kontrolü
Veritabanı tablo ya da indeks eklerken veritabanından ilk baĢta tahsis
edeceği miktar (initial size) ve bu alan dolduktan sonra tahsis edeceği miktar
(next size) belirtilebilir. Belirtilmezse Veritabanının default olarak verdiği
miktar (genelde 8 Kbyte) kullanılır. Tablolar ilk basta bos olarak
oluĢturulacağı için bunlar fiziksel olarak yan yana olacaklardır ve kayıtlar
eklendikçe bunlar büyüyeceklerdir. AĢağıdaki sekil bunu güzel bir Ģekilde
açıklamaktadır.
ġekil 3: Hard diskin Ģemasal bilgi durumu
37
ġeklin tamamının hard disk olduğunu varsayarsak içindeki tabloların
büyüdükçe rastgele yerlerden alan tahsis ettiğini görüyoruz. Bu kutuların her
birine extent deniliyor ve istenmeyen bir durumdur. Bir tabloya ait bütün
alanların toplu hale getirilmesi performans acısından çok önemlidir, en yavaĢ
donanım olan hard disk kafasının bir tablonun bütün kayıtlarını okuması için
mümkün olduğu kadar az hareket etmesi gerekir. Bundan dolayı tablo ilk
oluĢturulurken özellikle kayıt sayısının çok arttığı tablolarda büyük bir alan
tahsis etmemiz gerekir. Zamanla tabloların bu Ģekilde dağılması olayına
“fragmentation” , tabloların dağınık halden toplu hale getirilmesine de
“reorganisation” ya da “defragmentation” denir.
Konuyu toparlayacak olursak oluĢabilecek hataları önceden gören ve
ona göre tedbir alınması gerektiği için, veritabanı yönetiminin çok planlı
yapılması gerekir. Veritabanı yönetimini kolaylaĢtıran hazır yazılımlar vardır.
Bunlar genelde Windows tabanlı görsel uygulamalardır ve veritabanı
sunucusunu genel hatlarıyla gözlemleme için faydalıdır. Bazı geliĢmiĢ
olanlarında veritabanı, tablo, indeks, kullanıcı oluĢturma gibi iĢlemler çok
daha kolay bir Ģekilde yapılabilmektedir. Oracle yazılımıyla birlikte gelen
“Oracle Enterprise Manager” , Postgrsql için PgAdmin, Informix için Informix
System Administrator bu tür yazılımlara örnektir. Verinin değerine göre
yedekleme stratejisi bir kaçınılmazdır çünkü yedeğin önemi ancak ihtiyaç
duyulduğu zaman ortaya çıkar1 (www.teknohaber.net/makale.php?id=31007).
2.5. VERĠ TABANININ DĠJĠTAL ARġĠVDEKĠ YERĠ
Dijital arĢiv olduğu yerde mutlak bir veri tabanı bulunmaktadır. Ġkisini
ayırmak mümkün değildir. Dijital arĢivin sağlıklı olması için veritabanına
kaydedilmesi gerekmektedir. Veri tabanına kaydedilmeyen veri‟ye
indeksleme yapılamayacağından uygulamalarda istenen veri‟ye ulaĢılmak
istendiğinde bu veri‟lere ulaĢılamaz.
1 www.teknohaber.net/makale.php?id=31007 sitesinde Murat YILDIZ’ın makalesinden sıralamalar ve
alıntılar yapılmıştır.
38
Veri tabanını pek önemi bilinmemekle beraber veri tabanını
kütüphanaye benzetilebilir. Veri tabanına kaydedilen dataları da kitaplara
benzetilebilir. Veritabanının indeksinide bu kütüphanenin içindeki kitapların
listesine benzetilebilir. Kütüphanedeki bu liste olmazsa kitaplara ulaĢılması,
istendiğinde bulunması ve onlardan faydalanılması mümkün olmaz. ĠĢte bu
yüzden veritabanının düzenli kurulması ve indeksinin doğru atılması çok
önemlidir.
Ayrıca dijital arĢivin kullanımın yanında fiziksel olarak yedeklemede
yapılması gerekmektedir. OluĢturulan veri tabanının belli periyotlarla disk
veya kartuĢ sistemlerinden biri veya bilginin önemine göre bir kaç
yöntemlede yedek almada fayda vardır.
39
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
DĠJĠTAL ARġĠV
3.1. DĠJĠTAL ARġĠVĠN GELĠġĠMĠ
ArĢivler geçmiĢteki ve günümüzdeki uygarlıkların; tarihi ve ekonomik
yapılarıyla, sosyo-kültürel durumlarını ve bilimsel birikimlerini depolayan ve
gelecek kuĢaklara aktarıp bilgi merkezleridir. Bu yönü ile arĢivler, bireylerin,
ulusların ve devletlerin vazgeçemediği kültür ve bilgi hazinelerinin ana
merkezi durumundadırlar. Bu açıdan arĢivler, bilginin sonraki kuĢaklara
aktarılmasında son derece büyük öneme sahiptirler. Doğal olarak bu
aktarımda da bugünkü bilgisayar teknolojisinin kullanılması ve yetiĢmiĢ insan
kaynaklarına ihtiyaç vardır. ĠĢte bu noktada devreye arĢivin dijital ortamda
saklanması ihtiyacı doğmaktadır (http://ab.org.tr/ab03/sunum/28.doc).
1900‟lü yıllardan günümüze sırasıyla sanayileĢmenin getirdiği
kurumsallaĢma ve bilgisayar teknolojisinin kurumlarda yoğun olarak kullanımı
ile belge üretim miktarı büyük oranda artıĢ göstermiĢtir. Artan belge üretimi,
kurumların, ürettikleri belgeleri kontrol altına almalarını, gereksiz belge
üretimini önlemelerini ve nitelikli belge üretmelerini zorunlu kılmıĢtır.
ArĢivlerde bilgisayar kullanılmaya baĢlanması 1960‟lı yıllarda olmuĢtur.
1964‟de Brüksel‟ de yapılan Uluslararası ArĢiv Konferansı'nda arĢivlerde
bilgisayar kullanılması dile getirilmiĢ (Kandur, 1998:579) ve bilgisayar ilk
olarak yardımcı araç olarak bu alana girmiĢtir.
1970‟li yıllarda arĢivlerde bilgisayarlar, uzmanların yardımıyla
elektronik daktilo gibi kullanılmaya baĢlanmıĢtır. 1980‟ler ise daha ileri
sistemlerin geliĢtirilmesi çabaları ile geçmiĢtir (Tonta, 2000:106). Bu tarihten
itibaren birçok ülke arĢivlerini dijital ortama aktarmakta ve sürekli geliĢen
teknolojiye paralel olarak bilgi merkezlerini en verimli Ģekilde kullanıma
açmaya çalıĢmaktadırlar.
40
3.2. DĠJĠTAL ARġĠVĠN ÖZELLĠKLERĠ VE FAYDALARI
ArĢivlerin dijital ortamda kullanılması ile kurumların atıl kalan bilgi
kaynakları tüm çalıĢanların belirlenen yetki seviyelerine göre istifadesine
sunulabilir. Dijital arĢiv sayesinde, tüm belge ve bilgiler tek bir merkezi veri
tabanında toplanarak ileri seviyede güvenlik sağlanmakta, aynı anda aynı
belgeyi farklı mekânlarda bulunan birden fazla kullanıcının izlemesi ve
kullanma imkânı sağlayabilir. Ġstenilen veya ihtiyaç duyulan belgelere çok
kısa sürede ulaĢıp iĢlemlerimizi yapma imkânı sağlayabilir.
AĢağıda ki konu baĢlıkları altında Dijital arĢivin özellikleri ve sağladığı
faydalar verilmektedir.
3.2.1. Belgelere Hızlı ve Çoklu UlaĢımı
Ġyi bir arĢiv kullanıcılara saklanan bilgiye kolayca eriĢim ve detaylı
arama olanakları sunabilir. Elektronik belge yönetimi sistemlerinde, verimli
arama yapılabilmesi ve de eriĢim kolaylığının arttırılması amacıyla belgeler
sisteme, belirli arama kriterlerine baz oluĢturacak özellikler dâhilinde
tanımlanır ve indekslenebilir. Sistemde yer alan arama motorları, bu
özellikleri baz alır ve kullanıcıların bu özellikler için belirttiği kriterlere göre
arama-bulma iĢlemlerini gerçekleĢtirir.
Arama-getirme iĢlevinin verimli çalıĢması için; belgelerin oluĢturulma
amacı, oluĢturan, oluĢturulma zamanı, formatı, güvenlik tanımları, versiyon
bilgileri, arama-getirme parametreleri, saklama koĢulları, arĢivleme
zamanlaması ve koĢulları gibi kriterlere dikkat etmek gerekmektedir. Arama
getirme metotlarını kısaca aĢağıdaki gibi sıralanabilir;
Sıralı Arama: Sözlükte bulunan kelimeler sıralı olarak aranabilir.
Kutudaki klasörleri ve klasördeki belgeler de sıralı aranabilir. Ġndeksleme
maliyeti yoktur fakat tüm yük arama yapan kiĢi üzerinedir. En genel arama
tekniğidir.
41
Tarih Tarama: Bir belge bulunamadığı zaman genellikle belgenin
tarihinden taranmaya baĢlanır. Kurumun prosedürlerine bakılarak muhtemel
zaman aralıklarındaki belgeler taranmaya baĢlanır.
HiyerarĢik Yapı: Dosya kabininde klasörlerle gibi belirli belge
gruplarının sıralı dosya düzeninde olmadı durumudur. Klasörler çekmecede,
çekmeceler dolapta, dolaplar arĢiv odasında, arĢiv odası arĢiv binasında gibi
dosyalar bir hiyerarĢi içerisinde düzenlenmiĢtir. Windows ortamında klasörler
isim, tarih, tip ve hacim olarak bir tıklamayla düzenlenebilir. Kâğıt belgelerde
ise bunu manüel olarak yapılası gerekir.
Kayıt Numarası: Bir kayıt indekslendiğinde, belirli bir anahtar
kelimeyle aramak istenilen sonuçları verir. Örneğin T.C. kimlik numarası ile
aranılan bir Ģahısın bilgisine eriĢmek garantidir.
Anahtar Kelime: Anahtar kelime önceden çalıĢma anlamına gelir.
Birisi belge üzerindeki anahtar kelimeleri toplaması gerekir. anlamlı
kelimelerinin de oluĢturulması gerekir. Anahtar kelime sayısı konu ve anahtar
kelime sistemi ile biraz daha azaltılabilir. Bu Ģekilde belgeler için en önemli
kelimeler seçilerek anahtar kelimeler oluĢturulur. Arayan kiĢi, belgenin
üzerinde anahtar kelimelerin de dıĢında bir takım kelimelerin olduğunun
farkında olmalıdır.
Konu indeksleme belgelerinin üzerinde en iyi kontrolü sağlar.
Belgelerin üzerinde ne yazdığını bilinmeyebilinir. Bir kurum bilgi tabanlı
olduğunda, depolanan belgelerin kurumun en önemli iĢlerinden biri hale gelir.
Bu kaynakları zenlemek kurumun en önemli sorumlulukları arasında yer
alır. Bu da konu indeksleme ihtiyacını artırır.
Full-Text Arama: Full-text arama belge üzerinde bulunan herhangi bir
kelime kümesiyle arama yapılmasını sağlar. Full-text arama Ģu anda çok
popüler durumda çünkü tam otomatik ve manuel indeksleme ihtiyacı
olmayacağından maliyeti düĢürür. Çünkü kelime birçok Ģekilde olabilir, bazı
full-text arama sistemlerine wild card (Joker) özelliği de eklenmiĢ durumdadır.
Wild card özelliğiyle aranacak kelimenin içinde joker kullanarak arama
42
yapmayı gerçekleĢtirir. Örneğin bi*di*mek, bildirmek ve biçtirmek
kelimeleriyle çakıĢır. Aramayı daha da geliĢtirmek için, kelimenin ne kadar
geçtiği, bir belge için birden fazla aramanın yapılması, aramanın dönemi,
arama dönemi arasındaki fark gibi kurallarla da arama fonksiyonu
geniĢletilebilir.
Full-text indekslemenin en avantajlı yanı belge üzerinde bulunan
herhangi bir kelime diğerinden önemli olmamasıdır. Full- text indeksleme,
diğer taraftan, indekslenen belge üzerinde en çok aranan kelimeleri tutar.
Full-text arama COLD(Computer Output to Laser Disk) ve COOL (Computer
Output On-Line)'da da kullanılır. Bu tür belgeler basitçe rapor çıktılarının
bilgisayardaki resim halidir. Ġndeksleme maliyetini full-text aramayla
düĢürmenin en iyi örneği taranmıĢ raster belgelerin full-text indekslenmesidir.
Raster OCR(Optical Character Recognition) kullanılarak taranmıĢ belgeler
yazıya dönüĢtürülür. Raster taranmıĢ belgelerin full-text indekslemeye
çevirmenin değeri, ay iĢlemi alternatifi olan manüel indeksleme ile
karĢılaĢtırıldığında anlaĢılır. Bu da full-text indekslemenin popülaritesinin ne
kadar yüksek olduğunu açıklamaya yeter.
Belge yönetim sistemlerinde yaygın olarak kullanılan arama motorları
Verity ve Fulcrum arama motorlarıdır. Arama sırasında birden fazla sunucu
ve/veya kitaplığa ulaĢım olanağı bulunmaktadır. Arama sonucu gelen
belgelerin olabildiğince az sayıda olması, ilgi derecesine göre sıralanabilmesi
gibi konular belge yönetim sistemlerinde geliĢtirilmeye çalıĢılan alanlardan
biri olarak göze çarpmaktadır.
Belgelere hızlı eriĢimin yanında aynı belgeler birden çok kiĢi eriĢmek
isteyebilir; bu belge ortamında dolaĢımlardan dolayı dosyaların
yıpranmasına, iĢlerin yavaĢlamasına ve hatta belki dosyaların içinden
belgelerin kaybolmasına neden olabilmektedir. Ama dijital ortama aktarılan
belgelere aynı anda birden çok kiĢinin eriĢimini sağlayarak iĢlemelerini çok
seri bir Ģekilde yapmasına imkân verir. Ayrıca ihtiyaç duyulan belgelere tekrar
eriĢilmek istendiğinde tozlu raflarda zaman kaybetmeden hızlı bir eriĢim
sağlar.
43
3.2.2. Belgelerin Takibi
Belgelerin dijital ortama aktarılması ve belgelerin dijital ortamda
oluĢturulmasından sonra; belgelerin takibi ve online olarak iĢlem görmesi,
hizmette büyük bir devrim olarak nitelendirilebilinir. ġöyle ki yapılan iĢin
süreçleri esnasında iĢ akıĢının tıkandığı noktaların tespit edilmesine yardımcı
olabilir ve bu sorunların çözülmesinde yardımcı olacak istatistiksel verilere
ulaĢmamızı sağlayarak evrakların akıĢı haritasını çıkarmamıza önemli
ölçüde katkı sağlayabilir. Bu akıĢı üzerinde özellikle müĢteri ve hizmet
odaklı çalıĢan iĢletmelerde evrakın o anda hangi durumda olduğu görülür ve
müĢteriden gelen talepler doğrultusunda iĢlemlerine hız ve hızlı yanıt
verilebilinir.
3.2.3. Karar Verme Mekanizmaların Güçlenmesi
Belgelerin takibi esnasında yapılan iĢlemlerin ne kadar sürede, hangi
iĢlemlere tabi tutulduğunu, hangi istasyonlarında bekleme yaptığı gibi
ortaya çıkan istatistiksel verileri toplayıp bunları zamanlarına göre
kaydederek kurum ve kuruluĢların performansları görülebilir. Bu verilere göre
yöneticiler iĢleri hakkında karar alırken veya iĢlerinin gidiĢatını belirlerken bu
verilerden faydalanarak hata payını en aza düĢmüĢ bir ortamda en doğru
kararı verebilecek bir konumda olabilirler.
3.2.4. Personelin Kontrolü ve Değerlendirilmesi
Belgelerin takibi esnasında ortaya çıkan verilere göre kurum ve
kuruluĢlarda çalıĢan personelin nasıl çalıĢtığını, performansını, konusundaki
uzmanlığını ve karĢılaĢtığı sorunları görme fırsatı bularak personelin kontrol
edebilirliği artırılabilinir. Yapılan iĢlerin zorluk derecelerine ve uzunluğuna
göre çeĢitli kıstaslar belirleyerek derecelendirme çizelgesi oluĢturarak
44
personeli değerlendirebilir ve personelin çalıĢma verimi artırılabilinir. Ayrıca,
yaptığı iĢin görüldüğünü düĢünen personel daha huzurlu ve motive bir Ģekilde
iĢlerini yapabilir. Bu sistemle personelin değerlendirilmesi gayet objektif ve
doğru olacaktır.
Personelin ve iĢlerin takibi sonucunda oluĢabilecek yükü azalabilir
ve personelin üzerindeki yükü dengelenebilir. Bu saya de yükü
maliyetinden ve yapma süreci kısalacağından oluĢabilecek maliyetleri
düĢürür ve daha fazla kar elde edilmiĢ olur.
3.2.5. Belgeleri Saklama ve ArĢivleme
Belge yönetim sistemlerinin en temel fonksiyonlarından biri de
saklama ve arĢivlemedir. Saklama ve arĢivlemede kullanılacak yöntemler ve
araçlar sistemin verimliliği açısından önem arz etmektedir. Bu nedenle bu
konuda karar verirken sistemin ihtiyaçları doğrultusunda en uygun olan araç
seçilmelidir. Ayrıca, yine verimlilik ve ihtiyaçları en doğru Ģekilde karĢılamak
için ve veri saklama kapasitesinin kolaylık idare edilebilmesi için ne türde
arĢivleme ve silme opsiyonlarının bulunması gerektiği yönündeki kararlar
(örn. arĢive kaldırılan belgeyi hemen sil, „n‟ gün boyunca sakla sonra sil, „n‟
ay boyunca sakla sonra sil, sonsuza kadar arĢivle vb), önem taĢımaktadır.
Saklama konusunda belge yönetim sistemlerinin desteklemesi
gereken temalardan biri COLD (computer output to laser disk) özelliğidir.
COLD ile beraber birçok konuda belge yönetimine kolaylık gelmiĢtir. Özellikle
yapılandırılmıĢ bilgi kümesi dâhilinde tutulan kurumsal kaynak planlama
(Enterprise Resource Planning ), müĢteri iliĢkileri yönetimi (Customer
Relations Management), tedarik zinciri netimi (SCM) gibi bütünleĢik
uygulama bilgileri, COLD desteği ile belge yönetim sistemi içinden eriĢilebilir
ve aranabilir hale gelmektedir.
Bu yazılımlar çıktılarını, gerektiğinde birçok defa bastırabilmek
amacıyla baskı verisi (print data) tipinde oluĢtururlar. Bu yazılımların her biri,
45
kendi veri tipine uygun çıktı türetir ve bu dosyalar genellikle veri yoğunluğu
nedeniyle çok büyük boylara eriĢirler. Bu nedenle belge yönetim sistemi
dâhilinde ana kütüphaneye diğer belgeler gibi kaydedilmeleri gerek standart
farkı gerekse kapasite açısından mümkün değildir. Ancak bu tip çıktı
dosyaları belge yönetim sistemi içine COLD desteği çerçevesinde lazer
diskler üzerinden dâhil edilir. Diğer belgelerde olduğu gibi, indeksleme,
arama-getirme, güvenlik, görüntüleme tarzı fonksiyonların tümü COLD
özelliği dâhilinde de geçerlidir. Belge saklama ve arĢivlemenin faydalarını
aĢağıdaki gibi sıralayabiliriz (http://www.mind2biz.com.tr).
Saklama
Depolanmasını gerektiren evrak miktarını azaltır.
Yerden tasarruf sağlar.
Evrakların saklanması için gerekli ekipmandan (dosya dolapları,
raflar vs.). tasarruf sağlar, dolayısıyla maliyet azalır.
Evrakların fiziki ve entelektüel kontrolü sağlanır.
Kurum ve kurumun hizmet verdiği kitleler için hukuki önem
taĢıyan evrakların tespiti ve gerektiği kadar saklanması
sağlanır.
Ayıklama-Ġmha
Saklanmasına gerek kalmayan evrakın zamanında imhası yer,
zaman, ekipman ve sarf malzemelerinden tasarruf etmeyi
sağlar.
Yalnızca gerekli olan bilginin saklanması bilgiye ulaĢımda
verimliliği artırır.
46
Bilginin saklanmasının belli bir plan dâhilinde yapılması
saklama, ayıklama ve imha iĢlemlerinde standardizasyonu
sağlar.
Gözünüzde arĢivi büyütüp evrak yığınları altında kalma
korkunuzu giderir (geliĢmiĢ ülkelerde üretilen evrakın %
30'undan fazlası saklanmaz).
3.2.6. Belgelerin Güvenliği
Dijital ortama aktarılan belgeler çok daha güvenli bir Ģekilde
saklanabilinir ve daha güvenli bir Ģekilde eriĢim sağlana bilinir. ġöyle ki belge
oluĢturma, görüntüleme, güncelleme ve silme iĢlemlerinin kimler tarafından
ve ne koĢullar altında yapılabileceği, tanımlanması gereken bir konudur.
Kullanıcı ve grup tanımları, venlik tanımlarının temelini oluĢturur ve iĢletim
sistemi, kitaplık, belge veya obje seviyesinde verilebilmektedir. Bu veriler
sayesinde gerektiğinde adli veya kiĢisel problemlerde loglara (sistemde
kullanıcıların yaptıkları iĢlemlerin ve hareketlerin database kısmında
saklanması) bakılarak sistemin ve kiĢilerin güvenliği sağlanabilmektedir.
3.5.1.1 Logların tutulması
Dijital arĢivlerde ve tüm bilgisayar sistemlerinde her iĢlemin kayıtlarının
tutulduğu bilgi notlarına (log) denir. Bilgisayar sistemlerinde güvenliği sağlam
içinde yapılan her kayıt altına alınır. Bu kayıtlara yapılan müdahale veya
değiĢiklikler hemen anlaĢılır. Bu saya de dijital arĢivlerde yapılan iĢler her
zaman kayıt altındadırlar. Bu da yapılan iĢlerin güvenliğini artırmaktadır.
47
3.5.1.2 Yetkilendirilme
Yapılan iĢlemlere de kiĢi, kurum ve kuruluĢlara verilen yetkilerin
çerçevesinde iĢlem yapa bilme kabiliyetini sınırlama veya derecelendirme
iĢlemine yetkilendirme denir. Bilgisayar sistemlerinde tüm iĢlemlerde bir
yetkilendirme söz konusudur. Bu kapsamda güvenlik nedeniyle herkese aynı
yetki verilmez. Yetkilendirme sayesinde yapılan iĢlemlere göre bir
derecelendirme oluĢturulur ve derecelendirmeye göre tüm iĢlerin log'ları
tutulur.
Yetkilendirmeler programlar sayesinde kiĢi veya gruplara belirli
kıstaslar belirlenerek verilebilinir. Yetkilendirmede karıĢıklık çıkmaması ve
güvenlik zaafı oluĢturmak için tüm kullanıcılarına; isim, sicil gibi
sınıflandırmalarla kullanıcıya has tanımlama yapılır. Bu tanımlama sayesinde
kiĢi veya gruplara yetkilendirme yapılabilinir. En çok bilinen ve kullanılan,
kullanıcıların bilgilerini tutan ve bilgisayar sistemlerinde kaynakları
yönetmeye ve yetkilendirmeye yarayan Active Directory programıdır. Bu
program Windows tabanlı iĢletim sistemleriyle beraber gelmektedir.
3.5.1.3 Versiyon kontrolü
Versiyon kontrolü ve check-in/check-out kayıt iĢlemleri belge yönetim
sistemlerinin sağladığı diğer kütüphane servis hizmetlerindendir. Bir belgenin
kaç sürümünün sistemde aktif olarak var olması gerektiği, check-in yapılmıĢ
olan bir belgenin farklı kullanıcılar tarafından görüntülenme imkânının olup
olmayacağı, check-out sırasında yeni sürüm yaratılması ya da eski belgenin
üzerine saklanması tarzı özellikler belge yönetim sistemlerince sağlanan
değiĢik seçeneklerdendir (http://www.mind2biz.com.tr). OluĢturulan her bir
sürüm ayrı kaydedilebilir ve kayıtları kimin oluĢturduğu veya değiĢiklik
yapıldığı sistem loglarından görülebilinir. Bu sayede habersizce veya yetkisiz
bir Ģekilde belgelerin üzerinde değiĢiklik yapılması engellenir.
48
3.5.1.4 Dijital imza
Ġmza, “kimliğini ve ekli bilgiye onay verildiğini göstermek niyetiyle bir
kimse tarafından (veya onun namına) kullanılan herhangi bir iĢaret veya
kabul edilen herhangi bir güvenlik usulüdür (Çanga,
http://www.etkk.gov.tr/hukuk.htm). Genel olarak elektronik imza; elektronik
ortamda oluĢturulan, iletilen ve saklanabilen özel bir elektronik belgeyi ifade
etmektedir (Sevimli, 2001:1029). Dijital imza ise bir bilginin, üçünkiĢilerin
eriĢimine kapalı bir ortamda, bütünlüğü bozulmadan ve tarafların kimlikleri
doğrulanarak iletildiğini elektronik veya benzeri araçlarla garanti eden harf,
karakter veya sembollerden oluĢmuĢ bir settir (http://www.etkk.gov.tr
/hukuk.htm).
Dijital imza el yazısı ile atılan imzanın sahip olduğu özelliklerini ve
fonksiyonlarını, elektronik ortamda yapılan hukuki iĢlemler için de sağlamak
amacıyla geliĢtirilmiĢ olan bir tekniktir (Sözer, 2002:127). Dijital imza; metnin,
belgenin yazarı tarafından düzenlendiğini belirtmek kadar, baĢkası tarafından
bozulmadığını da göstermek amacını güder ve dolayısıyla esasında metnin
tamamı dijital imzaya dönüĢmüĢ olur. Ġmzayı atanın iradesinin yönünü ortaya
koyması imzanın asıl fonksiyonudur. SözleĢmeye taraf olma ve sözleĢmenin
getirdiği hak ve yükümlülükleri kabul etme iradesinde olma imzanın önemli bir
fonksiyonudur. Aynı zamanda imzadan, imzalayanın; imzaladığı metni
okuduğu ve anladığı ya da belgeyi bizzat hazırlayan kiĢi olduğu sonucuna da
varılabilir. Ġrade beyanında bulunan kiĢinin tespiti ve beyan ettiği iradenin
bütün ve değiĢmeksizin ulaĢtığına dair güvenin sağlanması yine imzanın
sağladığı diğer güvencelerdir (Sevimli, 2001:1028).
Dijital imza; el ile imzanın tüm bu fonksiyonlarını yerine getirebilmek
için geliĢtirilmiĢ bir teknolojidir (Pekcanıtez, 2002:395). Dijital imzanın iĢlevi,
elektronik ortamda aslından ayrılması güç olan sahte imzayı önlemek ve
orijinal belgeların olduğu Ģekilde herhangi bir tahrip ve tahrife uğramaksızın
iletilmesini sağlamaktır (Keser, 2000:503). Ancak bunun için dijital imza belli
vasıflara sahip olmasının aranacağı kuĢkusuzdur. Elektronik imzaların el ile
49
atılan imzalarla eĢdeğer kabul edilebilmesi için bir takım hukuki Ģartlar gerek
Avrupa Topluluğu Ġmza Yönergesinde (SigRL)1 gerekse Amerika BirleĢik
Devletlerinde kanunlaĢan “E-Sıgn Act”2 da yer almaktadır (Bilgili, 2002:994).
Ġnternet bilindiği üzere belli bir ülkeye ait değildir dolayısıyla bu iletiĢim ağının
tamamında ve her konuda geçerli bir hukuk düzeninin sağlanması mümkün
değildir (Nomer, 2001:398). Avrupa Birliği çerçevesinde yapılan
düzenlemeler ve hazırlanan model kanun bu hususta yeknesaklığı
sağlamaya yöneliktir. Diğer bazı ülkelerde de internet ve dijital imza ile ilgili
kanuni düzenlemeler yapılmakta ancak bunların yürürlük alanı o ülke ile
sınırlı kalmaktadır. Konunun anlaĢılması bakımından hukuki güvenliği
sağlayıcı bu Ģartlara diğer kanun ve tasarılarda dikkate alınarak aĢağıda
ayrıntılı olarak değinilecektir (Özgül, 2003:http://inet-tr.org.tr/ inetconf8/
bildiri/141.doc).
Teknik bakımından dijital imza
Dijital imzanın teknik olarak bir yazılımdır (Software) (Sözer,
2000:127). Ġnternet üzerinden yapılan veri alıĢveriĢinde Ģu üç unsurun
sağlanmasına yönelik iĢlev görür.
Bunlardan birincisi gizliliktir yani iletilen verilerin alıcıya varana kadar
baĢkalarının bu verilere vakıf olamaması yani tamamıyla gizli kalmasıdır.
Teknik açıdan öncelikle alıcının bu hususta emin olması sağlanmalıdır.
Ġkinci unsur bütünlüktür. Verilerin bozulmadan, baĢkaları tarafından
değiĢtirilmeden, üzerine eklemeler veya silintiler yapılmadan alıcıya
ulaĢmasıdır (Sözen, 2000:123). Kanaatimizce gizliliğin sağlanması dolaylı
olarak bütünlüğün sağlanması anlamına da gelmektedir. Bütünlük, özellikle
verilere karĢı yapılacak “hacker” lık faaliyetleri diye anılan saldırıların,
tahriplerin önlenmesidir. Veri aktarımı sırasında böyle bir saldırı söz konusu
oldu ise metnin bütünlüğünün bozulduğu kolaylıkla anlaĢılabilmelidir.
1 Signaturrichtlinie,(SigRL): Ġmza Yönergesi; 19 Ocak 2000 tarihinde yürürlüğe girmiĢtir. Üye
ülkelerde 19.7.2001 tarihine kadar iç hukuka alınacağı öngörülmüĢtür
2 1 Ekim 2000 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
50
Üçüncü unsur gerçekliktir yani verilerin görünüĢe göre onu göndermiĢ
olan kiĢiden gelmiĢ olduğunun tespitidir (Sözen, 2000:123). Nasıl imzanın
kimden sadır olduğu yani kimin tarafından atıldığının tespiti hususunda zorluk
çekmiyorsak aynı kolaylık dijital imzada da sağlanabilmelidir. Bu hususların
sağlanması için Ģifreleme yöntemine baĢvurulmaktadır. ġifreleme, yetkisi
olmayan kiĢilerin gönderilen verileri elde etmesini, okumasını önleyecektir
(Rüssmann, 2002:341). ġifreleme anahtar vasıtasıyla yapılır. Anahtar,
verilerin iĢleme tabi tutularak anlaĢılmaz hale getirildiği sonrada yine
anlaĢılabilir hale sokulduğu yani deĢifre edildiği algoritmaya dayanan
formüldür. ġifreleme için tek bir anahtar kullanılabildiği gibi çift anahtarda
kullanılabilmektedir.
Özellikle elektronik ticaretin geliĢebilmesi ve kullanıcılar tarafından
benimsenebilmesinin ilk Ģartı; internet üzerinden yapılan iĢlemlere hukuki
açıdan duyulan güvenin sağlanmasıdır. Taraflar arasında iletilen bilginin
gizliliği, tünlüğü ve tarafların kimliklerinin doğruluğu kurulacak olan teknik
ve hukuki altyapı ile sağlanmalıdır. Söz konusu Ģartlar özellikle elektronik
imza ile sağlanabilmektedir. Bu nedenle, elektronik ticaretle ilgili çalıĢmalarda
ileri birçok ülkenin yasal düzenlemelerde önceliği elektronik imza mevzuatı
çalıĢmalarına verdiklerine Ģahit olmaktayız. Elektronik imza yasaları halen
Almanya, Singapur, Ġsviçre gibi ülkeler ile ABD'nin birçok eyaletinde
uygulanmaktadır (Senocak, 105).
Öncelikle teknik açıdan güven verecek sistem olarak kabul
edebileceğimiz asimetrik anahtar yönteminin uygulanması ve verilerin
iletiminde gizlilik, bütünlük ve gerçekliğin sağlanması Ģarttır. Bu husus
özellikle ispat açısından büyük önem taĢımaktadır. KanunlaĢtırma
faaliyetlerinde dijital imzanın, kanunda aksinin düzenlenmediği ve taraflarca
aksinin kararlaĢtırılmadığı hallerde el ile atılan imza ile aynı sonuçları
doğurabilmesi sağlanmaya çalıĢılmaktadır. Nitekim Avrupa Birliği Elektronik
Ġmza Yönergesinde elektronik imzanın el yazısı ile atılmıĢ imza ile aynı
hukuki etkiye sahip olabilmesi için Ģu üç Ģartın yerine getirilmesi
aranmıĢtır(SigRL md.5 f.1):
51
1) Ġleri elektronik imza
2)Nitelikli bir sertifikaya sahip olma
3)Güvenli bir imza yazılım ünitesince yazılmıĢ olmak
Buna karĢın daha serbest bir tarzda hazırlanmıĢ olan Amerika Dijital
Ġmza Kanunu E-SĠGN Act Sec 101(a) da bütün elektronik imzaların el ile
atılan imzaya eĢdeğer olduğu kabul edilmiĢtir. Elektronik imzalar için her
hangi bir Ģart ve koĢul aranmamaktadır yani iĢlemin tarafları imzanın el ile
atılan imza yerine geçip geçmeyeceği hususunda serbest bırakılmıĢtır.
Kanaatimizce bu husus Anglo-sakson hukuk sistemi ile de uyumludur. Ancak
Türkiye‟nin de dâhil olduğu Kıta Avrupa'sı Hukuk sisteminde SigRL de kabul
edilen Ģartların kabul edilmesi kanaatimizce daha uygun olacaktır. Yukarıda
anlatılanlardan anlaĢılacağı üzere dijital imza ile el ile atılmıĢ imzanın aynı
etkiye sahip olacak Ģekilde teknik ve hukuki yönden düzenlenmesi elektronik
iĢlemlerde güvenliğin sağlanması açısından önem taĢımaktadır. Bu husus
özellikle elektronik ticaretle bağlantılı olarak düĢünülürse yapılacak
çalıĢmaların ne kadar önem taĢıyacağı ortadadır. Bu nedenle sertifika
sağlayıcı kuruluĢlar yeterli teknik bilgi ve donanıma sahip olarak kurulmalı ve
hukuki açıdan sorumlulukları ile ilgili hususlar açıklığa kavuĢturulmalıdır
(ġenocak, 133). Sertifika hizmet sağlayıcılarına isteğe bağlı akreditasyon
sistemi getirilerek dijital imzanın güvenlik standardının artırılması da mümkün
olmalıdır1 (http://inet-tr.org.tr/inetconf8/bildiri/141.doc).
3.3. ARġĠV BELGELERĠNĠN DĠJĠTAL ORTAMA
DÖNÜġTÜRÜLMESĠ MODELLERĠ
Belgelerin sisteme alınması adımı, elektronik formatta olan veya
elektronik olarak oluĢturulmuĢ belgeler için nispeten yalın bir iĢlemdir
(http://www.sanalforum.com).
1 Dijital imza bölümü Arş. Gör. Mehmet Emin Özgül'ün makalesinden alıntılar alınarak yazılmıştır.
Makale http://inet-tr.org.tr/inetconf8/bildiri/141.doc adresinden alınmıştır.
52
Herhangi bir büro uygulaması (kelime iĢlemci, sunum, hesap tablosu
yazılımı vb) kullanılarak hazırlanan bir belgenin saklanmasırasında, belge
yönetim sistemi kullanıcıdan belge profil bilgilerini oluĢturmasını talep eder.
Söz konusu profil bilgileri, belgenin adı, yazarı, konusu, tipi, grubu,
yaratılıĢ/güncelleme tarihi, eriĢim/yetki bilgileri, arĢivleme seçenekleri tipi
parametrelerden oluĢur. Sisteme kayıt olan her belge bir indeks numarası alır
ve sistem dâhilinde takibi bu numara üzerinden yapılır. Bu aĢamada belgenin
fiziksel olarak bulunduğu yerin bilgisi de belge yönetim sistemi tarafından
algılanır ve ilgili bilgiler iliĢkisel bir veritabanına aktarılır.
Bu tipte olmayan tüm basılı belgeler için ise belge yönetimi
sistemlerinin tarayıcılar ile uyumlu bir Ģekilde çalıĢması ve geliĢmiĢ görüntü
iĢleme fonksiyonlarına sahip olmaları gerekmektedir.
DıĢarıdan gelen bir belge kâğıt ise, taranarak; elektronik ise
dönüĢtürülerek ya da doğrudan sisteme alınır. Belge yeni bir evrak olarak
sistemin içinde bulunan edir ile de oluĢturulabilir. OluĢturulan ya da gelen
evrak profil bilgileri girilerek sisteme kaydedilir.
Bilginin (her tür bilgi, basılı kâğıt, ses, resim, görüntü, film vb.) dijital
ortama aktarılması ve kullanılmasında farklı yöntem ve formatlar söz
konusudur. Bu yöntemler aĢağıda verilmektedir.
3.3.1. Görüntü / Belge ArĢiv Sistemleri
Görüntü arĢivleme, kâğıt belgelerin taranarak (fotokopi çekmeye
benzer bir iĢlem = scan). görüntülerin elektronik ortama aktarılması ve belirli
bir arama / sınıflandırma bilgileri ile indekslenmesidir. Genelde bunu OCR
(Optical Character Recognition) denilen iĢlemle resim olarak sisteme atılan
belgelerin Word, Excel gibi formatlara çevirerek resim olarak rünen
belgeler de indekslenmesine yardımcı olabilir. Kullanıcılar bu arama /
sınıflandırma bilgileri ile ilgili belgeye kendi bilgisayarlarından ulaĢabilirler.
53
3.3.2. Belge Yönetim Sistemleri
Belge yönetim sistemlerinin belge arĢiv sistemlerinden temel farkı
dinamik (değiĢken) olmasıdır. Bu durum versiyon kontrolü ile check-in /
check-out, detaylı güvenlik ayarları gibi özellikler gerektirir. Belgelerin online
izlenerek süreçlerin takibine ve akıĢ haritasının oluĢturulmasına yardımcı
olabilir.
3.3.3. Bilgi Yönetim Sistemleri
Kurumların bilgisayar ortamındaki bilgi kaynakları iki temel bileĢene
ayrılır:
Belge tabanlı bilgiler
Veri tabanlı bilgiler
Belge yönetim sistemine sahip olmayan kuruluĢlarda belgeler iĢletim
sistemi tarafından yönetilmektedir. Bu durumda en yaygın iĢletim sistemi
Microsoft‟un Windows ailesi ve Linux olarak karĢımıza çıkmaktadır. Veri
kaynakları ise veri tabanı yönetim sistemleri (MS Access, SQL Server,
Oracle, Sybase, Progress, vb.) tarafından yönetilmektedir. Günümüzde belge
yönetim sistemleri belge tabanlı ve veri tabanlı nyanın entegre edilebildiği
ortamlar olarak karĢımıza çıkmaktadır. Belge yönetim sistemlerine, mesaj
gönderme ve birlikte çalıĢma sistemleri (MS Exchange, Lotus Notes, vb.). ve
akıĢı yönetim sistemleri, eklendiğinde, bilgi yönetimi kavramına
ulaĢılmaktadır. Bilgi yönetimi sisteminde bilgi nerede olursa olsun (bir
belgede, veri tabanında veya çalıĢanların beyinlerinde). yetkiler çerçevesinde
ulaĢılabilir, paylaĢılabilir ve kullanılabilir.
54
3.3.4. ĠĢ AkıĢ Yönetim Sistemleri
KuruluĢlarda ister kâğıt üzerinde olsun, ister bilgisayar ortamında
belirli süreçleri vardır. Satın alma süreci, seyahat-talep süreci, masraf
listesi-onay süreci, üretim süreçleri, gibi. Bu süreçlerin tamamıyla,
bilgisayar ortamında otomasyona geçirilmesini sağlayan yazılımlara “ĠĢ AkıĢ
Yönetim Sistemi” (ĠAYS) denir. ĠAYS‟ler ile süreçleri tasarımlanır,
uygulanır, yönetilir ve süreçlerine iliĢkin raporlar alınır. ĠAYS‟leri, entegre
çalıĢan Belge Yönetim Sistemleri, Kurumsal Kaynak Planlama Sistemleri
(ERP) ile entegre olduklarında daha yararlı olurlar.
3.3.5. Yüksek Hacimli Belge Tarama Sistemleri
Yüksek miktarlarda kâğıt belgenin elektronik görüntüsünün bir takım
indeks bilgileri (arama, sınıflandırma bilgileri). ile kaydedilerek bilgisayar
ortamına aktarılmasıdır. Daha sonra bu belgelere bilgisayardan ilgili arama
bilgileri ile ulaĢılabilmek mümkündür.
3.3.6. Form ĠĢleme Sistemleri
Bu sistem, kâğıt formlardaki verilerin taranma, görüntü iĢleme ve
karakter tanıma (OCR/ICR) yöntemiyle veri tabanı uygulamalarına
aktarılması iĢlemidir. Yüksek hacimli belge taramaya ilaveten form iĢlemede
otomatik veri okunması vardır. Veriler el yazısı da olabilir. Bunun mümkün
olabilmesi için verilerin iyi tasarımlanmıĢ bir biçimde bulunması
gerekmektedir.
55
3.3.7. Faks Yönetimi
KuruluĢun gelen giden faks trafiğinin bilgisayar ve ortamından
akmasını sağlar. Günümüzde Kurumsal Faks Yönetimi Sistemleri ile
mesajlaĢma sunucu sistemi (MS Exchange, Lotus Domino Server, vb.) ile
entegre çalıĢmaktadır. Mesaj yönlendirilmesi bu sistemler tarafından
yapılırken bu sistemlerin kullanıcı programlarının (Outlook, Lotus Notus, vb.)
kullanılması ile kullanıcılar tek bir programdan hem e-postalarını, hem de
fakslarını takip edebilmektedirler.
3.3.8. Video Bilgi Yönetim Sistemi (Multimedia
Computing)
Video Bilgi Yönetim Sistemleri, video belgelerinin arĢivlenmesi,
içerikleri üzerinden sınıflandırma, iliĢki oluĢturma, özet çıkarma, indeksleme,
akıllı sorgularla videolara eriĢim ve mevcut video verilerinden yeni video
belgeleri yaratabilme özelliklerini barındıran yazılımlardır.
3.3.9. Servis (Büro) Sistemleri
OTONOM, rüntü ĠĢleme, Belge ArĢivleme, Fiziksel Belge
ArĢivleme, Yüksek Hacimli Belge Tarama, Form ĠĢleme (OCR/ICR/OMR).
konularında danıĢmanlık ve servis büro hizmetleri sunulmaktadır. OTONOM
Servis Büro Bölümü, kendine ait büro, ekipman ve uzman ekibi ile kaliteli
hizmet anlayıĢın uygulamaktadır (Kalkan, 2003:1).
56
3.4. DĠJĠTAL ARġĠVĠN YEDEKLENMESĠ
Dijital arĢiv sistemlerinde tüm bilgiler veri tabanında kayıt altında
tutulur. Dijital ortama aktarılan belgelerin güvenliği ve oluĢabilecek yazılımsal
ve fiziksel arızaların önüne geçebilmek için veri tabanının mutlaka
yedeklenmesi ve hatta fiziksel olarak yedeğinin ayrı bir yerde tutulması
gerekmektedir.
Veri tabanı COLD özelliği olan hard diskler üzerinde tutulur. Bu diskler
fiziksel olarak bazen bozulabilirler. Bu önlemek adına veri tabanını ayrı hard
diskler üzerinde yedeklemeleri yapılmalıdır. Verilerin önemine göre verilerin
teyp kasetlerine benzeyen fakat daha uzun süre dayanan ve daha büyük
kapasitelerde bilgi saklaya bilen kasetlere yedeklenerek veri tabanından ayrı
bir yerde tutulmasında fayda vardır.
3.5. DĠJĠTAL ARġĠVĠN DEZAVANTAJLARI VE
ÖNLEMLERĠ
Geleneksel ortamlar ile elektronik ortamdaki evrakların arĢivlenmesi
arasındaki farklılıklara bakıldığında dört ana unsur göze çarpmaktadır
(http://www.beyaz.net/index.php?module=newsmodule&action=view&id=97).
Geleneksel arĢivlemede bilgi taĢıyıcı ortamın korunma altına
alınmasına karĢılık, elektronik arĢivlemede anlam ve güvenilirliğin
ön plana çıkmasıdır.
Geleneksel arĢivlemede fiziki nesnenin kontrol altına alınmasına
karĢılık, elektronik arĢivlemede fonksiyonlar, süreçler ve
kullanımların kontrol edilmesidir.
57
Geleneksel arĢivlemede provenans, yani belgeyi yaratan birimin
bir tane olmasına karĢılık, elektronik belgelerde birden fazla
olabilmesidir.
Geleneksel arĢivlemede retrospektif, yani evrak yaratılıp arĢive
devredildikten sonra üzerinde çalıĢılmaya baĢlanmasına karĢılık,
elektronik arĢivlemede proaktif, yani evrak arĢive devredilmezden
hatta belki yaratılmazdan önce müdahale edilmesine duyulan
ihtiyaçtır.
3.5.1. Fiziksel Eskime Ve Çözüm Yolları
Elektronik evrakların arĢivlenmesinde altı temel bileĢenin bozulmadan
ve değiĢime uğramadan korunarak sonraki kuĢaklara aktarılabilmesi
hedeflenmektedir: Ġçerik, yapı, bağlam, sunum, davranıĢ ve fonksiyonellik.
Buradaki amaç, elektronik evraklar yaratıldıktan çok sonra dahi aynı içeriğin
aynı yapı içinde, hangi bağlamda yaratıldığı bilinerek, aynı Ģekilde
görüntülenebilmesi, interaktif unsurların aynı Ģekilde davranması ve
nihayetinde evrakların insanlara aynı fonksiyonları sunabilmesidir. Bunların
sağlanabilmesinin önündeki baĢlıca engeller aĢağıda belirtilmektedir.
3.5.1.1 TaĢıyıcı ortam ve sürücülerinin eskimesi
Sistem eskimesinin ilk kurbanı taĢıyıcı ortamın kendisidir. Örneğin,
disketlerin ve sürücü mekanizmalarının geçirdiği 8 inch, 5 1/4 inch, 3.5 inch
evreleri ve nihayetinde tamamen ortadan kalkması (ya da kalkmaya aday
olması) pek çok insanın yaĢadığı bir süreçtir. Manyetik ortamın diğer uzun
vadeli saklama araçlarından kaset, kartuĢ, makara bant gibi seçenekleri
kullananlar sayıca daha azdır ve genellikle kurumlar kullanmaktadır. Buna
karĢın, bugünün bilgisayar okur-yazar gençlerinin büyük çoğunluğu CD'lerle
58
ve DVD'lerle tanıĢmıĢtır. Teknolojinin çok hızlı geliĢmesi sayesinde taĢınabilir
bellekler de hızla bu manyetik ortamların yerini almaktadır. Bu durumda CD
ve DVD'lerin yavaĢ yavaĢ piyasadan çekilerek yerini taĢınabilir disklere
bırakmasını, onların da tahtını beĢ sene sonra daha baĢka bir ortama
devretmesini beklemek hayal olmayacaktır (Ataman, 2007).
Popüler olup olmamasına bakmaksızın bu ortamlardan herhangi birisi
üzerinde kayıtlı bilgiyi saklamaya çalıĢıldığında ise baĢka sorunlarla
karĢılaĢmak sürpriz olmasa gerek. Her Ģeyin baĢında, manyetik taĢıyıcı
ortamları her türlü manyetik alandan korumak gerekecektir. Bunlar ise hiç
beklemediğimiz Ģekillerde karĢımıza çıkabilir. Ġster manyetik isterse optik
temelli olsun, her tür taĢıyıcıyı bekleyen baĢka tehlikeler de olacaktır:
Havadaki yüksek nem, yüksek sıcaklığa sahip koĢullarda saklama, afetler
(örneğin yıldırım düĢmesi), fazla kullanıma bağlı aĢınma ve eskimeler ve tabii
imalat hataları.
3.5.1.2 Donanımın eskimesi
Bundan bir kaç sene önceki bilgisayar dergilerinden olan Byte'tın
Türkiye sayılarının birisinin kapak konusu "Bayatlayan PC'ler" idi. Bu konuyla
ilgili yazılan yazılarda, bir PC'ye ortalama iki sene ömür biçilmekteydi.
ĠĢlemcilerdeki bunca hızlı değiĢime karĢın geriye dönük uyumluluk (en
azından büyük ölçüde) korunmaktadır. Bu da sistem eskimesi sorununu bir
nebze olsun hafifletmektedir. Ancak, 8 bitten 16 bite, 16 bitten 32 bite, 32
bitten 64 bite veya tek çekirdekli iĢlemcilerden çift çekirdekli iĢlemcilere geçiĢ
gibi radikal değiĢimlerin yaĢandığı dönemlerde uyum sorunlarıyla
karĢılaĢılması kaçınılmaz hale gelebilmektedir (Ataman, 2007).
59
3.5.1.3 ĠĢletim sisteminin eskimesi
Donanımla beraber iĢletim sisteminde de bir takım değiĢiklikler
meydana gelmektedir. Bu değiĢiklikler sırasında, uygulamaların aynı Ģekilde
çalıĢabilmesi veya aynı veri iĢleme rutinlerine (örneğin alt-rutinlere, sistem
kütüphanelerine vb.) ulaĢabilmesi mümkün olmayabilmektedir. Bu durumda,
elektronik evrakların arĢivlenmesi sırasında değiĢmeden korunması gereken
altı temel bileĢenden "davranıĢ" ve "fonksiyonellik" de aynı kalamamaktadır.
3.5.1.4 Uygulama programının eskimesi
Aynı Ģekilde video görüntü teknolojisinde yaĢanan değiĢimler,
elektronik evrakların arĢivlenmesindeki altı temel bileĢenden birisi olan
"sunum"da farklılıklar yaratabilmektedir.
Yazılım üreten firmalar, ürünlerine sürekli olarak yeni fonksiyonlar
eklemekte, hazırladıkları yazılımları geliĢtirip güncellemektedir. Rekabet
koĢulları ve pazarın baskısı bu tür değiĢiklikleri zorunlu hale getirmiĢtir. Yine
aynı faktörler, üretilen her ürünün geriye doğru uyumlu olmasını zorunlu
kılmıĢtır. Bu uyumluluk en azından kendinden önceki sürümlerle yaratılan
belgeleri açıp kullanabilmek düzeyindedir. Ancak bu değiĢim, süreci kimi
zaman ba belgelerin "yapı" ve "sunum"larında değiĢimlere yol
açabilmektedir (Ataman, 2007).
3.5.1.5 Data formatı eskimesi
Ġkili kodu kayıtlı bulunduğu ortam üzerinden okumak pek çok durumda
mümkün olabilmektedir. Ancak bu, kimi zaman verileri anlaĢılır kılmaya
yetmemektedir. Çün pek çok yazılım, uygulamaya özel veri kodlama
yöntemleri kullanmaktadır. Söz konusu yazılım, yukarıdaki sebeplerden
60
herhangi birisi nedeniyle artık kullanılamadığı takdirde, bu uygulama
tarafından yaratılmıĢ veriler de anlaĢılamaz hale gelmektedir. Verilerin
Ģifrelendiği veya yaygın olmayan bir algoritma ile sıkıĢtırıldığı durumlarda
sorun iyice içinden çıkılmaz bir hal alabilmektedir.
Güncelliğini koruyan uygulama programlarında ise, piyasadaki
yüzlerce programın kullandığı farklı formatların takibi dahi ciddi bir sorun
olarak karĢımıza çıkmaktadır. Bunlara, her programın zaman içinde geçirdiği
format değiĢimleri eklendiğinde sorunun boyutları daha da büyümektedir.
Bunlara, her programın zaman içinde geçirdiği format değiĢimleri
eklendiğinde sorunun boyutları daha da büyümektedir. Bu nedenle, sırf data
formatlarının takibi için oluĢturulmuĢ özel bir veri tabanı mevcuttur (Ataman,
2007).
3.5.1.6 Dokümantasyon
Yukarıdaki faktörler içinde, taĢıyıcı ortam dıĢındaki tümümün kullanıcı
açısından ortak özelliği dokümantasyona duydukları ihtiyaçtır. Eski bir
donanımın, iĢletim sisteminin, uygulamanın ya da Ģifreleme veya sıkıĢtırma
algoritmasının nasıl çalıĢtığı bilinmeden, yeniden kullanılabilmesi çoğu
zaman imkânsızdır. Bu nedenle teknolojik değiĢimin her aĢamasında,
eskiyen sistemin nasıl çalıĢtırılacağı ve kullanılacağı hakkında bilgi veren
kullanım kılavuzları ve benzeri dokümantasyonun saklanması özel bir önem
arz eder. Bunun için özel bir çaba gösterilmediği takdirde, eskiyen sistemle
oluĢturulmuĢ belgelere orijinal halleriyle ulaĢmak bir daha mümkün
olamayabilir.
61
3.5.1.7 Çözüm yolları
BiliĢim Teknolojilerin de meydana gelen problemleri sadece bir yolla
çözülmez bunun yine teknolojinin vermiĢ olduğu avantajla bir kaç Ģekilde de
çözülebilinir.
Teknoloji müzesi
Sistem eskimesi sorununa önerilebilecek ilk çözüm hiç kuĢkusuz bir
teknolojisi müzesi kurulmasıdır. Nitekim böylesi bir iĢe soyunan hatta bu iĢten
para kazanmayı hedefleyenler dahi vardır. Ancak, bugüne dek üretilmiĢ
bütün bilgisayar donanım, iĢletim sistemi ve uygulama programları ile
bunların dokümantasyonu bir araya toplamak, hele ki bunları her daim çalıĢır
durumda tutabilmek, tahmin edilebileceği üzere pek kolay bir değildir.
Böylesi bir iĢin maliyeti ise astronomik rakamlara ulaĢacaktır. Dolayısıyla,
elektronik belge ve bilgilerin arĢivlenmesine soyunacak her kurumda, bu
türden bir çözüme yönelmek imkansızdır.
Ancak, sistem eskimesine uğramıĢ taĢıyıcılar üzerindeki verilerin
kurtarılabilmesi ve aĢağıda önerilecek çözümlerden emülatörlerin test
edilebilmesi için, teknoloji müzesi unsurlarına kaçınılmaz olarak ihtiyaç
duyulacaktır.
Göç (Migration)
Sistem eskimesi sorununa önerilen çözümler içinde en yaygın kabul
göreni, belge ve bilgilerin bir baĢka formata aktarılarak "göç" ettirilmesidir.
Burada ilk akla gelen yöntem, elektronik ortamda mevcut malzemenin
düzenli olarak baĢka bir taĢıyıcı ortama kopyalanmasıdır. Böylece malzeme,
ortamın kendisinde meydana gelebilecek bozulmalara karĢı korunmuĢ
62
olacaktır. Bu aktarmalar sırasında, daha yeni teknoloji ürünü olan popüler
ortamın tercih edilmesi önerilmektedir. Böylece, taĢıyıcı ortam ve
sürücülerinde meydana gelen sistem eskimesi sorunlarına karĢı da bir önlem
alınmıĢ olacaktır. Ancak, bu tür ortam değiĢimleri, kavram olarak aĢağıda ele
alınacak format dönüĢümlerinden farklıdır. Bu nedenle, "göç" yerine
"yenileme" (refreshing) olarak adlandırılmaktadır.
Göç dendiğinde ise, elektronik evrakların arĢivleme sırasında
korunması gereken, içerik, yapı, bağlam, sunum, davranıĢ ve fonksiyonellik
bileĢenlerinde herhangi bir bozulma ya da kayba uğramadan farklı bir
formata dönüĢtürülerek koruma altında tutulması kastedilmektedir.
Bu noktada, hemen herkesin günlük akıĢı sırasında doğal olarak
uyguladığı bir göç stratejisi vardır. Pek çok insan bunun belki de farkında bile
değildir. Bu strateji, kullanılmakta olunan uygulama programlarının yeni bir
sürümüne terfi ettiğinde, eski belgeleri aynı uygulamanın yeni sürümü ile
açmak; üzerinde herhangi bir değiĢiklik yaptığında ise yeni rümün data
formatı ile kaydetmektir. Bunu mümkün kılan Ģey, uygulama geliĢtiricilerin
pazarın baskısı nedeniyle, yarattıkları her sürümü bir öncekiyle uyumlu
kılmalarıdır. Böylece müĢterilerin eski dataları yeniden kullanabilmelerini
mümkün kılacak önlemleri baĢtan almaktadırlar.
Ancak, burada iki potansiyel sorun zaman zaman kendisini
göstermektedir. Bunların ilki, bu tür dönüĢümlerin sonunda ortaya çıkan
belgelerin her zaman bir öncekiyle bire bir aynı olmamasıdır. Bu durumda,
elektronik evrakların arĢivlenmesindeki altı temel bileĢenden bir ya da bir
kaçında küçük de olsa bir kısım değiĢimler ortaya çıkabilmektedir. Ġkinci
potansiyel sorun belgeyi yaratan uygulama programı piyasadan kalktığında
yaĢanmaktadır. Bu durumda ise, yukarıda listelenen sistem eskimesi
sorunlarını bu yöntemle aĢmak mümkün olamamaktadır.
Pek çok insanın baĢvurduğu bir baĢka göç stratejisi ise: Eski bir
yazılım formatında kaydedilmiĢ bir belgeyi günümüzde kullandığımız bir
baĢka yazılım formatına dönüĢtürmek. Bunu mümkün kılan Ģey, günümüzde
63
kullanılan uygulama programlarının baĢka formatlarda kaydedilmiĢ belgeleri
açıp kullanabilmesine (ya da bu formatlarda veri kaydetmesine) imkân
tanıyan filtrelerdir. Ancak burada da ortaya çıkan belgeler her zaman bir
öncekiyle aynı sunum ya da davranıĢı sergileyememektedir.
Göç kavramının en yaygın kabul gören Ģekli, elektronik evrakların
yaygın bir standart formata dönüĢtürülmesidir. Bunların en yaygın olanları,
görüntü dosyaları için TIFF, yazılı belgeler için PDF'tir. Ses ve hareketli
görüntü dosyaları için henüz yaygın olarak kabul gören standart bir format
üzerinde fikir birliği oluĢmamıĢtır (daha çok analog kayıtların saklanması
tercih edilmektedir). PDF normalde markaya özel bir formattır. Ancak, Adobe
firması PDF ile ilgili spesifikasyonları açıklamıĢtır. Dolayısıyla, Adobe ileride
PDF kullanımını sınırlayacak olsa dahi PDF formatında kaydedilmiĢ belgeleri
baĢka formatlara nüĢtürmek her zaman mümkün olabilecektir. Bu
geliĢmelere paralel olarak PDF formatında dosya kaydedebilen yazılım
sayısında da hızlı artıĢlar meydana gelmiĢtir. Hatta MacOS'un X
versiyonlarından itibaren PDF, iĢletim sisteminin içine entegre edilmiĢtir. Bu
nedenle, bu alanda baĢı çeken Avustralya ve Hollanda milli arĢivlerinde, göç
için temel dönüĢüm formatı olarak PDF seçilmiĢtir. Halen hazırlanma
aĢamasında olan ISO 19005 standardı ile PDF'in uluslararası bir belge
saklama standardına dönüĢmesi beklenmektedir.
Ancak bu kez de Türkçe belgelere has bir kısım özel sorunlar ortaya
çıkmıĢtır. Adobe Acrobat, 4.0 sürümünden itibaren Türkçe desteği
vermektedir. Ancak, Türkçe karakter kodlama tablolarındaki değiĢimler ve
standart yokluğundan kaynaklanan uyum ve dönüĢüm sorunları, bu ürünü de
etkilemiĢtir. Türkçe karakterlerle ilgili sorunların tamamen çözülebilmesi ise
Acrobat'ın ancak 6.0 sürümüyle birlikte mümkün olabilmiĢtir.
Günümüzde, bundan sonra yaratılacak belgelerin standart bir formatta
kaydedilip saklanmave gelecekte sorunsuz bir Ģekilde kullanılabilmesi (en
azından teorik olarak) mümkün görünmektedir. Ancak geçmiĢte yaratılan bilgi
ve belgelerin sağlıklı bir Ģekilde standart formatlara dönüĢtürülebilmesi için
64
ciddi bir kısım araĢtırmalar yürütülmek zorundadır. Çün Türkçe karakter
kodlama tablolarının geçmiĢi karmaĢıktır.
Yaygın bir rivayete göre Uluslararası Standartlar Örgütü (ISO) Latin-1
standardını belirlerken, Türk Standartlar Enstitüsü'nün görevlileri toplantıya
katılmamıĢlardır. Bu nedenle Türkçe, ancak Latin-5 kodlama tablosunda yer
bulabilmiĢtir. Aradan geçen re zarfında her platform kendi Türkçe kodlama
standardını geliĢtirmiĢ, hatta zaman içinde bunları da değiĢtirmiĢtir. Bu
nedenle platformlar arası belge ve bilgi alıĢveriĢlerinde Türkçe karakterlerle
ilgili pek çok sorun yaĢanmıĢtır. Bu sorunların küçük bir kısmı halen de
devam etmektedir. Dahası, platformların kendi içlerindeki standart
değiĢiklikleri nedeniyle, iĢletim sisteminin eski bir takım sürümlerinde
yaratılan belgeleri, yeni sürümde açtığımızda Türkçe karakterler
bozulabilmektedir. Bu nedenle, her platform için Türkçe karakter kodlama
tablolarının geçirdiği evrelerin, bunların birbirine dönüĢümünde karĢılaĢılan
sorunların ve bu sorunların platformlar arası belge ve bilgi alıĢveriĢine
yansımalarının araĢtırılmasına ihtiyaç vardır. Bunlar sağlıklı bir Ģekilde ortaya
konabildiğinde, ikinci bir büyük araĢtırma yapılması gerekecektir. Bu
araĢtırmada ise, her bir uygulama yazılımı ve rümü (en azından yaygın
olarak kullanılanları) ile yaratılan belgelerin, herhangi bir kayba uğramadan
standart saklama formatına aktarılabilmesi için izlenmesi gereken dönüĢüm
yol haritalarının çıkarılması gerekmektedir.
XML
Sistem eskimesi sorununa çözüm olarak önerilen yöntemlerden bir
diğeri, belgelerin XML ile zarflanmasıdır. Oldukça yeni bir fikir olmasına
karĢın Ģimdiden pek çok taraftavardır. Özellikle elektronik belge üzerindeki
metinsel bilginin korunmasının önem kazandığı durumlarda XML kullanımının
savunucuları artmaktadır. Örneğin elektronik postaların veya veri tabanlarının
65
arĢivlenmesi söz konusu olduğunda, XML kullanımı neredeyse tek çözüm
yöntemi olarak ön plana çıkmaktadır.
Ancak bir çözüm yöntemi olarak XML de sorunsuz değildir. Her Ģeyin
baĢında XML, karakter kodlama Ģekli olarak Unicode kullanır. Dolayısıyla
Unicode öncesi sistemlerde uygulanması problemli olacaktır. Bu tür
platformlarda yaratılmıĢ belgelerin arĢivlenmesinde bunların öncelikle daha
uygun bir zemine göç ettirilmesi ve ancak ondan sonra XML ile zarflanması
gibi ara çözümlere baĢvurmak gerekebilecektir.
Emülasyon
En yaygın kabul gören çözüm alternatifinin göç olduğuna yukarıda
değinmiĢtik. Ancak göç kavramına Ģiddetle karĢı çıkanlar da vardır. Bunlar bir
koruma stratejisi olarak göçün pek çok dezavantajı olduğunu öne
sürmektedirler. Bu dezavantajlar arasında sıraladıkları unsurlar ise, göçün
son derece emek yoğun olması, bir o kadar zaman alıcı olması, bu
nedenlerle maliyetinin yüksek olması, hatalara açık olması, kayıp veya
bozulmuĢ bilgiye yol açabileceği için riskli olması, ölçeklenebilir olmaması ve
her yeni data formatı için yeni çözümlere ihtiyaç duymasıdır.
Bu görüĢe sahip olan insanların sistem eskimesi sorununa çözüm
olarak önerdikleri yöntem, emülator kullanımıdır. Böylece hem elektronik
belgelerin orijinal görüntü ve duygusuna ulaĢmak hem de interaktif nesneleri
ve programları çalıĢtırmak mümkün olabilecektir. Bu tür nesneleri ve
programları orijinal halleriyle korumanın baĢkaca bir yolu yoktur.
Emülasyonun bir kaç farklı katmanda uygulanması mümkündür:
Donanım emülasyonu, PC BIOS emülasyonu, iĢletim sistemi API (uygulama
programlama arayüzü) emülasyonu, uygulamaların emülasyonu. Günümüzde
bu tür emülatörlerin son derece baĢarılı örnekleri mevcuttur.
Donanım ve PC BIOS emülatörlerinin en baĢarılı örneklerinden ikisi
Macintosh üzerinde çalıĢan SoftWindows ve Virtual PC adlı uygulamalardır.
66
WinTel platformu için yazılmıĢ son derece baĢarılı Amiga emülatörlerinin
varlığı da bilinmektedir. Bu tür emülatörler kullanıldığında, hem iĢletim
sistemini, hem ilgili uygulamayı hem de verileri koruyup yeni ortamlara göç
ettirmek gerekecektir. Tabii her biri ile ilgili dokümantasyon saklanmasını da
unutmamak gerekir.
ĠĢletim sistemi API emülatörlerinin en baĢarılı örneklerinden birisi ise
Linux üzerinde Windows emülasyonu yapan WINE uygulamasıdır. Bu tür
emülatörlerde ise uygulama ve verileri koruyup yeni ortamlara göç ettirmek
yeterli olacaktır. Tabii yine ilgili dokümantasyon saklanmasını da
unutulmamalıdır.
Uygulama emülatörü kapsamında değerlendirilebilecek örnekler
arasında ise, belirli data formatlarında kaydedilmiĢ belgelerin içeriğini yaratıcı
uygulama olmadan görüntüleyebilmeye imkan veren görüntüleyici (viewer)
uygulamalar sayılabilir. Bu tür programların en yaygınları arasında, PDF ve
MS Word belgelerini görüntülemeyi sağlayan programlar ilk akla gelenlerdir.
Bu tür bir emülatör kullanıldığında ise yalnız verileri koruyup yeni ortamlara
göç ettirmek yeterli olacaktır. Data formatına iliĢkin dokümantasyon
saklanması da unutulmamalıdır.
Ancak Ģu da bir gerçek ki emülatörlerin kendileri de bir süre sonra
yukarıda anlatılan sistem eskimesi sorunu ile karĢı karĢıya kalacaklardır.
Dolayısıyla emülatörün kendisini de koruma altına almak gerekecektir. Bunu
yaparken ise emülatörün hem yazılım halini, hem kaynak kodunu hem de
ilgili tüm dokümantasyonu koruyup hepsini beraber yeni ortamlara göç
ettirmek gerekecektir. Dikkat edilirse, ilgili dokümantasyon da göç
ettirilmesinden söz ettik. Bu ayrıntı çok önemli, çünkü artık hemen hiç bir
yazılım üreticisi ürün dokümantasyonu kağıt üzerinde sunmuyor. Son
senelerdeki eğilim tüm dokümantasyonu ya (yardım dosyası veya baĢka
biçimler altında) uygulamanın içinde sunuyor ya da PDF veya HTML
formatında sunuyor.
67
Sistem eskimesi sorununa bir çözüm olarak emülasyon, sunduğu bariz
avantajlara karĢın bir kısım dezavantajları da beraberinde getirmektedir.
Bunların baĢında, bir emülatör yazmanın astronomik maliyeti gelir. Ġkinci
büyük sorun fikri mülkiyet hakları (telif hakları) alanında yarattığı sorunlardır.
Emülatörlerin yarattığı üçün büyük sorun ise (özellikle PC BIOS
emülatörlerinde) çevre birimleri ile olan uyum problemleridir. Bütün bunların
üzerine, emülasyonun devamlılığı için açık standartlar ve spesifikasyonlara
olan bağımlılığını eklemek gerekecektir.
3.5.2. Orijinallik Tespiti
Geleneksel ortamlardaki evraklar ile elektronik ortamdakiler arasındaki
ikinci büyük farklılık, kendisini yasal delil olabilme vasfı ve orijinalliğin
korunabilmesinde karĢılaĢılan sorunlarla ortaya çıkarmaktadır. Burada
orijinallik ile kastedilen kavram evrakların, bütünlüğü (integrity), eksiksizliği,
doğruluğu, geçerliliği, aslına sadık olması, belirli bir amaca uygun olması,
kullanılabilirliği, içeriğinin anlaĢılabilir olması vasıflarının ve evrakı oluĢturanın
onaylanması anlamına gelmektedir (Ataman, 2007).
3.5.2.1. Geleneksel evraklarda orijinallik tespiti
a. Ġmza, damga, tuğra, mühür
Geleneksel ortamlardaki evrakların yasal delil olarak kabulündeki
temel kıstasların baĢında orijinal olup olmadığı gelmektedir. Bir belgenin
orijinalliğini ispatlamak için kullanılan en önemli ölçüt, evrakın geçerliliğini
veya içeriğini onaylayan makamın kimliğine iliĢkin unsurlardır. Bunlar da çoğu
kez imza, damga, tuğra veya mühür Ģeklinde kendini gösterirler.
68
b. Güvenilir üçüncü parti saklayıcılar
Bir belgenin orijinalliği ile ilgili herhangi bir Ģüphe duyulduğunda,
orijinallik tespiti için en sık baĢvurulan yöntem, güvenilir bir üçüncü parti
saklayıcı elinde mevcut bir baĢka nüsha ile kıyaslamaktır. Noterler bu r
güvenilir üçüncü parti saklayıcıların baĢında yer alır.
Eski tarihli resmi evraklar için bu iĢlevi Devlet ArĢivleri Genel
Müdürlüğü yerine getirmektedir. Özel sektörde de benzer amaçlarla arĢive
baĢvurulmasını beklemek yanlıĢ olmayacaktır. ArĢiv kurumu, evrakın
orijinalliğinin tespitine esas kıstasları oluĢturabilmek için, provenans ilkesi adı
verilen bir yöntem izleyebilir. Bu yöntem, iki aĢamadan oluĢur. Birinci
aĢamada, evrağın kaynağı, yaratıcısı ve yaratılma bağlamı (context) tespit
edilerek kayda geçirilebilir. Ġkinci aĢamada ise evrağın herhangi bir
bozulmaya uğramadan kesintisiz bir emanet zinciri (chain of custody) altında
tutulması garanti altına alınabilir (Ataman, 2007).
c. Ġç tutarlılık kontrolü
Orijinalliğinden Ģüphe edilen belgenin, üçüncü parti saklayıcılar elinde
mevcut bir nüshası yoksa benzerleriyle kıyaslanır. Bu kıyaslamada, baĢka bir
kısım faktörler yoluyla belgenin kendi içinde tutarlı olup olmadığı araĢtırılarak
orijinal olup olmadığına karar verilir. Ġç tutarlılık kontrolündeki baĢlıca faktörler
Ģunlardır:
d. Kaligrafi
Bu faktörlerden bir tanesi kaligrafi, yani yazı stilidir. Örneğin
Türkiyedeki resmi dairelerde bilgisayar kullanımı 1990'lı yılların sonuna doğru
69
yaygınlaĢmaya baĢlamıĢtır. Dolayısıyla 1980'li yıllara veya daha öncesine ait
olduğu iddia edilen resmi bir evrak, bilgisayar çıktısı halinde hazırlanmıĢsa
orijinalliğine dair ciddi Ģüpheler uyandıracaktır. Aynı Ģekilde, rkiyede Latin
harflerinin kabul edildiği 1928'den önceki bir tarihe ait olmasına karĢın Latin
harfleriyle yazılmıĢ bir belge; Osmanlı veya erken Cumhuriyet yıllarına ait
olmasına karĢın daktilo ile yazılmıĢ bir belge veya tersine geç Cumhuriyet
dönemine ait olmasına karĢın elle yazılmıĢ bir belgenin orijinalliği de ciddi
olarak sorgulanacaktır. Bilindiği kadarıyla, Osmanlı döneminde bütün resmi
belgelerin elle yazılmıĢ olmasının yanı sıra, farklı devlet dairelerinde
kullanılan farklı yazı stilleri mevcuttur. Hatta bazen belge türüne özel yazı
stilleri kullanıldığı da görülebilir. Dolayısıyla belgenin içeriği ile taĢıması
gereken kaligrafik özellikler birbirini tutmuyorsa hemen her zaman sahte
olduğuna hükmedilebilir (Ataman, 2007).
e. Diplomatik
Çok kabaca, yazıda kullanılan üslup, dil ve sunum özelliklerinin bütünü
olarak nitelendirebileceğimiz diplomatik, bir belgenin orijinalliğinin tespitinde
kullanılan baĢlıca özellikler arasında yer alır. Örneğin, 1980 lında çıkarılan
bir yönerge ile resmi evrakların tümünün ya "arz ederim" ya "rica ederim"
ifadesi ile bitirilmesi öngörülmüĢtür. Bu yönergeye göre diğer tüm bitiĢ
ifadeleri kullanımdan kaldırılmıĢtır. Keza, Osmanlı döneminde yayımlanan
fermanların tümünün baĢlangıcında (dönemin özelliklerine göre değiĢen). bir
dua ifadesi ve belirli bir bitiĢ Ģekli vardır. Her dönemde yaratılan belgelerin
buna benzer standart bir takım diplomatik özellikleri vardır. Bu özelliklere
bariz Ģekilde aykırı düĢen belgelerin orijinalliği Ģüphe uyandıracaktır.
f. Fiziksel yapı
Geleneksel ortamdaki belgelerin orijinalliğinin tespitinde kullanılan bir
baĢka kıstas taĢıyıortamın fiziksel yapısıdır. Yazılı belgeler in bu amaçla
70
kâğıt ve mürekkebin kimyasal ve fiziksel yapısına bakılır. Örneğin Osmanlı
döneminde kullanılan kâğıdın yüzeyinde, aharlama adı verilen bir teknikle
yapılmıĢ ve bileĢiminde yumurta akı içeren bir tabaka vardır. Kullanılan
mürekkep ise kandil isinden imal edilir. Camilerdeki kubbelerin etrafında, bu
amaçla özel olarak imal edilmiĢ bulunan is odaları vardır. Camilerde yakılan
kandillerin isi bu odaların duvarlarında biriktirilir. Bu isler ise daha sonra en
kaliteli mürekkeplerin yapımında kullanılabilir.
Aynı Ģekilde sinema filmi de üretildiği dönemlere göre farklı kimyasal
özellikler taĢır. Erken dönem filmler nitrat içeren bir taban üzerine
kaydedilmiĢtir. Bu tür filmler zamanla gevreyerek son derece yanıcı ve
parlayıcı kimyasal özellikler kazanabilir. Bunlar, tek bir gösterim sırasında
dahi alev alabilirler. Bu nedenle günümüzde bu tür filmleri depolayacak
olanların dinamit depolarcasına yüksek güvenlik önlemleri almaları istenir.
Sonraki dönem filmler ise asetat veya benzeri, yanma ve parlamaya karĢı
daha dayanıklı malzemelerden yapılmıĢ tabanlar üzerine kaydedilmiĢlerdir.
Ancak, bunlarda da banyo edilme sürecinde kullanılan asetik asit nedeniyle
zaman içinde ortaya çıkan ve sirke sendromu adı verilen bir kısım kimyasal
bozulmalar görülebilir. Malzemenin yapısı ait olduğu dönemdeki benzerlerinin
yapısına benzemiyorsa, o belgelerin orijinalliği de Ģüphe uyandıracaktır.
g. Filigran (Su damgası).
Kâğıt üretiminin elle yapıldığı dönemlerde, pek çok üretici kendi
markasını oluĢturmak için kâğıdın yapısına kendi özgün su damgasını
eklemiĢtir. Bu su damgalarını görebilmek için kâğıdı bir ıĢık kaynağına
tutarak bakmak gerekir. Bugün bu tür su damgalarının hemen hepsi
saptanmıĢ ve özel kataloglar halinde derlenmiĢtir. Bu sayede, kâğıdın
yapısındaki filigranın Ģekli ile katalogdaki Ģekilleri eĢleĢtirerek hangi üretici
tarafından imal edildiğini ve dolayısıyla kabaca hangi tarihlere ait olduğunu
71
tespit etmek mümkündür. Örneğin 1750-1785 yılları arasında faaliyet
göstermiĢ bir üreticinin imal ettiği bir kâğıt üzerinde tarih olarak 1624 yılı yer
alıyorsa, bu belgenin sahte olduğuna hükmetmek zor olmayacaktır.
Filigranlarla aynı mantık üzerine kurulu fakat farklı bir amaca hizmet
eden özel bir uygulama daha vardır. Yine su damgası olarak adlandırılan bu
uygulamaya bazı ses kayıtlarında rastlanmaktadır. Bu tür bir uygulamada,
ses kaydının içine bilgisayarlar yardımıyla bir kısım özel iĢaretler
eklenmektedir. Ġnsan kulağının duymadığı bu iĢaretler sayesinde herhangi bir
kaydın orijinal (onay) kayıt olup olmadığını anlamak mümkün olmaktadır.
3.5.2.2. Elektronik Evraklarda Orijinallik Tespiti
Evrakın bir kiĢiden, sistemden veya uygulamadan diğerine
gönderilmesi; çevrimdıĢı depolanması; evrakı iĢlemek, iletmek veya
saklamak için kullanılan donanım veya yazılımın güncellenmesi veya
değiĢtirilmesi gibi sebeplerle, bir yerden baĢka bir yere nakledilmesi halinde,
elektronik evrakların orijinalliği tehdit altına girer. Bu yüzden, geleneksel
arĢivlemede yukarıda ele alındığı üzere fiziki nesnenin kontrol altına
alınmasına karĢılık, elektronik arĢivlemede fonksiyonlar, süreçler ve
kullanımların kontrol edilmesine ihtiyaç duyulur (Ataman, 2007).
a. Sayısal imza
Sayısal imzalar, elektronik bir nesnenin, Internet gibi açık networkler
üzerinde güvenli bir Ģekilde bir yerden baĢka bir yere iletilebilmesine duyulan
ihtiyaç nedeniyle üretilmiĢ bir doğrulama teknolojisidir. Hem göndericinin
kimliğini hem de nesnenin iletim sırasında tahrif edilmediğini doğrulama iĢlevi
gören sayısal imzalar, elektronik evrakların belirli bir andaki orijinalliğini tespit
etmeye yarayan temel araçlar arasındadır.
72
Sayısal imzalamada, gönderilen bilginin yolda herhangi bir Ģekilde
değiĢtirilmediğini garanti altına almak için, önce gönderilecek olan bilgi
Ģifrelenir. KarĢı tarafa gönderilirken hem ĢifrelenmiĢ hem ĢifrelenmemiĢ
nüshası beraber gönderilir. Alıcı taraf gönderilen bilgiyi aynı yöntemle
Ģifrelenir. Kendi elde ettiği ĢifrelenmiĢ bilgi ile gönderilen ĢifrelenmiĢ bilgiyi
karĢılaĢtırır. Aralarında herhangi bir farklılık yoksa gönderilen bilginin yolda
herhangi bir değiĢime uğramadan ulaĢtığına karar verilebilir.
Burada kullanılan Ģifreleme tekniğine asimetrik Ģifreleme adı
verilmektedir. Buradaki Ģifrenin iki farklı anahtarı vardır ve iki farklı amaçla
kullanılır. Bu anahtarların biri genel (açık), diğeri ise özeldir. ġifre sahibi genel
anahtarı tanıdığı herkese verebilir, hatta bazen (varsa) kendi web sitesinde
yayınlayabilir. Özel anahtarı ise kendi gönderdiği mesajları sayısal olarak
imzalamak için kullanabilir. Bu kiĢi tarafından imzalanan mesa alan kiĢi,
daha önceden elde ettiği genel anahtarı kullanarak Ģifreyi çözebilir. Böylece,
gelen mesajın gerçekten söz konusu Ģahıs tarafından gönderildiğine karar
verilir.
Bu sistemi daha güvenli kılmak için, iĢin içine bir de sertifikalandırma
yöntemi eklenmiĢtir. ġifre sahibi, bir sertifika otoritesine müracaat ederek
kullandığı Ģifrenin kendisine ait olduğunu teyit etmesi için aracılık etmesini
ister. Sayısal imzayla ĢifrelenmiĢ mesajı alan kiĢi, sertifikayı veren kuruluĢa
müracaat ederek aldığı bilgilerin doğruluğunu kontrol edebilir ve kendisine
ulaĢan bilgi ve Ģifrenin gerçekten söz konusu kiĢi ya da kuruluĢa ait olduğuna
karar verilir.
23 Ocak 2004 tarihinde yayınlanan 5070 sayılı Elektronik Ġmza
Kanunu ile 23 Temmuz 2004 tarihinden itibaren Türkiye‟de de sayısal imza
kullanımının önü açılmıĢtır (Resmi Gazete 2004:25355).
Sayısal olarak imzalanmıĢ belgeleri zaman veya teknoloji değiĢimleri
boyunca göç ettirmek ise mümkün değildir. Bunun temel sebebi, imza
atıldıktan sonra doğrulama mekanizmasının, sayısal belgelerdeki tek bir bitin
dahi değiĢtirilmesine imkân vermemesidir. Bu nedenle sayısal olarak
73
imzalanmıĢ bir evrak saklanırken, ĢifrelenmemiĢ bir nüshasının güvenilir bir
üçüncü parti saklayıcıda ayrıca arĢivlenmesine ihtiyaç duyulacaktır (Ataman,
2007).
b. Güvenilir üçüncü parti saklayıcılar
Bilindiği gibi sayısal imzalarda, üçüncü parti saklayıolarak noterlerin
yerini sertifika otoriteleri almaktadır. Hatta yukarıda sözü edilen 5070 sayılı
Elektronik Ġmza Kanunu'na yöneltilen eleĢtirilerden birisi de sadece noterlerin
yapacağı hizmetlerden bir bölümünün noterlerin sahip oldukları sorumluluk
ve güvenilirlik altyapısına sahip olmayanlara verilmesidir.
Elektronik evrakların uzun süreli saklanmasında ise güvenilir üçüncü
parti saklayıcı olarak yine arĢiv kurumu devreye girecektir. ArĢiv kurumu,
evrakın orijinalliğinin tespitine esas kıstasları oluĢturabilmek için, yine
provenans ilkesi adı verilen yöntemi izleyerek, önce evrakın kaynağı,
yaratıcısı ve yaratılma bağlamını tespit ederek kayda geçirir, sonra da
evrakın herhangi bir bozulmaya uğramadan kesintisiz bir emanet zinciri
(chain of custody) altında tutulmasını garanti altına alır.
Bunlardan ikincisini sağlamak pek kolay olmayacaktır. Bunu
yapabilmek için her Ģeyden önce çok iyi bir eriĢim kontrolü yapılması ve
yapılan her iĢlem için ayrıntılı bir izleme kaydı (audit trail) tutulması
gerekecektir.
Saklayıcı, emaneti altındaki elektronik evrakların, sistem eskimesi
tehlikesine önlem olarak, geçirdiği göç evrelerinin de ayrıntılı bir kaydı
tutmak zorundadır. Evrakın ilk halinin bir nüshasının da ayrıca
saklanmasında fayda vardır. Böylece hem ileride bir emülasyon geliĢtirildiği
takdirde kullanılabilecek bir orijinal saklanmıĢ, hem de göç sonrası meydana
gelebilecek değiĢimleri izleyebilecek bir kıstas korunmuĢ olur (Ataman,
2007).
74
c. Ġç tutarlılık kontrolü
Geleneksel evraklarda olduğu gibi, orijinalliğinden Ģüphe edilen
elektronik evraklar da üçüncü parti saklayıcılar elinde mevcut bir nüshası
yoksa benzerleriyle kıyaslanır. Bu kıyaslamada, yine aynı faktörler yoluyla
belgenin kendi içinde tutarlı olup olmadığı araĢtırılarak, orijinal olup
olmadığına karar verilir. Ancak bu kez söz konusu faktörlerin tezahürü biraz
farklı olabilecektir.
ç. Kaligrafi
Geleneksel ortamlardaki kaligrafik özelliklerin yerini, elektronik
ortamda gömülü fontların formatın alacağı düĢünülmektedir. Yaratıldığı
döneme göre farklı özellikler taĢıyabilen karakter kodlama tabloları da
elektronik ortamdaki belgelerin orijinalliğinin tespitinde kullanılabilecek bir
baĢka kaligrafik özellik olarak yorumlanabilir (Ataman, 2007).
d. Diplomatik
Evrakların diplomatik özellikleri, hiç Ģüphesiz elektronik evraklarda da
bir orijinallik tespit kıstası olarak kullanılabilecektir. Elektronik evraklara has
diplomatik özelliklerin neler olabileceği konusunda yapılmıĢ bir kısım
çalıĢmalar mevcuttur. Ancak, bunlar henüz yeterli olgunluğa ulaĢamamıĢtır.
e. Fiziksel yapı
Elektronik ortamdaki evraklar için, geleneksel ortamlarda kâğıt ve
mürekkebin, ses bandının, sinema filminin, vb. taĢıdığı fiziksel ve kimyasal
75
özellikler gibi yapısal unsurların yerini, hĢüphesiz belgelerin dosya formatı
alacaktır.
f. Filigran (Su damgası)
Elektronik evraklarda kullanılan bir su damgası kavramı da mevcuttur.
Buradaki su damgası, yukarıda ses bantları için anlatılanlara benzer bir
yöntem izler. Bu yöntemde, elektronik evrakın içine bir kısım özel sayısal
iĢaretler eklenmektedir. Bu iĢaretler sayesinde herhangi bir kaydın orijinal
(onaylı). kayıt olup olmadığını anlamak mümkün olmaktadır. Bir görüĢe göre
bizzat sayısal su damgalarının kendileri elektronik evrakı tahrif etmektedir,
çünkü elektronik evrakın orijinalinde olmayan bir kısım eklemeler
yapmaktadır. Ancak, orijinalden alınan herhangi bir nüshanın üzerine basılan
"Aslı gibidir." kaĢelerinden farklı değildir. Dahası, elektronik evrakların
korunması sırasında, orijinalin bit yapısında bir kısım değiĢiklikler yapılması
kabul edilebilir, hatta kimi zaman kaçınılmaz olarak algılanmaktadır.1
3.5.3. Diğer Sorunlar
Ġnternet kullanımıyla yaygınlaĢan Epostaların kullanımı ve bu
kullanımda doğan belgelerin hukuki ortamlarda delil olması ve ya kullanılma
istekleri ile belgelerin daha oluĢmadan güvenirliliğini sağlayarak arĢivlenme
ve hukuki delil olarak kullanılmasını sağlamanın yöntemleri geliĢtirilmeye
çalıĢılmaktadır.
1 Bekir Kemal ATAMAN' nın internetteki ''http://www.beyaz.net/index.php?module=
newsmodule&action=view&id=97''adresindeki makalesinden sıralama ve alıntılar alınarak
yazılmıĢtır.
76
3.5.3.1. Elektronik postaların arĢivlenmesi
Birçok insan elektronik postayı Ģahsi bir iletiĢim biçimi olarak
algılayabilir. Oysa günümüzde gerek e-ticaret gerekse e-devlet
uygulamalarının yaygınlaĢmasına paralel olarak pek çok iĢlem, elektronik
posta ile yürütülür hale gelmiĢtir. Dolayısıyla e-postalar hukuki birer varlık
haline dönüĢmüĢlerdir. Bu nedenle, e-postaları günlük kullanımında artık
rahatça istenilen zamanda silme özgürlüğüne sahip değiliz, en azından iĢle
ilgili olanlarını. Silme iĢlemi yapıldığı takdirde, yasal olarak delil olma vasfı
taĢıyabilecek belgeleri imha ettiğimiz için sorumlu duruma düĢebiliriz.
Elektronik postaların arĢivlenmesi ile ilgili bir baĢka yaygın yanlıĢ ise,
kâğıt üzerine çıktı alınarak sorunun çözülebileceği yanılsamasıdır. Oysa e-
postaların baĢlık (header) kısmında yer alan bilgilerin bir kısmı, standart
baskı alma iĢlemleri sırasında kâğıda dökülmez. Örneğin, çoğu e-posta
istemcisi, mesajın geldiği gün ve saat bilgisini kâğıda dökme ihtiyacı duymaz.
Bu nedenle, A.B.D.'de görülen bir kısım davalarda e-postalardan alınan
çıktıların, orijinal belge yerine kullanılamayacağına karar verilmiĢtir.
Bu tür yaklaĢımların ardında üç temel argüman yatar. Bunların ilki,
evrağın orijinalinin elektronik olduğu, bu nedenle de elektronik olarak
saklanması gerektiği yolundaki temel argümandır. Ġkinci argüman pratik
argümandır ve e-posta üzerinde mevcut sayısal imza gibi önemli bir kısım
unsurların kağıda dökülememesi üzerine kuruludur. Üçüncü argüman ise
mantıksal argümandır ve e-posta kâğıda dökülerek saklanmaya çalıĢıldığı
takdirde elektronik evraklara özgü bir kısım faydaların kaybedileceği fikrine
dayanır. Bu durumda e-postayı saklamak için daha fazla yer harcanacaktır;
evrağı incelemek ancak tek bir noktada mümkün olabilecektir; evrağın aynı
anda birden fazla kiĢi tarafından kullanılması imkânı bulunmayacaktır ve
süratli bir Ģekilde aranması, sıralanması ve indekslenmesi mümkün
olmayacaktır.
77
Ancak e-postaların elektronik olarak saklanması için kesin ve yaygın
olarak kabul gören bir sistem henüz oluĢmadığı için, Avustralya ve Hollanda
gibi bir kısım ülkeler, içinde bulunduğumuz geçiĢ döneminde kâğıt üzerine
alınan çıktıların saklanmasını kabul edilebilir saymaktadırlar.
E-postaların elektronik olarak saklanması için önerilen yöntemler ise
bir kaç rlüdür. Bunların ilki, tüm e-postaların birer nüshasını doğrudan
sunucu üzerinde saklamaktır. Ancak, burada Ģahsi e-postaların ve iĢle ilgili
olmayan (örneğin spam gibi) mesajların da saklanması söz konusu olacaktır.
Bu durum, hem hukuki bir kısım sorunlar yaratmakta hem de maliyetleri
gereksiz yere yükseltmektedir.
Ġkinci çözüm önerisi, e-posta istemcisinin özelliklerini kullanarak posta
sistemi içinde arĢivleme yoluna gitmektir. Ancak burada da belgelerin diğer
çalıĢanlarla sağlıklı bir Ģekilde paylaĢılamaması sorun teĢkil etmektedir.
Geriye kalan öneri ise elektronik postaların, posta sistemi dıĢında bir
yapı kullanılarak arĢivlenmesidir. Ancak, burada uygun bir format
kullanılması, tüm baĢlık bilgilerinin korunması, varsa eklerin ayrıca
saklanması ve e-posta ile olan bağlarının korunması ve geleneksel evrakların
dosyalanmasında kullanılana benzer bir klasör yapısı kullanılması gibi bir
kısım Ģartları atlamamak gerekecektir.
En yaygın kabul gören çözüm önerisi, sonuncu yöntemdir. Bu yöntemi
destekleyenlerin tercih ettiği standart dosya formatı olarak ise XML öne
çıkmaktadır. Bir kısım küçük scriptler kullanılarak e-postanın istemciden
çıktığı veya istemciye ulaĢtığı anda XML'e dönüĢtürülerek arĢivlenmesi için
çalıĢmalar yapılmaktadır.
Ancak burada da (bit yapısı değiĢtiği için) sayısal imzaların belge ile
beraber saklanamaması sorunu vardır. Bu sorunun çözümü ise henüz
bulunamamıĢtır.
78
3.5.3.2. Veri tabanları
ArĢivleme açısından sorunlu bir baĢka elektronik evrak türü veri
tabanlarıdır. Buradaki sorun öncelikle veri tabanlarının evrak tanımına girip
girmediği tartıĢması ile baĢlar. Evrak kavramının en yaygın kabul gören
tanımı, " hangi biçim altında veya ortam üzerinde kaydedilmiĢ olursa olsun,
bir iĢle ilgili iĢlemler (business transactions) veya bir yasal yükümlüğün yerine
getirilmesi ile ilgili olarak; bir kurum, örgütlenme veya kiĢi tarafından yaratılan
veya teslim alınan belge " dir. Kimi görüĢlere göre veri tabanları bir bütün
olarak evrak tanımı içine girerken, kimi görüĢler bazı kısımlarını evrak tanımı
içinde kabul etmekte, kimileri ise veri tabanlarının bütünüyle evrak tanımının
dıĢında kaldığını savunmaktadır.
Veritabanlarının arĢivlenmesi ile ilgili en büyük sorun ise sürekli olarak
güncellenmeleri sebebiyle her an değiĢmekte olmalarıdır. ArĢivlenecek veri
tabanı hangi andaki halidir? Bu sorunun net bir cevabı olmadığı için,
bulunabilen tek çözüm belirli aralıklarla kesitler almak; yani veri tabanının
belirli anlardaki tüm halini olduğu gibi saklamaktır. Bu kesitlerin hangi
aralıklarla alınacağı ise veri tabanının ne sıklıkla güncellendiği ve dosya
boyutunun ne kadar olduğu ile ilgilidir. Doğaldır ki çok büyük dosya boyutuna
sahip veri tabanlarını çok sık aralıklarla olduğu gibi saklamak pek fiziki
olmayacaktır.
Bu sorulara cevap verildiğinde ise veri tabanının hangi formatta
saklanacağı sorusu gündeme gelmektedir. Buradaki alternatiflerden ilki,
orijinal ve markaya özgü format altında saklamaktır. Ancak, bu durumda
saklanan dosyanın sistem eskimesi vb. sorunlar nedeniyle ne kadar uzun
süreli korunabileceği sorusu gündeme gelmektedir. Böyle bir durumda
emülasyon dıĢında bir çözüm pek önerilememektedir.
Ġkinci çözüm alternatifi, veritabanındaki datanın ASCII formatında
kaydedilmesi ve gerektiğinde bir baĢka veri tabanı uygulaması ile yeniden
yapılandırılması Ģeklindeki göç stratejisidir. Ancak, bu yöntem izlendiği
79
takdirde veri tabanındaki alanların formatları ve birbirleriyle iliĢkileri
hakkındaki dokümantasyonun da saklanması gerekecektir. Yine de söz
konusu veri tabanı iliĢkisel bir veri tabanı ise data tablolarının birbirleriyle olan
bağlantılarını aktarmak ciddi bir takım problemler yaratacaktır.
Veri tabanlarının arĢivlenmesi için önerilen üçüncü çözüm alternatifi
ise XML kullanımıdır. Halen en yaygın kabul ren alternatif budur ve bu
konuda epeyce bir literatür oluĢmuĢtur. Bunun ardındaki temel faktör ise
Hollanda'daki bir araĢtırma kuruluĢunda bu konuda yürütülmekte olan
çalıĢmalardır.
3.5.3.3. Meta Data
Yukarıda arĢiv kurumunun, evrakın orijinalliğinin tespitine esas
kıstaslardan birisini oluĢturabilmek için, evrakın kaynağı, yaratıcısı ve
yaratılma bağlamını tespit ederek kayda geçirdiğinden bahsetmiĢtik.
Geleneksel olarak arĢivler bunu, evrak arĢive devredildikten sonra yapa
gelmiĢlerdir. Oysa elektronik evraklar için bu tür bilgilerin, evrak yaratıldığı
anda otomatik olarak saptanarak (capture) kayda geçirilmesi gerekecektir. Bu
türden, data hakkındaki data'ya meta data adı verilmektedir. Günümüzde
kullanılan bazı yazılımlar, bu tür meta datanın bir kısmını otomatik olarak
toplayabilme yeteneğine sahiptir. Örneğin Microsoft Word uygulamasının
Özet Bilgi (Summary Info) penceresi sayesinde evrakın içeriği, yaratıcısı,
yaratılma ve değiĢiklik tarihi, indeks terimleri vb. bir kısım niteleyicileri
derlemek mümkündür. Ancak, orijinallik tespiti için gereken meta data
bunların çok ötesine geçecektir. Böylesi bir amaç için gereken metada içinde
Ģunlar sayılmıĢtır:
Evraklarla ilgili dâhili saklama kurallarıyla iliĢkilendirilmiĢ; kanunlar,
yönetmelikler ve örnek uygulama (best practice) ifadelerinden oluĢan bir
mevzuat sistemi.
80
Yetkili kiĢilerin ve yetkili oldukları iĢlemlerin bir bilgi tabanı olabilir.
Yapılan iĢlemleri, ilgili oldukları örgütsel fonksiyonla iliĢkilendiren kurallar.
Bir evrakın indekslenmesi, tasnifi, saklama planının yapılması, dosyalanması,
görüntülenmesi, kopyalanması, dağıtımı veya nakli ile ilgili olarak yapılan
iĢlemlerin; orijinal evraka eklenen bir izleme kaydı (audit trail) yolu ile
belgelenmesi.
Evrakın içeriği, yapısı ve bağlamı ile ilgili bilgi ve evrakın yaratılmasına
sebep olan iĢlemlere veya katkıda bulundukları diğer süreçlere bir bağlantı.
Aynı faaliyetine katkıda bulunan evraklar arasında bağlantı.
Sistem tarafından tanımlanan kullanıcı görünümleri (views) ve yetkileri.
Yazılı sistem politikaları ve prosedürleri olabilir. Bu rden, anlamın
korunması, kontrol uygulanması ve eriĢim sağlanması fonksiyonlarının
tümünü tek elden yürütebilen ve bütün bu bilgileri evrakı yaratan uygulamaya
entegre bir biçimde otomatik olarak saptayıp kayda geçirebilen, çok amaçlı
bir niteleme aracı henüz mevcut değildir. Böylesi bir araç hazırlanabildiği gün,
elektronik evraklarda orijinalliğin uzun vadeli tespiti çok daha kolaylaĢacaktır.
O zamana kadar bu bilgilerin derlenmesi için geleneksel yöntemler
kullanmaya devam edilmesi gerekecektir. Ancak, bunların ilgili oldukları
elektronik evraklarla bağlantılarının sağlanması ve bu bağlantıların
korunması ihmal edilmemelidir. Aksi takdirde söz konusu elektronik
evrakların orijinallik tespitinde kullanılacak kıstaslardan mahrum kalınacaktır.
3.6. DĠJĠTAL ARġĠVĠN BÜRO OTOMASYONDAKĠ YERĠ
Büro ve otomasyon kavramlarını bir araya getiren “büro otomasyonu”
kavramı; bir büroda yapılan rutin iĢlemlerin ve iĢlevleri otomatik hale getirmek
amacıyla bilgisayar teknolojisinin kullanılmasını ifade etmektedir. BaĢka bir
ifadeyle, büro otomasyonu bilgi çalıĢanlarının geleneksel bürosunu düzene,
81
sokmak, yapılan iĢleri basitleĢtirmek ve tüm çalıĢanların verimliliklerini
arttırmak için biliĢim teknolojilerinin büro iĢlemlerine uygulanmasıdır (Uygur
ve Göral, 2005:169). Ancak bilgisayarlar aracılığı ile yapılan tüm bu
iĢlemlerde güvenlik nasıl sağlanacaktır. Yani daha önceleri kiĢinin kendi el
yazısı ile attığı kendine has ve sadece o kiĢiyi gösteren imza dijital verilere
nasıl atılacaktır? ĠĢte burada devreye dijital imza kavramı ortaya çıkmakta ve
bu ihtiyacı karĢılamaktadır.
Büro otomasyonunda dijital imza vazgeçilmez bir unsurdur. Hızlı ve
sanal olarak gerçekleĢen otomasyon sistemlerinde evrak güvenliği
konusunda bir evrakın kimin tarafından oluĢturulduğu, değiĢtirilip
değiĢtirilmediği gibi açıklar dijital imza ile ortadan kalkmaktadır. Günümüzde
biliĢim sistemlerinin iĢleri hızlandırması ve kolaylaĢtırması ile beraber
güvenlik konusunda gerekli önlemleri almayı da gerektirmiĢtir.
BiliĢim sistemlerine hâkim olan kötü niyetli kiĢiler bu sistemlerin
açıklarını bulabilmekte ve size ait verileri değiĢtirebilmekte, öğrenebilmekte
gönderdiğiniz kiĢinin değiĢtirilmiĢ farklı bir evrak almasını sağlayabilmektedir.
Bu nedenle dijital imza olarak geliĢtirilen Ģifreleme yöntemi bu konuda
evrakta sahtecilik konusunda kullanıcılara yardımcı olmaktadır.
Dijital imza ile beraber büro otomasyonu hızlı ve yönetimi kolay
olmakla birlikte, güvenilirlilik de en üst seviye çıkmakta ve gizlilik de daha da
artmaktadır. Dokümanlarının dolaĢımı elektronik ortamda olduğu için evrakın
yanlıĢ ellere geçmesi zorlaĢmakta ve evrak yanlıĢ ellere geçse bile bu kiĢinin
bu evrakı okuma yetkisi olmadığı için evrakı okuması imkânsızlaĢmaktadır.
Dijital imza ile beraber artık ro çalıĢanlarının sayfalarca evrakı tek
tek imzalaması ve mühürlemesi dönemi kapanmıĢ ve imzalama iĢlemi bir
tıklama kadar kolaylaĢmıĢtır. KiĢi imzalaması gereken evrakları
bilgisayarında görmekte ve bir tıklama ile imzalayabilmekte ve bu evraktaki
imzanın ona ait olduğu yetkili tüm kullanıcılar tarafından görülmektedir.
Ayrıca yetkili kiĢiler aynı evraka kendi imzası ile not düĢebilmektedir.
82
Dijital imzanın büro otomasyonundaki diğer bir önemi ise iĢlem yapan
kiĢilerin sorumluluğunu ortaya çıkarmaktadır. Konu ile ilgili hangi kullanıcı ne
tür bir iĢlem yaptı ise kiĢinin dijital imzası görünecek böylece herkesin yaptığı
iĢlemlerden sorumlu olacaktır. KiĢinin daha sonra bunu inkâr etmesi gibi bir
durum olmayacak yanlıĢ yapılan bir iĢlemin sahibi kolaylıkla ortaya çıkacaktır.
Böylece herkesin dikkatli olması ve sorumluluk bilincinde iĢlerini yapması
gerekecektir. Kimse kimsenin yerine bir iĢlem yapamayacak ve kimse yetkisi
olmadığı bir iĢlemi yapamayacaktır.
83
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
ÖRNEK UYGULAMA
4.1. ÖRNEK UYGULAMA ĠNCELEMESĠ
Büro otomasyon alt sistemlerinin her bölümünü genelde büro
otomasyonun kendisi gibi sanılmakta ve anılmaktadır. Örnek olarak
Doküman Yönetim Sistemi büro otomasyonu gibi anılmakta olmasına rağmen
aslında ro otomasyon sistemleri içerisinde yer alır. Kurum, kuruluĢ ve
Ģirketlerin büro otomasyon sistemlerin birden fazlasını kullandığı takdirde o
zaman o kurum, kuruluĢ ve Ģirkette büro otomasyonun sistemlerinin kullanımı
söz konusudur. Büro otomasyon alt sistemlerinden birden fazlasını daha
verimli ve sorunsuz kullanmak için birbiriyle entegre çalıĢabilecek bir
platformda kullanılması gerekmektedir. Bu imkânı sağlayan yazılım
sistemlerinden biri olan Microsoft Office SharePoint Server ‟in kabiliyetleri ile
büro otomasyonun alt sistemlerini bir birleriyle entegre bir Ģekilde çalıĢması
sağlanabilir. Burada dikkat edilmesi gereken en önemli unsur büro
otomasyon sistemlerini direkt içinde bulundurmuyor; kurum, kuruluĢ ve
Ģirketler kendi ihtiyacı olan özellikleri kendilerine uygun bir Ģekilde modül
olarak yazıp sisteme entegre edilebilir.
84
ġekil 4: SharePoint Server Kapsamı (www.Microsoft.com)
Microsoft Office SharePoint Server, ekipler, topluluklar ve kiĢi
yönlendirmeli süreçler içinde birlikte çalıĢmak ve bilgileri paylaĢmak için bir
platform sağlayarak büro otomasyon sistemleri kullanmak isteyen kurum,
kuruluĢ ve Ģirketler için daha fazlasını yapmasına yardımcı olur. Office
SharePoint Server genel Microsoft iĢbirliği vizyonunun önemli bir bileĢeni
olup, diğer iĢbirliği ürünleriyle tümleĢerek baĢkalarıyla ortak çalıĢmaya
yönelik kapsamlı bir altyapı sahiptir.
Bu sayede büro otomasyonu alt sistemlerinin (görüntü iletiĢim
sistemleri, kurumsal bilgi portalı, elektronik toplantı sistemleri, kelime iĢlem
sistemleri, doküman yönetim sistemleri gibi) tamamını kapsayan ortak bir
veri tabanı ve bu veri tabanını yönetimini sağlayan ortak veri tabanı yönetim
sistemi ile dijital arĢivini yapmak ve bu arĢivi yönetmek mümkün olmaktadır.
Bu sayede büro otomasyon sistemlerin en büyük sorunlarından biri olan ortak
bir veritabanı ve dijital arĢivleme ihtiyacı giderilmiĢ olunur. Buna paralel
olarak Ģirketlerde para yönetimi ve karar verme mekanizmalarında kamuda
da karar verme, denetleme ve yönetim anlayıĢında farklılıklar oluĢturabildiği
gibi zaman ve maliyet yönünden de tasarruf sağlar. Bu kapsamda SharePoint
Portal'ın büro otomasyona sağladığı katkıları Ģöyle sıralanabilir.
85
Ekip üretkenliğini artırma
Yüksek performans sergileyen ekipler, iĢle ilgili daha iyi sonuçların
çıkmasının anahtarıdır. Bu nedenle kullanıcılara, kendi ortak çalıĢma
alanlarını oluĢturma ve denetleme olanağı verilmesi; ekiplerin, çalıĢma
alanlarını projenin gereksinimleriyle bağdaĢtırmalarını kolaylaĢtırır. Proje
görev listesi Ģablonuyla projeleri daha verimli bir biçimde yönetir. Görev
iliĢkilerini ve proje durumu otomatik Gantt grafikleriyle görselleĢtirerek
projelerin anlatılması ve anlaĢılabilmesini kolaylaĢtırılır. Ekip çalıĢmalarını
paylaĢılan takvimler, uyarılar ve bildirimler ile koordine edilebilinir. Microsoft
Office Outlook® ile ekip takvimlerini masa üstüne bağlayıp uyarı ve
hatırlatmalarla iĢlerin iĢlevliğini aktif olarak kontrol eder ve denetimini
sağlanabilir. Bulunma ve anlık iletiyi kullanarak, bağlam içinde ekip üyeleriyle
iletiĢim kurularak aktif olarak kuruluĢ dıĢından ekip üyelerine yer verilmesini
ve bu üyelerle birlikte çalıĢılmasını kolaylaĢtırabilir.
Kurumsal Bilgi
Portalı
Elektronik
Toplantı Sistemi
Doküman Yönetim
Sistemleri
Kelime İşlem
Sistemleri
BÜRO
OTOMASYONU (ALT
SİSTEMLERİ)
İş Akışı Yönetim
Sistemleri
Elektronik Faks Otomasyon
Sistemleri
Görüntülü İletişim
Sistemleri
Şekil 5: Büro Otomasyonu Alt Sistemleri (Tengilimoğlu ve Tutar, 2003)
86
ĠletiĢim sistemleri ucuzlatma ve aktif kullanımı
ĠletiĢimin en üst seviye çıktığı günümüzde iĢlerin daha hızlı ve verimli
yapılması için sesli, görüntülü ve yazılı ortamlarda aktif iletiĢim araçlarını
network alt yapısı sayesinde ortak bir platformda kullanabilme imkânı sağlar.
IP telefonlar sayesinde data hattı üzerinden sesli ve görüntülü iletiĢim
sağlanabilmektedir.
Office Messenger ve Exchange Server kurarak SharePoint ile bağlantı
kurdurarak hazırlanan kurumun portallının içerisinde ortak bir ara yüz
içerisinde; IP telefon kullanmadan da Office communicator ile anında
karĢılıklı Chat yapabilmektedir. Kulaklık ve mikrofon yardımıyla Office
Messenger‟dan sesli ve görüntü görüĢme yapılabilmektedir. Active
Directory‟deki gruplara toplu mesaj atabilir, gruplarla sesli ve görüntülü tele
konferans yapılır. Bunların yanında tek veya grup olarak belge transferi
yapılabilmektedir.
Exchange Server ile kurum içerisi Active Directory 'deki yetkilendirme
ile kiĢi veya gruplarla yazıĢma, belge transferi, personele görev atama,
verilen iĢlerin takibi, ajanda iĢleri yapılabilmektedir.
Bu iletiĢim ve görüĢmeler yerel network üzerinde yapıldığı için
ekstradan ücretlendirme ve masraf olmayacağından daha ekonomik ve
kullanıĢlı olabilir. Yerel network içerisinde olduğundan veri güvenliği daha
sağlıklı ve güvenli olur. Veri tabanı ortak olduğu için yönetilmesi ve kontrolü
daha kolay olabilir. Yapılan tüm yazılı iletiĢim kaydedilip gerektiğinde kontrol
ve sorgulama yapılabilir.
Doküman yönetim sistemi
Yapılan doküman sistemleri bu platformda ortak olarak çalıĢmakta ve
yapılan tüm iĢlemlerin log'ları (iĢlem kayıtları) kaydedilmektedir. Büro
87
dokümanları oluĢturulan web sayfasında yetki çerçevesinde web sayfasının
içerisinde görülebilir ve lem yapılabilir. Yetkili istediğinde büro
dokümanlarını sadece okunabilen, yazılabilen veya silinemeyen gibi
iĢaretleyerek dokumaları tek tek yetkilendirilebilir. Bu yetkilendirmeyi tüm
çalıĢanlara uygulanabilir.
Dijital ortama alınan veya sonradan direkt dijital ortamda oluĢturulan
büro dokümanlarıaynı veri tabanında toplayarak dijital arĢivinizi oluĢturup
büro dokümanları içerisinde yetkiye göre oluĢturulan arama motoru ile arama
tarama yapılabilinir. Belirlenen kriterlere göre ro dokümanlarını sorgulama
yapılabilir ve gelen sonuçlar üzerinde ise uygulama iĢlemlerinizi çalıĢtırılabilir
ve yapılan iĢlemlerde kaydedilebilinir. OluĢan veri tabanını da ayrıca venlik
nedeniyle fiziksel olarak yedeklenerek arĢivlenebilir.
YanlıĢlıkla silinen dosyaları ayrılan disk alanına göre bir haftadan bir
aya kadar tutabilir ve bunu istendiğinde geri getirilebilir. Yetkisi yoksa silme
yapmasını veya belli büyüklükteki dosyaları silmesi engellenebilir.
OluĢturulan veya gelen belgeleri dijital imza ve benzeri programlarla
kilitleyerek değiĢtirilmesi engellenebilir ve kullanan veya okuyanların logları
tutulabilir.
Birbiriyle ortak bir Ģekilde kullanmadan önce bu sistemlerin birbirleriyle
iletiĢimini ve yetkilendirilmesini sağlayan Active Directory ile kullanıcı
bilgilerini ve yetkilerini düzenleyen programlar kullanılması gerekmektedir. Bu
sistem bize kurum içerisindeki personellerin çalıĢma Ģekillerine ve
konumlarına göre sistemlere ve projelere girmesi, kullanmasını ve lem
yapmasını düzenler. Bu yetkilendirme iĢlemini yaparken önce uygulamanın
yapılacak olan kurum, kuruluĢ veya Ģirketin çalıĢma yapısı incelenerek kendi
içinde yetkilendirme ve çalıĢan kategorisinin çıkarılması gerekmektedir.
Burada en önemli Ģey yetki gruplarının iyi belirlenmesi gerekmektedir.
Kesinlikle Ģahıslara ait yetkiler bireysel olarak verilmemelidir. Çün bu
ileride yönetim ve kullanım zaafı oluĢturmaktadır.
88
Örnek olarak bir kurumdaki evrak arĢivlerini okuyabilen veya kayıt
girebilen personel sayısı on kiĢi olsun; bu yetkiyi personel tek tek verilirse
değiĢiklik yapılacağı zaman hepsine yine tek tek yapmak zorunda
kalınabilinir. Oysaki arĢivleri gören, arĢivler kayıt giren gibi 2 ayrı grup
oluĢturulur personeller bu gruplara atanarak yetkilendirilmesi sağlanabilinir.
DeğiĢiklik yapılması gerektiğinde grupların yetkisini değiĢtirilerek tüm
personelin yetkisi tek seferde değiĢtirilebilir.
Gruplandırma ve yetkilendirilme ne kadar doğru ve düzgün yapılırsa
kurumun güvenliği, yönetilebilirliği, zaman kullanımını, verimini, etkinliğini ve
performansını aynı oranda artırmasına yardımcı olur. Bu nedenle iĢlerin daha
kolay yapıla bilmesi içinde bu yetkilendirmeyi ro otomasyonundaki alt
sistemler ve projeler kullanılırken de kullanmak zorunda kalınabilir.
Emniyet Genel Müdürlüğü Merkez kadrosunda SharePoint Portal
platformun kullanılarak bu sisteme uygun ve entegre edilmiĢ birden çok büro
otomasyon alt sistem programları yazılmıĢtır. Bu sistemlerin yukarıda
anlatılan çerçevesinde nasıl kullanıldığı ve iĢlemlerin nasıl yapıldığı
anlatılacaktır.
89
ġekil 6: Logon Ekranı
Sisteme girmek için Active Directory ile iletiĢime girerek portal
sayfasına girmek için Ģifre ekranıyla logon olunur. Buradaki amaç
görülmemesi gereken bölümlerin kullanıcının açılacak web sayfasında
görünmemesi veya tam tersine yetki çerçevesinde görülmesi gereken
menülerin yüklenmesine karar vermek için yetki kapsamını ve güvenlik
kontrolünü yapmaktır.
90
ġekil 7: Portal Ana Sayfa Ekranı
Siteye bağlandıktan sonra portal sayfası açılır. Bu portal sayesinde
Dairesi BaĢkanlığı'nın Merkez ġube ve Bürolarına ait Doküman, Resim, Ses
ve Görün dosyalarının Merkez ve TaĢra TeĢkilatı kullanıcıları
tarafından yetki bazlı arama ve görüntüleme yapılabilmesi sağlanır.
Portal Mevcut dosyaların yetkiye göre yönetilmesi, geliĢmiĢ arama
motoruyla çok kısa sürede bilgilere eriĢilmesini sağlanır. ġube ve Büro bazlı
görevlendirme ve iĢ akıĢı kontrolleri portal ile yapılabilmektedir.
91
ġekil 8: Portal ġube Ekranı
ġubeler, Ģubelerin alt birimleri ve hatta bireysel olarak kendine özgü
sayfalarını oluĢturup kullanıma sunulur. Burada en önemli konu bütün web
sayfaları birbirleriyle iliĢkili, yeknesak, kullanımı kolay ve entegre olmasıdır.
ġekil 9: Portal KiĢisel Ekranı
92
ġekil 10: Portal E-Posta Entgre Ekranı 1
Portal E-Posta ile entegre edilerek büro belgeleri, iĢitsel ve görsel
dokümanları çalıĢanlar arasında transfer edilebilir. Ġstenirse çalıĢanlara gelen
görevler ve notlara uyarı veya anımsatıcılar eklenebilir.
ġekil 11: Portal E-Posta Entgre Ekranı 2
93
ġekil 12:E-postayla Dosya Entegrasyonu Ekranı
ġekil 12‟de görüleceği üzere E-Posta ile portala bağlanmadan da
bilgisayardaki dosyalarınızı Microsoft Büro Outlook ile entegre edilerek büro
dokümanları, iĢitsel dokümanları ve görsel dokümanları çalıĢanlar arasında
transfer edilebilir veya kullanılabilir. Ayrıca Outlook üzerinden kullanıcılar
elektronik ajandayı kullanabilir ve kendilerine amirlerince verilen görevler
veya verdiği görevler buradan takip edilebilir. Bu sayede belirli onay
mekanizmaları geliĢtirilerek kurum içerisinde akıĢı ve belge transferi
sağlanır. Böylece E-Posta sistemiyle kurum içerisindeki belge transferi
maliyeti neredeyse sıfırlanmaktadır.
94
ġekil 13: Portal Ofis Doküman Açma Ekranı 1
Portal sayfasının içerisinde Microsoft Office dokümanları açabilir ve
direkt veri tabanına kaydederek indekslenip aramaya ve sorgulanmaya hazır
hale getirilir ve Outlook'tan direkt görünmesi sağlanabilir.
95
ġekil 14: Portal Ofis Doküman Açma Ekranı 2
Outlook' ta açılan bir belgenin görüntüsü. Burada belge üzerinde her
türlü ofis iĢlemi yapıp baĢka birine veya gruba mail atılabilir.
96
ġekil 15: Portal'da Belgelere Uygulanan Eylemler Ekranı
ġekil 15‟de görüleceği üzere porta'lda belgeler üzerinde yapılabilecek
eylemler yer almaktadır. Hazırlanan belgeler versiyon numarası alarak veri
tabanında saklanır. Bu sayede tüm değiĢlikler kaydedilerek hem iĢin geliĢimi
görülebilir hem de silinerek güvenlik zaafının oluĢturulması engellenebilir.
Veri tabanında saklanan belge istenirse E-Posta yoluyla kiĢi ve gruplara
gönderilebilir veya verilen bir komutla belge üzerindeki değiĢiklikler E-Posta
olarak kullanıcıya bilgi olarak gönderilebilinir. Bilgisayar üzerinde hazırlanmıĢ
bir belge portala yüklenebilir veya portal üzerinden yeni bir büro belgesi
açılabilir.
97
14
Tablo
Biçimlendirme
Pivot Tablolar
SQL’den KPIlar
Grafikler
Enterprise
CAL
ġekil 16: Excel Servisleri Ekranı
ġekil 16‟da görüleceği üzere Sharepoint Portal içerisindeki Excel
servisleri ile büro içerisindeki Excel dokümanlarından otomatik grafik ve
tablolar oluĢturulabilmektedir. Bu tür çalıĢmalar yönetici konumundaki
personele hızlı ve etkin bir raporlama seçeneği sunmaktadır. Bu da kurum içi
hızlı karar verebilme yetisini artırır.
98
24
ġekil 17: Kolay ĠĢ AkıĢı Ekranı
Portal içerisindeki belgelere ait iĢ akıĢları oluĢturularak belgelerin belirli
bir mekanizmadan geçerek iĢlem yapılması sağlanabilmektedir. Örneğin büro
çalıĢanının hazırlamıĢ olduğu rapor önce ro Ģefine, büro Ģefinin onayından
geçen belge sonra Ģube Ģefinin onayından geçip iĢlem görecekse, bu bir
akıĢı haline getirilip otomatize edilir. ĠĢ akıĢına giren belge otomatik olarak üst
birimine gidecek ve onay bekleyecektir. Onaylanan belge otomatik olarak
akıĢına göre yönlenecektir. Bu sayede belgelerin fiziksel ortamda yıpranması
engellenebilir ve tüm süreçler sistem üzerinden online takip edilebilir. Bu da
bize akıĢının tıkandığı noktaları tespit etmemize ve bu tıkanıklıkların
açılmasında yardımcı olabilir.
99
28
Gerekli metadatayı
içerik tipi
tanımından
girebilme
OluĢturma
sürecinin bir
parçası olarak
meta datayı
kullanma
Infopath
Teknolojilerine
Dayalı Kullanım
ġekil 18: Zengin Meta Datayı Kullanma Ekranı
Büro dokümanları içerisindeki belgelerin zorunlu girilmesi gereken
alanlar varsa bunlar o belge üzerinde meta data (ham data) olarak tanımlanır
ve büro çalıĢanı o belgeyi açtığı zaman zorunlu girilmesi gereken alanlar o
belge üzerinde yer alabilir. Böylece kullanıcılara bu meta data bilgilerini
girdirerek belgeler üzerinde yeknesaklık sağlanmıĢ olunacaktır. Tüm kurum
içi ve kurum dıĢı belgeler standart hale gelecektir. Ayrıca bilgi ve belgeler
direkt veri tabanına kaydedilecektir.
100
ġekil 19: Portal Arama Ekranı
Portal üzerinde çok geliĢmiĢ ve yapılandırılabilir arama motoru
bulunmaktadır. Arama sonuçları üzerinde Active Directory üzerinden
önceden belirlenen yetkilendirmeler hangi belgeler üzerinde hangi kullanıcılar
arama yapabilir gibi geliĢmiĢ ayarlar yapılabilinir. Milyonlarca doküman
içerisinden saniyenin onda biri gibi kısa bir sürede arama yapılabilmektedir.
Buradaki en önemli husus belgeler taranarak veya sistem içinde
oluĢturulduğu için indekslenmesi yapılmıĢtır, bu sayede resim dosyaların
içindeki kelimeler arasında da arama yapma imkanını sağlanabilir.
101
4.2. SONUÇ ve ÖNERĠLER
Gerçek veya tüzel tüm kurumsal yapılarda, takip edilen veya hizmet
süreçlerinin her aĢamasının dokümante edilmesi ve bu süreçler sonucunda
ortaya çıkan her türlü belgenin belirlenmiĢ formatlar çerçevesinde
arĢivlenmesi ve hizmet süreçlerinin devamlılığı, gelecek tasarımı ve
planlamaları ve zaman ve personel gücü tasarrufu bağlamında kurumsal
zorunluluk olarak ortaya çıkmıĢtır. Bu durum değiĢen zaman faktörünün de
etkisiyle oldukça geliĢmiĢ, kapsamlı doküman ve belge yönetim sistemlerinin
kullanılmasına ve geliĢtirilmesine neden olmuĢtur.
Teknolojideki, özellikle biliĢim sektöründeki ilerleme büro
hizmetlerindeki tüm akıĢını doğrudan etkileyerek önceden kullanılan kâğıt,
kalem, hesap makinesi ve daktilo gibi bir çok envanterin değiĢmesini
sağlamıĢ ve dokümantasyon iĢlemlerinin kağıt üzerinden önemli ölçüde
bilgisayar ortamında tutulmasına neden olmuĢtur. Bu ilerleme sonuç olarak
gerek yönetme, gerek zaman tasarrufu gerekse takibini kolaylaĢtırmasının
yanında tüm hizmet sürecinin aĢama aĢama takip edilebilmesini, performans
değerlendirmesinden her rlü istatistik veri arĢivinin tutulmasına kadar
oldukça önemli fırsatlar ortaya çıkarmıĢtır. Bu büyük değiĢim doğal olarak
büro yapılanmalarına yansımıĢ, tüm yönetim ve hizmet sistematiği, değiĢen
teknolojik alt yapıya uygun olarak baĢta bilgisayar ve mobil araçların ve büro
otomasyonun kullanımına göre yeniden yapılandırılmıĢtır.
Büro otomasyonu, bir büroda yapılan rutin iĢlemlerin otomatik hale
getirmek amacıyla bilgisayar teknolojisinin kullanılmasını ifade eder. GeniĢ
anlamda büro otomasyonu; çalıĢanların geleneksel ofis yapısını düzene
sokmak, yapılan iĢleri basitleĢtirmek ve tüm personelin verimliliklerini
artırmak için biliĢim teknolojilerinin büro iĢlemlerine uygulanmasıdır.
Günümüzde, büro otomasyonu güçlü bilgisayarlar desteğinde bürodaki tüm
araçların verimli ve etkin kullanıldığı, entegre bir donanım ve yazılım
uygulaması olarak kabul edilmeye baĢlanmıĢtır. Büro otomasyonu, kâğıtsız
ve elektronik haberleĢen bir toplumun öncüsü olarak kabul edilmektedir.
102
Büro otomasyonu temelde teknolojinin iki farklı alanındaki
geliĢmelerden etkilenmektedir. Bunlardan öncel olanı bilgisayar teknolojisi,
diğeri ise iletiĢim alanında ortaya çıkan yeniliklerdir.
Bilgisayarlar, otomasyon sistemlerinin omurgası konumundadırlar.
Büro otomasyonunun, bilgisayarsız yapılandırılması düĢünülemez. Yapılan
iĢlerin kontrolü ve elde edilen sonuçlarda iĢlerin yeniden ayarlanması ve
sistematize edilmesi, ancak bilgisayarlarla sağlanabilmektedir.
Bürolarda verimliliği baltalayan en önemli faktörlerden biri de
haberleĢme olanaklarının yetersizliği ve yoğun kâğıt kullanımıdır. Bilgi
çağında, büroların bilgiye olan taleplerinin de artırdığı bir gerçektir. Bilginin
zamanında, kesintisiz ve tam olarak elde edilmesi, günümüz büro
hizmetlerinde en önemli amaçlarından biridir. Büro Otomasyonu Sistemleri
ve iletiĢim alanındaki geliĢmeler sayesinde bu amaca ulaĢmak bürolar için
artık bir hayal olmaktan çıkmıĢtır. Elektronik haberleĢme ve belge eriĢim
sistemleri ile bürolar istedikleri bilgiye anında ulaĢabilmektedirler.
Yöneticiler, en kısa zamanda ve birçok konuda önemli kararlar almak
zorunda olan kiĢilerdir. Bunu sağlamak için, yönetici ve uzman kadrolarının;
yoğun olarak bilgisayar ve diğer büro otomasyonu araçlarından
yararlandıkları görülmektedir. Karar Destek Sistemleri ve Uzman Sistemler
sayesinde, yöneticiler çok sayıda bilgi ve belgeyi değerlendirebilmekte ve
doğru kararlara varabilmektedirler.
Bilgi toplumunda bilgi vazgeçilmez ve tükenmez bir kaynak olarak
önem kazanmıĢtır. Bu bağlamda büro otomasyon sistemleri artık sadece
belgelerin saklandığı, iĢlendiği ve yönetildiği bir yapı değil, bilginin artan
stratejik önemiyle birlikte, örgütlerde bütün yönetsel faaliyetlerin temelinde
yatan "karar alma" ve “denetleme mekanizmalarına” önemli ölçüde katkı
sağlayan bilgisayar tabanlı bir yapı haline gelmiĢ, merkezi yönetim ve bilgi
havuzu oluĢturarak bir organizasyonu yönetebilmek ve karar verme
mekanizmalarını desteklemek için gerekli bilginin toplanması, iĢlenmesi,
saklanması ve dağıtılması için olmazsa olmaz bir unsur haline gelmiĢtir.
103
Burada öne çıkan en önemli unsur da, bilgiler topluluğunun meydana
getirdiği veri tabanı ve dijital arĢivdir. Bu arĢiv ise geleceğe yön verecek ve
kurum, kuruluĢ ve Ģirketlerin en büyük mirası olacaktır.
Bu mirası en iyi Ģekilde değerlendirebilmek için ülke genelinde ortak
veri taba çözümlerine veya bir birbirleriyle entegre olabilen veri taban
uygulamaları ile ortak ülke genelini kapsayan dijital arĢiv uygulamalarına
ağırlık verilmelidir. Bu sayede insanlar kamuda yapması gereken iĢlemlerinde
vatandaĢlık numarasını girmekle her türlü bilgisine ulaĢılacak ve lemlerini
evrak getirip götürmeden yapabilmesi sağlanacaktır. Bu yapılanmanın ülke
vizyonuna yapacağı katkı özellikle Ar-Ge çalıĢmaları, üniversite araĢtırmaları
gibi her türlü ekonomik, askeri veya stratejik çalıĢmalar için çok büyük bir
istatistik fırsatı sunabilmesidir.
Fakat buradaki en büyük sorun kurumların bilgi iĢlem alt yapılarının ve
sistemlerinin kendilerine özgü yapılandırmalarından dolayı birbirleriyle
entegre olamamasıdır. BaĢka bir problem ise kullanıcı ve bilgi iĢlem
personelin her kurumda eĢit seviyede bilgi ve beceri düzeylerinin eĢit
olmamasıdır. Son olarak, her kurumun bilgisinin kendine göre çok önemli
olması ve kurumların bilgi transferine sıcak bakmaması da diğer önemli
engellerdin birisidir.
Sonuç olarak özelikle kamu kurumlarında yapılandırılan tüm
otomasyon sistemlerinin genel çerçevesi ve format yapısının belirli esneklikte
düzenlenecek bir mevzuatla konsept olarak belirlenmesi ve entegrasyon
içeriğinin bu mevzuatla düzenlenmesi belirtilen sorunların büyük bir kısmını
çözecektir. Sağlık sisteminden eğitim sitemine, güvenlikten maliyeye, kadar
tüm kurumsal yapıların hakem konumundaki bir mevzuatla sistematize
edilmesi hemen hemen tüm özel kuruluĢları gereği otomasyon yapılarında
ifade edilen mevzuata standart‟ına yakın veya entegre bir yapı
kullanacaklardır. Bu durum belirtilen fırsatların ülke olarak kullanılmasına
önemli ölçüde katkı sağlayacaktır.
104
KAYNAKÇA
AHISKA, Y (1987). Hizmet Sektörünün Verimliğini AraĢtırmada
Büro Otomasyonu Uygulaması. GörüĢler 3 Orhim Seminerler Serisi.
Ġstanbul.
ATAMAN, B.K. (1989). ArĢivcilik Eğitimi Üzerine, Türk
Kütüphaneciliği 3 (1). Ankara.
ATILGAN, D. (2000). Yazmaların Bilgisayar Ortamına Aktarılması
ve Hizmete Sunulması: DTCF Kütüphanesi Deneyimi. Akademik BiliĢim
2000 Bildirimleri Süleyman Demirel Üniversitesi, Isparta.
BAġAL, E. (1997). Büro Otomasyonu ve SAS Bilgisayar Sistemi ile
Otomasyon Uygulaması. Ankara: G.Ü. Sosyal Bilimler Enstitüsü Yayınları.
BAYOĞLU, S. (1999). Taşınabilir kültür varlıklarımızın korunması ve
gelecek kuşaklara aktarılması, 21. Yüzyılın Doğru Türk kütüphaneciliği, 35.
Kütüphane Haftası Bildirileri, Ankara.
BĠLGĠLĠ, F. (2002). Özel Hukukta Elektronik Ġmza ve Elektronik
Ticaret. Cilt. 2. Ġstanbul: Beta Yayınları.
DÜZENLĠ, Ü. N. (2006). ArĢiv Yönetimi Türkiye Cumhuriyeti
Merkez Bankası Örneği, YayınlanmamıĢ Uzmanlık Yeterlilik Tezi. Türkiye
Cumhuriyeti Merkez Bankası ĠletiĢim Genel Müdürlüğü. Ankara.
ERYILMAZ, S. (2001). Bilgisayar Ders Kitabı. Ankara: Tubibay
Yayınları.
GÖKBĠLGĠN, M. T. (1939). ArĢiv Meseleleri. Ġstanbul.
GÖNENLĠ, A. (1986) ĠĢletmelerde Finansal Yönetim. Ankara: Kendi
Yayını.
GÖRAL, R. (2002). Büro Yönetimi ve ĠletiĢim Teknikleri. Ankara:
Mikro Basım Yayınları.
GÜLTEPE, N. (1998). ArĢivde Ġdari Yönetim, Personel Problemleri
ve Çözümleri. T.C. BaĢbakanlık Devlet ArĢivleri Genel Müdürlüğü, Ankara.
GÜZEL, B. (2004). ArĢiv ve ArĢivcilik kavramı, Yayınlanmamış
Yüksek Lisans Tezi, UĢak Üniversitesi, UĢak.
KANDUR, H. (1998). ArĢivlerde Kullanıcı Hizmetleri ve Bilgisayar
Kullanımı. T. C. BaĢbakanlık 1. Milli ArĢiv ġurası. Ankara.
105
KARASÖZEN, B. (2003). Elektronik GeliĢmeler IĢığında AraĢtırma
Kütüphaneleri Sempozyumu Bildirileri, Ankara Üniversitesi, Ankara.
KESER, B.L. (2000). İmzalıyorum O Halde Varım” Dijital İmza, Dijital
İmza Hakkındaki Yasal Düzenlemeler, Dijital İmzalı Belgelerin Hukuki Değeri.
Türkiye Barolar Birliği Dergisi, Sayı. 2(13) Ankara.
LOCOJ, F. (1937). ArĢivin Ön Vazifeleri. Ankara.
NOMER, N. F. (2001). Ġnternet Alan Adının (Domain Name) Hukuki
Niteliği Ve Marka Ve Ticaret Unvanı Gibi Ayırt Edici Ad Ve ĠĢaretler Ġle
Arasında Benzerlik Bulunması Sebebiyle Doğabilecek Hukuki Sorunlar.
Cilt. 1. Ġstanbul: Beta Yayınları.
ODABAġ, H. (2005). Belge Yönetimi ve Türkiye'de Belge Yönetimi
Gereksinimi. Bilgi Dünyası 6 (1), Ankara.
ÖZDEMĠRCĠ, F. (2003). Ġlk Uluslararası Belge Yönetim Standardı:
Ülkemiz Açısından Bir Değerlendirme. Türk Kütüphaneciliği.17(3).
ÖZKUL, A.E.. ANAGÜN, A.S.. BENLĠ, G. S. (1994). Büro Sistemleri
Tasarımı. EskiĢehir: Anadolu Üniversitesi Yayını.
RÜSSMANN, H. (2002). Ġnternette Hukuki ĠĢlemler: Hukuki
Geçerliliği ve Ġspat (Alman Hukukuna Göre) Almancadan Çeviren:
Muhammet ÖZEKES. Uluslar arası Ġnternet Hukuku Sempozyumu. Ġzmir:
Dokuz Eylül Üniversitesi Yayını.
SEVĠMLĠ, A. (2001). Elektronik SözleĢmeler ve ABD. Elektronik
Ġmza Yasa Tasarısı. Ġstanbul: Beta Yayınları.
SÖZER, B. (2002). Elektronik SözleĢmeler. Ġstanbul: Beta Yayınları.
ġENOCAK, Z. (2001). Dijital imza ve imzanın borçlar kanunu
hükümleri açısından ele alınması A.Ü. Hukuk Fakültesi Dergisi, C.50.
Ankara.
TENGĠLĠMOĞLU, D.. TUTAR, H. (2003). ÇağdaĢ Büro Yönetimi.
Ankara: Gazi Kitapevi.
TONTA, Y. (2000). Elektronik Yayıncılıkta Son Gelişmeler, Bilgi
Dünyası, cilt: 1(1). Ankara.
TOPALOĞLU, M.. KOÇ, H. (2005) Büro Yönetimi: Kavramlar ve
Ġlkeler. Ankara: Seçkin Kitapevi.
106
UYGUR, A.. GÖRAL, R. ( 2005). Büro Yönetimi. Ankara: Nobel Yayın
Dağıtım.
WALLECE, P.E.. LEE J.A.. SCHUBĠRT (1992). Records
management integrated information systems. New Jersey: Prentice Hall
YUSOF, Z.M.. Chell, R.W. (1999). The eluding definitions of
records and records management.
ISO 15489-1: 2001 Information and Documentation - Records
Management - Part 1: General International Standards Organization 2001.
ATAMAN, B.K. (2007,Aralık 27), Elektronik Ortamdaki Bilginin
Arşivlenmesi, <http://www.beyaz.net/index.php?module=newsmodule&
action=view&id=97> ( 2008 Ocak 28)
ÇANGA, T. M.: Elektronik İmza Ve Elektronik İmza Yasa Çalışmaları,
<www.etkk.gov.tr/hukuk.htm> (2008, ġubat 11)
GÖÇMEN, M (2003, Ocak 30) Arşiv Belgelerinin Bilgisayar Ortamına
Aktarılması ve Kullanılması. <http://ab.org.tr/ab03/sunum/28.doc> (2007,
Aralık 17)
KALKAN, M. (2003, Ocak 14), Arşivcilikte Bilgisayar Kullanım,
<http://www.arsivcilik.net/bilgisayar.html> (2008, Ocak 10)
ÖZGÜL, M. E. (2003), İnternette Hukuki venlik ve Dijital İmza,
<http://inet-tr.org.tr/inetconf8/bildiri/141.doc > (2008, ġubat 17),
USTA, Y. (2005). Kurumsal Bilgi Portalları. <www.ikademi.com>
(2008, ġubat 15)
YILDIZ, M. (2003, Eylül 06), Veri Tabanı Yönetimi,
<www.teknohaber.net/makale.php?id=31007> (2007, Kasım 07)
Arşivcilik ve Arşivcilik , (2004) <http://www.egm.gov.tr/arsiv/arsivcilik
hakkında.htm> (2007, Kasım 15)
Digital Preservation Testbed, <http://www.digitaleduurzaamheid.nl/>
(2008 ġubat 01)
Kurumsal Arşiv Oluşturma Rehberi, (2007, Mayıs 01),
<http://www.ankos.gen.tr/acikerisim> (2007 Aralık 25)
<www.mind2biz.com.tr> EriĢim tarihi:01.12.2007
<www.tdksozluk.com> EriĢim tarihi:01.11.2007
107
<www.baskent.edu.tr> EriĢim tarihi:13.01.2008
<www.aktifarsiv.com> EriĢim tarihi:08.01.2008
<www.sanalforum.com> EriĢim tarihi:10.01.2008
<www.moreum.com> EriĢim tarihi:02.02.2008
<http://security.nyg.ege.edu.tr/documents/digitalimza/ds_1.htm>